i could be bounded in a nutshell and count myself a king of infinite space - hamlet
“bir ceviz kabuğunda hapsolabilir ve kendimi sonsuz uzayın bir kralı sayabilirdim.”
uyuyamadıkça su içiyorum, su içtikçe su dökmek için yataktan kalkıyorum, yataktan kalktıkça uykum daha bir kaçıyor
hepsi zamanında mesaneyi şımartıp tepemize çıkardığımız için
içmiyorum ulan su
w. g. sebald
cormac mccarthy
karl ove knausgaard
thomas bernhard
j. m. coetze
toni morrison
truman capote
paul auster
don delillo
ben lerner
georgi gospodinov
olga takarzcuk
george saunders
denis johnson
rachel cusk
samantha schweblin
kjersti skomsvold
james wood
etgar keret
danstır, sanattır, tiyatrodur, yazmaktır, okumaktır, salıncakta sallanmaktır bir şeyler yapalım yoksa insan kendi içine fazla uzun bakınca, bir noktadan sonra içi de ona bakmaya başlıyor
kendimle kalınca kelimeler de içimde sıkışıyor, çıkmak istiyorlar.
ya twitrede azar azar içimi boşaltmam lazım ya da oturup gerçekten bir şeyler yazmam.
twitter yetmediğine göre uzun zaman sonra yeni bir blog yazısı gelir mi? gelsin.
asa asd q qaz qwerty...
"demek ki ben mutsuzum
tuhaf bir su içmişim de sanki içim görünüyor
gözlerim buzdan
içimde yaz kırıkları.",
24 kasım 2007, cumartesi, saat 16.20
taksim, aziz nesin sahnesi, uğur polat
ben ruhi bey nasılım, edip cansever