“Ve iz kâle İbrâhîmu Rabbi erinî keyfe tuhyil mevtâ. Kâle eve lem tu’min. Kâle belâ ve lâkin li yatmeinne kalbî.”
“Hani İbrahim: ‘Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster.’ demişti. Allah: ‘Yoksa inanmadın mı?’ buyurdu. İbrahim: ‘Hayır, inandım; fakat kalbim mutmain olsun diye…’ dedi.”
(Bakara, 260)
Bu ayet, imanın zıddı olan şüpheden bahsetmez; imanın kemâle ermesini anlatır.
Hazret-i İbrahim zaten inanıyordu.
Fakat inanmak başka, kalbin tam bir itmi’nan ile huzura ermesi başkadır.
Bu yüzden kul da şöyle der:
“Rabbim, Sana inanıyorum…
Senin kudretinden zerre şüphem yok…
Lakin kalbim yoruldu…
Bana rahmetinden bir işaret göster ki gönlüm sükûna ersin.”
İşte o hâl, İbrahim Aleyhisselâm’ın:
“Velâkin li yatmeinne kalbî”
sözündeki hâlin bir gölgesidir.
Belki bugün senin duan da budur:
“Allah’ım, şeksiz şüphesiz sana inanıyor ve iman ediyorum…
Senin her şeye kâdir olduğunu biliyorum…
Lakin uzun süren bekleyişler içinde kalbim yoruldu.
Bana da rahmetinden bir müjde göster.
Kalbimi mutmain eyle.”
Ve unutma…
İbrahim’e kuşları dirilterek cevap veren Allah,
bugün de kullarının kalbine ümit verecek sebepleri yaratmaya kadirdir.
“Ve mâ zâlike alallâhi bi azîz.”
“Bu Allah’a göre zor değildir.”
🇵🇸 4-A Sınıfından Gazze’ye Kardeşlik Köprüsü!
Tam 6 aydır her gün minik ellerimizle, kocaman yüreğimizle Gazze ve Sumud filosu için biriktirdiğimiz kardeşlik kumbaralarımızı açtık! 🪙✨
Mesafe olarak uzağız ama kalbimiz hep orada.👇📽️
#sumudfilosunukoruyun
Ebu Ubeyde ne zaman şehid oldu?
İşte detayları:
30 Ağustos Cumartesi akşamı,
ihanetin en çirkin anlarından birinde,
bir işbirlikçi, uzun bir ayrılığın ardından ailesini ziyareti sırasında maskeli direnişçinin bulunduğu yeri Şabak’a bildirdi.
Şabak bu bilgiyi yalanlamadı;
aksine, 14 başarısız suikast girişiminden sonra uzun süredir beklenen nadir bir fırsat olarak değerlendirdi.
Derhal ordu komutanlarının katıldığı acil bir toplantı yapıldı ve direniş liderlerini hedef almak üzere özel olarak hazırlanmış uçakların kullanılmasına karar verildi.
Belirli bir dairede bulunduğunu bilmelerine rağmen,
isabeti kesinleştirmek ve tüm aileden intikam almak için binanın tamamını bombaladılar.
Saldırıda,
uluslararası hukuka göre yasaklanmış,
yakıcı termobarik bombalarla yüklü füzeler kullanıldı.
Bu bombalar havaya yayılan patlayıcı yakıt bulutları salar,
ardından aniden tutuşarak muazzam bir ısı ve ölümcül bir basınç oluşturur; bedenleri yutar, buharlaştırır,
ortamdan oksijeni çeker;
ne insan ne de taş kurtulur.
Böylece kahramanımız şehit oldu;
eşi ve çocukları Liyan, Minnetullah ve Yaman da şehit düştü.
Mübarek bedeni tamamen buharlaştı;
sanki izini silmek ister gibiydiler.
Onunla birlikte El-Kahlut ailesinden 40 kişi ve hiçbir suçu olmayan 30 sivil daha şehit edildi.
Yüzü dönük,
kaçmadan şehit düştü; şehadetinden önce kendisine bir vaat ve müjde verilmişti.
Bu, kayınbiraderi Dr. Münzir el-Amudi’ye anlattığı bir rüyaydı:
Rüyasında Resûlullah ﷺ ona,
“Bugün şehitsin,” demişti.
Bu yüzden sabahını gusül alarak,
süslenerek ve güzel kokular sürünerek geçirdi…
sanki gelinine uğurlanıyordu.
Emanetini yerine getirdikten, dinini ve vatanını kanıyla savunduktan sonra şehit düştü.
Ümmet ona ağladı; camiler ve mihraplar ona ağladı; savaş meydanları ona ağladı.
Şehitlerin ölmez biz buna inanırız… Şahitlik etmek üzere göçerler.
Allah şehidimizin şehadetini kabul etsin,
onu yalnız bırakan bizleri bağışlasın.
Sadece eğlenmek, zevklenmek ve para kazanmak için yaratılmadık.
Rabbimiz bizi kendisine kul olmamız için yarattı. Bunun için hem Allah’ın emirlerine ve yasaklarına göre yaşamalı hem de insanlığa fayda üretmek için çalışmalıyız.
Bir yandan para kazanmamızda, Rabbimizin bize helal ettiği eğlencelerle mutlu olmamızda elbette sakınca yoktur. Ancak dünya, tek yaşama gayemiz olmamalı.
Bu sırada çeşitli imtihanlarla da karşılaşacağız tabi ki. Rabbimiz bizi sınayacak. O’ndan gelen her şeye sabrettiğimizi ve sadece O’na güvendiğimizi görmek isteyecek.
İşte dünya yolculuğumuzu böyle tamamlayacağız. Ahiret yurdunda ebedi mutluluğu tadacağız inşallah.
İnsanların çoğunun başka türlü yaşadığına aldanmayalım. Zevkleri bıçak gibi kesen ölüm geldiğinde iş işten geçmiş oluyor.
Yeni bir sayfa açmak için geç kalmadık. Allah’ın rahmetine sığınalım ve tertemiz bir hayata başlayalım.
"Allah çokça tevbe edenleri ve tertemiz olmak isteyenleri sever."
(Bakara, 222)
Mezara girdiğimizde kimse yanımızda kalmayacak. Sadece amellerimiz arkadaşlık yapacak.
Allah için yaptığımız fedakarlıklar, kıldığımız namazlar ve okuduğumuz Kur’an ayetleri yoldaşımız olacak.
Rabbimizi memnun ettiğimiz işler kabrimizi aydınlatacak.
Karanlıklarda kalmamak için gençliğimizi Allah yolunda harcayalım.
Rabbimizin yarattığı bedeni İslam’a hizmete adayalım.
Zekamızı, paramızı, canımızı veren Allah’a şükretmek için verdiği her nimeti O’nun uğrunda kullanalım.
Hayber kalelerine sığınan yahudiler yiyecek ve içecek stokları ile PEYGAMBER EFENDİMİZİN gitmesini bekliyordu.
Hayber kaleleri sağlam, yüksek bir yerdeydi.
Ok atsan sana geri dönüyordu
Taş atsan yetişmiyordu
Bağırsan sesin yetişmezdi
Hayber yıkılmıyordu.
Hayber fethedilmiyordu.
Günlerce bekledi İslam ordusu.
Ama yahudiler kalelerden çıkmıyordu.
Müslümanların stoğu tükenmek üzere, moralleri bitmek üzereydi.
Günlerce beklediler. Ama nafile!
Bu uzun bekleyişten sonra PEYGAMBER EFENDİMİZ bir strateji geliştirdi.
Hurma ağaçları kesilecekti.
Hayber Yahudilerinin ekonomisi birer birer kesilecekti.
Servetleri devrilecekti.
Gelecekleri köklerinden kazınacaktı.
Zira yahudi için para, servet,zenginlik herşeydi.
Ağaçlar kesildikçe yahudiler kahroluyordu
Ağaçlar kesildikten sonra burada kalmanın da bir anlamı kalmayacaktı.
Anlaşma yoluna gittiler ve taşıyabilecekleri kadar yükle Yahudilerin başkenti Hayberi terk edeceklerdi.
Sen de Hayber savaşına katılmak istiyorsan bir ağaç da sen kes!
Sen de bugün sövsen sesin yahudiye ulaşmaz!
Taş atsan İsraile ulaşmaz!
Ok atsan Telavive yetişmez.
Ama sen de PEYGAMBER EFENDİMİZİN stratejisini yapabilirsin!
Al eline baltayı kes Yahudilerin ağaçlarını!
Nasıl mı?
Hayber savaşına katılmak istiyor musun?
Evine giren her yahudi malı bir ağaçtır.
Kullandığın her yahudi malı deterjan bir ağaçtır.
İçtiğin her kola bir ağaçtır.
İçtiğin her yahudi malı sular bir ağaçtır.
Kolalar, pepsiler, fantalar, damlalar, hacı şakirler, ariel matikler, Algidalar, Max, Danoneler birer ağaçtır.
Öyleyse al eline boykot baltasını kes Yahudilerin ağaçlarını!
"Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa mutlaka karşılığını bulur" buyuruyor RABBİMİZ!
YAHUDİ SİYONİST ÜRÜNLERE HAYIR.
Denizde son gecemiz…
Gazze’ye kalan mesafe: 75 mil…
Dillerimizde şu âyet:
“Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler. “ (Yâsîn 9)
İsrail ablukasını kırmak ve insani yardım ulaştırmak için Gazze'ye doğru yola çıkan Küresel Sumud Filosuna Sevgi Sınıfı olarak destek veriyoruz 🇵🇸🇹🇷🕊️
#ozgurfilistin#SumudFilosu#Freepalastine
🔴 "Bize kızlar getirirlerdi. Tecavüz edip sonra öldürürdük"
Esed rejiminin zulüm merkezi Sednaya Hapishanesi'nin gardiyanları, işkence ettikleri kişilerle yüzleştirilerek işledikleri suçları kendi ağızlarıyla anlattılar.
Adanalılar siz toz görmemişsiniz. Van Erciş Pay Köyü'ne gelirseniz yıllardır çektiğimiz çileden halinize şükredersiniz.
Türlü bahanelerle sürekli ertelenen bu yol probleminin bir an önce çözülmesini istiyoruz.
@vanbuyuksehirbb@UABakanligi
Adana’da kazılan yol, belediye tarafından bir türlü asfaltlanmayınca; tozdan bıkan esnaf, evlerinden getirdikleri eski halıları sererek kendince çözüm buldu.
Muhammed Emin Yıldırım Hoca’nın linç edildiği videonun kesilip biçilen kısmı. Biraz öncesinde tek tek isim verilerek Arap ülkelerinin yöneticilerinden bahsedilen videoyu alıp bir insana hakaret etmek, iftira atmak ahlaksızlık değilse nedir? Yazıklar olsun.