#SONDAKİKA İspanya Başbakanı Pedro Sanchez:
➖“Tarih, Gazze'ye karşı duyarsız kalanları yargılayacaktır.”
➖“Gerekirse İsrail'e karşı daha ileri adımlar atacağız.”
➖“Filistin'in bize ihtiyacı var ve İspanya onun yanında duracak.”
Ülkemizin dört bir yanında ormanlarımız yanıyor, içimiz yanıyor.
Orman yangınları elbette her ülkede yaşanabilir. Ancak iktidarların görevi, önleme-etkili müdahale ve yangın sonrası iyileştirme çalışmaları yapmaktır.
Bunun için özellikle iklim değişikliği etkilerinin zirveye çıktığı bir dönemde Orman Genel Müdürlüğü’nün imkan ve kabiliyetleri yeterli seviyede olmalıdır.
Ancak ne yazık ki Orman Genel Müdürlüğü personel sayısı 2022’den sonra bırakın artmayı, yaklaşık 2.300 azalmıştır, 29.000 kadro boş durumdadır. Kurumun bütçesi ve söndürme uçakları dahil olmak üzere araç ve gereçleri yetersizdir. Kısa kollu tişörtlerle yangına müdahale etmeye çalışan orman işçilerinin ekipmanları yetersizdir.
Orman Genel Müdürlüğü’nün 2025 bütçesinde “ormanların korunması” programında 32,5 milyar liralık ödenek varken, ilk 6 ayda yalnızca 12,5 milyar liranın, yani ödeneğin sadece %38’inin kullanılmasına izin verilmiştir.
İşte bu durum iktidarın ekonomik tercihlerinin sonucudur. Ormanlarımız için ilk 6 ayda kullanılan kaynak, kamunun faiz ödemelerine ayırdığı kaynağın sadece %1’idir. Dünyanın en iyi yangın söndürme uçaklarından 3.000 adet almaya yetecek 160 milyar dolarlık servetimiz, 19 Mart Darbesi’ni yapmak için harcanmıştır.
Bu iktidarın yönettiği devlet, milletimizi de ormanlarımızı da güvende tutamıyor. Çünkü iktidar, vatandaşa karşı kendini sorumlu hissetmiyor. Yaşadığımız her krizde, her afette, iktidar koltuğu boşmuş gibi, millet kendini korumak zorunda kalıyor.
Bu iktidarın yönettiği devlet, milleti yangında alevlerin arasında, depremde enkazın altında bırakıyor. Millet hakkını aradığında ise devlet milletin karşısına dikiliyor. Yaşadığımız kriz milletin yanında olmayan devletsizlik krizidir.
Lafla büyük devlet olunmaz. Büyük devlet, güçlü devlet, milleti güvende tutan devlettir. Afetlere karşı risk yönetiminin yapıldığı devlettir.
Asli sorumlu olmamasına rağmen tüm belediyelerimiz, tüm personelleriyle vatandaşlarımızın yanındadır. Bu krizleri aşmak için hazırlığımız tamdır ve bugün de her sorumluluğu üstlenecek iradeye sahibiz.
Yangın şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifa, mücadele veren tüm personellerimize güç kuvvet diliyorum. Bu kötü günlerin bir an evvel geride kalmasını temenni ediyorum.
Tutuklu olduğum “halkı kin ve düşmanlığa kışkırtma” suçunun cezası 1-3 yıl. En üst sınır olan 3 yıl ceza alsam bile, hapishanede şimdi kaldığım kadar kalmam mümkün değil. Oysa 66 gündür iddianamem hazırlanmadan yüksek güvenlikli bir cezaevinde hücrede tutuluyorum.
Tutuklama ile siyasi ceza veriliyor. Her 30 günde bir yapılan tutukluluk değerlendirmesinde tutukluluğum “güçlü suç şüphesi var” denilerek uzatılıyor.
Oysa bırakın suç şüphesini; suçlu olsam/bulunsam serbest kalacağım.
Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bu haksız, hukuksuz, uygulamayı TÜRK MİLLETİNE şikayet ediyorum.
Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı.
Yürütülen yargı süreci bir adli işlem değildir. Tam bir yargısız infazdır.
Milletimizi sorumluluk duygusu içinde hak mücadelesine davet ediyorum. Bu hak mücadelesi milletimizin ve evlatlarımızın geleceği meselesidir.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.
Milletin iradesini çalanlara karşı sorumluluk alma, hak mücadelesine katılma günüdür.
Hiç kimseyi arkada bırakmadan hep birlikte.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, yol arkadaşım Sn. Ekrem İmamoğlu’nun hukuka ve tüm mevzuata uygun diplomasının iptal edilmesine ilişkin karar sonrası Türkiye demokrasisi maalesef bir başka evreye geçmiştir.
Hatırlatmak gerekir ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, partimizin cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisine anayasal olarak sahip TBMM Grubumuzun büyük çoğunluğunun verdiği imzalarla; Parti Meclisimizin Cumhurbaşkanı adayımızı belirlemek için yöntem olarak öngördüğü ön seçime katılma hakkı elde etmiştir.
Demokrasiye uygun olmayan bir biçimde rakipleri devreden çıkarmak öncelikli olarak Türkiye’ye ve on yıllarca yıl kurumsallaştırmaya çalıştığı demokrasisine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali; Hukuki istikrar, hukuk devleti ilkelerine aykırıdır. Buna izin vermek bu ülkeye ve demokrasisine yapılan en büyük ihanettir.
İstanbul Üniversitesi’nin bugün verdiği karara karşı tüm hukuki sürecin işletileceğini ve Genel Merkezimiz öncülüğünde Anayasa’yı yok sayan, hukuku ayaklar altına alan bu karara karşı gereken adımların atılacağını herkesin bilmesini isteriz.
İmamoğlu’nun hukuk ve demokrasi dışı bir zorlama ile adaylık hakkının elinden alınmasına sessiz kalacağımızı ya da bundan hoşlanacağımızı kimse düşünmesin.
Ben Ekrem Başkanımıza yapılan bu haksızlığı kabul etmiyorum.
Tüm bu hukuki ve siyasi sürecin her dakikasında Ekrem Başkanımızın yanında olacağımı, böylesine hukuksuz bir süreçte daha önce üçlü masada ifade ettiğim “Cumhurbaşkanlığı adaylığımı günü gelince değerlendireceğim” kararımı, bu hukuksuzluk ortadan kalkana kadar ASKIYA alacağımı da kamuoyuna ilan ediyorum.
Ayrıca, yaşanan tüm adaletsizliklere ve demokrasi dışı müdahalelere karşı sessiz kalmayacağız. En güçlü mücadeleyi de Cumhuriyet Halk Partisi olarak, milletvekili grubumuzla, il başkanlarımızla, örgütümüzle, belediye başkanlarımızla, tüm üyelerimizle ve demokrasiye inanan tüm yurttaşlarımızla vereceğimizden kimsenin de şüphesi olmasın.
CHP içindeki dayanışma duygumuzu ise kimse küçümsemesin ve bizlerin, en büyük makamlar karşısında bile bu birlikteliği kaybetmeyeceğimizi unutmasın. Hele, ‘selden kütük kapmaya’ çalışanlarla bizleri aynı tutmaya kalkmasınlar.
Türkiye’de hukukun üstünlüğüne gölge düşüren her adımın karşısında olmaya, adalet ve demokrasi mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Ekrem başkanım; haklı mücadelenizin sonuna kadar yanınızdayız. @ekrem_imamoglu
@_m_yuksel@dionysoscinema Juliete binoche
Fransız aktrist
"Üç renk : mavi" güzel bir filmidir tavsiye edilir.
Hem ingilizce hem fransızca filmleri vardır.