Aujourd'hui, c'est l'« anniversaire » du massacre de Tantura. 22-23 mai 1948. Les jours où des juifs fiers ont commis l’horreur, celle dont ils affublent les Palestiniens aujourd'hui, comme un masque de leur propre monstruosité.
La brigade Alexandroni, une unité de l'organisation terroriste juive Haganah, attaque un village côtier palestinien. Puis les soldats rassemblent les hommes, les femmes, les enfants. Ils violent des femmes, ils exécutent. 250 morts, selon les témoins. Des enfants de 13 ans. Une balle dans la nuque. Sur la plage.
Un chercheur israélien, Teddy Katz, documente l'affaire. Il recueille les aveux de soldats israéliens. L'un rigole : « Je ne me souviens pas du nombre d'Arabes que j'ai tués. » Un autre pleure. Trop tard. Katz est traîné en justice. Son diplôme lui est retiré. Il doit signer une rétractation « dans un moment de faiblesse ». Mais les preuves sont toujours là. Les fosses communes aussi. L'une d'elles est sous un parking, documentée par Forensic Architecture. Les vétérans avouent à la caméra, dans le film Tantura. Je le sous-titrerai plus tard. En attendant, je le mets en VO en commentaire.
Ce n'est ni un mythe, ni une légende. C'est la Nakba. C'est Israël. Des dizaines de massacres comme celui-ci, en 1948. Et les descendants des mêmes soldats, ceux qui aujourd'hui bombardent Gaza et violent des enfants dans les prisons, sont les héritiers de cette brigade. Les « anges de la mort » ne datent pas d'hier. Ils sont nés avec Israël.
Alors non, on ne « célèbre » rien. On se souvient. Et on demande justice. Parce que Tantura, c'est le prélude. Gaza, c'est la suite. Et l'impunité, c'est la constante.
@solcugazete60 Türkülerimizi düzen siyasetinin kirli çekişmelerinin fon müziği yapılmasına izin vermedik,vermeyeceğiz!
Emperyalizmle ve faşizmle işbirliği yapanların şarkılarımızı kullanmalarına, kirletmelerine ASLA müsaade etmeyeceğiz!
Kullananların ikiyüzlülüklerini her yerde teşhir edeceğiz!
Emperyalizmin Beslemesi Neo-Naziler Lugansk Halk Cumhuriyeti'nde Öğrencileri Katletti!
Başta Lugansk ve Donbass halkı olmak üzere tüm anti-faşistlere, anti-emperyalistlere baş sağlığı diliyoruz.
Görevimiz; terör örgütü NATO'ya karşı mücadeleyi ve enternasyonalizmi büyütmektir!
Yüz aklarımız. Celal Elmacı ve İlhan Kaya'ya, bir avuç faşist soytarının ODTÜ ve devrimci gençliğe, değerlere yönelik saldırısını boşa çıkarmasının bedeli ödetiliyor. Celal Elmacı ve İlhan Kaya hepimizi, tarihimizi, mevzilerimizi ve değerlerimizi savunmuştur.
ABD-İsrail'in saldırılarında binlerce insanın katledildiği İran'a gidecek olan Zafere Kadar Heyeti üyeleri, Minab'ta katledilen 168 kız çocuğu için KHUNE ARGAVANHA isimli şarkıyı söyledi.
KHUNE ARGAVANHA https://t.co/GdwCcNhTV8 @YouTube aracılığıyla
Yalan haber. Bir sürü bayraklı genç vardı ve hiçbirine dokunulmadı. Sadece 15-20 kişilik provokatör grup ölçülü bir şiddetle alandan çıkarıldı ve faşist işgal girişimi Dev-Gençlilerin iradi müdahalesinin ardından hızlıca püskürtüldü. Burası Devrim stadyumu, haddinizi bileceksiniz
Yolumuzda elbet başarısızlıklar, büyük yenilgiler ve hayal kırıklıkları olacak… Ama bu düzenin bütün dikişlerinden çatır çatır söküldüğü günleri de göreceğiz.
1 MAYIS’TA TAKSİM İÇİN GÖZALTINA ALINDIK.
Gözaltı aracında 18 saat boyunca Galatasaray Üniversitesi öğrencileriyle birlikteydik.
Her biri kararlı, her biri onurlu, her biri zafere inanan pırıl pırıl gençler…
Baskı, işkence, gözaltı… Hiçbiri onların inancını kıramıyor++
TARİHTE BUGÜN
30 Nisan 1975’te Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (Viêt Kong gerillası dahil) komünistleri ve Vietnam Demokratik Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, Saygon şehrini Amerikan emperyalizminin boyunduruğundan ve onun Güney Vietnam’daki temsilcisi, kukla Nguyên Van Thieu hükümetinden kurtardı. Böylece 30 yıl (1945-1975) süren Fransız sömürgeciliğine ve Amerikan emperyalizmine karşı verilen kahramanca mücadele sona erdi.
#ÇözümTV
Yerin derinliklerinden gelip kazandılar!
⭐️Günlerdir Ankara'nın göbeğinde, gasp edilen hakları ve ödenmeyen ücret alacakları için direnen işçiler zaferi kazandı.
⭐️Şirket tüm işçilerin alacaklarının tamamının 15 gün içinde ödenmesini kabul etti.
Yaşasın direniş yaşasın zafer!
Yoğun bakımda tutulan müvekkilimiz Gürkan Türkoğlu’nun bilinci halen kapalıdır ve hayati tehlikesi devam etmektedir. Müvekkilimizin tansiyonu toparlamaya devam etmekte, karaciğer enzimleri de -olumlu yönde- düşmektedir. Gelişme olduğunda yeniden bilgilendirme yapılacaktır.
ÖNEMLİ DUYURU: Sevk talebinin kabul edilmesinin ardından açlık grevine son veren ve şu anda yoğun bakımda tutulan müvekkilimiz Gürkan Türkoğlu’nun kan ihtiyacı bulunmaktadır. Kan grubu fark etmemektedir. Başka illerden de isim verilerek kan bağışı yapılabilmektedir.