Evlilik hayatımdaki en büyük hata...
Hata yaptığım şey, kocaımın soğukluğunu ve duygusal cimriliğini en baştan fark etmemdi, buna rağmen sabretmeye ve fedakârlık yapmaya devam ettim, ta ki başımdaki güvenlik çatısı çökene kadar.Bazen ihmale dair işaretleri apaçık görürüz ama ⬇️
Bir saygısızlığa tepki gösterdiğinde, sana sanki deliymişsin ya da alınganmışsın gibi davranılması bir manipülasyon yöntemidir. Kendi yaptığı saygısızlığı görmezden gelir, suçu senin tepkine atar. Sınırlarını korumak için kendini kimseye açıklamak zorunda değilsin.
Bana ait olmayan bir hikâyede ısrarla kalmanın bedelini ağır ödedim. ‘Bir gün değerimi bilirler’, ‘bir gün emeğimi görürler’ diye diye günlerimi harcadım. Ama zaman geçtikçe hiçbir şey değişmedi; sadece benim neşem eksildi, benim içim çekildi. İnsan bir şeyi iyileştirmeye çalışırken kendi sağlığından, kendi huzurundan oluyormuş. Zorla tutunmaya çalıştığım o ipi bıraktığımda anladım; meğer ben sabretmekten değil, o ipi tutmaktan yorulmuşum.
hislerinizyok
Birinin hayatında olmak isteyebilirsiniz. Hatta o insanın hayatında kalabilmek için elinizden geleni de yapabilirsiniz. Ama hiç kendinize şunu sordunuz mu: Ben bu insanla beraberken olduğum kişiden gerçekten memnun muyum? Bazen birini kaybetmemek için kendimizden küçük küçük vazgeçmeye başlarız. Daha az konuşuruz, bazı şeyleri söylemeyiz, tepkilerimizi değiştiririz, daha anlayışlı görünmeye çalışırız ve bir süre sonra ilişkinin içinde kendimiz gibi değil, onun yanında kabul göreceğini düşündüğümüz kişi gibi davranmaya başlarız. Ama bir ilişkinin sadece “beni seviyor mu?” tarafına değil, “ben onun yanındayken kendimi seviyor muyum?” tarafına da bakmak gerekiyor.
Yapacaktım, gelecektim, düzeltecektim, değişecektim, arayacaktım, özür dileyecektim, telafi edecektim…
İnsanların yapmayı düşündükleriyle gerçekten yaptıkları arasında bazen koca bir uçurum vardır. Bir şeyleri istemiş olabilirler, yapacaklarına inanmış olabilirler ama hayatımızda hissettirdiğimiz şeyleri belirleyen içimizden geçirdiklerimiz değil hayata geçirdiklerimizdir. Gelinmeyen bir yerin, tutulmayan bir sözün, edilmeyen bir telefonun, değiştirilmeyen bir davranışın ardından siz hala niyetlerinizi düşünürken karşınızdaki insan çoktan yaşadıklarının kırgınlığını taşıyor olabilir. İyi niyet, yaşanmamış bir davranışın yerini tutmaz. Bazen insanlar, yapacağını söylediği şeylerle değil bir türlü yapmadığı şeylerle hatırlanır.
Şunu bir kenara yazın; bu narsistin en büyük kancalarından biridir:
Sizi önce duygusal olarak aç bırakır, bir sıcak bir soğuk yapar,bir gün ilgi verirken bir dahaki gün görmezden duymazdan gelir sonra talep ettiğiniz en temel saygıda bile "Sana ne versem yetmedi" diyerek suçlu hissettirir.
Amaç çok basit: Kendi yetersizliğini gizleyip sizi "aşırı istekli" ilan etmek. Tuzağı fark ettiğiniz an kanca boşa çıkar.
Özür değişim gerektirir. Birinden özür dilediğinizde o davranışı tekrar etmemeniz beklenir. Genellikle her affedilişten sonra karşıdaki bir yüzsüzlük kazanmaya başlıyor. Böyle insanları hayatınızdan çıkarın.
Dengi olmayan birini hayatına alıp huzurlu olanı görmedim. Bir taraf, ulaşamadığı seviyenin hıncını çıkarır; diğer taraf ise sürekli anlaşılmamaya mahkum kalır. Denklik, statü ya da parayla değil, vizyon, karakter ve dünya görüşüyle ölçülür.
....daha fazla insanla konuşması, seni güvensiz hissettirmesi, seni aldatması ve sonra da güvensizliğin için seni suçlaması gibi bir şeyi asla anlamayacağım.
Yemin ederim, birinin sana sevdiğini, senden hoşlandığını söyleyip birlikte bir gelecekten bahsetmesi, sonra yalan söylemesi, senden bir şeyler saklaması, konuşmaları silmesi, seni gölgede tutması, seni saklaması, seninle alay etmesi, birileriyle gizlice görüşmesi, daha fazla..⬇️
Zorlamanın da bir eşik noktası var. Sonrası kendine saygısızlığa ve değersizleşmeye gidiyor. Doğal akması gerekenleri arkadan itekleyerek oldurmaya çalışmayın. Olmuyor çünkü. Zorlamayın. Bırakın hayat aksın.
Allah sizi sürekli kendini mağdur gösteren, sorumluluk almaktan kaçan, duygusal yakınlıktan korkan ve duygusal zekası minik taş kadar olan narsist ruhlu insanlardan korusun. Amin. 🙏🏼
bazı insanlar, durumu
düzeltmek yerine sizi
kaybetmeyi tercih
ederler. çünkü sevgileri,
çaba göstermeye
yetecek kadar güçlü
değildir. çabasız sevgi de,
gerçek sevgi değildir
Hayatımın en zor döneminden geçerken şunu çok net anladım: Asla geçilmemesi gereken bir çizgi var. Ben ayakta kalmaya, nefes almaya çalışırken; düştüğümü, tükendiğimi, en kırılgan halimde olduğumu bile bile bana saygısızlık etmeyi seçen, stresime bir yük daha ekleyen insanda artık iyi niyet aramıyorum. Çünkü kırılganlığımı görüp tam oraya basmak tesadüf değildir, bilinçli bir tercihtir. En savunmasız anımda gösterilen her türlü zalimlik kasıtlıdır ve altında daha karanlık bir şey yatar. Ve bir insan, ne kadar paramparça olduğumu bilerek beni incitebiliyorsa, o ihanet benim için her şeyi bitirir. O andan sonra onu bir daha asla eskisi gibi göremem. İçimdeki yeri, ona bakışım sonsuza dek değişir.
—Emre Valez
Kendimizi yeterince güvende ve değerli hissetmediğimiz ilişkilerde sürekli sorun, kavga çıkarıyoruz aslında. Kavga dediğim de anlaşılma ihtiyacı. Sen bunu yaptın ben böyle hissettim diyorsun buna kavga diyor anlamıyor. Anlaşılmayınca hırçınlaşıyorsun. Sonra bütün suç sende oluyo+