Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere ülkemizin yıllardır kesintisiz olarak sürdürdüğü kararlı mücadelenin sonucunda terör örgütü PKK silahlarını bırakma ve örgütü feshetme kararı vermiştir.
Ülkemizin teröre ve terör örgütlerine aman vermeyen politikalarının bir sonucu olarak değerlendirdiğimiz mevcut duruma karşı çıkmamız mümkün değildir.
Elbette Terörsüz Türkiye hepimizin özlemi ve hedefidir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını rahatsız edecek, onları üzecek herhangi bir taviz, terör örgütü mensuplarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devletini pazarlık yapıyor noktasına getirecek hiçbir girişime izin verilemez, verilmemelidir.
Unutulmamalıdır ki bu noktaya verdiğimiz binlerce şehit ile gelindi. Onların hem ruhlarını hem de bize emanet edilen ailelerini hiç bir koşulda üzemeyiz…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, süreci şeffaflıkla, hukuka ve anayasal düzenimize bağlı kalarak yürütmelidir. Bu sürecin yegâne adresi Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Yetki, denetim ve irade yalnızca milletin temsil edildiği bu çatı altında şekillenmelidir. Yapılacak düzenlemelerin gerekmesi halinde ise referanduma başvurularak halkın karar vermesi sağlanmalıdır.
Lozan Anlaşması ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bir vatanın tapusudur; bu topraklarda bir arada yaşamanın teminatıdır. Hiçbir şartta, hiçbir koşulda bu gerçek tartışma konusu yapılamaz.
Bir ülke intihar eder mi?..
-Yıl 2010: Anayasa değişikliği referandumu yapıldı. Türkiye Darbe Anayasası'ndan kurtulacaktı. Ölüler mezarlarından kalkıp oy kullansınlar denildi. Yargı tam bağımsız ve tarafsız olacaktı. ABD'nin ve Türk düşmanlarının ortak projesiyle 2230 yıllık tarihe sahip Türk Ordusu Kumpas davalarıyla tasfiye edildi. Yüzlerce Kahraman askeri şehit eden PKK terör örgütü elebaşlarından biri gizli tanık yapıldı. Bu leke Türk tarihinde bir ilktir. Tercih edilen FETÖ'cüler tarafından 15 Temmuz Hain Darbe girişimi oldu. Ve 2023'te Hukukun Üstünlüğü kategorisinde Türkiye 173 ülke arasında Rusya ve Ukrayna'nın gerisinde 148. oldu.
-Yıl 2017: Başkanlık sistemi için referandum yapıldı. Böylece Türkiye'nin terör, ekonomi sorunları bitecek, bölgede lider ülke olacaktı. Suriye'de terör devletçiği kuruldu, dünyanın en fazla göçmenini barındıran ülke oldu, ekonomi dibe vurdu, liyakat sistemi tamamen çöktü. ABD sözde soykırımı kabul etti. Yunanistan adalarda statüyü tek taraflı değiştirme adımlarını hızlandırdı. Türkiye F-35'leri alamadı, CAATSA yaptırımı uygulandı, F-16'ları alması çok zor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi NATO üyeliğine koşar duruma geldi. Kurumlarda tarikat ve cemaatler yerleşti. Kurumlar siyasete bulaştı. Adam kayırmacılık zirveye tırmandı, yozlaşma yaygınlaştı ve liyakat sistemi çöktü. Osmanlı bu yüzden tarih sahnesinden silinmişti.
-Yıl 2024: 2010 ve 2017 açıklamaları tekrarlanıyor. "Yeni Anayasa" adımları atılıyor. Bu göçmen sayısıyla, adam kayırmacılık, yozlaşma ve çöken liyakat sistemiyle Türkiye sadece intihar ediyor.
Ege’de, denize bakan bir yerde iki arkadaş konaklamak i��in çadır kurmuşlar. Sabah uyandıklarında çadır yok. Biri, çadırın çalındığından habersiz doğan güneşi seyretmeye başlamış, şarkı söyleyerek. Diğeri, ahbap çadır yok, çadır” demiş.
-Türkiye’de bir bölüm, böyle romantik bakarken gökyüzüne, bir bölümü de çadırın yok olduğunun farkında.
729 bin Suriyeli kayıp…
Yeminle Üsküdar'a taşınasım geldi😁 Son dönemde en beğendiğim ve takdir ettiğim siyasetçi. Bir gün böyle bir insanın tüm ülkeyi yönettiğini de görelim inşallah. 🙏
Keşke Mehmet Şimşek yerine Maliye Bakanı bu vatandaş olsaydı. Adamın açıklamaları gayet yerinde ve doğru tespitler. Sığınmacıların ekonomiye verdiği zarar bu kadar güzel anlatılamazdı.
Daha fazla dayanamadım, Mehmet Şimşek adlı zata dün açtım ağzımı, yumdum gözümü. Dinleyin lütfen, haksız mıyım? Bu adam göreve geldiğinden beri dar gelirliyi daha fazla ezmekten, yeni yeni vergiler icat etmekten başka ne yaptı? Hayatımızı mahluk olarak yaşamamız bu zihniyet için yeterli. Bize reva gördükleri hayat bu.
Bugün TSK Personel Kanununda değişiklik yapan kanun teklifi önerisi Milli Savunma Komisyonuna geldi.
Kanun teklifinde her şey var ama insan unsuru yok TSK’yı ayakta tutan, cephede savaşan, havada, karada, denizde olağanüstü zor koşullarda görev yapan Astsubaylar, Uzman Çavuşlar yok ve olmadığı gibi onların derdini dert eden de yok.
Astsubayların tazminatı ve Uzman Çavuşların kadro talebine ilişkin daha önce vermiş olduğum iki kanun teklifinin bu komisyondaki teklif ile birleştirilmesine ilişkin önergemiz de reddedildi.
Vatan, millet diyerek Astsubayı, Uzman Çavuşu kaderine terk edenler vatansever olamaz.
Bugüne dek hiç yalnız bırakmadık bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz.
Bugün TBMM’de Astsubaylarımızın tazminat talebine ilişkin verdiğim kanun teklifi görüşüldü ve yine iktidar partileri tarafından reddedildi.
Astsubaya hakkını vermeyenler yurt içinde ve Suriye'de yaklaşık olarak 9 milyon Suriyelinin insani ihtiyaçları karşıladıklarını söyleyenlerdir.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'e, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya sordum. Yurt içinde ve Suriye'de 9 milyon Suriyelinin ihtiyaçlarını karşılayan Türkiye Cumhuriyeti 130 bin emekli astsubayın ihtiyacını karşılayamıyor mu? Yazıklar olsun.
Dünyanın en zor mesleğini icra edeceksin, yalçın dağlarda, azgın denizlerde, kuş uçmaz, kervan geçmez bozkırlarda görev yapacaksın, 4-5 tayin göreceksin, hiçbir yere kök salamayacaksın, gün gelecek çocuğunun doğumunu göremeyeceksin, mezuniyetini göremeyeceksin, vatan için can vereceksin, gözünü kırpmadan ölüme koşacaksın, en ağır koşullarda yirmi beş-otuz yıl görev yapacaksın, emekli olduğunda ailenle, çoluğunla çocuğunla beraber huzurla yaşlanamayacaksın, güvenlik görevlisi olacaksın, korumalık yapacaksın, çay dağıtacaksın çay Allah'tan reva mıdır?
Astsubay Ömer Halisdemir'e "Öl!" emrini veren, Esma Astsubaya "Bombayı imha et!" emrini veren subay 4-5 tane ayrı tazminat alacak, siz astsubaydan bir tanesini esirgeyeceksiniz!
Bizler delikanlı çağımızda sokaklarda top oynarken onların eli silah tuttu. Biz sevgililerimize kır çiçeği toplarken onlar kır çiçeklerini kanları ve terleriyle suladılar. Bizler sıcak yataklarımız da uyurken onlar eksi 30 derecede Gabar’da, Cudi’de, Amanoslar’da; yalçın dağlarda, azgın denizlerde görev yaptılar.
Bizler hafta sonunu ailelerimizle geçirirken onlar ayın en az on gününü tatbikatta, nöbette, gece eğitiminde, operasyonda geçirdiler, tek kuruş fazla mesai almadılar. Evlatlarının doğumunda, sevdiklerinin mutlu günlerinde, acılarında yanlarında olamadılar. Görev verildiğinde de ölüme giderken de muhakeme etmediler, bir an bile düşünmediler.
Şimdi sıra bizde değerli arkadaşlar, onlara borcumuz var. Bizlerin çocukları rahat uyuyabilsin diye kendi çocuklarının yetim kalmasını göze alanlara borcumuz var.
Buradan tüm siyasi parti gruplarına sesleniyorum: Gelin, bu kanun teklifini gündeme alalım, kahraman astsubaylarımızın sorunlarını birlikte çözelim. Bu onur hepimize ait olsun.
Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in çok sevdiğim bir sözü var, onunla bitireyim istiyorum. "Sizi güçsüz, zayıf, yalnız bir karınca gibi görüyorlar. Karıncaların gücü birlikteliğindedir, yan yana durmasındadır. Ben bu karıncaları ezdirmem, karıncanın kardeşi var."
Askerin, polisin kardeşi var, astsubayın kardeşi var; o da Cumhuriyet Halk Partisidir🇹🇷
💥 Ünlü spiker Simge Fıstıkoğlu:
“Dileyen ‘ırkçı’ diyebilir. Ben bir Türk öğretmeninin vatandaşlık satın alan bir Iraklı ailenin çocuğu tarafından öldürülmesine üzülüyor, öfkeleniyorum, içerliyorum!
Bu ülke bunu hak etmiyor.”
Ece Üner;
istakozcuya, Rolexçiye ve biz bitti demeden bitmez diyenlere tarihi kapak yapmış.
Trollere küçük bir hatırlatma;
Ekrem imamoğlu da, Ece Üner de, Deniz Zeyrek de bizim değerlerimiz.
Değer yetiştireceğinize, istakozcu yetiştirmek sizin hatanız. Dağılın...
Bir astsubayın mesleğine olan saygısını kaybettirdiniz.. Acınacak hale getirdiniz.. 36 yıl vatanına hizmet etmiş birisi olarak hakkımı helal etmiyorum…
@AstsubaylarKararli
@AstsubaylarBurada
@GucluTEMADicin
@AdilTEMADicin
Hak için, Adalet için yollara dökülmüş..
Bir arada olma başarısını her daim göstermiş ve gösterecek olan tüm Kahraman Meslektaşlarımıza çağrımız!
Okuduğunuz bu yoruma TIKLAYARAK devamındakileri de OKUYUNUZ!