hukuksuzluktan yarım yamalak dönülmesine bile sevinecek hale geldik. adalete olan güvenimizi bitirenlerin allah belasını versin. darısı diğerlerinin başına hoş geldin hocam.
Hain bir bebek katilinin muhatap alındığı, ne konuşulduğu ve ne yapıldığı belli olmayan bir masada anlaşılan, eli kanlı katillerin şehit sayıldığı ve cumhuriyet değerlerine hakaretler edilen bir bildiri ile duyurulan, "barış soslu anayasa çalışması" denebilecek bu rezilliği akp-mhp-öcalan ekibinden medet umup alkışlamak elini gözünü bağlayıp kör kuyuya atlamaktır.
Bireyin hayatını ve toplumu doğrudan tehdit eden bir terör örgütünün eli kanlı katilleri bir imza ile barış güvercini olmaz. Terörün adını değiştirmek bir gazinin acısını dindirmez. İnsanların barış inancını sömürerek kapalı kapılar ardında bir süreç(!) yürütmek şehit evladının göz yaşını silmez. Suçsuz insanların dört duvar arasında tutulduğu bir yerde "Teröristleri serbest bırakalım mı?" tartışması yaparak demokrasi gelmez.
Çıkarı olanın adab-ı muaşeret dinlemeden eliyle yediği, şaşmışların adalet çorbasına çatalla daldığı bu sofradan Türk Milleti aç kalkar.
Umarım son nefesimizi vermeden adaletli, güçlü ve çocuklarımızın içinde rahatça yaşayacağı müreffeh Türkiye'yi görürüz. Allah'ın merhameti hepimizin üzerine olsun.
Ben terörle mücadele Gazisiyim.
Şahsım ve Vatan Bayrak uğrunda Şehit düşmüş Silah Arkadaşlarım adına, bu ihanet ve alçak rezaleti bize reva gören destek olan alkış tutan kim varsa ahımız üzerlerindedir. İlahi adalet tecelli edecektir.
Vatan evlatlarını değilde, alçak pkklıları muhatap alanlar bunun zararını da bedelini de ödeyecektir.
Allah sizleri affetmesin.
Bu arada katıldığınızı, Öcalan'ı hapisten Mandela gibi çıkarıp meclise sokmak istediğinizi, demokratik konfederasyon hayallerinizi biliyorum. Sadece delikanlı gibi söylemenizi istiyorum. Bırakın faşizmi, halkların kardeşliğini bilmem neyi. Çıkın söyleyin. Herkes herkesi bilsin.
Bu saat oldu, Türkiye'de büyük çaplı bir rezillik hala bugün yaşanmadı" diyordum ki yine çok büyük bir skandal yaşanmış.
Gündüz gözüyle şehrin ortasında bir kadının vurulması, öldürülmesi politiktir. Kadın cinayetleri politiktir. Bunların bu kadar cesurca, rahatça cinayet işlemesinin sebebi cezasızlık algısıdır.
2004'te 2 çocuğunu öldüren şey, bugün kovid izni diye bir saçmalıkla sokakta gezebiliyorsa, sapık katil şerefsiz ne kadar kişi "insan hakları" adı altında affedilip salınıyorsa işte cinayetlerin tam olarak sebebi de budur.
Daha 1 ay olmadı, Cevahir AVM’nin önünden elinde Türk bayrağı olan gençler gözaltına alındı. Tutuklanan çocukların çoğu halen hapiste. Terör sloganları atanlar ise gönül rahatlığıyla yürüyüşünü yapıyor. Milletini sevmenin cezası var, yeni Türkiye.
Bugün, Emek ve İşçi Bayramı için Mersin Öğrenci Komitesi olarak gittiğimiz, Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sloganları atıp Türk milliyeti sembolü olan bozkurt işareti yaptığımız dem partililer tarafından saldırıya uğradık.
Uyuşturucu ilkokula inmiş, reşit olmayan çocuklar mafyalaşmış, her yer haraç kesen, mala çöken, ırza kast eden insan dolu, polisiniz genç kızların mahremine bile saygı göstermeden hükumet korumakla meşgul.
Öğretmen atamasında bile adaletsizlik yapıyorsun. Fizik öğretmenliğine 61, Matematik öğretmenliğine 117 atama yapıp, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine 1802 atama yaparsan; bilimden uzaklaşırsın. Bilimden uzaklaştıkça da yoksullaşmaya devam edersin, aç kalırsın aç.
Hiç utanmıyorsun değil mi, Erdoğan?
Yasal haklarını kullanan gençleri cezaevine atarken, terör örgütü Hizbullah’tan yargılanan ortağın Hüda-Par’cıları affediyorsun!
Bayram günü gençleri içeri, terör suçlularını dışarı çıkaran bir iktidarla karşı karşıyayız!
Yazıklar olsun!
ODTÜ’de gece yarısı hukuk dışı pusu!
Gece 02.00’de ODTÜ kampüsünde öğrencilerin üzerine sessizce yaklaşan polis ekipleri, hiçbir uyarı yapmadan gözaltı yapıyor, bazı öğrencilerin telefonlarına el koyuyor!
Bu uygulama açıkça yasaya aykırıdır, hak ihlalidir, suç teşkil etmektedir! Keyfî gözaltılar, özel hayata müdahale, kampüs güvenliğini yok sayan bu anlayışı reddediyoruz.
Üniversite yönetimi bu hukuksuzluğa seyirci kalamaz! Öğrencisine sahip çıkmalı.
Bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız. ODTÜ öğrencisi yalnız değildir!