@mansuryavas06 Ne demiş Atatürk (İmamoğlu'nun ifadesiyle) Arapların işine karışmayın. Ne olduğu konusunda zerre bilgisi yok dört paragraflık ahkam kesmiş.
“Halkın bana karşı teveccühüne teşekkür ediyorum. Bu millete hizmet, her vatandaşın vazifesidir.”
İstanbul’dan Medine’ye dünyanın dört bir yanına eşsiz hat eserleriyle iz bırakan “Hattatların Reisi” Hasan Çelebi, 88 yaşında vefat etti.
Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı İnci köyünde 1937 yılında dünyaya gelen Çelebi, 1954 yılında dini eğitim almak üzere İstanbul’a geldi. Üçbaş ve Çinili medreselerinde Arapça ve din dersleri aldıktan sonra 1956'da müezzin olarak Üsküdar Mihrimah Sultan Camii’ne tayin edildi.
1964 yılında Halim Özyazıcı, Hamit Aytaç ve Kemal Batanay ile hat sanatını meşk etmeye başlayan Hasan Çelebi, ilk kişisel sergisini 1982 yılında İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nde (IRCICA) açtı.
Çelebi, 1981 yılında İslam Konferansı Teşkilatının yazılarını yazmak için Cidde’de, 1983 yılında da Mescid-i Nebi’nin yazılarının tamiri için Medine’de çalışmak üzere görevlendirildi.
1987 yılında Kuba Mescidi’nin yazılarını yazmak üzere bir yıl süreyle Suudi Arabistan’da bulunan hattat, 1992 yılında Malezya İslam Kültür Merkezi tarafından seminer vermek ve sergi açmak üzere Kuala Lumpur’a davet edildi ve 1994'te “Hat Sanatında 30. Yıl” sergisini açtı.
Hat dersleri vermeye 1976'da başlayan Çelebi, dünyanın farklı coğrafyalarında 100'e yakın talebesine icazet verdi ve Hamid Aytaç’tan sonra en çok öğrenci yetiştiren hat ustası oldu.
Sanat hayatında yaklaşık 60 yıl kalemi elinden hiç düşürmeyen Hasan Çelebi, son büyük projelerini Büyük Çamlıca Camii ile Malezya’daki Sri Sendayan Camii için yapmıştı.
“Herkesin bir mesleği, bir de meşgalesi olmalı. O meşgale, elbette medeniyetimizdir.”
Ömrünü kültürel hazinelerimizi aramaya adayan Süheyl Ünver’in anısına...