@dilekgungor_ Depremzelere devremülk kapılarını ücretsizmiş gibi açan tarikat devre sahiplerinden günleri karşılığı tahsiste bulunup ardından Beşir yardım kuruluşundan otelcilik paralarını aktarmış diye okumuştum kendi mensuplarından. Tepeden tırnağa bitmişiz biz haberimiz yok.
NATO’nun ve onun bileşeni olan Batılı örgüt ve aktörlerin riyakârlıkla iç içe geçmiş Türkofobik takıntılarını görmek için, diğer bütün örnekleri bir kenara bırakıp yalnızca Kıbrıs’taki gelişmeleri takip etmek dahi yeterlidir.
Türkiye, AKP hükumetinin kısa vadeli heyecanlarından, geçici ittifaklarından ve dönemsel dış politika tercihlerinden bağımsız olarak; siyasi, finansal ve operasyonel bir kuşatma altındadır.
Bugün Türkiye aleyhine doğrudan harekete geçmemelerinin temel nedeni NATO üyeliğimiz ya da 5. Madde’nin sağladığı güvence değildir. Asıl caydırıcı unsur, Türkiye’ye yönelik konvansiyonel bir askerî harekâtı göze alamamaları; böyle bir operasyonun askerî, taktik, siyasi ve mali sonuçlarını taşıyacak güç ve iradeye sahip olmamalarıdır.
Ancak şartların değiştiği, Türkiye’nin içeriden zayıflatıldığı ve caydırıcılığının aşındığı bir gün geldiğinde; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle kendilerine “Düvel-i Muazzama” denilen bu küstah güçler, Türk milletinin kendi vatan toprakları üzerindeki egemenliğini, yüzyıllık husumetlerinin beslediği siyasi ve askerî araçlarla yeniden gasp etmeye teşebbüs etmekten geri durmayacaktır.
Bu nedenle Batı’dan medet ummak, en hafif tabiriyle stratejik bir naifliktir.
Bugün onlara mecbur kalmamızın temel sebebi askerî değil; mali, parasal, teknolojik ve ticari bağımlılıklarımızdır. Bu bağlar artık karşılıklı bağımlılık sınırını aşmış; Türk milletinin egemenliğini, bağımsız karar alma kapasitesini ve gelecek tasavvurunu tehdit eden bir kırılganlık alanına dönüşmüştür.
Statükoyu koruyarak bu cendereden çıkmamız zinhar mümkün değildir.
Yapılması gereken, Batı ile ilişkileri ölçüsüz bir kopuş siyasetiyle değil; bağımlılığı azaltan, seçenekleri çoğaltan ve millî kapasiteyi tahkim eden uzun vadeli bir devlet stratejisiyle yeniden düzenlemektir.
Türkiye; dış finansman bağımlılığını azaltmalı, üretim ve enerji güvenliğini güçlendirmeli, kritik teknolojilerde lisans ve tedarik bağımlılığını kırmalı, savunma sanayisini yalnızca montaja değil özgün teknolojiye dayandırmalı ve dış ticaretini tek bir siyasi merkeze bağımlı olmaktan çıkarmalıdır.
Bunun yanında Merkez Bankası rezervlerinden ödeme sistemlerine, gıda güvenliğinden veri altyapısına, limanlardan haberleşme ağlarına kadar bütün stratejik alanlar millî güvenlik perspektifiyle yeniden ele alınmalıdır.
Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir hamaset dalgası değil; mali egemenliği, üretim kapasitesini ve askerî caydırıcılığı aynı stratejik mimari içinde birleştiren kapsamlı bir millî dayanıklılık programıdır.
Çünkü bağımsızlık yalnızca sınırları askerle korumak değildir.
Bağımsızlık; paranız, enerjiniz, teknolojiniz, üretiminiz ve karar alma iradeniz üzerinde başkalarının veto hakkının bulunmamasıdır.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İsrail başbakanı Netanyahu'nun tehditkar bakışlarına karşılık veriyor. Bakışlar herşeyi anlatıyor. Wang, "ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın, senin ananı...." dercesine bakıyor ite.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez:
NATO zirvesi için Ankara’dayım.
Avrupa güvenliğinin müttefiklerinin birliğinden inşa edildiği ve İspanya'nın İttifak'ın talep ettiği kabiliyetleri yerine getirmeye devam edeceği, refah devletimizden bir santim bile tasarruf etmeden, bu kesinliğin farkındalığıyla. Güvenlik ve refah. Her ikisi de el ele gidebilir.
FUCK FOOTBALL
FUCK FIFA
FUCK ARGENTINA
FUCK THIS WORLD CUP
FUCK RIGGED REFEREES
FUCK RIGGED VAR
FUCK INFANTINO
SO, FUCK THE PEOPLE WHO DESTROY FOOTBALL
#FuckFiFa#Worldcup2026#infantino#var#argentina