Gurbette vefat eden babacığıma bayram ziyaretine geldim . Gurbette olupta memleketde büyükleri vefat edip cenazesine gidemeyen arkadaşlar aklıma geliyor hep babamı ziyaret ettiğimde. Bu yönü ile kendimi şanslı hissediyorum ama ağabey ve ablalarımızın acılarınada kalben müteessir oluyorum . Rabbim bütün geçmişlerimize rahmetiyle muamelede bulunsun. Mekanları cennet olsun
Bu vesile ile bayramınızı tebrik ederim .
Risale-i Nur içinde geçen hadislerin tamamının klasik hadis usulüne göre “sahih” olduğu söylenemez. Bazı rivayetler sahih, bazıları hasen, bazıları zayıf; az sayıda da hadis alimleri tarafından “mevzu” (uydurma) kabul edilen rivayetlere dayandırıldığı iddia edilen ifadeler vardır. Bu durum aslında sadece Risale-i Nur’a özgü değildir; klasik tefsir, tasavvuf ve vaaz literatüründe de görülür.
Bediüzzaman Said Nursî hadis kitabı yazmadığı için, eserlerinde kullandığı rivayetleri çoğu zaman “manevî hakikati destekleyen nakiller” şeklinde kullanır. Hadislerin isnad tahlilini detaylı yapma amacı taşımaz. Kendisi de bazı yerlerde rivayetlerin derecelerinin farklı olabileceğine işaret eder.
Hadis alimlerinin genel yaklaşımı şöyledir:
Akaid ve hüküm belirlemede zayıf/mevzu hadis kullanılmaz.
Fazilet, teşvik, ibret gibi alanlarda bazı alimler zayıf rivayet kullanımına daha müsamahalı yaklaşmıştır.
Mevzu (uydurma) hadis konusunda ise alimlerin çoğu çok daha serttir ve kullanılmaması gerektiğini söyler.
Risale-i Nur üzerine çalışan bazı araştırmacılar, külliyatta geçen rivayetleri tek tek incelemişlerdir. Sonuç genelde şu olur:
Büyük kısmının hadis kaynaklarında aslı vardır.
Bir kısmı zayıf rivayetlerdir.
Bazı sözler ise “hadis diye meşhur olmuş hikmetli sözler” olabilir.
Çok az kısmı için “mevzu olabilir” değerlendirmesi yapılmıştır.
Örneğin ahirzaman, deccal, süfyan gibi konulardaki bazı rivayetlerin senedleri hadis alimleri arasında tartışmalıdır. Buna rağmen İslam tarihinde pek çok alim bu rivayetleri eserlerinde aktarmıştır.
Burada önemli olan nokta şu:
Bir eserde zayıf veya problemli rivayet bulunması, o eserin tamamını değersiz yapmaz; ama hadis açısından her rivayetin ayrı değerlendirilmesi gerekir. Nitekim klasik eserlerde de bu yöntem uygulanır. Örneğin İhyâü Ulûmi’d-Dîn için de hadis tahkikleri yapılmış, içindeki bazı rivayetler zayıf bulunmuştur; fakat eser İslam düşünce tarihinde yine çok etkili olmuştur.
📌Risale-i Nur Külliyatı'nda yer alan hadislerin sadece %36'sı sahih. %2'si Hasen.
📌Geriye kalanlar ya uydurma ya zayıf ya da meçhul
Kaynak: Said-i Nursi’nin Risaleleri’nde Geçen Hadislerin Tahrici ve Değerlendirmesi - Muhammet Ali Can, N. Erbakan Ü. Yüksek Lisans Tezi 2014
Today marks the 111th anniversary of the Armenian Genocide. As we honor the 1.5 million Armenians murdered by the Ottoman Empire across modern-day Turkey, Syria, and Armenia, we must refuse to let history repeat itself.
In 2020, the military forces of Azerbaijan and Turkey attacked the Armenian population in Nagorno-Karabakh. In 2023, Azerbaijan expelled over 100,000 Armenians from Nagorno-Karabakh, continuing the genocidal campaign that had begun over 100 years prior.
On this day of remembrance, we reaffirm the right of the Armenian people — and all people — to freedom, safety, and self-determination.
Arap milliyetçiliği kör yapmış bu adamı … başka bir şey değil … Allah islamı temsili Araplardan alıp Türklere vermiş işte .. tarih bunun en açık delili .. ezikliklerini böyle saçma sapan kahve dedikodusuna harcıyorlar . Gidip sorsan bir Buhara’ya , semerkanda, hivaya, Türkistan a gidip inceleme yapmış mı mübarek ? Bütün islam medeniyetinin kalbi olmuş bir dönem oralar . Hocaların hocaları yetişmiş .. Fasa fiso . Ezher kredisini yitiriyordu … böyleler yüzünden iyice kepaze olurlar …
Bir psikolog gözüyle Felak Suresi, insanın iç ve dış tehditlere karşı geliştirdiği ruhsal savunma mekanizmalarını anlatan son derece derin bir metin olarak yorumlanabilir. Bu yaklaşımda sureyi, insan psikolojisinin korku, kaygı ve güven ihtiyacı üzerinden okuyabiliriz:
⸻
🧠 1. “De ki: Sabahın Rabbine sığınırım”
Bu ifade, psikolojik aç��dan kontrol edilemeyen durumlar karşısında güvenli bir dayanak arayışıdır.
İnsan zihni belirsizlikten hoşlanmaz. Karanlık (gece) bilinmezliği temsil ederken, “felak” yani sabahın doğuşu:
Umut
Yeniden başlangıç
Aydınlanma
anlamına gelir.
👉 Bir terapist bunu şöyle yorumlayabilir:
Kişi, kaygı ve stres anlarında zihinsel olarak “güvenli bir liman” oluşturmalıdır. İnanç burada güçlü bir psikolojik regülasyon aracı olur.
⸻
🌑 2. “Yarattığı şeylerin şerrinden”
Bu ayet, insanın hayatında karşılaşabileceği genel tehditlere karşı farkındalığını temsil eder.
Psikolojik karşılığı:
Travmalar
Beklenmeyen olaylar
Kontrol dışı stres faktörleri
👉 Bu, “her şey kontrolümde değil” gerçeğini kabul etmektir.
Modern psikolojide bu, kabul (acceptance) ve gerçekçilik olarak bilinir.
⸻
🌙 3. “Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden”
Gece, psikolojide sıklıkla:
Kaygı artışı
Yalnızlık hissi
Negatif düşüncelerin yoğunlaşması
ile ilişkilidir.
👉 Bu ayet, özellikle anksiyete (kaygı bozuklukları) yaşayan bireyler için çok anlamlıdır.
Bir psikolog şöyle derdi:
Zihnin en çok korku ürettiği zamanlar, dış uyaranların azaldığı ve iç sesin güçlendiği anlardır.
⸻
🪢 4. “Düğümlere üfleyenlerin şerrinden”
Bu ifade mecazi olarak:
Manipülasyon
Psikolojik baskı
İnsanlar arası gizli zarar verme davranışları
şeklinde yorumlanabilir.
👉 Modern karşılığı:
Gaslighting
Dedikodu
Sosyal toksisite
Bir psikolog için bu ayet, insanın başkalarının zihinsel etkilerine karşı korunma ihtiyacını anlatır.
⸻
💚 5. “Haset edenin hasedinden”
Haset, psikolojide çok güçlü ve yıkıcı bir duygudur.
Etkileri:
Sosyal kıyaslama
Özgüven düşüşü
İlişki problemleri
👉 Bu ayet hem dışarıdan gelen hasedi hem de kişinin kendi içindeki kıskançlık duygusunu yönetmesi gerektiğini hatırlatır.
⸻
🧩 Genel Psikolojik Yorum
Felak Suresi, bir psikolog için adeta bir “ruhsal koruma protokolü” gibidir:
Farkındalık: Tehlikelerin varlığını kabul et
Kabul: Her şeyi kontrol edemezsin
Sığınma: Güvenli bir referans noktası oluştur (inanç, değerler, anlam)
Korunma: Sosyal ve zihinsel zararlara karşı sınır koy
Duygu yönetimi: Haset, korku ve kaygıyı tanı ve yönet
⸻
🧘♂️ Sonuç (Psikolojik Bakış)
Bu sure, insanın:
Korkularıyla yüzleşmesini
Kontrol edemediği şeyleri kabullenmesini
İçsel bir güven alanı oluşturmasını
öğreten kısa ama çok güçlü bir metindir.
Bir psikolog şöyle özetlerdi:
👉 “Felak Suresi, insan zihninin karanlık taraflarına karşı geliştirilmiş manevi bir bilişsel terapi gibidir.”
1. Felak Sûresi'ni her zaman (ama özellikle de sıkıntılı durumlarda) okumamızın pek çok hikmetinden birine temas edeceğim.
Felak sûresinin ilk âyetinde geçen bir kelimenin anlamı bu hikmeti ele veriyor. +++
Battal gazinin türbesi de böyle . Bazı anlayışlar büyük insanlara hürmeten kabirlerini uzun yapıyorlar . Tartışılır bir konu ama insanların hissiyatları, gelenekleri… ne yapacaksın . Allah rahmet eylesin . Kuran’da bir surede ismi var . Allah katında çok önemli birisi olduğu muhakkak
Hadisçe sabittir ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Lihye-i Saadetinden düşen saçların taneleri mahduttur (sınırlı). Otuz kırk tane veya elli altmış tane gibi az bir miktarda iken, binler yerde Lihye-i Saadetin saçları bulunması, beni bir zaman çok düşündürdü. O vakit hatırıma gelmiş ki, Lihye-i Saadet, yalnız Lihye-i Şerifin saçlarından ibaret değil.
Belki re’s-i mübarekinin (Peygamberimizin mübarek başı) tıraş oldukça hiçbir şeyini kaybetmeyen Sahabeler, o nurlu ve mübarek ve daimî yaşayacak saçları muhafaza etmişler. Onlar, binlerdir; şimdiki mevcuda müsâvi (eşit) gelebilirler.
Yine o vakit hatırıma geldi ki: Acaba her camide bulunan, sened-i sahih (mübarek baş) ile bu saç Hazret-i Risaletin (Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) saçı olduğu sabit midir ki, ona karşı ziyaret makbul olabilsin?
Birden hatıra geldi ki, o saçların ziyareti vesiledir. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma karşı salâvat getirmeye sebep ve bir hürmet ve muhabbete medardır (sebeptir).
Vesilelik ciheti o şeyin zâtına bakmaz, vesilelik cihetine bakar. Onun için, eğer bir saç hakikî olarak Lihye-i Saadetten olmazsa, madem zâhir hale göre öyle telâkki edilmiş ve o vesilelik vazifesini yapıyor ve hürmete ve teveccühe ve salâvata vesile oluyor; kat’î senetle o saçın zâtını teşhis ve tayin lâzım değildir. Yalnız, aksine kat’î delil olmasın, yeter. Çünkü telâkkiyât-ı âmme ve kabul-ü ümmet, bir nevi hüccet hükmüne geçer.
Bazı ehl-i takvâ, böyle işlerde, ya takvâ veya ihtiyat veya azîmet noktasında ilişseler de, hususî ilişirler. Bid’a da deseler, bid’a-i hasene (Hz. Muhammed’den (asm) sonra ortaya çıkan, fakat Kur’ân ve Sünnete aykırı olmayan yenilikler) nev’inde dahildir. Çünkü vesile-i salâvattır.
Despotlukla , tepeden inme bir rejimle Müslümanlığı dikte eden , halkına zulmeden , güya gönülleri ihya edeceğim derken ellerini kana bulayan İran rejimi , ektiğini biçiyor . Rüzgar ekmişlerdi , fırtına biçiyorlar . İslam’a Müslümanlara zerre faydası olmayan bu rejim , bölge ülkelerinide tehdit oluyordu . Unutmayalım , Rıza Zarrab denilen züppe , daha düne kadar Türkiye’de bakan alıp satıyordu . Dinsizin hakkından imansız gelir demişler . İki yüzlü rafiziler dünyaya hiç bir şey değil şerden başka birşey vermediler . Güzel İran halkı inşallah özlediği özgür ortama döner . Yeniden ülkede kardeş barışı olur
✍️ Kıymetli yazar Ali Ünal, İzmir Buca’daki ücra bir cezaevinde tek kişilik hücrede neredeyse 10 yılı bulacak şekilde tutuluyor. Bir bilim insanı; Arapça ve İngilizceyi anadili gibi kullanan, yazan-üreten bir düşünce insanı.
@adalet_bakanlik
Ahmet Turan Alkan'ın cenaze törenini derin üzüntüyle izleyen vefalı bir okurumuz, arayıp başsağlığı diledikten sonra, sitemle şu düşüncesini paylaştı: "Türkiye'de kıymeti anlaşılmayan Hizmet Hareketi'nin ve Fethullah Gülen Hocaefendi'nin ufku adına tek başına çok önemli bir gösterge de Zaman gazetesinin yazarları. Şu isimlere bakın: Ahmet Turan Alkan, Mümtazer Türköne, Ali Bulaç, Hilmi Yavuz, Ahmet Selim, Mehmet Niyazi, Şahin Alpay, Selim İleri ve daha niceleri. Farklı dünya görüşlerine sahip olsalar da aynı sayfalarda özgürce yazan yıldızlar topluluğu."
Teşekkür edip şunu söyledim: "Çok haklısınız, ama dert etmeyin er geç kimin ak kimin kara olduğu ortaya çıkar"
Sabah haberleri okuduğumda , Ahmet Turan Alkan’ın vefat haberini aldım. Gençliğimde her çıkan gün yazısını heyecanla takip ettiğim bir yazardı. O kadar kendisine saygı ve muhabbet besledimki bunu bir kaç kere email yoluyla kendisine ilettim. İltifat etmiş geri dönmüşdü emaillerime . Teksas’a davet etmiştim kendini . Öz ağabeyim kadar sevdiğimi söylemiştim ona.
Malum hadiselerdeki duruşuna hayran olmuştum. İşte dedim, yanlış değilmiş muhabbetimiz , adamın hası imiş Ahmet ağabey dedim. Gurur duydum. Dua ettim.
Lakin 2021 de yazdığı bir kaç yazı ile bu muhabbeti yıktı bitirdi Ahmet ağabey . Herkes gibi bende şaşkındım. Keşke vefat etseydide bu yazılar ondan sudur etmeseydi dedim kendi kendime . Hatta Ahmet Turan Alkan’ın ruhuna el Fatiha demişliğim vardır o zamanlar .
Uzun süre atamadım bu burukluğu içimde . İşte bu duygularla vefat haberini aldım, kalbime baktım, üzüldüm mü üzülmedim mi?
Üzüldüm … hemde çok . Bir aile bireyi olmasamda gençliğimde bana yol gösteren yazıları geldi aklıma . Bizim neslimizin bir vefa borcu olduğunu düşünüyorum Ahmet ağabeye . Allah gani gani rahmet eylesin . Ailesine sabırlar versin . Mekanı cennet olsun. Kusurlarını affetsin . Rabbim çektiği sıkıntıları onun hakkında kurtuluş vesilesi yapsın . Amin 🙏
-"15 Temmuz'da helikopterle uçmuşsun"
-"Evet görevliydim"
-"Darbecilikten tutuklanmasına.."
-"Evet ama ben Afganistan'da görevliyim ve uçuşum da Afganistandaydı"
-"Önemli değil, bize göre teröristsin"
-"Çağırdınız geldim. Terörist olsam gelir miyim ?"
-"kes lan Fetöcü"
Demiştim demeyi sevmiyorum… ama gelinen yer ortada . Müslümanların bir kısmının desteğini alan Cair ve @Ilhan gibiler , maalesef çok zarar veriyorlar , görüyorsunuz .
25 senedir burdayım ve ciddi bir network um var . Müslüman işadamlarına iftar programları tertip ettim . İş dünyasında olduğum için bir çok insan tanıyorum . Camilere gidip geliyorum . Toplum liderlerini taki ediyorum . Evimde kaç tane imam ağırladım sayısını bilmiyorum.
Gözlemlerim işkembei Kübradan değil . Cuma hutbelerinde Texas ın göbeğinde
“This county is not United States of America, this county is united snakes of America” diyen imamları biliyoruz .
Yeni jenerasyon, burada doğmuş büyümüş nesilden olan genç imamlar biraz daha farklı ama az bir şey kaşıyınca onlarda bizim siyasal islamcılarımız gibi düşünüyor . Hele hele , cair gibi kuruluşlar , İlhan ömer gibi siyasiler yangına hep benzin döküyor .
Mutlaka herkes bizim gibi düşünecek değil tabii, lakin Ortadoğu ve Pakistan, hindistan islamının tortu düşüncelerini karşımızda görünce , realiteleri bilmemiz gerekiyor .
Bu arada evet mutlaka bütün Müslüman toplumu böyle demedim . Her geçen gün daha iyi anlıyor insanlar . Common sense dediğimiz noktaya geliyorlar .
Amerika’da ki Müslümanlar tek bir ülkeden gelmedikleri için , konsensüse varmaları çok zor . Biz kendi doğup büyüdüğümüz topraklarda nelere maruz kaldık gördünüz . Burada her türlü kültürden bir islam olgusu var . Camilerin yönetimlerinde imam seçerken yumruklaşmaya gidici şeyler yaşandı şehrimizde . Mısırdan gelmiş birisi mısır lı bir imam istiyor , Pakistanlı Pakistanlı bir imam istiyor .
Bir iki güzel örnek yok değil . Mesela bir camii açık açık cemaate diyor ki , kardeşim , hepimiz müslümanız, mutlaka içimizde tarikat, Cemaat mensubu arkadaşlar vardır .camiye gelirken bu kimliklerimizi bir kenara bırakalım , sadece cami cemaati olalım ve küçükte olsa etrafımızda Müslim gayri müslim insanlar varsa yardımcı olalım , diyorlar . Cemaat okumuş , aydın denebilecek bir seviyede .
Orada bile Hamas’ı övenleri , Tayyip’e yahşi çekenleri , Taliban’a gönül verenleri , hatta işid ‘e islamın ordusu diyenlere rastlarsınız .
Müslümanların hali pür melali ortada iken , Amerika’dakilerin çokta iyi bir yerde konumlanmalarını düşünmek mümkün değil .
Buna rağmen , hepsi dinde kardeşimiz, saygıda kusur etmeyiz ve dua ederiz .
Hocaefendi aramadı. Aziz Yıldırım aradı . Taziye için . Hocaefendi’nin kardeşi vefat etmişti . Taziye için aradığında kendisi sordu. HE “Aziz bey,bizim böyle şeyler ile işimiz olmaz” dedi.Hocaefendi’nin en acılı günlerinden birinde terbiyesizlik yapıp, hocam bu işleri siz mi yaptınız diye sormasına rağmen, şimdilerde bunu açıklamasını takdir ediyorum.