Değerli Meslektaşlarım, Kıymetli Akademik Camia, Araştırmacılar ve İlgililer,
Türk ceza adaleti uygulamasında kitlesel ölçekte tartışmalara yol açan terör yargılamaları ve AİHM Büyük Dairesi’nin Yüksel Yalçınkaya, Şaban Yasak ile müteakip daire kararlarının (Demirhan vd., Bozyokuş vd., Seyhan vd., Karslı vd., Çalı vd., Dönmez vd., Kılıçarslan vd.) iç hukuka etkilerini bilimsel bir titizlikle ele alan, Prof. Dr. Olgun Değirmenci tarafından hazırlanmış bağımsız uzman mütalaasını kamuoyunun, akademi dünyasının ve ilgililerin istifadesine sunuyorum.
Toplumsal barışı ve hukuki güvenliği doğrudan ilgilendiren yaygın ve yapısal yargısal krizler karşısında akademinin sessiz kalmaması, ceza hukuku biliminin ürettiği evrensel ilkeler ışığında görüş bildirmesi etik ve entelektüel bir sorumluluktur. Bu mütalaanın ve tüm hukuk çalışmalarımızın altını çizdiği en temel nokta; yargısal sorunların ve uyuşmazlıkların ancak ve ancak hukukun kendi sınırları, kavramları ve dogmatik ilkeleri içinde tartışılarak çözülebileceğidir. Mahkemelerin vicdani kanaati; soyut varsayımlara veya sübjektif kabullere değil, duruşmada çelişmeli olarak tartışılmış, hukuka uygun ve kesin delillere dayanmak zorundadır.
Prof. Dr. Olgun Değirmenci’nin hazırladığı mütalaada öne çıkan başlıca dogmatik tespitler şunlardır:
* Maddi Ceza Hukuku ve Kanunilik İlkesi (AİHS m. 7 / TCK m. 314/2): Silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşabilmesi için failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olması ve doğrudan kastla (mens rea) örgütün nihai şiddet amacını bilerek ve isteyerek hareket etmesi zorunludur. ByLock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri veya yasal sendika/dernek üyelikleri gibi görünüşte meşru sivil faaliyetlerin, failin doğrudan kastı somutlaştırılmadan otomatik birer "suç karinesi" olarak kabul edilmesi AİHS m. 7’nin yapısal bir ihlalidir.
* Yargılamanın Yenilenmesinin Sınırları (CMK m. 311/1-f): AİHM kararları üzerine işletilen yargılamanın yenilenmesi, kesin hükümdeki adli hatayı tasfiye etmeyi amaçlayan ve münhasıran hükümlü lehine kurgulanmış olağanüstü bir kanun yoludur. Mahkemenin hareket alanı yalnızca AİHM kararında saptanan ihlali ve hukuki yanılgıyı gidermekle sınırlıdır.
* Aleyhe İkame Delil ve "Makyajlama" Yasağı: Yeniden yargılama yapan mahkemenin, yetersiz delilleri telafi etmek amacıyla re'sen sanık aleyhine yeni bir delil araştırmasına (ikame delil arayışına) girişmesi veya AİHM tarafından mahkûmiyete elverişsiz bulunan faaliyetleri salt gerekçeyi uzatarak/şeklen revize ederek (makyajlayarak) yeniden cezalandırma gerekçesi yapması, aleyhe yenileme yasağına ve Sözleşme'den doğan ihlali giderme yükümlülüğüne (AİHS m. 46) aykırıdır.
* Dijital Deliller ve Adil Yargılanma Güvenceleri (AİHS m. 6/1): Dijital verilerin manipülasyona ve tahribata açık doğası gereği; ham verilere savunmanın erişiminin sağlanmaması, veri bütünlüğü (chain of custody) ve adli bilişim güvenilirliği konusundaki somut teknik itirazların mahkemelerce cevapsız bırakılması ve bağımsız bilirkişi incelemesi taleplerinin gerekçesiz reddedilmesi "silahların eşitliği" ve "çelişmeli yargılama" ilkelerini zedelemektedir.
* Örgütlenme Özgürlüğü ve Yasallık Karinesi (AİHS m. 11): Mevzuata uygun olarak kurulmuş ve faaliyet göstermiş sendika veya derneklere üyelik Anayasa ve Sözleşme koruması altındadır. Bu faaliyetlerin şiddeti teşvik ettiği veya örgütsel şiddet amacıyla zihinsel/fonksiyonel bir bağı bulunduğu somut olgularla kanıtlanmadıkça mahkûmiyete dayanak yapılması örgütlenme özgürlüğünü ihlal eder.
* Beraat Kararı Zorunluluğu (CMK m. 223 / CMK m. 322/2): AİHM kararlarında ihlale konu edilen deliller dışında failin doğrudan kastını ve şiddet içeren eylemlerini ortaya koyan bağımsız ve hukuka uygun bir delil bulunmadığı tüm durumlarda, mahkemenin varması gereken hukuki sonuç CMK m. 223 ve CMK m. 322/2 uyarınca sanığın beraatine karar vermek ve önceki mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaktır.
Yargı organlarımızın, akademisyenlerimizin, hukuk uygulayıcılarının ve ilgililerin istifadesine sunduğum bu uzman mütalaasının tam metnine aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. Ceza muhakemesinin maddi gerçeğe, hukukun üstünlüğüne ve adil yargılanma standartlarına sadakatle yürütülmesi temennisiyle saygıyla duyurulur.
https://t.co/2pHdyM9Zpf
https://t.co/sOw14g6lOe
Böylesi çokça şahit olduğumuz üzere ıslah olmuyor. Bunlardan bir tanesi ıslah olmadan birçok kul hakkıyla köpek gibi geberdi gitti. Neticesinde hissettiğimiz ferahlık ve huzur tarif edilemez. Rabbim bizivkurtlara haram kılsın, hayırla ferahlandırsın. Amin
olacaklar. Kim kurt olmazsa (kurt gibi davranmazsa), onu kurtlar yer!”
(Beyhakî Şuabü'l-İmân, Taberânî el-Mu'camu'l-Evsat)
Ahir zamanda sayıları çığ gibi büyüyen, sen sabrettikçe şerri ve cüreti artan mikrop misali insanlardan feraha ermenin yolu da ilahi takdirin tecellisidir.
BYLOCK’TA BİRİLERİ “ONU EVLENDİRELİM” YAZIŞMASI YAPMIŞ : 15 YIL SONRA KADINA BU YAZIŞMADAN TUTUKLAMA GELMİŞ, KİŞİ AMA HALEN BEKAR !
Sincan Kadın Cezaevi’nde kalan başka bir kadın mahpusu ziyaret ettim. Onun da ismini açıklayamıyorum; çünkü cezaevinde korku egemen olmuş durumda. Kendisi bir kamu görevlisi ve öğretmen. @ctekurumsal@adalet_bakanlik
Ölmüş bir kadının cesedini tekbir getirerek sokaklarda dolaştırmak İslam değildir!
Durakta bekleyen masum yaşlıları öldürmek İslam değildir!
Otobandaki sivilleri tarayarak katletmek İslam değildir!
İslamı geçtim, bunun insanlıkla bile alakası yoktur!
Bu dakikadan itibaren Filistin'in haklılığına en büyük zararı verenler Hamas ve Kassam Tugayları'dır!
AİHMKararı HemenŞimdi
20 Temmuz 2016 dan sonra OHAL'in ilânıyla birlikte ülkemizde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle birlikte yüzbinlerce emekçi hem devlet kurumlarında, hem özelde işlerinden, aşlarından oldular. İnsanlar bir gecede terörist ilân edilip toplumdan tecrit edildi.
Gidin yargılanın, aklanın gelin dediler. Yargı kararları her mahkemede farklı kararlar çıktı. İç hukuk tüketen Yüksel Yalçınkaya dosyasına AİHM hem çok önemli bir karar verdi. Hem de diğer dosyalara emsal olacak bir karar çıktı AİHM'den.
Bu süreçte binlerce aile parçalandı. Binlerce insan öldü. En çok çocuklar süreçten etkilendi. Yusuf Kerim, Ahmet Burhan, sürecin en mağdur çocuklarımdan oldu.
Annesi tutuklu çocukların sembolü olan Yusuf Kerim 04.09.2023 tarihinde toprağa verildi
Annesi (Gülten Sayın), yasal olan Bank Asya’ya 1034 TL para yatırdığı gerekçesiyle suçlu bulundu. Bu suç(!), Yusuf Kerim’i hasta yatağında annesinden ayırdı.
7 yıldır devam eden bu acımasız zulüm devrinin biran önce bitmesi için, ülkemiz hukuka dönmeli.
AİHM'in kararını da hemen uygulayarak toplumsal barışa destek vermeli diyoruz.
AİHM Yalçınkaya /Türkiye başvurusunda adil yargılama hakkının, kanunsuz ceza olmaz ilkesinin, toplantı ve dernek kurmak özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.
AİHMKararı HemenŞimdi
Millet İttifakı Liderleri Seçimden önce Beraat ve Takipsizlik kararları alanlar tamam ama diğerleri için Yargı Kararı gerekir diyordunuz.
Bahsettiğiniz Yargı Kararı AİHM den çıktı.
Yargıda en üst mercii KHKlilarin tamamı suçsuz dedi
Suç işlemedikleri halde ceza verildi dedi
@kilicdarogluk@T_Karamollaoglu@meral_aksener@alibabacan@Ahmet_Davutoglu@DpGultekinUysal
AİHMKararı HemenŞimdi gündeme getirilmeli ve hemen uygulanması sağlanmalıdır.
Bu kadar önemli karar varken sesiniz çıkmaması büyük hayal kırıklığına sebep olur.