Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan:
"Cezaevleri bir deneyim merkezi değildir. Romantize edilecek, kahramanlık hikâyeleri yazılacak yerler de değil.
Kuyruğu dik tuttuğumuza bakmayın, ben dahil birçok insanın cezaevi günleri ağır tecrit altında geçiyor. Tecritin kırıldığı o görüş günlerinde de üç yaşındaki kızımın asla yanıt veremediğim sorularıyla boğuluyorum. Henüz zaman kavramı olmayan bir çocuğa belirsiz bir başka zamanı nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum."
İçişleri eski Bakanı İdris Naim Şahin adına kayıtlı ve trafikte geçiş üstünlüğü hakkı tanınan iki aracın daha yasadışı işlerde kullanıldığı ortaya çıktı.
Türkiye’de fiili bir”çakarlı araç borsası” var.
Herhangi bir ilin valiliğinden “koruma kararı” aldırtan kişi ya da kişilerin bazen bu araçları kiraya verdiği ve yüksek kazançlar elde ettiği biliniyor. Bazı plakaların yılda 100 bin dolara kiraya verildiği iddia ediliyor.
Şahin’in 3 aracının bu işlerde kullanıldığının ortaya çıkmasıyla birlikte “koruma kararları”nın tümü yeniden ele alınmak zorunda.
Çünkü burada ciddi bir piyasanın oluştuğu görülüyor.
@GEBETETV “Savcılık makamı tarafından serbest bırakıldı!”
Türkiye’deki suçların çoğalmasının nedeni ceza sistemi değil SAVCILARIN KANUNU KEYFİ UYGULAMASIDIR!
Bu suçlu eğer bunu bir savcının kızına yapıp babasını dövseydi şu an 10 yıl yatarı vardı! İşte ülkemiz ne yazık ki bu halde…!
Ankara’da engelli olduğu öğrenilen kadın, bir grup tarafından darp edildi!
Sokaklar cani kaynıyor, devlet suçları ağırlaştırmalıdır her gün yeni bir olay yaşıyoruz! @TC_icisleri@EmniyetGM
24 yaşındaki Irmak öğretmene uyguladığı mobbing ve şiddet ses kayıtlarıyla kanıtlanan Okul Müdürü Melahat İleri’nin sadece görev yeri değiştirildi. Bir öğretmeni ölüme sürükleyenler hak ettikleri en ağır hapis cezasını almalıdır! #IrmakÖğretmenİçinAdalet
Kanada da, Türkiye de muzunu Ekvador'dan ithal ediyor.
Nakliye süresi iki ülke için de yaklaşık 1 aydan kısa. Nakliye maliyeti de her iki ülke için kilogram başına 30 centin altında.
🇨🇦 Kanada'da Chiquita muzun yarım kilosu 0,69 CAD (15 TL).
🇹🇷 Türkiye'de ise aynı muz yaklaşık 113 TL (3,4 CAD).
Yani aynı ürünü, aynı ülkeden, benzer nakliye maliyetiyle almamıza rağmen Türkiye'de fiyatı neden 4 kat daha pahalı?
Sorun Ekvador değil. Nakliye de değil.
Peki sorun tam olarak nerede?
İşten anlayan biri, Türkiye'de Chiquita muzun neden 15 TL'ye yenemediği açıklayabilir mi lütfen?
Gerçekten araştırdım ama bulamadım.
Ben Arife Balcı. Kızım Selime'ye rızası dışında uyuşturucu verdiler, fuhşa zorlayıp uçurumdan aşağıya attılar. Kızımı adli tıpa götürmediler, otopsi yaptırmadılar. Tek başımayım, yanımda kimse yok ama evlat acısıyla adalet arıyorum. Lütfen sesimi duyun! #SelimeBalcıİçinAdalet
Sayın Yetkililer, Derin’e yönelik şiddet eylemini gerçekleştiren şahıs, kolluk kuvvetleri tarafından telefonla arandığında asılsız beyanda bulunmakta ve Marmaris’te olduğunu iddia etmektedir. Ancak mevcut konumuna bakıldığında, şahsın Ankara Ulus’ta bulunduğu görülüyor. Şahıs ülkeden kaçmak için zaman kazanmaya çalışıyor.
AKP, Akkuyu Nükleer Güç Santrali
İşi’nde; Cumhuriyet tarihinin en büyük peşkeşine imza attı.
AKP’nin bugüne kadar Akkuyu’da;
Rusya’ya verdiği teşviklerin, yaptığı vergi indirimlerinin dolar tutarı karşılığı;
9 Milyar 819 Milyon Dolar!
AKP, şimdi de Rusya’ya 2045 yılına kadar yeni imtiyazlar vermenin peşinde.
Mecliste görüşülen kanun teklifine göre⬇️
🔴Akkuyu’da damga vergisi kalkıyor
🔴İnşaat, malzeme, teçhizata KDV istisnası geliyor
🔴Rusya az sermaye koysun çok borçlanma yapsın diye, %25’lik bir avantaj mekanizması kuruluyor.
Peki bu teşviklerin Türkiye’ye faturası ne olacak?
Bizim hesaplamalarımıza göre:
Yaklaşık 5 Milyar Dolar!
Sonuç⬇️
Rusya 5 Milyar Dolar az para, az vergi ödesin diye;
AKP, vatandaşımızın sırtına ekstra 5 Milyar Dolar daha vergi yükü bindiriyor!
Engelli bir kadına, üstelik sokak ortasında topluca saldırmak ne güçtür ne de cesaret. Beş kişi bir araya gelip kendini savunmakta zorlanacak bir insana şiddet uygulamak, insanlığa sığmayacak bir davranıştır.
"Kendine erkek diyen" olmak, güçsüze el kaldırmak değildir. Gerçek güç; saygı göstermek, kendini kontrol edebilmek ve zayıf olana sahip çıkabilmektir. Bir engelli kadına şiddet uygulayanlar ne cesur ne de güçlüdür; yaptıkları yalnızca vicdansızlık ve korkaklıktır.
Şiddetin hiçbir bahanesi olamaz. Böyle olaylar karşısında sessiz kalmamak, hukukun gereğini istemek ve mağdurun yanında durmak hepimizin sorumluluğudur. Bir toplumu ayakta tutan şey kaba kuvvet değil; vicdan, adalet ve insanlıktır.
Ben Esra Yücel.11 yaşındayken günlerce 3 canavarın istismarına uğradım. Suçlular 8 ay yatıp köyüme döndü, bana güldü.Koca köy onları korudu. Küçük kalbim bu adaletsizliği kaldıramadı,intihar ettim.Ben mezardayım,katillerim beraatle serbest! Çocukluğum için sesim olun.. #EsraYücel
Karşı cinse güvenip özel fotoğraf gönderen ve tehdit edilenler için yeni bir uygulama geliştirildi:
🔸Birine güvenip özel fotoğraflarını attın ve şimdi seni tehdit ediyor.
🔸“Fotoğraflarını paylaşırım, herkese yayarım.” diyor.
🔸Ama asla korkmana gerek yok. Çünkü uluslararası bir dernek ile Meta bir site kurdu.
🔸Siteye girdiğinizde “Kendi vakanızı oluşturun” seçeneği çıkıyor. Buna tıklıyorsunuz ve konuyla ilgili sorular soruluyor:
🔸Üstün giyinik mi? Kaç yaşındasın? Çok paylaşıldı mı? Siz de bu soruları cevaplıyorsunuz. Ardından ifşa olan görüntünüzü yüklüyorsunuz.
🔸Daha sonra site, yüklenen fotoğrafa dijital bir parmak izi tanımlıyor.
🔸Sonrasında aklınıza gelebilecek tüm sosyal medya platformlarına bu dijital parmak izini gönderiyor.
🔸Fotoğraf daha önce yüklenmişse siliniyor.
🔸Biri bu fotoğrafı yüklemeye ya da arkadaşına göndermeye çalıştığı anda sistem buna izin vermiyor.
🔸Hepimizin yakınlarının başına gelebilir. Bilinçlenmemiz lazım.
Herkese Merhaba, geçtiğimiz perşembe gününün ilk saatlerinde, yaşadığım bölgeden sorumlu jandarma birliği tarafından, BirGün gazetesinin bir paylaşımında okuduğum, "Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen" haberi üstüne yaptığım yorumum gerekçe gösterilerek, "halkı alenen kin ve düşmanlığa teşvik" suçlamasıyla gözaltına alındım. Cep telefonuma ve kimliğime el konuldu. Cep telefonumun şifresini orada ve o dakikada verdim. Gözaltı işlemlerimin ardından İstanbul Emniyet Md. götürüldüm. İlk alınışım ve serbest bırakılışım arasında bana toplam dört kere sağlık kontrolü yapıldı. Gözaltı sürecim boyunca -bakış dahil- hiçbir kötü muameleye maruz kalmadım. "Çağlayan Adalet Sarayında" alınan savcılık ifademde, temmuz ayı boyunca paylaştığım tüm sosyal medya mesajlarım önüme bir klasör halinde konuldu ve bunların, bana isnat edilen suçun unsurlarını taşıdığı söylendi. Ailemden aldığım eğitim; mesleğim ve mesleğimin yapılış ve sahneleniş prensipleri nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme" suçu işleme imkânım olmadığını, bu suçlamayı reddettiğimi ve mümkünse suçlamalarına başka bir kulp bulmalarını rica ettim. Ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderildim. Kısa süren yargılanmam ardından, yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi cezasına çarptırıldım. Bilgisayar kullanmadığım ve cep telefonuma el konulduğu için sonrasında haliyle kimselerle iletişim kuramadım. Arayanlara, soranlarla çok teşekkür ederim. İstemeden sebep olduğum, aile büyüklerimin akan gözyaşları ve iç sıkıntıları dışında hiçbir üzüntüm yoktur. Tüm paylaşımlarım istisnasız X hesabımda durmaktadır, duracaktır, yenileri paylaşılacaktır, dolayısıyla susmam ve susturulmam mümkün değildir. Evlâtlarımız ve ülkemiz için aydınlık bir gelecek talebi hapsedilemez. Sevgilerimle.
ODTÜ BİRİNCİLERİ SUSTURULUYOR!
Konuşma hakkı elinden alınan 8 ODTÜ birincisi olarak bizlere yapılan haksızlığı paylaşıyoruz.
• ODTÜ’den 4.0 ortalama ile mezun olan 9 üniversite birincisi olarak hepimiz, törenden iki gün öncesine kadar her yıl birincilerin yaptığı gibi Devrim'de konuşma yapacağımızı zannediyorduk. Ancak birincilerden yalnızca birine konuşma hakkı verildi.
• 17 Temmuz'da derece öğrencileri için bir tören düzenlendi. Bu tören öncesi düzenlenen toplantıda bizlere süre yetersizliği sebebi ile Ankara'dan ve Kıbrıs'tan birer birincinin konuşacağı bildirildi. Konuşmalardan sonra bu kişiyi kararlaştırmak için tekrar çağrıldığımızda bize seçim kriterlerinin hala belirlenmediği aktarıldı.
• 19 Temmuz'daki törenden bir gece önce telefonla arandık ve konuşma yapmayacağımızı öğrendik. Hangi kritere göre seçim yapıldığı ise talep etmemize rağmen bize açıklanmadı.
• Programın sıkışıklığını bahane eden yönetim, bu konuşmayı yapmaya hak kazanmış öğrencilere üçer dakika süre vermek yerine üniversite tanıtım videoları izletti ve Athena grubuna yaklaşık 70 dakikalık bir konser verdirtti. Grubun sahneye çıkmasının beklendiği 20 dakika boyunca hiçbir şey yapılmaması da eklenince “program sıkışıklığı” bahanesinin ne kadar asılsız olduğu gözler önüne serildi.
Tüm dönem arkadaşlarımızla bize karşı yapılan bu büyük ayıbı kınıyoruz!
Biz bu şekilde sansürlenmeyi kabul etmiyoruz. Bu sebeple ODTÜ birincileri olarak çok büyük bir hevesle hazırladığımız ancak yapamadığımız konuşmalarımızı bu gönderiyi alıntılayarak paylaşma kararı aldık. Bizim dillendiremediklerimizi okumanız bizi çok mutlu edecektir.
Hayatında askerlik hariç köyünden hiç dışarı çıkmamış kekeme er Recep Delice’nin darbeci olarak 17 yıl 6 ay ceza aldığı
2 telefonunda feto’nun haberleşme ağı Bylock çıkan bunu tv da itiraf eden Mehmet Büyükekşi’nin iki dönem Futbol Federasyonu başkanı olduğu
10 TEMMUZ HUKUK GÜNÜ KUTLU OLSUN
Yeni Macaristan Başbakanı Peter Magyar, devlete ait haber televizyonunu kapattı.
Televizyonun kapanış mesajı:
"Kamu medyası yalan söylemez.
Özür dileriz, çünkü yıllarca yalan söyledik."
Boğaziçi’ni bölüm birincisi olarak bitiriyorsun. Bölümün yüksek lisansa kabul ediyor, adını ilan ediyor. Sonra anayasal hakkını kullanıp protestoya katıldığın gerekçesiyle tek imzayla kabulün iptal ediliyor. Eğitim hakkın, TÜBİTAK bursun ve akademik geleceğin elinden alınıyor.
Atatürk'e hakaret ettikten sonra tutuklanıp sonrada verem sebebiyle cezaevinde kalamaz diye serbest bırakılan yobaz işine devam ediyor.
Bu şahıs veremse neden yemek sektöründe çalışıyor?