FİZYOTERAPİSTLER HAKKINDA YAPILAN YANLIŞ AÇIKLAMALARA İLİŞKİN KAMUOYU DUYURUSU
Türkiye Cimnastik Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, fizyoterapistlere yönelik yanlış yönlendirmeler ve mesleki yetki alanlarını gölgeleyen ifadeler yer almıştır.
Bu açıklamayı hem mesleki onur hem de halk sağlığı açısından son derece sakıncalı bulduğumuzu kamuoyuna bildiriyoruz.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un Ek Madde 13’ü uyarınca:
“Fizyoterapist, hastalık durumları dışında kişilerin fiziksel aktivitelerini düzenlemek ve hareket kabiliyetlerini artırmak için mesleği ile ilgili ölçüm ve testleri yaparak kanıta dayalı koruyucu ve geliştirici protokolleri belirler, planlar ve uygular.”
Ayrıca 22.05.2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik’te fizyoterapistlerin, sağlıklı bireylerde fiziksel aktiviteleri düzenleme ve bireye özgü egzersiz programlarını planlama ve uygulama yetkisine sahip olduğu açıkça tanımlanmıştır.
Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına göre, hastalıklardan koruyucu egzersiz uygulamaları yapma ve bireye özel fiziksel aktivite planlama yetkisi bulunan tek meslek grubu fizyoterapistlerdir.
Fizyoterapistler, egzersiz yaptıran beden eğitimi öğretmeni, antrenör veya spor eğitmeni gibi meslek gruplarından değildir; kendi bilim alanı olan sağlık bilimleri lisansiyeridir.
Egzersiz ve birçok metodu, fizyoterapi ve rehabilitasyon bilimiyle harmanlayarak kullanır. Bir fizyoterapist; üniversitede aldığı anatomi, nöroanatomi, fizyoloji, nörofizyoloji, egzersiz fizyolojisi, biyokimya, biyofizik gibi temel tıp bilimleri derslerinin yanı sıra, ortopedik, nörolojik, spor, pediatrik ve kardiyopulmoner rehabilitasyon gibi çok yönlü klinik dersleri içeren kapsamlı bir eğitim sürecinden geçer.
Bugün sahada ve sosyal medyada, “şu egzersizleri yaparsan bu hastalıklardan korunursun” gibi ifadelerle omurga ve diğer ortopedik problemlere ilişkin yönlendirmeler yapan; anatomi ve fizyoloji bilgisini yalnızca yüzeysel düzeyde edinmiş kişilerin sağlık tavsiyelerinde bulunduğu görülmektedir.
Bunun yanında pilates ve spor merkezleri adı altında skolyoz gibi deformiteleri düzelttiğini iddia eden paylaşımları da sosyal medyada görebilmekteyiz. Bu durum, halk sağlığını tehdit eden ciddi bir sorundur.
Federasyonun yaptığı açıklamada fizyoterapistleri hedef alması, sorunun odağını saptırmaktadır.
Oysa Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun mesleki yetkilerimizi tartışmaya açan açıklaması, bizim açımızdan ciddiye alınacak bir içerik taşımamaktadır. Fizyoterapistlerin görev tanımı ve yetkileri mevzuatla belirlenmiştir; bu konularda federasyonların söz hakkı, sıfat ve niteliği yoktur.
Fizyoterapistler pilatesle var olmamıştır; fizyoterapist olması başlı başına yeterlidir. Pilates, fizyoterapi ve rehabilitasyon biliminin uygulamasında kullanılan araçlardan yalnızca biridir.
Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun, yıllarca fizyoterapistlerin meslek alanını ihlal eden grupların söylemlerine benzer bu talihsiz açıklamayı yapması, duyurunun amacını açıkça göstermektedir.
Fizyoterapistlerin serbest meslek icrası ile bu alanı işgal edemeyecek olanların rahatsızlığı gün yüzüne çıkmıştır.
“Antrene ettiriyorum” adı altında fizyoterapistçilik oynayanların hesapları bozulmuştur.
Tarih boyunca fizyoterapi ve rehabilitasyon bilimi, yüzlerce yöntem geliştirmiş ve bilimsel literatüre kazandırmıştır.
Meslektaşlarımız her gün kamu ve özel hastanelerde veya serbest meslek icra ederek, hasta ve sağlıklı bireylerin iyileşmesini ve iyi kalabilmesini sağlamak için çabalamaktadır. Tüm dünyada hastalıklarda kullanılmak üzere birçok fizyoterapi ve rehabilitasyon tedavi modalitesi, kendisince geliştirilmiş olan meslektaşlarımızın adlarıyla yaşamaya ve anılmaya devam etmektedir.
Fizyoterapistler bu yöntemleri, hastalarına veya sağlıklı bireylere koruyucu ve tedavi edici hizmet kapsamında, kendi yasal yetkileriyle kullanmaktadır, kullanmaya da devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Enes GÖKÇE
LİSANSİYER-SEN GENEL BAŞKANI
https://t.co/EM7lAm23gm
Ferdi Başkan’ı kaybetmenin tarifsiz acısını yaşıyorum.
Manisa’ya kattıkları, Cumhuriyet’e olan bağlılığı ve dürüstlüğüyle; bu ülkenin onurlu evlatlarından biriydi.
Acımız büyük…
Başta ailesine ve Manisa halkına sabır diliyorum.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Çok üzgünüm…
📢📢Sayın Bakanımız @drmemisoglu
♦️FİZYOTERAPİSTLER olarak 2022 KPSS ile 1400 Meslektaşımız atandı bundan kaynaklı 2024 Kpss ile en az 2000 FİZYOTERAPİST ataması talep etmekteyiz.
💠Yeni açılacak Şehir hastanelerine , Fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanelerine, yoğun bakımlara, Sağlıklı Yaşam Merkezlerine İstihdam artışı ve yeni açılacak olan 1000 adet Aile Sağlığı Merkezine de istihdam talep ediyoruz.
💠FİZYOTERAPİSTLER,tedavi sürecinde olduğu kadar koruyucu sağlık hizmetlerinde de önemlidir. Doğru egzersiz ve yaşam tarzı önerileriyle, insanların sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkıda bulunurlar.
💠Artan sağlık ihtiyaçları ve yaşlı nüfusun artması, nitelikli FİZYOTERAPİSTLERE olan talebi yükseltmektedir. Kronik hastalıkların yaygınlaşması da fizyoterapistlerin önemini artırmaktadır.
💠Uzun fizik tedavi sıraları ve yetersiz personel sayısı problemlerin kronikleşmesine, tedavi süresinin uzamasına, maddi ve manevi kaybın daha yüksek olmasına yol açar. Branş dağılımında FİZYOTERAPİSTLERE ayrılan pay arttırılmalıdır.
@saglikbakanligi@sagliklicozum@sbsggm@sygmsb@suayipbirinci@drtopaloglu@_zaferaksungur@Emre_Caliskann@TFD1969
@fztenesgkc
@lisansiyer_sen@kamusaglis@kariyerhaberler
@tayfn_ky
@edipuzen@personel_saglik@DincerCure
#Kılavuzda2BinFzt
En son meslektaşlarımı aşağıladığınız gün yönetmelik çalışmalarını başlattık, biz bilimsel temeli olan ve serbest çalışma yetisi olan meslek grubuyuz, hep beraberiz ve güçlüyüz.
Bizi yok görmek size birşey kazandırmaz daha çok şey kaybettirir. Biz uzlaşmaktan ve iletişimden yana oldukça; içinizden bir grup hekim hakaret ve aşağılamayı tercih ediyor.
Artık karşınızda güçlü bir @TFD1969 var. Tüm planlarınızı ona göre yapın.
Hekimlere yapmış olduğum bu çağrı ile birlikte, yaptığım bir uyarı yorumunu da silen bir grup hekimin yönettiği hesap ve yazdıkları hakkında, kanuni tüm haklarımızı kullanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu iş artık hak hukuk savaşından ziyade mesleğin onur ve şerefi savaşına dönmüştür. Herkes aklını başına alacak, bilimden ve doğruluktan şaşmayacak.
Yetkilileri göreve davet ediyorum. 👇
@saglikbakanligi@TC_icisleri@adalet_bakanlik@TBMMresmi
https://t.co/iB1qRQ5xnc
Kamuoyuna ve Değerli Sağlık Mensuplarına Duyurumuzdur
29.03.2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan “Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik” ile ilgili olarak, bazı uzmanlık derneklerinin yaptığı açıklamalar ne yazık ki kamuoyunu yanıltıcı, bilimsel temelden uzak ve yasal gerçeklerle çelişen ifadeler içermektedir.
Bu nedenle, hem meslektaşlarımızı hem kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğumuzla aşağıdaki düzeltmeleri yapmak zorunlu hale gelmiştir:
🔹 1. “Fizyoterapistler ancak hekim gözetiminde çalışabilir” iddiası tamamen yanlıştır.
Fizyoterapistler, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un Ek 13. Maddesi kapsamında bağımsız mesleki uygulama hakkına sahip sağlık meslek mensuplarıdır.
Yıllardır özel merkezlerde, hastanelerde ve evde bakım hizmetlerinde bağımsız olarak hizmet vermekte, sağlık sistemi içinde etkin rol üstlenmektedirler.
Bu yetkinliği yok sayan ifadeler yalnızca gerçeği çarpıtmakla kalmamakta, aynı zamanda fizyoterapistleri itibarsızlaştırma amacı taşımaktadır.
🔹 2. “Fizyoterapistler tarafından yapılacak uygulamalar halk sağlığını tehlikeye atar” söylemi, bilim dışı ve mesnetsiz bir iddiadır.
Fizyoterapistler, lisans düzeyinde 4 yıllık bir sağlık eğitimi alarak mezun olan, klinik bilim temelli uygulamalar yapan ve uluslararası literatürde yeri olan profesyonellerdir.
Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde fizyoterapistler, bağımsız uygulayıcılar olarak çalışmakta, hastaların fonksiyonel yaşam kalitesini artırmaktadır.
Bu meslek grubuna “sakatlık yaratır” veya “geri dönülmez zarar verir” gibi iddialarda bulunmak hem etik dışıdır hem de meslekler arası nefreti körükleyici niteliktedir.
🔹 3. “Bu yönetmelik denetlenemez alanlar yaratıyor” iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır.
Yönetmelikte sağlık meslek mensuplarının çalışabileceği alanlar, uyması gereken standartlar, kullanılabilecek cihazlar ve yetki sınırları açıkça tanımlanmıştır.
Ayrıca her sağlık meslek mensubu gibi fizyoterapistler de Sağlık Bakanlığı’nın denetimi altındadır.
Bu kurumlar ruhsatlıdır ve denetim dışı alanlar oluşturmamaktadır.
🔹 4. Tıp dışı meslek gruplarının hak kazanması, tıp uzmanlarının hakkını ortadan kaldırmaz.
Mesleklerin gelişmesi, birbirinin alanını çalmak değil; toplum sağlığına birlikte hizmet etmenin önünü açar. Bugün binlerce fizyoterapist, fiziksel tıp hekimleriyle tam bir iş birliği içinde, ekip ruhuyla çalışmaktadır.
Ne yazık ki bu yönetmelik sayesinde fizyoterapistlerin yıllardır beklediği bağımsızlık hakkı tanındığında, bazı hekim gruplarının bunu kendi alanlarına tehdit gibi görmesi mesleki dayanışma adına kaygı vericidir.
🔹 5. Bu açıklamalar, hem sağlık çalışanları arasında ayrımcılığı körüklemekte hem de kamuoyunu yanıltmaktadır.
Bu tür ifadeler, özellikle halk sağlığını düşündüğü iddiasıyla kamuoyunu yönlendirme amacı taşısa da gerçekte kendi mesleki ayrıcalıklarını koruma çabasıdır.
Sağlık sisteminin güçlenmesi için tüm sağlık meslek mensuplarının eşit haklara, etik temelli iş birliğine ve mesleki saygıya ihtiyacı vardır
📌 Sonuç olarak;
Türkiye Fizyoterapistler Derneği olarak:
•Bilimsel, etik ve hukuki temellerle desteklenmeyen bu açıklamaları kabul etmiyoruz.
•Yönetmeliğin halk sağlığına zarar verdiği yönündeki iddiaların spekülatif olduğunu,
•Meslekler arası çatışma değil, dayanışmanın sağlık sistemini geliştireceğini,
•Ve fizyoterapistlerin mesleki haklarının yasal zeminde güvence altında olduğunu tüm kamuoyuna ilan ederiz.
Tüm meslek kuruluşlarını, bu ülkenin sağlık sistemine katkı sunmak isteyen fizyoterapistlere karşı düşmanca değil, iş birliğine açık bir dille yaklaşmaya davet ediyoruz.
Saygılarımızla,
K. Zafer Aksungur
Türkiye Fizyoterapistler Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
@TFD1969@saglikbakanligi@drmemisoglu@suayipbirinci
Narin meselesinin 1 saniye bile gündemden düşmemesi gerekiyor.
Ortada çelişkili ifadeler, tutuklanan bir insan var. Fakat Narin yok! Açıklama bekliyoruz!
En az 1 tweet de olsa atalım:
#NarinCocukNerede
Yeni Sağlık Bakanımız Sayın @drmemisoglu ve çok değerli ekibine sağlık profesyonellerine değer verip dinlediği ve ilgilendiği için binlerce kişi adına teşekkür ediyorum.
Umarız bu ülkede binlerce sağlık profesyonelinin sorunları çok kısa zamanda profesyonel yaklaşımla çözülecek.
Bu süreçte @TBMMresmi@tcbestepe çalışanlarının da özverilerinden dolayı minnettarız. Teşekkürler