Saygıdeğer @alganmehmett abim ve sevgili @kaya_salih_kaya ile acayip keyif alarak hazırladığımız bir iş oluyor.
Haberlere çalışırken biz de çok şey öğreniyoruz. Masadaki uyumun, arka plandaki samimi emeğin seslere de yansıdığına inanıyorum.
Takdirlerinize sunarız efendim: Yormayan Haberler.
Linkler:
Youtube: https://t.co/weMynDICX9
Spotify: https://t.co/bKCX87w1fF
Apple Podcasts: https://t.co/VuhqTgaRUs
Bültenin yoğunluğunu dost meclisiyle biraz alalım istedik. @alganmehmett abimiz ve @mamytalks ile beraber gönül sofralarınızda yer almak tek hayalimiz. Her hafta yormayan kısa ancak eğlenceli bölümler ile kulaklarınıza misafir olacağız.
Saygıdeğer @alganmehmett abim ve sevgili @kaya_salih_kaya ile acayip keyif alarak hazırladığımız bir iş oluyor.
Haberlere çalışırken biz de çok şey öğreniyoruz. Masadaki uyumun, arka plandaki samimi emeğin seslere de yansıdığına inanıyorum.
Takdirlerinize sunarız efendim: Yormayan Haberler.
Linkler:
Youtube: https://t.co/weMynDICX9
Spotify: https://t.co/bKCX87w1fF
Apple Podcasts: https://t.co/VuhqTgaRUs
Gündemin tozu dumanı dışında, özenli, raf ömrü uzun ve kulaklara hitap eden bir haber kürasyonu sunan haftalık podcastimiz Yormayan Haberler’in 3 bölümü yayında.
Söz, yormayacağız.
@mamytalks@alganmehmett@kaya_salih_kaya
Dinlemek için:
https://t.co/4TMo8qo3fM
Üzerine çok düşündüğümüz, epey emek verdiğimiz bir süreçti ve nihayet başlıyoruz. Ekip olarak tek derdimiz yapaylıktan uzak, sahici işler ortaya koymak. Tüm yayınları ve linkleri bu hesaptan duyuracağız, takip edebilirsiniz.
Dinlemek için: https://t.co/VEcuZQ461X
Hepimiz biraz yorulduk. Durup bir nefes almak isteyenler için bağımsız podcast platformu Yormayan Medya yayın hayatına başlıyor. Aktif dikkatinizi talep etmeyen "Dost İçerik" anlayışımız ve ilk projemiz Yormayan Haberler ile kulaklıklarınızdayız. 🎧#podcast#dostiçerik
Eskiden kurban hayatın içinde bir olaydı. Hayvan kokusu birkaç gün önceden şehri sarmaya başlar, bayramın ilk günü apartman bahçelerinde kurban kesilirdi.
Demirel de cb iken Çankaya’da ve Güniz Sokak’taki evin bahçesinde kestirirdi.
25 yılda ne çok şey değişti hayatımızda..
Eskiden kurban hayatın içinde bir olaydı. Hayvan kokusu birkaç gün önceden şehri sarmaya başlar, bayramın ilk günü apartman bahçelerinde kurban kesilirdi.
Demirel de cb iken Çankaya’da ve Güniz Sokak’taki evin bahçesinde kestirirdi.
25 yılda ne çok şey değişti hayatımızda..
TR’de pek bilinmez, ama Arapların ekseriyeti zilhiccede kurban kesilene kadar tıraş olmaz. Hacılar gibi (bkz. Müslim, Edâhî 39-42). Bir eski HTŞ’li olan Şara’nın Suriye'de bayramdan bir gün önce, yani henüz kurbanını kesmeden berbere gitmesi bana ilginç geldi.
HTŞ’nin bağlı olduğu Selefi/Hanbeli ekole göre bu haramdır.
Ama ana akımı hanefi/şafii olan Suriye’de arefe günü bayram tıraşı olmak bizlerdeki gibi daha serbest. Şara, kendi çizgisindeki bu fıkhi yasağı esnetip bayramı beklemeden tıraş olmuş.
Eskiden kurban hayatın içinde bir olaydı. Hayvan kokusu birkaç gün önceden şehri sarmaya başlar, bayramın ilk günü apartman bahçelerinde kurban kesilirdi.
Demirel de cb iken Çankaya’da ve Güniz Sokak’taki evin bahçesinde kestirirdi.
25 yılda ne çok şey değişti hayatımızda..
Bu 25 yılda reis-i cumhurunun bahçesinde kurban kestirdiği bir toplumken kesilen kurbanı görmeden kasaptan alan veya Afrika’ya kurban bağışlayan çok daha steril bir toplum haline geldik.
Kurban hayatımızdan yavaş yavaş çekiliyor. Bunun iyi bir şey olduğundan pek emin değilim.
Macron’la yemek yapan şefin soyadı Onbaşı. Kenya'nın resmi dili Swahili'de “afande, baruti, bimbashi, kombora” gibi birçok Türkçe askeri terim var.
Türklüğün Afrika'nın göbeğinde bile askerlikle özdeşleştirilmesi inanılmaz..
Oyalanmayı ne çok seviyoruz. Ekonomik canlılar (homo economicus) olsaydık bu kadar bürokrasiye meraklı olmazdık.
O derece k insanı oyalanan, dolanıp durmayı seven canlı olarak tanımlamak daha doğru olur.
Latinize etmeye çalışınca şu ikisi öne çıktı:
Homo Cessator / Homo Terens
Nassim Nicholas Taleb bürokrasiyi kişinin kendi eylemlerinin sonuçlarından rahatlıkla sıyrılmasını sağlayan bir kurgu olarak tanımlıyor.
Dil kursları, sertifika programları gibi her türlü öğrenme sürecini bir uzun vadeli bir plana yayınca öğrenememek işten bile değil.
Onunla ilgili en büyük şehir efsanesi (ki kendisine sormuştum, doğru olduğunu ima ettiği şekilde bıyık altından gülmüştü) bir doktora öğrencisinden 3 günde İtalyan paleografisi ve Veneto öğrenmesini istediğidir. Doktora öğrencisi 15-16. yüzyıl Venedik arşivlerinde bir dizi Osmanlılarla ilgili vesika bulmuş, ancak İnternet-öncesi dönem olduğu için tam neyin ne olduğunu alması için arşivlere gitmesi gerekmiş; Latince ve İtalyanca bilmesine rağmen o dönemin Venedik arşivlerini okuyabilmesi için Veneto öğrenmesi gerekmiş.
Bunu Bernard hocaya Cuma sabah söylediğinde Bernard hoca da "e iyi haftasonu öğrenirsin" demiş. Öğrenci de gülmüş boş bulunup. Bernard hoca da "şimdi Veneto kursuna yazılsan haftada 2 saat ders verecekler, bir dönem o dersi alacaksın. Şimdi başla Cuma + Cumartesi + Pazar + Pazartesi sabah 48 saat iki dönemlik dili öğrenirsin Pazartesi akşamüstü de Venediğe uçarsın" diye üstelemiş. Öğrencisi depresyona girerek çıkmış ama Benard hocanın dediği gibi yapınca Venedik arşivlerine gittiğinde "işini görecek kadar" anlamış arşivleri. Öğrencisinin kim olduğunu söylemeyeyim şimdilik ama böyle biridir Bernard hoca.