Arabalarla ilişkimde biraz sıkıntı var sanırım;
- İlk arabamla seyir halinde önüme devrilen patosa çarptım.
- 2.arabam Şubat depreminde çocuklarla birlikte arabadayken devrilen binanın altında kaldı.
- 3. araba ise 1-2 saat önce yine çocuklarlayken seyir halinde alev aldı.
Bir misafirliğe gittim,ucuz tursil kokan bir havlu ve çarşafla verdiler. Adımı bile unuttum,Şehitkamil devlet hastanesinde sarı seron veriyorlar şimdi. Teşekkürler Melih Cevdet. Başka dünyalar da var.
Paraguay teknik direktörü Gustavo Alfaro: "Ben taşrada büyümüş bir adamım. Bizim oralarda fırtına yaklaştığında, neresi olursa olsun hemen sığınacak bir yer bulmak zorundaydınız. Çünkü şehirlerdeki gibi her yerde paratonerler yoktur. Sahada sığınacak bir yer bulmanız gerekir, hem de bir ağacın altına değil; çünkü yıldırım ağaca da düşebilir. Fransa tam anlamıyla bir fırtına. O fırtınada, her an her yerden çakabilecek o yıldırımlar doğrudan kalenizin merkezine yönelir. Yani üzerinize bir fırtınanın geldiğini bilirsiniz. İşte bizim görevimiz, o yıldırımlardan ne şekilde kaçınacağımızı ve korunacağımızı bulmaktır. Yarın karşı karşıya kalacağımız maçı bu şekilde gözünüzde canlandırabilirsiniz."
@abumezalim Ez ne şaşbim nivîskarekî hemwelatîyê te digo; xwedê şeş rojan da dinya afirandîye u rojek navber daye karê xwe. Piştê westana xwe roja heftan dest bi karê kul û qehrê Kurdan kirî ye. Ji wî roje wir de sekan neda ye karê xwe. Ma çima wê rûyê me bikene ezbenî? :))
@abumezalim Lê Amedê cafeyek bi navê Donkîşot hebû. Carekê min jî xwedîyê wî pirsî gelo çima Donkîşot? Dora xwe mêzand,fikirî û bersîva xwe da; Kurd jî Donkîşot ma! :))