Bizim ortaokul ve lise yıllarımızda şu cümle çok popülerdi bilen bilir :
“Okul çıkışına gel!”
Yani en serserilerimiz bile bırakın şiddeti ve katliamı kavga bile edemezdi okulda. Neden? Çünkü o zamanlar okulda otoritesi elinden alınmamış öğretmenler vardı. Öğretmen!
Andımız bir frekans içeryordu,
bir bilinç kodluyordu çocuklara
Küçük yaştan doğru yeminler ederek,sabah eğitime başlıyorlardı
Ne kadar basit bir şey olarak görülse de aslında ciddi bir bilinç kodlaması vardı andımızda
Yeni bir ebeveyn tarzı çıktı:
Biz ona hayır demiyoruz, her şeyi keşfetmesine izin veriyoruz.
Sevgili anne babalar, bu gerçek değil. Böyle bir sistem yok.
Çocuk arkadaşının oyuncağını
alıyor, sizden ses yok.
Yeni girdiği evi dağıtıyor, tepki yok.
İstediği olmadı diye ortalığı yıkıyor, yine sessizlik.
Hayvana vuruyor, gülerek "yapma oğlum" diyorsunuz.
Ama böyle bir hayat yok. Çocukluk sınırsız değilse, yetişkinlik de değil.
“Öğretmen vurduysa bir bildiği vardır” diyen ailelerden, “çocuğuma salak demişsin seni CİMER’e şikayet edicem” ailelere dönüştüğümüz için bugün bunları yaşıyoruz.
Sorun çocuklarda değil, ailelerinde!
Aile terbiyesiyle nazik davranıyorsun, seni zayıf zannediyorlar. Herkes kendini överken ihtiyacın olmadığı için susuyorsun, kimseyi tanımıyor zannediyorlar. Tazmanya canavarı olmadan yaşamak mümkün değil mi?