@muratagirel Ama busizin umrunuzda degil.
Din düsmanliginiz Retö nun yaptığı hukuksuzluklari hoş görmenize sebeb oluyor.
Af yasasi meclisten gecziginde Oturma eylesin yapan Gazi ve şehit yakinlsruyla görüsmeye gittim mi..
@muratagirel Sende gazetecilik yapiyorum diye orayami gittim.
Retö nun muhalif görünümlü aparatlarisiniz.Sanki yapılan şeyler hukuk dahilinde yapılıyor ve bunu bilmenize rağmen bu Haberlerini köpürtüyorsunuz.
CHP ye yapılan neyse Süleymancilara yapılan o.
Itaat etmezsen OPERASYONLARI yersin.
@bulent_arinc Daha fazla cesaret lütfen.! En fazla cezaevine atarlar. Belki bugüne kadar susmanın keffareti olur.
Hem yaş 70.
Allah'ın huzuruna bir âdalet savaşçısı ve tevbekar olarak gitmek istemez misiniz.?
AKP nin zulümleri arşa dayandı.!
Denetimli Özgürlükİstiyorum
Nurettin Topçu “Merhametin olmadığı yerde insan yoktur.” der ve “İnsanlık merhamet üzerine kuruludur.” diye de devam eder. Psikiyatrist Kemal Sayar da “Merhamet insanlar ve diğer canlılar için dünyayı emin bir yer kılmaktır; merhamet acımak değil acıtmamaktır.” diyor.
Bugün ceza ve tutukevlerinde ileri derecede hasta ve yaşları oldukça ilerlemiş, tedavileri ve iyileşme süreçleri cezaevi şartlarında mümkün olmayan mahkumlar mevcut.
Yaşam hakkı anayasal teminat altındadır. Devlet, ceza ve tutukevlerindeki yurttaşlarının da yaşam hakkını korumakla mükelleftir. Yaşları çok ilerlemiş ve kendi ihtiyaçlarını dahi göremeyen insanların cezaevinde çile çekmesinin hangi adalete sığdığını ya da hangi kamu yararını karşıladığını doğrusu merak ediyorum. Seksenli yaşları çoktan aşmış, suçları ve hükümlülükleri ne olursa olsun yatalak durumda olan cezaevinden hastaneye dahi en az dört beş kişinin yardımıyla götürülebilen, birçok kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin infazlarının ertelenmemesi konusu kamu vicdanını yaralamaktadır. Bu konuda ilgililerle yaptığım görüşmelerde karşımıza çıkan tek engel, Adli Tıp Kurumu’nun bu kişiler için gerekli raporları vermemesidir. Böylece durum, şekle bağlı bir engel ile bu insanların cezaevinde ölümüne yol açacak bir noktaya gelmiştir. Maalesef Adli Tıp mensupları ki şahıslarını kişiliklerini bilen ve onlara saygı duyan insanlarız ama onlar Hipokrat yeminlerini bir kenara bırakıp intikam alma duygusuyla bu insanların ıstırap çekmesini ve oralarda can vermesini gerektirecek raporlarla cezaevi şartlarında tedavilerinin mümkün olduğunu söylemektedirler. Bu çok yanlış bir yaklaşımdır. Bu intikam ve öç almanın değil, adaletin, vicdanın ve merhametin konusudur. Bu şartlarda hala ceza ve tutukevlerinde tutulan insanlar hayatlarında ya da vefatları halinde varisleri Adalet Bakanlığı ve Adli Tıp Kurumu yetkilileri hakkında hizmet kusuruna dayalı davalar açarlarsa hukukî ve cezaî sorumluluklar doğabilir. Bu durum da kurumların yıpranmasına ve uluslararası alanda çeşitli yaptırımların doğmasına sebebiyet verebilir.
Üç yıl kadar önce şartlı tahliye hükümlerinde yapılan düzenlemeler ve en son bir ay önce denetimli serbestlik hükümlerinde yapılan değişiklikler ile adi suçlardan hükümlü binlerce mahkum -ki bunlar gasp, cinayet, uyuşturucu ticareti, organize suçlar vs. gibi- tahliye edilmişken ağır hastaların ceza ve tutukevlerinde tutulmasının ceza ve infaz hukukuyla bağdaşır bir yanı yoktur.
Sorunun çözümü bence basittir. Eğer infazın ertelenmesi ile alakalı Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki süreç değiştirilebilirse bu mümkün olacaktır. Ama Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu’na bu konulardaki raporlarınızı gerçekten tutuklu ve hükümlünün bugünkü durumuna göre rahatlıkla veriniz ve bu konuda pozitif davranın demesi de mümkündür. Eğer bu konular düşünülmüyorsa tam teşekküllü devlet hastanelerinden verilecek raporlar da esas alınabilir. Adli Tıp muhafaza edilecekse dli tıp raporlarının karşısında bir üniversite hastanesinin hakemliğine de başvurabilir. Çözüm basittir ve bunun karşılığı insan hayatıdır, merhamettir, adalettir ve vicdandır. Hem tutuklu ve hükümlüleri hem de ailelerini devlete bağlamanın yolu intikamcı yollarla değil kuşatıcı, kapsayıcı ve merhametli yollardan geçmektedir. Bunun gerçekleştirilmesini çok arzu ediyorum ve bu konuyu da yakından takip edeceğim. İlgililerden rica ediyorum lütfen bu konuyu çözme noktasında irade göstersinler.
KHK'LI ASKERLERİ ŞİŞLE ÖLDÜRME GİRİŞİMİ
Elazığ 1 Nolu F Tipi'nde kalan 5'i KHK'lı asker, 7 kişi dün gece "Biz derin devletiz" diyen 2 kişinin şişli saldırısına uğradı. Saldırıya uğrayan KHK'lı M.Y.'nin eşi A.Y: "Bugün öğlen saatlerinde eşimle telefonda görüştüm. Koğuşu değiştiği için arama hakkı vermişlerdi. Dün gece saat 03.00 civarında iki kişi elinde şişle ‘Biz derin devletiz’ diye bağırarak eşimin koğuşa giriyor. Allah’tan eşimin karın boşluğuna gelmiş. Ama eşimle birlikte 7 kişinin daha tek kişilik hücresine girmişler ve onları yaralamışlar. Onlar kan içinde kalmış. Bildiğim kadarıyla 5’i asker, diğerleri başka nedenlerle tutuklu olan mahpuslar. Eşim hastaneye kaldırıldığını, muayene olduğunu ve tekrar cezaevine getirildiğini anlattı. Cezaevi müdürü eşimi odasına çağırmış ve özür dilemiş. Eşim bu öldürme girişimini duyurmamı istedi."
https://t.co/awXjBbcUQD
%98 engelli 86 yaşındaki ağır hasta Mustafa Said Türk'ü cezaevine gönderme kararı almışlar!
Herhalde cezaevinde ölsün istiyorlar!
Bu hekimler hipokrat yemini etmiş mi acaba?
R Tipi Cezaevine gönderebilir kararını hangi vicdan ile hangi bilimsel görüş ile alabildiler?
@saglikbakanligi Sn. @drfahrettinkoca sizin babanızı bu halde cezaevine gönderseler bu doktorlara ne derdiniz?
Bir hekim olarak isyan etmemem mümkün değil!
Öyle bir grup var ve yıllardır cezaevlerinde ,hücrelerde çürütüyorlar.
Ve senin gibi çakma demokratlar ve dilsiz şeytanlar yıllardır onlara terörist diyor…
4. evre kanser hastası Yusuf Özmen'in eşi @aynur_esi :
"Eşimin yaşamasını istiyorum.Şu anda görüyoruz, tutuklu hastalar vefat ediyor. Bu bizi tedirgin ediyor. Eşimin tahliye olmasını istiyorum"
Tüm Hasta Tutuklular tahliye edilsin...!
ToplumsalBarışİçin GenelAf
YETER ARTIK!!!
YETER SUSUN!!! Susun ki insan zannetsinler.
Saplantılı ulusalcı militarist #Kemalistler ile Sünnet bilmeyen dogmatik cihatcı #Dinciler aynı vatanda birbirinizle düşmalık ederken, masumları presliyorsunuz. Daha dün yâr iken şimdi yurdumu parça parça yardınız.
@MelekCetk Biz de 2019 da Başkanı ziyaret etmiştik çok şaşırmış ne istiyorsunuz diye ısrarla sormuştu.Bizde teşekkür etmek için geldik bir isteğimiz yok dediğimizde bu bir ilk hep birsey istemek için gelir mülteciler demişti..
Emin Çölaşan, anneleriyle birlikte hapis yatan TUTSAK ÇOCUKLARI yazdı:
"Türkiye'de kanayan bir yara var ama bu yarayı hiç kimse görmek istemiyor. Medyamız bu konuya her nedense pek girmeyi düşünmüyor! Devlet derseniz o da öyle!” @adalet_bakanlik
https://t.co/DlCOglfFaT
İYİ Parti’de Tüccar Ahmet Zeki Üçok “Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı” olmuş…
Bu rezalet size çok yakışıyor Meral hanım.
İnşallah çok daha fazla rezil olursunuz…
@meral_aksener@iyiparti
HAVVA DÖNMEZ'İ TAHLİYE EDİN
Tiroid kanseri Havva Dönmez, Ağustos 2021'den beri Edirne Cezaevi'nde. Sağlık durumu iyi değil, cezaevinde tamamlayıcı tedaviye ulaşamıyor. 9 ve 12 yaşındaki iki çocuğu yıllardır annelerine hasret. @adalet_bakanlik
Dolar 26 #salı 373 TL'ye 788 TL'ye
Schreckliche Bilder aus Griechenland - Hetzjagden gegen Geflüchtete von maskierten Männern in Orestiada.
Gegen diese Menschenrechtsverletzungen muss endlich gehandelt werden!