📍Vergilerimizle yayın yapan TRT1, dünyada 1,5 milyar insanın canlı izlediği Shakira’nın dünya kupası şarkısını yayınlamıyor.
Vergilerimizden aldığınız her kuruş haram olsun.
İnadına yayınlıyorum!
Deniz Göktaş 3 Temmuz 2026'da tutuklandı.
Bugün özgürlüğünden haksız ve hukuka aykırı biçimde mahrum bırakıldığı 16. gün.
Deniz Göktaş'ı serbest bırakın !
NASUH MAHRUKİ'YE ÖZGÜRLÜK...
Hiçbirimiz bu vatanı ve milleti "diğerinden daha fazla sevdiği" iddiasıyla kendine sıralamada bir yer rezerve edemez.
Ama eğer bir sıralama yapılabilseydi, Nasuh hepinizden çok daha yukarılarda olurdu. Bunu siz de biliyorsunuz. Öfkeniz, hıncınız, hasetiniz bundan.
15 Temmuz'la ilgili binlerce yanıt bekleyen soru ortadayken, Nasuh'un yazdıkları üzerinden "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçu çıkarmak, abesle iştigaldir.
Önce "o soruları" yanıtlaması gerekenler, 15 Temmuz'la ilgili kimsenin sorgulamalarını yargılama durumunda olamazlar.
Ortada bir suç yok. Sadece muhaliflere yönelik sistematik bir taciz harekatı var.
Bırakın adamı.
#NasuhMahrukiyeÖzgürlük
Türkiye Barolar Birliği, Deniz Göktaş'a ters kelepçe uygulaması ve gözaltı görüntülerinin paylaşılmasının, "hukuka aykırı" olduğunu belirterek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.
Deniz Göktaş neden tutuklu yargılanıyor?
Kaçacak mı? Kendi geldi.
Delil mi karartacak? Delil YouTube'da yüklü zaten.
İlle yargılayacaksanız dışarıda yargılayın. @idgoktas'ı rahat bırakın. Deniz Göktaş'ı serbest bırakın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın#DenizGöktaş
Göz göre göre çifte standart! 🚨
✍️SGK, 20 yıldır gözlük camı ve çerçeve yardımı tutarlarını güncellemedi.
✍️İşçiye, emekliye: Cam için 40 TL, çerçeve için 100 TL (Toplam 140 TL)!
✍️Milletvekiline: Cam için 1.699 TL, çerçeve için 2.974 TL (Toplam 4.673 TL)!
✍️Emekli ve işçi, bu komik rakamlar yüzünden en temel sağlık ihtiyacını bile kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor.
✍️Yıllardır güncellenmeyen bu tarifeler, halkın cebine doğrudan bir yüktür.
Bu adaletsizliğe son verilmeli, SGK ödemeleri güncel ekonomik gerçeklere uygun hale getirilmelidir!
➖Somali’ye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi kurduk.
➖Suriye’de Halep’e bağlı Çobanbey Bölgesi'nde Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Tıp Fakültesi kurduk.
➖Suriye’nin kuzeyinde çok sayıda sağlık merkezi ve klinik açtık.
➖Şimdi de Şam’a kalp hastanesi, Halep’e kanser hastanesi kuruyoruz.
➖Bunun için bir anlaşma imzalandı ve önümüzdeki günlerde Gazi Meclis’in onayına sunulacak.
➖Bizim vatandaşlarımız, kendi insanlarımız kanser ve kalp hastalıklarının tedavisi için aylarca sıra beklerken,
➖Bunlar kanser ve kalp hastalıklarının tedavisi için Araplara hastane kuruyor.
💡Sonra da bunu "Türkiye Yüzyılı" diye pazarlıyorlar.
İŞTE VAHDETTİN'İN KAÇIŞININ BELGESİ
İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı İngiliz General Sir Charles Harington, Vahdettin’in kaçışını şöyle anlatıyor:
“15 Kasım Çarşamba günü yemekte iken sultanın yaveri geldi. Sultanın, cuma selamlığına çıktığında öldürüleceğini düşündüğünden hayatını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Ben, sultanı kaçırmakla suçlanmamak için bu talebin yazılı olarak yapılmasını istedim.”
Bunun üzerine Vahdettin, 16 Kasım 1922’de İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington ’a şöyle bir kişisel mektupla başvurdu:
“Dersaadet (İstanbul) İşgal Orduları Başkomutanı General Harington Cenaplarına. İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul’dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. 16 Teşrin-i sani 1922. Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin.” (Sir Charles Harington, Tim Harington Looks Back, John Murray, London, 1940, s. 125; Oral, s.474)
Harington, daha sonra yazdığı kitapta, Vahdettin'in bu sığınma belgesinin orjinalini çerçeveletip bir hatıra olarak evinin duvarına astığını da yazacaktı.
Vahdettin, 17 Kasım 1922’de oğlu Ertuğrul ve yanındakilerle birlikte İngiliz HMS Malaya zırhlısı ile Malta adasına kaçtı.
Vahdettin, 20 Kasım 1922’de İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı Harington’a, 25 Kasım 1922’de de Büyük Britanya Kralı ve Hindistan İmparatoru V. George’a, kendisine yardım etmelerinden dolayı bir teşekkür telgrafı gönderdi. Vahdettin, Britanya Karlı’na gönderdiği telgrafı şöyle bitiriyordu:
“Majestelerinize en derin minnetlerimi sunarım. Majestelerinizin ailesinin tüm mensuplarının sağlık ve refahı için Allah’a dua ederim.” (Oral, s. 474; Sonyel, s. 200)
Dikkat edilirse, Vahdettin, iltica mektubunu “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla imzalamıştı. Çünkü İngilizler, Vahdettin’in halifelik sıfatı sayesinde sömürgelerindeki Müslümanları kontrol etmeyi planlıyordu. Ancak bu İngiliz oyununu da Mustafa Kemal (Atatürk) bozdu. TBMM, 18 Eylül 1922’de Vahdettin’in halifelik yetkilerini elinden aldı, Abdülmecit Efendi’yi “halife” seçti.
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/uELkSWIPWl
➖İki kez sordum, cevap yok!
➖Kovid döneminde 70 milyon doz Sinovac aşısını kim getirdi?
➖İthalatı neden Sağlık Bakanlığı değil de özel şirket yaptı?
➖3 dolarlık aşı Bakanlığa neden 12 dolara verildi?
➖630 milyon dolarlık rantın arkasında kimler var?
➖Geçtiğimiz günlerde devlete 4 milyon 100 bin dolarlık menenjit aşısını satan kim?