Bu sözler Türk gençliğine koyulmuş dinamitten farksız. Rezalet hatta.
Uluslararası İlişkiler mezunu stajyerlerimize en baştan trigonometri öğretmek zorunda kalıyoruz orta okul seviyesinde... Çünkü "Benim ne işime yarayacak?" diye düşünmüşler tüm bu zaman...
Arkadaşlar, en basit gölge analizini bile yapamazsınız trigonometri olmadan. Hata yaparsanız denklemde, füzeler tam ters yönden geldi diyebilirsiniz; ya da bambaşka bir kişiyi şüpheli ilan edebilirsiniz boyunu yanlış ölçtüğünüz için gölgesinden. Matematiği kötü olan insan diplomatik kriz çıkarmaya elverişli insandır. Ve daha birçok fiyasko olabilir. Uluslararası İlişkilere dair birçok olayı MATEMATİKLE çözüyoruz arkadaşlar. Sosyal bölüm, eşit ağırlık falan yok gerçek hayatta. Sadece matematik var, bir de ek bir ilgi alanınız.
Çünkü matematik, evrendeki patternleri yakalama sanatıdır. İş bulmak için yapılmaz, insan olmayı bilinç kazanmış olmayı onurlandırmak için, keyif için yapılır en başta. Evrenin kurallarını ortaya çıkarır. Hayal gücümüzün yetmediği yerleri anlamamızı sağlar, misal 4. boyutu çok iyi anlamış biriyim. Bunu matematk sayesinde yapabilirsiniz ancak.
Matematik olmadan, kusura bakmayın ancak Acun Bey gibi başkalarının çalışmalarını uyarlayıp taklit edersiniz. Zengin olamaz mısınız? Olursunuz. Ama sadece maddi olarak. Hayalgücünüzün ötesine geçip yeni şeyler yaratmak ise matematik ister.
Ayrıca hayat da kurtarır. Misal, araç kullanırken hızınızın doğrusal olarak armasına karşın, durma mesafesinin "kare" ile arttığını bilirseniz; 4 kat hızlı gittiğinizde durma mesafenizin 16 kat artacağını anlayabilirsiniz. Yavaş gidersiniz. Trafikte matematik bilmediğiniz için hız yapıp ölmezsiniz.
Matematiğe olan bu yanlış anlaşılmış tutumun başlıca sorumlusunun ise maalesef ilkokul ve ortaokullardaki matematik öğretmenlerimizin kalitesizliğine bağlıyorum.
Matematiği ve fiziği sevin ve öğrenin arkadaşlar. Acun Bey'i dinlemeyin. İnanın hayatta daha iyi kararlar alacaksınız matematik bilirseniz.
600 bin kişilik nüfuslarıyla,
41-42 yaşındaki kalecileriyle,
Ailelerini “vize parasını denkleştiremedikleri için” dünya kupasına getiremeyecek derecedeki maddi zorluklarla,
Hırsla, heyecanla, savaşçı ruhlarıyla,
Milli bilinçle, milli ruhla, ülkeleri için, vatandaşları için, bayrakları için mücadele ettiler, 2026 Dünya Kupası’nın açık ara en iyi takımı oldular.
Futbolu nasibe, kadere bağlayan, balkonda sigara içerken yakalanan, youtube’a video çekmek için şaklabanlık yapıp futbol oynamayı unutan milyon dolarlık eşeklere örnek olsun.
Her şey için,
Güzel Futbol için,
Tarih defterine yazdığınız bu rüya için;
Sonsuz teşekkürler Yeşil Burun Adaları!
Kağıt üstünde kafadan 9 puan yazacağın, iki rakibinin futbola “soccer” dediği grupta g*t zoruyla, son dakika golüyle 3 puan alabildin.
Gruptan çıkmayı garantileyen ve son maçı kafasında bitirmiş bir takımı g*t zoruyla, son dakika gölüyle yenebildin.
Turnuvanın en erken elenen 2. takımı olduğunu, berbat bir futbol oynadığını, aslında “hoca moca olmadığını” içten içe benimseyerek bu önemsiz maçta sanki yarı finale çıkmış gibi sahaya girerek sevindin, güldün, kutlama yaptın!
Çıkmış bir de utanmadan “1000 zafere bedel” diye bu rezilliği, bu hayasızlığı, bu utanç verici durumu süslemeye çalışıyorsun.
Önce taraftarla, eleştirenlerle kavga ettin; siyasetin kuklası başkanınla, emir aldığın siyasetçilerin konforuyla sağa sola salladın, bahaneyi başkalarına attın.
Şimdi utanmadan bu maçı bize bir çeyrek final gibi, yarı final gibi pazarlıyorsun.
Türk halkı, senin emir aldığın siyasilerin cahilliğini, varoşluğunu, “nasibini, kaderini” çekmek, kabullenmek zorunda değildir!
Türk halkı; gündelik hayatından, ekonomiden, toplumun-siyasetin kavgasından, gürültüsünden bıkmışken ve tek isteği milli takımın tıpkı 2002’deki gibi herkesi sokaklara dökmesiyken, rakibinin ve hatta tüm dünyanın s*kine takmadığı bir maçı kazanıp “1000 zafere bedel” diye pazarlamanızı kabul etmiyoruz.
Asgari ücretle çalışıp evine ekmek götüren, geceden sabaha nöbet tutup evine gelip uyumadan maçı izleyen emekçinin, formalarını giyip hayranı olduğu futbolcuların başarılı olmasını bekleyen çocukların, dertle-stresle boğuşan koca bir ülke vatandaşının hakkı sizlere haramdır.
Türk halkının parasıyla keyif çattığınız, Türk devletinin kaynaklarıyla paşalar gibi tatil yaptığınız, primler villalar aldığınız bu tezgah, elbet bir gün başınıza yıkılır.
Başkanından hocasına, topçusundan sosyal medya resmi hesabına kadar Rezilsiniz, utanmazsınız, arsızsınız, hayasızsınız, terbiyesizsiniz, ahlaksızsınız!
Hakkımız size helal değildir!
@gazetory Ülkemizde bulunan her kurum gibi maalesef Millî Takımımız da çürümüş. Bunun sebebi olarak neye sevinip neye üzüleceklerini idrak edemiyorlar...
#montellai̇stifa#hacıosmanoğlui̇stifa
🚨المقاتل الأيرلندي بادي ماكوري هزم الإسرائيلي شوكي فاراج ورفع علم فلسطين.
🔴وصرخ مرارا فلسطين حرة داخل القفص أثناء ضربه لشوكي الذي هو جندي في الجيش الإسرائيلي.
Başörtüsü yasağını kaldıran Danıştay daire başkanı hakim Kasım Davas'ın KHK ile ihraç edilip 5 yıldır hapiste olduğunu biliyormuydunuz siyasal islamcılar?
Herkesİçin Adalet
Allah’ın bitirmediğini kimse bitiremez dendiği gibi, silmediğini de kimse silemez..
Hatırlatma;
Videoda Milli takım, Süper lig gollerinden bahsedilmiş ama Avrupa kupası ve yurt dışı golleri ile beraber 400’e yakın golüm var..
“Önce seni görmezden gelirler, sonra sana gülerler, sonra seninle savaşırlar, sonra sen kazanırsın.”
(Mahatma Gandhi)
Yayındaki ifadeler benim için olduğu kadar evlatlarım içinde çok şey ifade etti..
Teşekkürler @erkamtufan
Senin ülkene saldıracaklar...
Kendini savundun diye Milli Takımı'nı ülkelerine almayacaklar...
Her maçına uçakla başka ülkeden gelerek oynayacaksın...
Son derece akıllı bir gol atacaksın ama aynı havalimanında 5 kere köpeklere koklattıkları gibi golünü de 10 kere izleyip iptal edecekler...
Ancak sen yine de kazanacaksın İran. Oynadığın oyun o kadar karakterli ve inançlı ki.
Maçı kaybetsen de kazanacaksın İran!
ABD'li bir kadın:
-İsrail, babasından bilgi almak için 10 aylık bebeğe işkence yaptı.
-Tahliye ettikleri hastanede ölü bebekler bulundu.
-Bütün orduları, toplumları hasta. Sonra bize İran'dan korkmamız gerektiğini söylüyorlar.
Bakkalda, markette bile silah satılan, her 30 dakikada bir cinayet işlenen, sabah erken kalkanın toplu katliam yaptığı, bütün dünyadaki seri katil vakalarının 2/3’ünün yaşandığı ülkede Alman Milli Takımına yapılan muamele.
Utanç verici.