aral şimşir 40 milyon diye haber yapan, gardi'ye sallayıp gardici olan, hakan çalhanoğlu galatasaraya gelsin diye sayfa sayfa yalan senaryo yazan, sürekli yönetimden bilgi aldım diye kolpa sıkan adamdan gazeteci olur mu ?
Uğur Karakullukçu: "Bundesliga! Bundeşliga! Überraschung! Bayern Münih başkanı böyle mi geziyor temmuz ayında ya? Böyle mi abi? Bilmiyor mu abiciğim bunlar bu işi?"
🗣️ Ilgaz Çınar: "Galatasaray'ın mevcut kadrosuna 2-3 oyuncu yeter." diyorlar. Hayır, yetmez. Kim söylüyorsa inanmayın. Hiç forma şansı bulmayan oyuncularla yollar ayrılmalı ve en az 5-6 transfer yapılmalı."
Teknik heyetin suçu. Bi futbolcu değil iki değil üç değil. Alınan alınsın gücenen gücensin. Disiplin yok. Herkes keyfine göre takılıyor. Böyle takımda herkes olmak ister
ultrAslan tribün lideri Sebahattin Şirin: "Geçen kış transfer dönemi yaz dönemine bütçe ayırmak için para harcanmadı haberleri ortadayken, takım daha sahada şampiyonluk turu atarken "Bizim bu sene 500 milyon euro bütçemiz olacak" röportajı verilirken, takımdan kiralık oyuncularımız ayrılmışken, as takımın ve yedek kulübesinin bariz ihtiyaçları ortadayken Temmuz ayına kadar en ufak bir aksiyon alınmaması geçtiğimiz transfer dönemlerinde yaşatılan sancılı ayları hatırlatıyor."
Bir gün çok pahalı, diğer gün kiralık oyuncu isimleri verilerek taraftarın kafası karıştırılıyor ve sezon başlamadan taraftarın motivasyonu yıpratılıyor 👏👏Mükemmel tespit
Sayın Dursun Aydın Özbek Başkanımıza ve Yönetim Kuruluna;
4 sezonu üstüste şampiyon tamamlayan takımımız sezonu açıyor.
Mevcut teknik heyetimiz ve kadromuz geride bıraktığımız 4 sezonda büyük ve önemli başarılara imza attı.
Özellikle 5 sene üst üste şampiyonluk ve Avrupa’daki hedefimiz için mevcut iskeleti korumak kadar değişim, yenilenme ve güçlendirme de yaz transfer sezonlarının olmazsa olmazıdır.
23 Mayıs'ta dördüncü kez Başkan seçilen Sayın Dursun Aydın Özbek ve yönetim kurulunun bugüne kadar transferde herhangi bir somut adım atmaması her transfer dönemi olduğu gibi bu transfer döneminde de bir stratejinin değil belirsizliğin olduğu izlenimini veriyor.
Tüm bunların yanında futbolun yönetiminde yetki karmaşası ve savaşı yaşanıyor haberlerinin yaptırılması da bu belirsizliği destekliyor.
Gerçek şu ki; yabancı kuralı varken yerli alternatifler tükeniyor. Bir gün çok pahalı, diğer gün kiralık oyuncu isimleri verilerek taraftarın kafası karıştırılıyor ve sezon başlamadan taraftarın motivasyonu yıpratılıyor. Her gün sosyal medya üstünden algı savaşları yürütülüyor.
5 sene üstüste şampiyon olmamamız için herşeyin yapılacağı bir ligde ve Avrupa'da son 16'dan daha yukarı hedefe yürümek için yarın çok geç olabilir.
Geçen kış transfer dönemi yaz dönemine bütçe ayırmak için para harcanmadı haberleri ortadayken, takım daha sahada şampiyonluk turu atarken "Bizim bu sene 500 milyon euro bütçemiz olacak" röportajı verilirken, takımdan kiralık oyuncularımız ayrılmışken, as takımın ve yedek kulübesinin bariz ihtiyaçları ortadayken Temmuz ayına kadar en ufak bir aksiyon alınmaması geçtiğimiz transfer dönemlerinde yaşatılan sancılı ayları hatırlatıyor.
-Okan Buruk’a açık mektup-
Sevgili Okan Buruk,
7 Temmuz’da 27.Şampiyonluk hedefi ile yeni sezona başlıyoruz.
Bu hedef gerçekleştirildiği takdirde Türk futbol tarihinde yeni bir ilk başarılmış olacak ve bu başarı en çok Galatasaray’a yakışacak.
Böyle bir başarının arifesine bizi getiren Teknik Direktör Okan Buruk bundan 26 yıl önce yine aynı günlerde bu sefer futbolcu olarak aynı başarının arifesinde 2000-2001 sezonuna başlamıştı.
Bir önceki sezonu Avrupa’dan iki kupa getirerek kapatmış olan Türk futbol tarihinin en iyi takımını durdurmak için her yolu denemekten geri durmayacak olan, benzer marifetlerini yine aynı gözü karalıkla icra ettikleri bir başka sezonda kendi ifadeleri ile “hız sınırını aşmış ve radara yakalanmış” ve neticesinde tarihlerine kara bir leke bulaştırmış olacak bir rakiple karşı karşıyaydı.
Dönemin Galatasaray Başkanı ve yönetimi her ne kadar çok büyük başarıların kazanıldığı bir dönemde görev almış da olsalar bu en önemli sezona başlarken takımın önemli isimlerinin ayrılmalarına engel olamamış hatta bazı ayrılıkların sebebi olmuşlardır.
Fatih Terim’in yerine Mircea Lucescu, ayrılan çok önemli oyuncuların yerine yine çok önemli oyuncular getirilmiş, Türkiye’deki en güçlü kadroya sahip olduğumuz gerçeği değişmemişti.
Ama bir gerçek de futbolculara verilen sözleri uzun zamandır tutamayan, asli görevlerini yerine getiremeyen yönetimle takım arasındaki bağların koptuğu, yöneticilerin bu ortamda bir de oyunculara karşı davranışlarındaki yanlışlar sebebiyle takımın ahenginin eskisi gibi olmadığı gerçeğiydi.
Bu ortamda en çok haksızlık yapılan, hatta kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu olarak görülen futbolcu Okan Buruk Galatasaray terbiyesi gereği sessiz sedasız ayrıldı, ileriki yıllarda kendi tribünlerinden ona yöneltilen aşırı tepkilere rağmen gerçekte neler yaşandığını hiç anlatmadı.
Tarih kürsüsünden o günlere yakından tanıklık etmiş ve gerçekleri bilen bir Galatasaraylı olarak tam da 27. Şampiyonluğun arifesinde bunları hatırlatmak gerektiğini düşündüm.
Galatasaray tarihi çok büyük başarılara olduğu kadar bu başarıların ardından gelen ve tamamen iç çekişmelerden dolayı engel olunamayan tuhaf başarısızlıklara da şahitlik etmiştir.
26 yıl önce Galatasaray’da yaşanan buydu.
Bir de sahalardaki asker hakemlerin Galatasaray gollerini tereddütsüz kaldırdıkları bayraklarıyla iptal edişleri, Galatasaraylı futbolcuları ve tribünleri tahrik edecek tavırlar takınıp buldukları her fırsatta kullandıkları kartlarla sonuçlara Galatasaray’ın aleyhinde olacak şekilde etki ettiklerini de eklemem lazım.
Bu organize hikaye ligin finalinde Kadıköy’e gözlerini kapatıp görevini yapmaya çıkan hakem Orhan Erdemir’in utanç verici yönetimiyle taçlanmıştır.
O sezonun hikayesi “bir tanık” tarafından televizyonlarda en ince ayrıntısına kadar anlatılmış, dönemin Fenerbahçe futbolcusu Serhat Akın’ın ligin son maçı olan Samsunspor deplasmanında gelen şampiyonluğu kutladıkları sırada soyunma odasında Başkanlarının kendilerine “Fazla sevinmeyin, siz nasıl şampiyon olduğunuzu bilmiyorsunuz” dediği tarihe bir delil olarak bırakılmıştır.
Sevgili Hocam,
Dört kere üst üste şampiyon olan ve beşinci şampiyonluğu bu şartlar altında yaşayamamış olan futbolcu Okan Buruk bugün aynı başarının arifesinde Galatasaraylıların sevgilisi ve Teknik Direktörü Okan Buruk olarak bulunuyor.
Küçük bir çocuk olarak katıldığı Galatasaray ailesinin en sadık evlatlarından biri olarak bu senenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinize hiç şüphem yok.
Galatasaray’daki iç çekişmelerin, futbol takımının transferleri, sevk ve idaresi ile alakalı Başkan ve yönetimle farklı görüşlerde olunmasından kaynaklanan “sessiz mücadelenin” Galatasaray’a yine zarar vermesine müsade etmeyin.
Adanmış hayatların umudu olan bu formayı hakettiği bu başarıya bu sefer kavuşturun.
Ne kendi içimizde yaşanacak olumsuluklara ne de yıllar önce izledikleri yoldan giderek yine aynı neticeyi bekleyecek olan rakibe fırsat vermeyin.
Allah yardımcınız olsun.
G.Saray yönetiminin eleştirilme sebebi plansız olması. Her sene rakibi oyuncu alır, taraftar yangın yapar ondan sonra koltuk ve protesto korkusuna adım atılır. Bu durum her sene klasik haline geldi. Taraftar sizden şunu istiyor: Artık ben baskı kurmadan bir dönemi rahat geçirelim
Galatasaray’daki bazı üyeler Başkan’a “Ruhunu alırım” diyen adamla alakalı ne yapmışlar?
Galatasaray her platformda hedef alınırken, Şampiyonlar Ligi’nde maça çıkacağı gün ipe sapa gelmez laflara muhattap kalırken göstermedikleri refleksi Şahan Gökbakar’a karşı mı gösteriyorlar?