@kanko_muhip “Prof.Dr” bu ünvanı akademik olarak bir hekim olarak hakettiğinden eminim. Fakat kötü bir siyasetçi olduğun profil resminle kuşku bırakmayacak şekilde,
Kötü, vefasız bir insan olduğunuda Kılıçdaroğlu’na aldığın tavırla kanıtladın
"Garip Dede'de dün, gülümüzü kopardılar"
"Yıllarca dedik ki devletin Alevisi olmayacağız, onlar da gitti belediyenin Alevisi oldu.."
"Biz, Alevi hareketini bunlara meze ettirmeyeceğiz.."
"Çıkıp da arkasında provokatörlerini getirip kimse kizim dergâhımızda kendi çıkarı için, siyasi menfaati ve geleceği için bir başkasını linç edemez. Bizde linç kültürü yoktur. Akıllı olacaklar haddini bilecekler, buralara gelirken desturla gelecekler.. Özü budur canlar, eyvallah.."
Ufuk Emre Bektaş
Bahçelievler Cemevi Başkanı
Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Sekreteri
@herkesicinCHP@kilicdarogluk@ufukemrebektas
2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’nu destekler gibi yapıp
Zoom toplantılarını hız kesmeden sürdüren İmamoğlu ve avanesi
@kilicdarogluk@imamoglu_int@barisyarkadas
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
Kişilere körü körüne bağlılıktan da, kişileri şeytanlaştıran linç kültüründen de arınıyor.
Bir partiyi büyüten, liderlere tapmak değil; ilkelere, sosyal demokrasiye sahip çıkmaktır
#CHPArınıyor
CHP’de yaşananlar bir kriz değil, bir arınma süreci.
Yıllarca hataların üzerini örtenler, eleştiriyi ihanet sayanlar, başarısızlığı başarı diye pazarlayanlar şimdi rahatsız.
Çünkü gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi.#CHPArınıyor
Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır.
Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz.
Cumhuriyet Halk Partisi, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti’nin bağımsızlık iradesidir.
Türkiye’nin köklü devlet geleneğini ve dış politika hafızasını yok sayıp ülkeyi bölgesel krizlerin mezesi hâline getirenlerin, bu millete ödetecek bir tek kuruşluk faturası kalmamıştır.
Biz, bu ülkenin tek bir neferinin burnu kanamasın, Türkiye’nin itibarı yere düşmesin diye “Önce Türkiye” diyen millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz.
Bizi suni gündemlerle, salon siyasetiyle tartmaya kalkanlar, önce kendi sırtlarındaki tarihsel veballerin hesabını vermelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, bu devletin kurucu iradesidir.
Bizim Orta Doğu’dan Kafkaslar’a, Asya’dan Avrupa’ya ve Altaylar’dan Tuna’ya uzanan sözümüz; başkalarının icazetiyle değil, bu milletin kendi öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gönül bağımız olan hiçbir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti’ni sıkıştırmaya gücünüz yetmez.
O enkazı kaldıracak, devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden getireceğiz!
Bu kadar hayati bir konuda alternatif dahi üretemeyen, bir siyasi irade ortaya koyamayan, örgütlenemeyen; hepsini geçtim, itiraz etme cesareti bile gösteremeyen bir kişinin ne parti yönetmeye ne de ülke yönetmeye talip olması inandırıcıdır.
Bugün dönüp “doğru adayı belirleyemedik” demek kolaydır. Asıl mesele, o gün doğru olduğuna inandığınız şeyi savunabilecek cesareti gösterebilmiş olmaktır.
@eczozgurozel
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına neden itiraz etmedikleri sorusuna:
"Sistem öyle bir yere geliyor ki partinin genel başkanı aday olmak istediğinde, birisi çıkıp 'Ben buna isyan ediyorum' dese ve seçim kaybedilse bütün sorumluluk onun üstüne kalır.
Ben, Kemal Bey'in cumhurbaşkanı seçilebilmesi için belki Kemal Bey'den daha çok çalışmışımdır. Ama seçimin ardından öz eleştiriye ihtiyaç vardı.
Doğru adayı belirleyemedik, doğru stratejiyi yürütemedik ve seçimi kaybettik.
O seçimde çelme çakan değil, her şeye rağmen mücadele eden taraftaydık."
Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüştüğüm özelinde ortaya atılan iddia, ahlaksızca ileri sürülen bir iftira kapsamında kalmaktadır!
Hiç bir zaman Akın Gürlek ile tanışmadım, bir araya gelmedim, kendisi ile hiç bir iletişimim olmadı!
Hodri meydan diyorum!
İddianızı ispatlayın, derhal gereğini yapayım!
Aksi halde müfteri konumunda olacaksınız!
Yalan ve iftira kişiliğin bir parçası olmamalı….
📌Cumhuriyet Halk Partisi’nde uzun zaman sonra ilk defa;
👉İran-Amerika savaşı üzerinden uluslararası durum,
👉Beşli çeteler ve faiz lobileri üzerinden bankaların borç batağına sürüklenen milyonlar,
👉 Uyuşturucu baronları ve mafyalar,
👉Kürt Sorunu’nun meclis çatısı altında demokratik çözümü konuşuldu.
📌Ayrıca;
👉Erdoğan’ın mecliste ayakta karşılanmasının dayatılması,
👉Normalleşme ve arka kapı diplomasisi adı altında sarayla müzakere,
👉CHP Genel Merkezi’ne Cumhurbaşkanlığı forsu çekilmesi,
👉 Ahlaki üstünlüğü kaybettiren gelişmeler ve para alışverişleri mahkum edildi.
Türkiye’de ilk defa bir siyasi partinin genel başkanı pavyonlarda verilen rüşvetlerle, kamu kaynakları kullanılarak iş vaatleri ile değişti
@eczozgurozel@kilicdarogluk
özgür özel'den kılıçdaroğlu'na:
"türkiye'de ilk kez bir siyasi partinin genel başkanı ikili yarışla değişti. bendeki madalya ne kadar büyükse, o seçimde genel başkanlık görevini bırakan da o görevi bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olacaktı"
@etkilihaberyeni İngiltere Kralı, rahmetli başkan Kennedy, taçsız kral Pele, Beckenbauer, kaleci Mayer, Nadia Comăneci... ve biricik Fenerbahçeli Cemil!