BEŞİKTAŞ TARAFTARINA ÇAĞRIMIZDIR!
2 Kasım Pazar günü yapılacak kongreye tüm kongre üyelerinin katılım sağlaması, Beşiktaş’ımızın yarınları açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Kongre gününün her zaman olduğu gibi yine bir derbi gününe denk getirilmesi ve sonrasında, her seferinde olduğu gibi, yangından mal kaçırırcasına oylama yapılması; Beşiktaş taraftarını sürekli olarak farklı düşüncelere itmektedir.
Pazar günü gerçekleştirilecek ibra oylamaları, Beşiktaş’ımızın kaderini şekillendirecektir. Bugün artık “bakarız, geliriz” günü değil; bugün “gelip sözümüzü söyleme” günüdür. Kim ne derse desin, Beşiktaş taraftarı bu kulübün gerçek sahibidir. Ve gerçek sahip, kulübünün kaderine sessiz kalmaz!
İLKEMİZ BEŞİKTAŞ JK,
İLKEDEN TAVİZ İNTİHAR DEMEKTİR!
MALATYA’YA TOFAŞ, FETO’YA SAKSO, YASA DIŞI BAHİS SİTESİNE KUCAK DANSI.. İŞTE C*MBOM İŞTE…
Kirli mazisini teşvik primleri ve şikelerle, himmet dualarıyla, kaçak kestaneleriyle, hakem ittirmeleriyle dolduran malum camia, yasa dışı bahis çetelerinin aparatı olan hakemlerle yatıp kalkmaktan da utanmamış; bir de bu sitelerin patronlarına oyuncularının maaşını ödetmiştir.
Son günlerde ülke futboluna damga vuran yasa dışı bahis olayları üzerine “son 5 yılın araştırılacağı” haberleri servis edildiğinde, malum camianın gönülsüz cinsel münasebet artıkları tarafından ANLI ŞANLI BEŞİKTAŞIMIZIN alın teriyle kazanmış olduğu 2020–2021 şampiyonluğu hedef alınmıştır.
Buradan gönülsüz yapılmış cinsel münasebetin zekâsız artıklarına sesleniyoruz:
2020/2021 sezonu Beşiktaş’ımız; hakemleri, medyayı, yayıncı kuruluşu, federasyonu ve Beşiktaş ile maç oynayacakları hafta “Beşiktaş’ı yeneceğiz” açıklamaları yapan Anadolu takımlarını, sarı kardeşleri üst üste koyup inleterek şampiyon olmuştur! Meşhur Hatay maçı öncesi, Hatayspor daha kendi maçını oynamadan; Hatayspor’un hocası “Beşiktaş maçını kazanmak için oynayacağız” açıklaması yapmıştır. Hatay maçının oynandığı gün; şampiyonluk hedefiyle alakasının olmadığı, maçın sonunda ise sosyal medya ve spor kamuoyunda “şike veya teşvik değil, Beşiktaş’ın baskın oyunu ve şampiyonluğu” görüşü baskın kılınmıştır. Bu şampiyonluk anamızın ak sütü gibi helaldir. Buradan bir şike veya teşvik hikâyesi çıkarmak ancak ve ancak sizin gibi gönülsüz cinsel münasebet artıklarının hayal fantezisidir. Bu şampiyonluktan g*tü yanan tüm eşşekler, 20/21 sezonu sonunda hocalarının yaptıkları gibi buz kovasına oturmalıdır. O sezon şampiyonlukla alakanız bile yokken; Konya–Kayseri–Antalya maçlarında bahis çetesine mensup hakemler tarafından nasıl yarışa sokulduğunuzu tarih yazmıştır! Türlü oyunlarınıza rağmen kazanacağınızı sandınız ama Beşiktaş JK “Mayıslar Bizimdir” sloganınıza bir travma ekledi. Bu travmayı hiçbir zaman unutmayın! Bu travma, 92/93 sezonunun HAKLI VE TERTEMİZ İNTİKAMIDIR! SİZE VE AĞABABALARINIZA ASIL KOYAN DA BUDUR!
TERÖRİST GÜLEN’İN KUDUZ KÖPEKLERİ, “SON 5 YIL ARAŞTIRILSIN” DENİLDİĞİNDE KONUYU TERTEMİZ BEŞİKTAŞ ŞAMPİYONLUĞUNA GETİRMEKTEDİR! BUNUN SEBEBİ DE KENDİ PİSLİKLERİNİN ÜSTÜNÜ ÖRTÜP HEDEF ŞAŞIRTMAKTIR. SON 5 DEĞİL, 25 SENE ARAŞTIRILSIN! KİMİN NE PİSLİĞİ VARSA ORTAYA ÇIKSIN!
HODRİ MEYDAN: İŞTE C*İMBOM BOM, KAÇA KAÇA YIRTILDI GÖTÜNDEKİ DON!
AÇIKLAMAMIZDIR
Yıllardır seçimlere hazırlanan Başkan Serdal Adalı ve yönetim kurulu, kongre tarafından seçildikten sonra verdikleri vaatleri ne yazık ki yerine getirememiştir. “Dikilitaşa onay çıkmazsa yıldız transferi unutun!” diyerek Beşiktaş taraftarına aba altından sopa gösterenlerin sözde mega projesi tutmamıştır. Bugün sahada ne yıldız oyuncu vardır ne de Beşiktaşa yakışır bir oyun…
Beşiktaşın değerli arazilerini düzen sermayesine peşkeş çekmeye kalkarken, “daha iyi bir yol var” diyen sağduyulu Beşiktaşlıları birkaç kendini bilmez sosyal medya figürünün hedefi haline getirdiniz. Verilen sözler unutulmuş, “proje takımı olacağız”, “sistem kuracağız”, “şampiyonluğa oynayacak kadro kuracağız” vaatleri birer birer boşa çıkmıştır. Üstelik kendi çıkarlarını korumak adına karşınıza aldığınız taraftarların yediği 6222 cezalarına da sessiz kalmakla yetindiniz. TOKİ stadında yaşanan rezaletlere de sessiz kalmanız Beşiktaş camiasını bir kez daha yalnızlığa mahkum etmiştir.
Görünen köy kılavuz istemez; ya bu takımı derhal toparlayın ya da yönetim kurulunuzla birlikte istifa edin!
BEŞİKTAŞ HALKIN TAKIMIDIR. HİÇ KİMSE KENDİ MENFAATİNİ ŞANLI ARMANIN ÖNÜNE KOYAMAZ! AKSİ HALDE TARİH, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ BÜYÜK BEŞİKTAŞ TARAFTARININ HAKLI ÖFKESİNİ YAZACAKTIR!
#ForzaBeşiktaş #çArşı
BEŞİKTAŞ'IMIZIN 36. BAŞKANINA AÇIK MEKTUBUMUZDUR;
Geçen sene, “Beşiktaş’ın kaybedecek bir dakikası bile yok ve en önemli projemiz futbol takımı olacak” diyerek kulübümüzün şanlı başkanlık makamına aday olup seçildiniz. Bugünkü bilançoya bakınca, yıllarca yöneticilik yapan, üç kere aday olup kaybeden ve on yıldır başkanlık hayali kuran birine göre bu kadar hazırlıksız, iş bilmez ve başarısız olmanız sizi destekleyenler için hayal kırıklığı ve camiamız için büyük talihsizliktir!
Kampanyanızda, "Futbol takımını yeniden ayağa kaldırmaya geliyorum" diyerek camianın teveccühünü alıp, sonra ilk icraat olarak 180 derece strateji değiştirerek “Bundan sonra gelecek vadeden scouting transferleri yapacağız.” diyip, bir sürü acil kapatılması gereken defosu olan futbol takımımıza devre arası sadece iki tane ergen Güney Amerikalı oyuncuyu milyonlarca dolar karşılığında sıfır katkı sağlayarak ilk 6 ayı çöpe attınız. Bu akıllara durgunluk veren strateji değişiminiz neticesinde takımımız Türkiye Kupası’nda Göztepe’ye elenip, ligde Samsunspor’un arkasında kalıp dördüncü olup hiçbir hedefine ulaşamadı.
İkinci büyük seçim vaadiniz olan, kulübe yeni havaalanına yakın bir yerde değerli bir arsa üzerinde gayrimenkul projesi geliştirerek 200 milyon euroluk bir gelir yaratıp borçları kapatacağınızdı. Seçildikten sonra Amerika’da bulunan arsanın sahibi iş insanını ikna edemediğinizi söyleyerek bu projeyi gerçekleştiremeyeceğinizi açıkladınız. Onun yerine bu proje yerine yapacağınız sermaye artırımıyla Bankalar Konsorsiyumu anlaşmasından çıkacağınızı söylediniz; ancak hazırlıksız bu girişiminizle beklediğiniz tutarın ancak üçte birini toplayabildiniz.
Bu hezimetlerin üstüne, yeni mega projeniz olarak genel kurula, Dikilitaş’ta üzerinde spor alanlarımızın da bulunduğu taşınmazımızda Emlak Konut’a bir proje geliştirtmeyi; ortaya çıkacak projenin büyük kısmındaki gayrimenkulleri satarak kısa sürede bankalar konsorsiyumundan çıkmak için yetki aldınız. Kulübümüzün en değerli taşınmazlarından birini satmak yerine alternatif finansal projeler geliştirmeniz gerektiği görüşümüzü ifade ettiğimiz için o gün itibarıyla bizi de kendinize düşman bellediniz.
Yaz transfer sezonunda sağ bek için sırasıyla Osayi, Kyle Peters Walker ve Emerson ile anlaştığınızı söyleyip bir buçuk ay boyunca sağ bek transferi yapamadınız. İki senedir takımın en büyük ihtiyacı olduğu 7'den 70'e herkesçe bilinen, sizin de “en acil önceliğimiz” dediğiniz sol kanat transferini Avrupa’da iki turnuvada üst üste elenip ligde kötü başladıktan sonra ancak 12 Eylül’de, hâlâ soru işaretleri taşıyan ve katkı verememiş Jota Silva’yı getirerek gerçekleştirdiniz.
Önceki yönetimlerin finansal kararlarını yerden yere vurup eleştirerek seçilen bir başkan olarak, kulüp tarihinin bonservis rekorlarını kıran transfer sezonuyla hem eksikleri kapatamayarak hem de bütün kulvarlarda Ekim ayında havlu atarak tersten “tarih yazdınız.”
Bu beceriksiz ikinci transfer döneminizde, iki tane 23 yaş yabancı kontenjan hakkımız için her mevkide beşer tane adayınız olduğunu ama transferleri zamanında yetiştiremediğinizi alâlade bir durummuş gibi açıkladınız. Bu beceriksiz dönemi eleştirip, bir hoca değişikliği yapmadan esas sorunları çözmeye öncelik vermeniz gerektiğini söylediğimiz için önceden hedefe aldığınız yıllar sonra tribünlere dönen bizlere spor büro aracılığıyla operasyon çektirdiniz. Belki de başkanlık döneminizin tek başarılı ve gerçekleşen icraatı bu olabildi!
Hazırlıksızlığınız ve iş bilmezliğinizin bir diğer göstergesi olarak, hem yakın dönemin bir başka sabıkalı yönetimlerinden olan Ahmet Nur Çebi’nin yönetiminin eski kadrosuyla yola çıktınız. Döneminizde, sizden önceki ve “abim” dediğiniz başkan, camianın merakla beklediği açıklamaları yaparken kürsüde divan başkanının fiziksel saldırısına uğradı ve siz bu olayı ufak bir basın açıklamasıyla geçiştirdiniz. Tarafsız olmanız gereken divan seçimi öncesi adaylardan biriyle “Divan Lokali Projesi” için objektifler karşısına geçip poz verdiniz.
ZAHMET OLMAZSA!
Dün akşam oynanan maçta rakip takımın kuduz aşısı yapılmamış, milyon euroluk kepazesinin yaptıklarına; faul almak için kendini yerden yere atan futbolcu müsveddelerine kart çıkarmayan; ofsayt verdiği pozisyonda aslında ofsayt olmamasına rağmen hatalı karar veren; rakibin son adamı tarafından düşürülen futbolcumuz El Bilal’e faul çalmayıp, son adamı atamayan; Jurasek’e tekme atan, Emirhan’ın boğazını sıkan ancak “dokunulmazlığı aktif” olan milletvekilini (!) atamayan; aksine onu karttan korumak için araya giren yan hakeme ve Yasin Kol’u VAR’a çağırmayan VAR rezaletine;
Singo’nun hava topuna çıkarken kasti şekilde El Bilal’in beline attığı dizi, rakip takımın milyon euroluk kepazesinin Jurasek’e attığı tekmeyi ekranlara getirmeyen, El Bilal pozisyonuna ofsayt çizgisi çekemeyen yayıncı kuruluşa karşı ARTIK SES ÇIKARSANIZ, ZAHMET OLMAZSA!
@Besiktas
Maçın başından sonuna kadar dışarıda polis ablukasında bekleyen, yağmur yağdıktan sonra yine polis ablukasında bir otobüse sıkıştırılan; gittiği her deplasmanda rakip takım yönetimi ve polis tarafından sindirilmek istenen, eziyet edilen tribün emekçileri için ARTIK BİR HAREKET YAPSANIZ, ZAHMET OLMAZSA!
@Besavder
Bazı isimler hiçbir zaman silinmez, bazı dostluklar asla unutulmaz.
Beşiktaş’ımızın kocaelispor ile maçını hep birlikte omuz omuza izledik.
#TalhaEnesMuslu#CanYanık
Tribün emekçilerine yapılan operasyonların karşısındayız. Dostlarımızın ailelerine kadar uzanan 6222 cezaları artık sınırını aşmıştır. 8 aydır yurt dışında olan bir dostumuza bile “hakaret içeren tezahürat” suçlamasıyla 6222 sayılı insanlık dışı yasa tebliğ edilmiştir.
TÜM SPOR KAMUOYUNA VE TRİBÜN ALEMİNE DUYURUMUZDUR
Göztepe–Beşiktaş karşılaşması sonrası hayatını kaybeden Göztepe tribün emekçisi Emirhan Övüç’e Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Ayrıca yine aynı maç sonrası farklı bir olayda kendini korumak amacıyla karşılık veren tribünümüzden bir kardeşimiz de haksız yere gözaltına alınıp cezaevine gönderilmiştir. Bu vesileyle genç üniversiteli kardeşimizle birlikte Beşiktaş uğrunda cezalara bağlanan tüm dostlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Tribün emekçilerinin yeri toprağın altı ya da cezaevleri değil, özgür tribünlerdir!
2015 yılında GoodFellas olarak çıktığımız bu yolda kimsenin adamı olmadık. Hiçbir yönetimle masaya oturmadık. Ne bilet, ne kombine, ne de rant kavgasında yer almadık. Zaten bu sezona kadar A takım maçlarında yer almadığımız için herhangi bir bilet ya da kombine talebinde bulunmadık. Bu sezon başında da tüm dostlarımız parasını vererek kombinelerini temin etmişlerdir. Ancak A takım maçlarına organize bir şekilde geldiğimiz ilk sezonda bize operasyon yapılıyor; spor şube memurları evlerimize gidiyor, herhangi bir kanıt olmadan; sırf sosyal medya profilinde GoodFellas fotoğrafları ve paylaşımları var diye maç öncesi GoodFellas tişörtü giydi diye 100’e yakın arkadaşımıza keyfi şekilde 6222 sayılı insanlık dışı uygulama kağıdı zorla imzalatılıyor. Kağıdı imzalamayan arkadaşlarımızın yaşlı, hasta demeden anne ve babaları emniyete çağırılıyor. Hatta bir dostumuzun annesine 6222 cezası uygulanıyor. Şu an bir annemiz, spor şube memurlarının baskıcı ve tehditkar uygulamaları sebebiyle her maç imzaya gidiyor!
Bu sürecin yaşanmasının tek sebebi, Beşiktaş üzerinden herhangi bir menfaatimizin olmaması ve gelen yönetimlere itaat etmememizdir. İki haftadır süren ve ardı arkası kesilmeyen baskılar ile sindirme politikasından Beşiktaş JK yönetim kurulunun da haberi vardır. Ancak, daha önce kendilerini eleştirdiğimiz ve aklıselim Beşiktaşlıların desteğini aldığımız için bu süreci sadece ellerini ovuşturarak izlemekle yetinmişlerdir. Merak etmeyin, aklıselim Beşiktaşlıların desteğini almaya ve yapılan her yanlış işin karşısında durmaya devam edeceğiz! Baskılar ve kör karanlıklar, bizi doğruyu söylemekten alıkoyamaz!
VE İLAN EDİYORUZ!
Yurtiçindeki tüm tribün faaliyetlerimizi; spor şube baskıları, sindirme politikaları, orantısız polis şiddeti ve yönetim–Spor Şube Müdürlüğü işbirliği sebebiyle bir sonraki sürece kadar DURDURUYORUZ! Bundan sonra tribün faaliyetlerimize yalnızca yurt dışındaki maçlarda devam edeceğiz! Yurt dışında Beşiktaşımızın her maçında var olmaya ve birilerine RAHATSIZLIK vermeye devam edeceğiz! Biz psikopat değiliz, KARARLIYIZ!
SAHİCİ SARSINTILAR YALANCI DENGELERDEN İYİDİR; DOĞRULARIN DA GÖZLE GÖRÜLMEYEN ORDULARI VARDIR!
#GoodFellas
Tribündeki dostlarımıza yönelik baskıların ve uygulanan 6222 cezalarının karşısındayız! Dostlarımızın ve kardeşlerimizin ailelerine kadar uzanan bu cezaların savunulacak hiçbir yanı yoktur. Tribünlerin özgür olması gerekirken yapılan baskılara karşı, takım ayırt etmeksizin tüm tribün emekçilerinin birleşmesi zaruridir.
ÇARŞI, BASKILARA, SİNDİRME POLİTİKALARINA VE 6222’YE KARŞI!
DUYURUMUZDUR
Yaklaşık iki haftadır süren ve ardı arkası kesilmeyen Spor Şube operasyonları sonucunda yaklaşık 100 arkadaşımız, 6222 sayılı insanlık suçu niteliğindeki yasaya tabi tutularak branş ayırt etmeksizin tüm spor müsabakalarından men edilmiştir.
Bu haksız baskı ve sindirme politikası sebebiyle; bir dostumuz bile dışarıda kalıyorsa, biz de dışarıda onun yanında olacağız.
Süreçle ilgili detaylı açıklamayı en kısa sürede bildireceğiz.
#6222İnsanlıkSuçudur
BAŞIMIZ SAĞ OLSUN
Tribünümüzün değerli isimlerinden Tugi Yanık’ın kıymetli babası Can Yanık Ağabeyimizin vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Can Ağabeyimize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
AÇIKLAMAMIZDIR!
“Sistem kuracağız, sabır istiyoruz.” dediniz. Gerekli oyuncu transferlerini zamanında yapmadınız. Kaos ve algı aparatı olarak kullandığınız Fırat Günayer ve Sercan Dikme tayfasıyla birlikte sosyal medya trollerinizi Ole’nin üzerine salıp haftalarca altını oydunuz ve başarısızlığınızın faturasını Ole’ye kestiniz.
Şimdi Sergen Yalçın Hoca ile anlaştınız. GoodFellas olarak Sergen Hoca ile aramızda nasıl bir bağ olduğunu cümle alem biliyor. Ancak buradan yönetim kurulumuza sesleniyoruz:
Sergen Hocamıza 5 tane baba topçu almadığınız müddetçe, bundan sonraki faturaları kendinize kesersiniz! Avrupa’dan elendik; artık sadece haftada 1 maç oynayacağız. Yarışmacı ve mücadele eden bir takım görmek istiyoruz.
SERGEN YALÇIN İLE ŞAMPİYONLUĞA OYNAMAK İSTİYORUZ!
#TekHedefŞampiyonluk