AKP düzeninin en büyük yakıtlarından biri, ironik biçimde oyunu alamadığı beyaz yakalı sınıf.
Çünkü yurt içi, yurt dışı seyahat eden, otele, restorana, kitaba, konsere para harcayan; çocuğunu özel okulda okutmaya çalışan; daha iyi bir eve geçmek için birikim yapan, yeni model araba için bütçe kovalayan kesim büyük ölçüde burası.
Vize işi de bu düzenin yeni sağım makinesi. Sineğin yağını çıkarır gibi beyaz yakanın da pasaportundan, umudundan, tatilinden, kaçış ihtimalinden para çıkarıyorlar. Önce vize almayı işkenceye çevirdiler, sonra bu işkencenin etrafına bir piyasa kurdular.
Randevu yok ama araya para girince kapı bir şekilde aralanıyor. 300, 500, 1000 eurolar havada uçuşuyor. Her köşede yeni bir “çözüm” tezgâhı.
Skandalı ortaya çıkartan basın mensupları suçlandı, gazetesinin haberleri “milli güvenlik” denilerek engellendi, gaz alma operasyonu başlamış! Kim bu “milli güvenlik” diye haberi engelleten? Hangi “ülkenin” milli güvenliği tehlikeye girdi?!
Bakın aylar öncesinin haberi. İşte olay tam da bu, bizzat devlet bu işin içinde zaten. Türkiye fanusuna hapsolalım istiyorlar, zengin nasıl olsa parasını verip vizesini alıyor. Olan iki yurt dışı görmek isteyen orta sınıfa ya da mecbur ve çaresiz kalmış kişilere oluyor #vize
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç:
Vize kısıtlamasına rağmen Türk vatandaşlarının yurt dışı harcamaları artıyor.
Bizim Türk vatandaşlarının turizm harcamalarını yurt içinde tutacak yeni politikalar geliştirmemiz lazım.
Kendi imkanları ile vize almaya çalışan vatandaş yine oturacak oturduğu yerde, çünkü bırakın randevu alıp şansını denemeyi randevu bile bulamamaya devam edecek. Edeceğiz.
Hiçbir şey olmayacak. Hükümetin açıkça işin içinde olduğu hatta kazanç sağlad��ğı ve ülkenin %50+1'ini alakadar dahi etmeyen bir kriz için hiçbir şey yapılmayacak. Parası olan yine paşa paşa verecek 500 eurosunu, alacak vizesini
#vize #vizekrizi
Vize şirketleri çok büyük ayvayı yedi. Bir haber aldım vize şirketlerin içinden geçecekler özellikle para ile randevu satanlar ve bot ile randevu alanlar. hepsi bitti. Yurt dışı yasağına kadar içlerinden geçilecek.
Pasaportumuzun itibarını bitirdiler, son 10 yılda “vize ret” oranı 3 kat arttı, öğrenciler Erasmus’a gidemiyor, iş insanları aylarca vize randevusu bekliyor.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, vatandaşlarımız vize karaborsasında milyarlarca lira söğüşleniyor.
Vize İmparatorluğu’nu belgeleyen haberlere erişim engeli getiriliyor. Gerekçe: “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması.”
Asıl gerekçe Mevlüt Çavuşoğlu ve Vize İmparatorluğu’nun korunması olmasın?
Şimdi arkadaşlar çok basit bir bilgi. Türkiye'de vatandaşın aleyhine bir şey yaşanıyorsa bu iktidar ile ilgilidir. Vize randevusu alamıyorsanız bu Türkiye'yi yönetenler ile ilgilidir. Vize alamıyorsanız bu da Türkiye'yi yönetenlerle ilgilidir.
Sürekli şuraya yazıyordum, insanlar randevu bulamamayı çok talep olmasına bağlıyorlardı.Ülkede bordo pasaportu olanlar nüfusun %16’sı.Onlarca ülke var,randevu süresi 15 dk.Nasıl olabilir en yakın tarih bir sene sonrası?Hangi matematikle açıklanıyor? Dolandırıcılık matematiğiyle…
Türkiye'de orta sınıfın vize başvurusu, konser, kahve, havalimanında yiyecek içecek gibi tüketim alışkanlıklarını sunan sektörler siyasi iktidar bağlantılı gruplar tarafından ele geçirilmiş durumda. Orta sınıf ülkedeki vergi yükünü çektiği yetmiyormuş gibi bir de buralar üzerinden silkeleniyor.
Siz istediğniz kadar yasaklayın.İçini boşalttığınız aile kavramını biz yaşayarak yeniden şekillendiriyoruz.Ben ve benim gibi birçok kadın kedi köpek annesi ve onlarla birlikte muhteşem bir aileyiz. Doğurmayı seçmedik ve kendi hayatımıza kimi alacağımıza biz karar verdik,kudurun:)