Meclis'e getirilecek yeni kanun teklifine göre:
— 2015'ten sonra doğanlara sigara tamamen yasaklanacak.
— Sigara paketleri yeniden düzenlenecek.
— Slim sigaralar ortadan kalkacak.
♊ İKİZLER VE YÜKSELEN İKİZLER
2026’DA BAŞINA GELENLERİN SEBEBİ ŞİMDİ BELLİ OLUYOR
İkizler sen 2026’ya aslında çok başka bir niyetle girdin. Ocakta kafanda bir şeyi değiştirmek vardı. Bu iş olabilir. Yaşadığın yer olabilir. Bir ilişki olabilir. Para kazanma şeklin olabilir. Hatta bazı İkizler ocakta kendi kendine bu sene böyle yaşamayacağım diye çok net bir cümle kurdu. Ama daha sen harekete geçemeden Şubat ayında bir şey seni eski düzene geri çekti. Birinin problemi çıktı. Para gitti. Plan ertelendi. Bir insan yeniden ortaya çıktı. Ya da sen bir karar aldın ama şartlar izin vermedi. Şubat’ın özellikle ikinci yarısında bir gece “Ben niye hep tam başlayacakken başka bir şey çıkıyor” diye düşündüysen canım işte burayı unutma. Çünkü 2026’nın sonunda dönüp baktığında aslında o gecikmenin seni yanlış bir seçimden koruduğunu anlayacaksın. Mart ayında ise insanlarla ilgili çok enteresan bir kırılma yaşadın. Bir arkadaşınla eskisi gibi olmadığını fark etmiş olabilirsin. Birinin seni gerçekten merak etmediğini görmüş olabilirsin. Çok konuştuğun biri birden uzaklaşmış olabilir. Ya da tam tersi yıllardır hayatında olan bir insana karşı içinde hiçbir şey kalmadığını fark etmiş olabilirsin. Mart’ın son haftasında özellikle bir mesajın gelmemesi. Verilen sözün tutulmaması. Bir buluşmanın iptal olması ya da senden saklanan küçücük bir şeyin ortaya çıkması sende tahmin edilenden daha büyük bir soğuma yarattı. Sen o gün tepki vermedin belki. Ama o kişiyi kafanda başka yere koydun. İsminin içinde S. A. M. E ya da K harfi varsa burası daha da dikkat çekiyor. Sonra Nisan geldi ve sende para düşüncesi büyüdü. Daha fazla kazanmak. Yeni bir şey yapmak. Ek gelir bulmak. İş değiştirmek. Kendi işini büyütmek ya da bir borcu kapatmak gibi. Nisan’da önüne gelen bir fikir vardı ama ya sen önemsemedin ya zamanı değil dedin ya da çevrenden biri seni vazgeçirdi. Canım o fikir tamamen ölmedi. Ağustos sonu ile Ekim ortası arasında aynı konu başka bir kapıdan tekrar gelecek. Hatta ilk seferde konuştuğun kişi olmayabilir. Başka biri aynı şeyi söyleyecek ve sen “Bunu bana aylardır söylüyorlar” diyeceksin. İşte ikinci kez duyduğun şeyi bu sefer ciddiye al. Mayıs ayında ise aşk tarafında garip bir şey oldu. Hayatında biri varsa onunla ilgili bir gerçeği daha net gördün. Yoksa geçmişten biri gereksiz yere aklına düştü. Bazı İkizler Mayıs’ta eski sevgilisini rüyasında gördü. Bazıları sosyal medyadan baktı. Bazıları da hiç beklemediği bir kişiden haber aldı. Ama Mayıs’ın asıl meselesi geri dönüş değildi. Sen ilk kez o insanla yeniden birlikte olmayı değil onun neden seni o şekilde bıraktığını merak ettin. Yani özlem yerini sorgulamaya bıraktı. Bu çok önemli. Çünkü Ağustos’un 18’inden sonra o hikâyeyle ilgili eksik bir bilgi geliyor. Birinden duyabilirsin. Kendisi söyleyebilir. Bir paylaşım görebilirsin. Ya da zamanında anlamadığın bir olayın sebebini bir anda çözebilirsin. Burada R. T. N. C ya da Y harfi çıkıyor. Ve öğrendiğin şey seni geri döndürmekten çok “Demek mesele buymuş” dedirtecek. Haziran ayında senin için çok başka bir enerji başladı. İnsanlardan biraz uzaklaşmak istedin. Telefon konuşmaları bile yorucu gelmiş olabilir. Bazı günler herkese cevap verip bazı günler kimseyle konuşmak istemedin. Çünkü aslında zihnin yeni bir döneme hazırlanıyordu. Haziran’da yarım bıraktığın bir evrak. Başvuru. Eğitim. Görüşme. Yol planı ya da işle ilgili araştırma varsa bunu sakın unutma. Eylül ayında yeniden açılabilir. Özellikle ayın 6’sı ile 17’si arasında “Ben bunu zaten düşünmüştüm” diyeceğin bir fırsat var. Temmuz ise senin eleme ayındı. Burada çok netim. Temmuz’da bir kişiye karşı tahammülün bitti. Bu illa sevgili değil. İş arkadaşı olabilir. Aileden biri olabilir. Sürekli seni arayıp kendi derdini anlatan biri olabilir. Sen yıllardır aynı şeyi yapmasına ses çıkarmadın ama Temmuz’da yaptığı küçücük bir şey bütün eski olayları hatırlattı. Dışarıdan küçük görünüyordu. Senin için son damlaydı.
♊ İKİZLER VE YÜKSELEN İKİZLER ✉️
Bu mektup sana hiçbir zaman gönderilmedi. Çünkü yazıldığı gün bunu okuyacak kişi bugünkü sen değildi. O zamanlar bazı cümleleri yanlış anlayacaktın, bazı gerçeklere hazır olmayacaktın. Şimdi ise zamanı geldi. Bu yüzden ilk cümleyi dikkatlice oku. Hayatında hiçbir zaman yanlış insanlar olmadı, sadece zamanı dolmuş insanlar oldu. Sen bunu uzun süre ayırt edemedin. Giden herkesi kayıp sandın, biten her ilişkiyi başarısızlık sandın, yarım kalan her hayali kendine yükledin. Oysa bugün geriye dönüp baktığında fark edeceksin ki senden uzaklaşan insanların büyük kısmı seni eksilttiği için değil, seni bir sonraki hâline hazırladığı için hayatına girmişti. Senin ruhun sürekli değişmek için yaratılmış. Aynı düşüncede, aynı çevrede, aynı duyguda yıllarca kalan biri hiçbir zaman olamadın. İnsanlar bunu kararsızlık diye yorumladı. Gerçekte ise sen büyüdükçe eski kabuklarına sığamıyordun.Sana çocukluğundan bir şey anlatmak istiyorum. Belki kimse fark etmedi ama sen çok küçük yaşlardan itibaren bulunduğun ortamın enerjisini üzerine çeken bir çocuktun. Evde biri mutsuz olduğunda sen de sebepsiz yere içine kapanıyordun. Bir öğretmenin yüzü asıksa bütün günün değişebiliyordu. Arkadaşların arasında biri dışlandığında en çok sen rahatsız oluyordun. Çünkü sen insanların söylediklerinden çok, söyleyemediklerini duyan bir ruhla geldin. Bu yüzden yıllar boyunca kalabalıkların içinde bile yorulduğun zamanlar oldu. Herkes eğlenirken sen insanların gözlerinin içini okuyordun. Herkes konuşurken sen sessizlikleri dinliyordun. Belki de bu yüzden birçok kişi seni gerçekten tanıyamadı. Çünkü sen anlattığın kişi değil, hissettiğin kişiydin.2014 ile 2016 arasında yaşanan bir olay seni düşündüğünden daha fazla değiştirdi. O dönem bir dostluk, bir ilişki, bir eğitim ya da aile içinde yaşanan bir konu sana ilk kez şu soruyu sordurdu: “Ben gerçekten olduğum kişi olarak mı seviliyorum, yoksa insanların benden görmek istediği kişi olarak mı?” Bu soru uzun süre peşini bırakmadı. Sonra 2018 ile 2020 arasında hayatına giren bir insan ya da önemli bir fırsat sana yeniden güvenmeyi öğretecek sandın. Fakat o süreç tamamlanmadan bitti. O gün çok üzüldün. Bugün ise anlıyorsun ki bazı hikâyeler devam etmek için değil, seni uyandırmak için yazılıyor.Bu mektupta senin hakkında dikkatimi çeken en önemli şeylerden biri şu. Sen hiçbir zaman tek bir hayat yaşamıyorsun. Aynı anda zihninde birkaç gelecek kuruyorsun. Bir karar vermeden önce on farklı ihtimali düşünüyorsun. Bir konuşma bittikten sonra saatlerce “Şunu deseydim ne olurdu?” diye aklından geçiriyorsun. İnsanlar seni kararsız sanıyor ama aslında sen olasılıklarla yaşıyorsun. İşte seni en çok yoran şey de bu. Çünkü herkes tek yolu görürken sen bütün yolları aynı anda görüyorsun.
Şunu da bilmeni isterim… Hayatında seni en çok yaralayan insanlar kötü insanlar değildi. Seni yarım bırakan insanlardı. Net konuşmayanlar, sürekli belirsizlik yaratanlar, seni merakta bekletenler… Çünkü senin zihnin cevap bulamadığı her soruyu tekrar tekrar düşünmeye başlıyor. İşte bu yüzden kapanmayan hikâyeler seni diğer insanlardan daha fazla yoruyor. Ama bu döngü artık değişiyor. Çünkü son iki yılda fark etmeden çok önemli bir şey öğrendin. Her sorunun cevabı olmak zorunda değil. Her insanın neden gittiğini bilmek zorunda değilsin. Bazı kapılar açıklama yapılmadan da kapanabilir.İş hayatınla ilgili satırlarda güçlü bir değişim enerjisi var. Özellikle 2027’nin ilk aylarından başlayarak 2029’a kadar iletişim, eğitim, dijital platformlar, yazmak, konuşmak, yabancı bağlantılar ya da ticaretle ilgili alanlarda önemli fırsatlar dikkat çekiyor. Uzun süredir aklında olan ama sürekli ertelediğin bir fikir yeniden önüne gelebilir. Bu kez fark şu olacak; eskisi gibi korkmayacaksın. Çünkü artık başarısız olmaktan çok, denememiş olmaktan korkuyorsun. Maddi anlamda da beklenmedik bir rahatlama görünüyor. Küçük başlayan bir gelir alanı zamanla ana kazancına dönüşebilir.
Bir Beşiktaşlı, Misak-ı Milli sınırları içerisinde herhangi bir şeye malum camiaya duyduğu nefretten daha fazla nefret duyuyorsa henüz kıvama gelmemiş demektir.
Ötenazinin de bir hak olarak tanınması gerekir. Malum sebeplerden sadece ıslak imza değil gerekiyorsa istediğini belirten video kaydıyla beraber kanıtlanmalı ve gerçekleşmesi. Bu hastaların yoğun bakım seviyesine gelmesine de gerek yok. Sağlıklıya 3ay süre verilir hastaya 1-2gün
Bugün evde ölmek istediğini söyleyen terminal dönem kanser hastasının isteğini hipotansif olduğu için yerine getiremedik. Hasta yakınları da bir yoğun bakım hekimi olarak ben de üzüldük. Yoğun bakım ve acil servisler bu tür yaşamın sonuna gelmiş hastalarla dolu. Onurlu yaşam kadar onurlu ölmek de her insanın en temel hakkı olmalı. Bunun için yaşam sonu kararları ile ilgili doktoru medikolegal sıkıntılarla yüzyüze getirmeyecek yasaların çıkması gerekiyor. Devletin bu tür hastaların ölüm öncesi konforunu en üst düzeyde tutacak şekilde palyatif bakımını gerek evde gerekse de palyatif merkezlerde sağlaması gerekiyor. Bu tür hastaları gereksiz tetkik ve tedavilerden uzak tutmak herkesin faydasına!!!Yoğun bakım kaynakları yoğun bakımdan fayda görecek hastalar için harcanmalı.