8 Mart’a giderken Marmara Üniversitesi’nde dinci gericiliğe karşı bir araya geldik.
Ne memleketimizi ne de üniversitemizi karanlığa teslim etmeyeceğiz. Karanlığı yaratan sermaye düzenini alaşağı edeceğiz!
Emeğimiz ve hayatlarımız için 8 Mart’ta buluşalım👇
8 Mart Pazar | 14.00
İstanbul Beyoğlu TÜSİAD önü
#siztekbizhepimiz #8Mart
Dün, okulumuz mezunları Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Av. Arzu Sena Topuz ve Kadın Dayanışma Komiteleri avukatı Av. Eylül Evren'in değerli katılımlarıyla 8 Mart'ın tarihselliği üzerine söyleşimizi gerçekleştirdik. Katılan herkese teşekkür ederiz. 💫
Müvekkillerimiz Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler'i kadınların omuzlarında, büyük bir öfke ve acıyla sonsuzluğa uğurluyoruz.
Dernek başkanımız avukat @MujdeTozbeyy , avukatlarımız ve kadın mücadelesine omuz veren milletvekilleri ve yurttaşlarımızla birlikte bir aradayız.
Kadınların ve çocukların yaşam hakkını elinden alan bu düzenin ve yaşanan bu acı kaybın sonuna kadar takipçisi olacağız. Adalet arayışımızı her sokakta ve her mahkeme salonunda sürdürmeye devam edeceğiz.
Yasta değil isyandayız.
Marmara Üniversitesi'nde Cihatçıya Geçit Yok!
Türkiye Komünist Gençliği (TKG) ve Öğrenci Kolektifi’nin çağrısıyla öğrenciler, “15 yaşındaki kız çocukları evlendirilebilir” sözleriyle tepki çeken sözde Marmara Üniversitesi akademisyeni gerici Mehmet Boynukalın’a karşı Göztepe Kampüsü önünde bir araya geldi.
TKG adına yapılan açıklamada, üniversitelerde ve ülkenin hiçbir yerinde cihatçılığa ve gericiliğe geçit verilmeyeceği vurgulandı. Eylem boyunca “Bu memleket bizim, cihatçıya faşiste bırakmayız” ve “Eşitlik, özgürlük kadınlarla gelecek” sloganları atıldı.
Tarikatlar eliyle hayatını kaybeden kaçıncı canımız… Durmayacaklar, bizi nefessiz bırakmak için ellerinden geleni yapacaklar.
Katilleri, istismarcıları, sömürücüleri korurken kadınlara, çocuklara ölümü reva görecekler. Bu kirli düzenin kiri bu işte.
Ama biz de durmayacağız!
Bu aşağılık, iğrenç tarikat, sermaye düzenini yıkana kadar mücadele edeceğiz. Sözümüz söz.
Fatma Nur ve Hifa İkra’nın hesabını mutlaka soracağız.
Bu karanlık düzenden cebini dolduran para babaları, kadınların çığlıklarına kulağını tıkayan düzen bekçileri size sesleniyoruz. Görülecek hesabımız var sizinle!
Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın kanı sizin elinizde. İstismarcıları koruyan bu aşağılık düzeninizi başınıza yıkacağız! #siztekbizhepimiz
Fatma Nur ve Hifa’nın hesabını soracağız
Tarikat düzeninizi başınıza yıkacağız!
Cenaze için bugün Ihlamurkuyu Mezarlığı’ndaydık. Acımız da öfkemiz de çok büyük. Söz veriyoruz: Fatma Nur’un yardım sesine kulak kapatan, görmezden gelen bütün suç ortaklarından hesap soracağız! #suçlusunuz
Üniversitemizde Gerici Akademisyen İstemiyoruz!
"15 yaşındaki kız çocukları evlendirilebilir" diyen Mehmet Boynukalın'dan hesap sormak için buluşuyoruz! Ne memleketimizi, ne de üniversitemizi gerici karanlığa teslim etmeyeceğiz!
4 Mart Çarşamba
Göztepe Kampüsü A Kapısı Önü
12.30
https://t.co/LVyWgvzunT
Cumhuriyet düşmanı akademisyen müsveddelerine karşı, Cumhuriyetin kazanımlarına savunmak için tüm sıra arkadaşlarımızı davet ediyoruz. Katılmak isteyen sıra arkadaşlarımız bizimle iletişime geçebilir.
🗓28 Şubat Cumartesi
🕢13.00
📍Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi
Not: Etkinliğe katılmak için Marmara Üniversitesi öğrencisi olmanız zorunlu değil, katılım formunu doldurmanız yeterlidir.👇
https://t.co/djUploDqno
ABD'nin Küba'ya yönelik saldırgan tutumunun dozunu artırdığı ve uygulanan ambargonun soykırıma dönüştüğü bugünlerde,Küba ile dayanışmamızı büyütmek için Devrimde Kübalı Kadınlar belgeselini izleyip örgütlü kadın mücadelesi üzerine konuşacağız. Tüm arkadaşlarımız davetlidir! 🚩🇨🇺
Marmara Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesi’nde sözde akademisyen olan Mehmet Boynukalın’ın çocuk istismarını meşrulaştıran gerici söylemlerini kabul etmiyoruz. Karma eğitimi ve kadınları hedef alan, “15 yaşındaki kız çocuğu evlenebilir” diyerek çocuk evliliklerini savunan Mehmet Boynukalın’ın üniversitemizle ilişiğinin kesilmesi, Marmara Üniversitesi öğrencilerinin en meşru taleplerindendir.
Kadın düşmanlığının ve çocuk istismarının üniversitelerimizde yeniden üretilmesini “aileyi savunmak, korumak” adı altında örtmeye çalışan dinci gerici uygulamaları kabul etmiyoruz. Üniversiteler bu karanlık ideolojinin propaganda alanı değildir, olmasına izin vermeyeceğiz.
Öte yandan, Boynukalın’ın söylemlerine karşı öğrencilerden yükselen meşru tepkiyi bastırmak amacıyla, cihatçı İBDA çetelerinin de içinde bulunduğu çevreler tarafından öğrencilerin tehdit edildiği bir tablo ortaya çıkmıştır. Çabaları boşadır. Hiçbir sıra arkadaşımız çocuk istismarcılarını savunan bu islamcı-cihatçı çetelerin gerici tehditlerine karşı yalnız değildir. Mehmet Boynukalın’ın üniversitemizde bulunmaması için protesto hakkını kullanarak eylem yapma iradesi gösteren sıra arkadaşlarımızın karşı karşıya kaldığı gerici tehditler sonuna kadar gayrimeşrudur çünkü; üniversitemizin ve ülkemizin karşısında çihatçı çetelerin hiçbir hakkı yoktur.
Açıkça ilan ediyoruz:
Ne dinci gericiliğe ne de tehditler karşısında geri adım atacağız.
Üniversiteler yaratılmak istenen korku atmosferiyle değil, bilimsel düşünceyle var olur. Kadın düşmanlığına, çocuk istismarını meşrulaştıran söylemlere ve dinci gericiliğin baskısına karşı laikliği, bilimsel eğitimi ve eşitliği savunmaya devam edeceğiz.
Tekrar söylüyoruz, üniversitelerimizde gerici akademisyen istemiyoruz. Üniversitelerimizde gerici politikaları yok edeceğiz!
❗️Sömürü, şiddet, taciz, çürüme, skandallar... Ne iyileştirebiliriz ne de düzeltebiliriz.
✨Yeni bir dünya kurmaya #varmısın
⚪️ Kadın Dayanışma Komiteleri’ne katıl: https://t.co/lxv4D4PAZA
❗️Sömürü, şiddet, taciz, çürüme, skandallar... Ne iyileştirebiliriz ne de düzeltebiliriz.
✨Yeni bir dünya kurmaya #varmısın
⚪️ Kadın Dayanışma Komiteleri’ne katıl: https://t.co/lxv4D4PAZA
Peki kadınları eski eşlerinden kim koruyacak sayın Bakan @yilmaztunc? Siz ailenin korunması paylaşımı yaparken İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, eski eşi olan hakim Aslı Kahraman’ı silahla vurdu, var mı bir koruma öneriniz? #suçlusunuz
Sence bu yıl kaç kadın yalnız olduğunu düşünerek bu çemberin içinde dönüp durdu?
Yalnız olduğumuzu düşünmemiz kimlerin işine yarıyor dersin? Fark et biz milyonlarız!
✨2026’da kır çemberi, yalnız olma: https://t.co/lxv4D4PAZA
#kırçemberi#yalnızolma
Rezilsiniz!
Düzenin dikiş tutmadığı, her yerinden patlayıp irin aktığı bugünler en çok biz kadınları boğuyor.
Taraftarlık kisvesi altında binlerce erkeğin bir arada Leyla Zana’ya küfürler savururken bundan değil bir gram utanmak, gurur duyduklarına şahit olduk. Daha önce nasıl doğuracağımızı ellerine tutuşturulan pankartla belirlemeye kalkanlar bu sefer de ağız dolusu küfürleriyle stadlardaydı.
Geçtiğimiz hafta sonu bu rezilliklerin karşısına karanlığa karşı smaçla dikilen biz kadınlar bir kez daha ilan ediyoruz: Rezillikten böbürlenen zihinleri yaratan bu ahlaksız düzene son vereceğiz. Stadları gerçek sporla, gerçek taraftarlıkla dolduracağız!