Bro to bro:
Kill that nice guy inside you and become ruthless. Life is rough to men out here.
Signs of a weak man;
- He’ll double text for attention.
- Spend money to buy affection.
- Apologize even when he’s not wrong.
- Beg a woman to stay in his life.
- Tolerate disrespect just to feel loved.
- Sacrifice his peace to please her.
- Say “yes” when he wants to say “no.”
DO NOT BE THIS MAN!
karı gittiyse yeni karı bulun.. hiçbir karı için 2 gün üzülmeye bile değmez.. bu devrin karılarının çok bi farkı yok zaten.. giydikleri kıyafetler dinledikleri müzikler falan değişiyo sadece
Hayat adil değildir ve bu gerçeği ne kadar erken kabullenirsen o kadar hayatta yol alırsın.
Adalet istenci doğaldır ancak hayat böyle çalışmaz hiç kimse hiçbir konuda eşit değildir.
Bazı insanlar bazı konu ve durumlarda her zaman diğerlerinden daha iyi durumdadır.
Buna da bireysel olarak ilerlemek dışında çözüm yoktur.
Dik duracaksınız arkadaşlar. Başınıza ne gelirse gelsin kimseye acınızı göstermeyeceksiniz. En acılı gününüzde en güzel kıyafetleri giyip ışıldayacaksınız. Etrafınızdaki birkaç kişi dışında sizin iyiliğinizi düşünen kimse yok. Düşmenizi, tökezlemenizi, acaba ne zaman pes edecek diye sinsice izleyenlerin karşısına en mağrur gülüşünüzle çıkacaksınız. Kimseye zayıflıklarınızı malzeme etmeyeceksiniz. Çünkü bu dünyada yaranızı kime gösterirseniz, ilk fırsatta canınızı tam da oradan yakmaya çalışırlar. Kendi kendinizin merhemi olmayı, kendi küllerinizden yeniden doğmayı öğreneceksiniz.
Bir beceri seçip 1 yıl boyunca geliştirecek olsaydım,
yazılım değil,
kripto değil,
borsa değil,
SATIŞ seçerdim.
Çünkü satış öğrenen adam: iş bulabilir, müşteri bulabilir, ortak bulabilir, para bulabilir.
Hayatının her alanında kullanacağı bir beceri kazanır.
Öğrenme konusunda ciddiysen "🔱" emoji sinir kopyala DM'den bana yaz.
İnsan bir kere ulaştığı noktaya tekrar ulaşır. Bir şeyi bir kez başarmak bile onu zihninde normalleştirir ve ulaşılamaz olmaktan çıkartır.
Bu yüzden iflas etmesine rağmen tekrar zengin olan adamlar var sıfırdan bile değil eksilerden milyonlarca borç temizleyip tekrar zengin oluyor.
Kas yapmış ama kendini birkaç yıl salıp obez olmuş adam bile tekrar zayıflayıp kas yapabiliyor çünkü bir kez başarmış olması onu tekrar başarmasını sağlıyor.
Bir kez bile güzel manita yapmış adam piyasadan yıllarca uzak kalsa bile bir süre sonra tekrar güzel kadın bulabiliyor.
Tüm bunlar zihin ve beceri arasındaki ilişkiyle alakalı. Limitli inancı olmayan başarır.
Bir hedefe ulaşamamanın en tehlikeli yanı hedefi kaybetmek değildir.
O hedefe ulaşamayacağına yavaş yavaş ikna olmand��r.
İnsanlar hayallerinden vazgeçmez.
Kendileri hakkındaki fikirlerinden vazgeçer.
Umursamaz olmak istiyorsan, rahat olmalısın.
Rahat olmak istiyorsan, özgüvenli olmalısın.
Özgüvenli olmak istiyorsan, kendini tanımalısın.
Gördün mü zinciri?
Umursamazlık en sonda gelir ama kökü, ta başta, kendini tanımakta yatar.
Çoğu insan en sondan başlamaya çalışır: umursamaz görünmeye uğraşır.
Ama içi tanımadığı korkularla doluysa, o umursamazlık sahtedir ve ilk sağlam rüzgârda uçar. :)
Çünkü işin özü şu: En önemli şey duygulardır.
Zaafın yoksa, kompleksin yoksa kimse sana saldıramaz.
Kimse sana kendini kötü hissettiremez.
Çünkü saldıran adam, senin içindeki bir yaraya basmaya çalışır; o yara yoksa, eli boşa düşer.
Bunun mekaniği şu: bir hakaret, ancak içinde zaten taşıdığın bir şüpheye dokunursa acıtır.
Biri sana "kelsin" der, sen de kel değilsen gülüp geçersin, çünkü o söz hiçbir yere değmez.
Ama sen suratındaki sivilceye, boyuna, burnuna gizliden gizliye takılıyorsan, biri oraya dokunduğunda yıkılırsın çünkü o, dışarıdan gelen bir saldırı değil, içerideki bir yaranın deşilmesidir.
Yani insanlar seni dışarıdan yaralayamaz; sadece içeride zaten açık olan yarana basarlar.
Yaranı kapatırsan, silahları işe yaramaz.
Sen suratındaki sivilceye takıyorsan, boyuna takıyorsan, burnuna takıyorsan asla umursamaz olamazsın.
Çünkü o takıntılar, herkesin basabileceği birer düğmedir.
Ama önemli olan bunlar değil.
Önemli olan, karşındaki insanla nasıl konuştuğun.
Çünkü konuşurken büyü yapmak diye bir şey var.
Sözü doğru kuran, doğru duran, doğru anda susup doğru anda konuşan adam karşısındakini etkiler.
Bu öğrenilen bir sanattır, ve onu en iyi yapanlar, en çok yükselenlerdir.
Sen umursamazsan, kimse aklına giremiyorsa sen çok eğlenirsin.
Çünkü herkes savunmadayken, herkes "acaba ne düşünüyorlar" derken, sen rahatsın, sen oyunun içindesin ama oyunun seni yönetmesine izin vermiyorsun.
Kadınlarla da öyle.
Umursamazlık dedikleri şey budur: Karşındakinin sana attığı çengelleri, testleri, göndermeleri umursamazsın.
Sen sadece kendi eğlencene bakarsın takılır, abartır, güler, ortamı sen yönetirsin.
Çünkü kimsenin onayına muhtaç değilsin; muhtaç olmayan adam, en çekici olandır.
Muhtaçlık kokar. Kokusu vardır.
İnsan, karşısındakinin onayına muhtaç olduğunu sezdiği an, üstünlüğü ele geçirir farkında bile olmadan.
Umursamazlık, bir numara ya da poz değildir; gerçekten "senin onayın olmadan da ben tamım" noktasına geldiğinde doğal olarak çıkan şeydir.
O yüzden umursamazlığı oynayamazsın; ona ancak kendi değerine içten inandığında sahip olursun.
Tek bir şart var, onu da net koyayım: Saygısızlığa tahammül etmezsin.
Ortada gerçek bir saygısızlık varsa, orada umursamazlık değil, net bir duruş gösterirsin gerekirse keser atarsın.
Ama ortada bir saygısızlık yokken, her şeyi saldırı sanıp gerginleşme; o, umursamazlık değil, paranoyadır.
Farkı bil.
Ve asla duygusal tepkiler verme.
Zaafın varsa bile, zaafını gösterme.
Çünkü bu hayatta seni kimse ele veremez sen kendini ele verirsin.
Kimse seni sobeleyemez; sen kendini gösterdiğinde sobelenirsin.
Ve bir kez sobelendin mi, oyun biter karşındaki artık nereye basacağını öğrenmiştir.
Soğukkanlılık bir güçtür: tepkilerini kontrol eden adam, kartlarını göstermeyen adamdır.
Karşındaki seni kışkırtıp bir tepki almaya çalışır çünkü o tepki, senin zayıf noktanı ona gösterir.
Tepki vermezsen, o kör kalır; nereye vuracağını bilemez.
Duygunu saklamak, soğukluk değildir kendini korumaktır.
O yüzden:
Kendini tanı. Kendini bil. Kendinin farkında ol.
Çünkü zincir hep aynı yere çıkıyor: Kendini tanırsan, zaaflarını bilirsin.
Zaaflarını bilirsen, onları kapatır ya da kabul edersin.
Kapattığında ya da kabul ettiğinde, kimse onlara basamaz.
Kimse basamayınca, sen rahatsın.
Rahat olunca, umursamazsın.
Umursamazlık, dışarıdan takılan bir maske değil içeride bittiğinde dışarı sızan bir haldir.
Önce içeriyi bitir. Gerisi kendiliğinden gelir.
20 yildir her egitimde her sohbette genclere anlatirim;
1- ozel hayatinizi
2-maddi varliginizi
3-aile/ask yasantinizi
Kimseyle paylasmayin...
unutmayin her zaman en yakinizda ve "bana yapmaz" dediginiz zarari verecektir...
İş yerine gelen bir adam vardı. Adam o kadar relax, o kadar pozitif bir adamdı ki lan hayırdır diyordum içten içe hep. Çok basit düşünceli bir adamdı. Bir gün adamın yanına gittim. Eren abi dedim sen sanki bankada 5 milyon borcun olsa yine de relax olacan gibi bir halin var bu mantalite nerden geliyor diye sordum. Size yemin ediyorum bana tam olarak 4 milyon borcunu gösterdi. Öngörüm tamamen doğru çıktı. Adam harbiden de öyleymiş. Ve ben bu adamla konuşurken, takılırken çok relax oluyorum mesela. Persona, yani kişinin karakteri bulaşıcı bir şeydir. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyliyim hesabı.
Eğer dünyanın en rahat adamı gibi görünürseniz, yani hiçbir şeyi kafaya takmayan biri gibi ama onun için emek veren biri gibi insanlar size taparlar. Sizin yanınızda durmak isterler. Çünkü evrimsel açıdan bakarsak biz hep tehlike altında yaşadık. Hep. Geceleri 2 fazlı uyurduk. Çünkü vahşi hayvanların saldırısına uğrayabilirdik. Çocukken de böyleydi. Mesela en öz güvenli, o tehlikeli kekolarla dolaşırken o kadar rahatlıyordum ki amınakoyim anlatamam. Ama ne zaman 2-3 pısırık peşime takılsa stres oluyordum. Mesela bankada 50 milyon borcun var. Ödüyorsun yavaş yavaş ama rahatsın. Stres yok. Boşvermişlik yok ama tamamen relax. Her şey pozitif. Her şey iyi olacak. Çözeriz. Hallederiz. Sen bana bırak tavrı. Baba halleder. Boss halleder.
Daha güzelini ve daha iyisini bulacağını gerçekten bilen her kadın sana aşırı sadık hale gelir.
Başka kadın bulamayacağını bilen her kadın aşırı sadakatsiz hale gelir.