19 Mayıs'tan hemen sonra Milli Mücadelenin ilk genelgesi olan Havza Genelgesini 28 Mayıs 1919'da yayınlar. Bu genelge ile ulusal bilinç uyandırılarak halkın işgallere karşı tepki göstermesi sağlanmıştır.
104 yıl sonra bu ulusal bilinci yeniden uyandırma sırası hepimizde.
Fatih Portakal:
"Siyaset üretmiyorsunuz. İnsanlara sadece sövüyor ve hakaret ediyorsunuz. Ayrıştırıyor, terörist ilan ediyor ve sonunda %10’luk bir oya ulaşıyorsunuz.
MHP’nin oyu nasıl %10 olabilir? diye soruyorsunuz. Sinan Ateş öldürülmüş, bu cinayetin bile hesabını sormuyor."
12- UMAY KISAÇAM
Henüz 6 aylık bir bebek. Antakya’daki Rönesans Rezidans A-2 Blok'ta yaşıyordu. Babası Mehmet Ali Kısaçam (35) ve annesi Kadriye Kısaçam (35) ile devasa enkazın altında kaldı. Ve şimdi hepsi bu dünyada hiç var olmamış gibi kayıp. Bir mezarları bile yok.
Kahroluyorum… Deprem Özel’in tanıtımını bitirmeye çalışıyorum… Kahroluyorum… 7 senedir program yapıyorum, bir kere bile videolarımızı paylaşın ya da izleyin demedim. Yayında dedim bıraktım ortaya… Fakat bunu paylaşmak zorundasınız. Kalbiniz dayanmayacak… İzlemek zorundasınız. Aklınız almayacak, dinlemek zorundasınız. Onlara sizin adınıza bir söz verdim, beni yalnız bırakamazsınız. Tanıtım iki üç saate yayında…
Bugün, televizyon tarihine kara bir gün olarak geçecek…
Türkiye’de ilk kez bir diziye ‘sözde’ şiddet iddiasıyla 5 kez yayın durdurma cezası verildi.
Kim ne derse desin, Kızılcık Şerbeti, bir Türkiye gerçeğidir…
Yıllar evvel Fatih Altaylı sırtına bıçak saplanmış bir kadın fotoğrafını sürmanşetten basmıştı…
Ortalık ayağa kalkmıştı...
Ve Altaylı kendini şöyle savunmuştu…
“O fotoğrafı niye bastım biliyor musunuz? Sizin içinizi acıtmak için, yüreğinizi dağlamak için, kızmanız için, köpürmeniz için…”
#KızılcıkŞerbeti dizisinde izlediğimiz her şey ama istisnasız her şey, Türkiye’de kadınların birebir yaşadığı gerçekler…
Acıta acıta, kanata kanata doğrularla yüzleşmek zorunuza gitti değil mi?
Tokat gibi çarpan sahnelerden rahatsız oldunuz…
Olmayın efendiler olmayın…
Görün!
Yüzleşin!
İçiniz acısın!
Dağlansın yürekleriniz...
Dağlansın ki çözümünüz engellemek olmasın…
Bu kadar zavallı olmayın…
Kadınlara ‘susma, boyun eğme, kimseye muhtaç değilsin, kurtarıcıya ihtiyacın yok’ diye bas bas bağıran bir yapım, sizi rahatsız etse kaç yazar?
Engelleseniz, durdursanız ne olur…
Bu mu sizin çözümünüz?
Sansürünüz batsın!
Sözde korumacı tavrınızın altında ezilin…
Ekran karartınca ispatlanmıyor, hassaslığınız…
Sıkıysa kadın cinayetlerini durdurun…
Şiddeti, tecavüzü, baskıyı durdurun…
Yüreğiniz yetiyorsa kadınların sesine ses olun…
Olun da o zaman alkışlayalım sizi…
Duralım arkanızda dağ gibi…
Şu an tek hissettiğim büyük bir utanç…
Kan kusturup, #KızılcıkŞerbeti bile içtirmediniz…
Yazıklar olsun…
Kızılay çok kan kaybetti.
Kızılay’ın başındaki şahıs bu görevde olduğu müddetçe kan bağışı sorun olmaya devam edecek. Bu yönetime milletin güveni kalmadı. Ertelenen ameliyatlar, tükenen stoklar büyük sorun! Emin olun, bu yönetim görevden alındığı anda bağışlar hızla artacaktır.