Galatasaray camiasında dillendirilen ama herkesin konuşmaya çekindiği bazı konular var. Fiili ‘gölge’ futbol şube sorumlusundan tutun da 'gayriresmi yetki' ile transfer operasyonlarını yönetenlere kadar. Hatta herkesin dilindeki o 'belli başlı menajerler konusu' da dahil. Sonuna kadar herkes okusun.
4 yıldır başarılı olunsa dahi Galatasaray'ın en sıkıntılı olduğu konu transfer konusudur. Her sezon aynı hata ve hatalar da aynı kişilerce nedense.
Son dönemdeki ve geçmiş yıllardaki transferlere baktığımızda (Renato Nhaga, Lesley Ugochukwu dahil) karşımıza hep aynı menajerlik şirketi çıkıyor. "THE TEAM" The Team ile Cenk Ergün ve Dursun Özbek'in kardeşi Mehmet Ergün gibi isimlerin de çalıştığı iddiası da herkesçe konuşuluyor. Hatta Mehmet Özbek'in The Team Türkiye temsilcisi İbrahim Polat ile iş birliği içinde olması da gündemde.
Galatasaray taraftarına menajerler üstünden para yedirmeyelim transferi biz yapalım diyenler neden o zaman bu menajerlerle iş yapmaktadır? Gardi'yi The Team yüzünden mi dışarda tutmaya çalışıyorsunuz? Geçmiş dönemde Erden Timur ile ilgili sorunlarda The Team konusunun ilgisi var mı? Çok daha ilişkili kişiler ve kulislerde neler konuşulduğunu da biliyoruz.
Ne zaman taraftar yangın yapsa The Team'in yetişmesi tesadüf mü? Tıpkı yangın sonrası Jelert'in transferi gibi, tıpkı bu dönemki Lesley'in transferi gibi. Aslında yazıyı burada bitirmemek gerekiyor. Fakat çok uzatmayıp Galatasaray'daki transfer sorununu gündeme taşımak adına bu yazıyı yazıyorum. Umarım o konuşmayanlar ve üstü kapalı söyleyenler çıkar konuşur. Varsa sorun herkes bilmeli. Biz paylaşalım ki yetkisi olanlar açıklasın! Amaç tam da bu. Aslolan Galatasaray! Okuyan herkesin özellikle yorum atarak gönderiyi paylaşması Galatasaray adına hayırlıdır.
Bakalım bugün ilk hangi muhabir veya gazeteci “maçtan sonra stadyumda Galatasaray yönetimi Acil olarak Toplandı Okan Buruk ile transfer toplantısı Yapıyor” diye sallamasyon gaz almalı falan haber girecek.
Sayın Başkanımız Dursun Aydın Özbek;
Bu son 20 günde şahsınıza ve yönetim kurulunuza hitaben birkaç paylaşımım oldu.
23 Mayıs'ta dördüncü kez Başkan seçilmenizin üstünden aylar geçti.
Her transfer dönemi olduğu gibi bu transfer döneminde de bir stratejiye sahip olmadığımızı, bir kaosun ve plansızlığın hakim olduğunu fazlasıyla gözlemliyor ve yaşıyoruz.
4 sene üst üste şampiyon olmuş bir takımda 5. yıla girerken sportif başarıların yanı sıra yapısal ve planlama anlamında da bir şeyler üstüne koyabilmeliydik ama geldiğimiz noktada görüyoruz ki birkaç yöneticinin muhabirlerle gündemi manipüle etmesi dışında hiçbir stratejiye sahip değiliz.
İlk resmi maçımıza 19 gün Şampiyonlar Ligindeki ilk maçımıza ise yaklaşık 44 gün kaldı.
Bu sezon diğer tüm sezonlardan çok çok daha önemli. Böylesine önemli bir sezonda transferde “eğrisi doğrusuna denk gelir” beklentisi ile koca bir transfer sezonunu geçirmek Galatasarayımız için kabul edilebilir bir süreç değildir.
Daha önce futbolun yönetiminde ve diğer alanlarda yetki karmaşasının olduğunu yazmıştım. Görevlendirmeler yapılsa da futbolun yönetiminde karmaşanın devam ettiğini medyaya servis edilen haberlerden okumak mümkün.
Lütfen artık bu konunun ve özellikle yönetim içinde liseli hegemonyasını hortlatmaya çalışanların önüne geçelim.
Galatasarayımızın kaybedecek değil bir günü, bir dakikası bile yok.
En son konuşmanızın üstünden 20 gün geçti ve “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” dediniz.
Galatasaray camiası sadece takımımızın eksiklerinin tamamlanmasını ve gerekli bölgelere olmazsa olmaz takviyelerin yapılmasını bekliyor.
4 Sene üst üste verilen emeği heba etmeyin. Kadromuzu güçlendirecek takviyeleri yapın gerisini bize bırakın.
Karda kışta her koşulda emek veren, kombinesini alan, her fırsatta mağazalara koşan Galatasaray taraftarı her transfer döneminde plansızlıklarla oyalanmayı ve yıpranmayı hak etmiyor.
Artık icraat zamanı.
Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Uruguay: her futbolcu kendi imkanıyla ülkesine döndü.
Suudi Arabistan: Federasyon Başkanı istifa etti.
Güney Kore: Teknik direktör istifa etti.
İskoçya: Teknik direktör istifa etti.
Çekya: Teknik direktör istifa etti.
Türkiye: Oyunculara villa ve 16M$ prim dağıtıldı.
@bosunatiklama Gol atmada son sıradayız.
Beceriksizlikte ilk sıradayız.
Ego Kasmakta uzak ara lideriz.
Paraları villaları reklamları cebe indirmekte üstümüze yok.
Hiç Bir zaman Utanmayız.
bunları demeyi unutmuş.
Bir X kullanıcısının Hakan Çalhanoğlu hakkındaki sözleri, büyük beğeni topladı:
🔸Karısını aldattı, yakalanınca “karım beni aldattı” dedi
🔸Çocuğuna DNA testi istedi, karısıyla barıştı.
🔸O kadına bugün story attırdı!
🔸Trabzonspor’la sözleşme imzaladı, 200 bin euro imza parası aldı, sonra kaçtı.
🔸Parayı geri vermedi, 4 ay futboldan men edildi.
🔸Sonra Hamburg’a kaçtı!
🔸Kaçtığı Hamburg’dan deli raporu ile Leverkusen’e kaçtı!
🔸Milli takım kampında arkadaşının nişanlısına sarktı.
🔸Odası basıldı, ağzına namlu sokuldu, mevzunun üstü kapandı!
🔸Adamın vukaatları say say bitmiyor!
🔸Bir de çıkmış millete akıl veriyor!
🔸Ahlaksız!
Dünya kupasında
Türkiye 2 Maç 0 Gol 0 Puan
Yeşil Burun Adaları 2 Maç 2 Gol 2 Puan
Söylenecek Başka Söz Yok.
İbrahim Hacıosmanoğlu ve milli takım oyuncuları vede montella utanıyormudur acaba.