Hattı müdafaa yoktur; sathı müdafaa vardır.
Bu sath, yalnızca sınır çizgilerinden ibaret değildir.
Sath; uzaydan siber uzaya,
siber uzaydan insan zihnine,
insan zihninden insan bedenine;
sağlıktan biyogüvenliğe,
ekonomik refahtan enerji, gıda ve su güvenliğine,
demografiden eğitim, bilgi ve teknoloji üretimine,
hukuktan toplumsal adalete ve diplomasiye,
çevresel sürdürülebilirlikten altyapı ve lojistik sürekliliğine uzanan
fizikî, dijital, biyolojik, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla
kesintisiz bir milli varoluş alanıdır.
Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği;
yalnızca toprağın savunulmasıyla değil,
insanın, bilginin, sağlığın, üretimin ve geleceğin
birlikte korunmasıyla mümkündür.
Türkiye Cumhuriyeti,
bu satıhların tamamında
eşzamanlı, sürekli, çok katmanlı ve bütüncül biçimde
var olmak, etki üretmek ve süreklilik sağlamak zorundadır.
Hattı müdafaa yoktur; sathı müdafaa vardır.
Bu sath, yalnızca sınır çizgilerinden ibaret değildir.
Sath; uzaydan siber uzaya,
siber uzaydan insan zihnine,
insan zihninden insan bedenine;
sağlıktan biyogüvenliğe,
ekonomik refahtan enerji, gıda ve su güvenliğine,
demografiden eğitim, bilgi ve teknoloji üretimine,
hukuktan toplumsal adalete ve diplomasiye,
çevresel sürdürülebilirlikten altyapı ve lojistik sürekliliğine uzanan
fizikî, dijital, biyolojik, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla
kesintisiz bir milli varoluş alanıdır.
Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği;
yalnızca toprağın savunulmasıyla değil,
insanın, bilginin, sağlığın, üretimin ve geleceğin
birlikte korunmasıyla mümkündür.
Türkiye Cumhuriyeti,
bu satıhların tamamında
eşzamanlı, sürekli, çok katmanlı ve bütüncül biçimde
var olmak, etki üretmek ve süreklilik sağlamak zorundadır.
Faiz fizik kurallarına da aykırı entropiye aykırı Moleküller ayrışacağına bir arada duruyor akümüle oluyor bu ancak fıtrata aykırı olabilir fizik kanunlarına
@matiryakioglu üstat ile geçen konuştuk
Ergenekon'un Yeri Bulundu
İslamiyetten Önceki Türk tarihi üzerine en önemli araştırmaları yapan Ahmet Taşağıl hocamız Göktürkler döneminde 640'larda geçen Ergenekon destanının geçtiği yeri buldu. Ergenekon, Moğolistan’da Altay Dağları'nın kuzeydoğusunda, Nogoonnur ilçesinde. Doğusunda Küçük Türgen batısında Büyük Türgen kuzeyinde Tannu Ola dağları var. Dört tarafı dağlarla çevrili. Bölgede kömür ve demir madenleri bulunuyor. Ahmet Taşağıl, Ergenekon'la ilgili tespitlerini Pelin Çift'in Gündem Ötesi programında anlattı. Aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
https://t.co/hiadcnTO6b
🔴 Gizliliği kaldırılan CIA belgelerinde, ABD’nin hava durumunu değiştirerek dünyada kontrol sağlamaya çalıştığı ortaya çıktı.
Uçaklarla atmosfere kimyasal salındığı belirtildi.
- Daily Mail
Araştırmacılar otizmli çocukların süt dişlerini incelediklerinde, dişlerinde daha yüksek düzeyde metal buldular."
"Otizmli çocukların süt dişlerinde, otizmli olmayan çocukların dişlerine kıyasla daha fazla zehirli kurşun bulundu."
İki yıl önce Avrupa, Merih Demiral Bozkurt işareti yaptı diye Hollanda maçında Merih'i oynatmadı.
Bugün Hollanda limanındaki Devasa TÜRK gemisindeki asker ile Hollanda sokaklarındaki TÜRK birbirlerine Bozkurt yapıyorlar.
Yenmeyi bırak baş edemezsin.
Şurada kaç kişi devletten yaşlılık, yeşil kart, engelli maaşı, fakirlik yardımı alıyor?
Kaç kişinin çocuğu burslu okuyor?
Kaç kişi devlet hastanelerinde bedava hizmet alıyor?
Ve bunların parası neden Türk milletinin cebinden çıkıyor…
Bu soruları sormayı öğrenmelisiniz.
ABD Etiketi, Türk Zekâsı
Ankara bu engelleri aşmak için sert güç yerine akıllı diplomasiyle hareket etti. Koridor, ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomatik başarısı olarak lanse edildi.
Bu ustalıkla:
•Rusya, karşısında doğrudan Türkiye’yi değil, pazarlık gücü yüksek Washington’u gördü; sert tepki veremedi.
•İran, “Türk koridoru” etiketi olmadığı için kamuoyunda sert bir karşıtlık yaratamadı.
•Ermenistan’da Paşinyan, milliyetçi baskının hedefi olmaktan kurtuldu; Türkiye ile sorunsuz ilerleyebileceği bir alan buldu.
Görünürde ABD’ye verilmiş gibi duran bu inisiyatif, gerçekte Türkiye’nin satrançta iki hamle öne geçtiği bir pozisyondu.
Trump’ın Kazancı, Ankara’nın Kapıları
Trump, Washington’da dış politikada güçlü bir başarı hikâyesi arıyordu. Zengezur, ona bu hikâyeyi sundu. Ancak Ankara masada iki büyük stratejik kapı araladı: F-35 programına dönüş ve Suriye’de YPG’nin tasfiyesi.
Bu yalnızca kağıt üzerinde bir ihtimal değil. Hakan Fidan’ın Şam’a yaptığı ziyaretin ardından, Suriye hükümeti YPG ile yapılması planlanan Paris konferansından çekildi. Bu, sahada kartların yeniden dağıtılmaya başladığının işareti.
YPG: İsrail’in Olası Kara Gücü
YPG, dünyaya ABD’nin Suriye’deki müttefiki olarak sunuluyor. Ama bölgeyi bilen herkes, bu yapının çok daha derin bir rol taşıdığını bilir: İsrail’in, Türkiye ve yeniden şekillenecek Suriye rejimiyle olası bir savaşta kara gücü olarak kurgulanması.
Kuzey Suriye’deki varlığı, olası bir çatışmada cephe hattını önden tutmak, ilerleyişi yavaşlatmak ve sahayı İsrail lehine şekillendirmek için planlandı. Ankara’nın YPG’yi tasfiye etmesi, yalnızca kendi güvenliğini değil, İsrail’in uzun vadeli kara stratejisini de çökertmek anlamına geliyor.
F-35 ve Mavi Vatan
F-35 programına dönüş, Türkiye’nin hava gücünde niteliksel bir sıçrama demektir. Bu, Ege’de Yunanistan’ın Rafale avantajını dengelemekle kalmaz; Doğu Akdeniz’de enerji sahalarını ve deniz yetki alanlarını koruma kapasitesini de artırır. Osmanlı’nın denizde kurduğu hâkimiyetin, bu kez gökyüzünde yeniden inşası anlamına gelir.
ABD’nin Yerel Ortak Gerçeği
ABD, teorik olarak Zengezur’u kendi kontrolünde tutabilir. Ancak bölgenin etnik dengeleri, jeopolitik fay hatları ve güvenlik riskleri düşünüldüğünde, uzun vadede yerel bir ortak olmadan kalıcı olamaz. Ve o ortak, sahada nüfuzu, kapasitesi ve tarihsel bağlarıyla sadece Türkiye olabilir.
Bugün ABD etiketiyle açılan bu hat, yarın Ankara’nın kontrolünde Türk dünyasının ana arteri olabilir.