Siz böyle tüm sektörü bir iki kişiye indirgediğiniz ve diğer yetenekleri yok saydığınız için yapay zekaya yöneldi zaten bazı insanlar. Bir sürü şarkı da patlıyor mis gibi, ooohh sizin kibir dünyanız büyük darbe aldı! :)
Bu zihniyet yüzünden birçok eski şarkıcı yeni dönemi ve dinleyiciyi yakalayamıyor. Yıllardır aynı isimlerle çalışıp duruyorlar, ve sonuçu hepimiz görüyoruz… tekelleşme bu sektörde de mevcut.
Oysa adı duyulmamış ama yetenekli insanlar var.
Sanatçı olarak sanata açık olmalısınız!
Buse Terim:
"Biz babama 'sen' diyemeyiz, 'siz' deriz. 'Baba naber, ne yapıyorsun?' falan olmuyor bizde. Çocukken ablamla alıştık, o gün bugündür hala 'Babacığım nasılsınız, ne istersiniz?' deriz.
Fatih Terim'in yanında hala bacak bacak üstüne atamayız."
Nazara, kem göze falan inandığımdan değil, hayatın denge mekanizmasından emin olduğum için söylüyorum ki; aylardır bu kadar methiyeler düzülen bu çiftin olduk��a zor günleri peyda olacak.
Gökhan Türkmen, eşi ile nasıl evlendiğini anlattı.
• İki üç sene görüşmedik hiç.
• Sonrasında ben Çatı Katı'nı çıkardım.
• Sinem benim klibi görüyor. O zaman da kamera kiralama işi yapıyor Sinem.
• Beni arıyor üç sene sonra.
• Diyor ki 'klip çok güzelmiş, niye bizden kiralamıyorsun kamerayı'.
• Konuşuyoruz ediyoruz.
• Ben onu bir yemeğe davet etmiştim, arkadaşlarla böyle albüm kutlaması gibi bir şeye.
• Abi o akşam geldi. Biz Sinem'le ilk defa öyle sarıldık birbirimize.
• Biz öyle bir sarıldık ki birbirimize hani sanki böyle, on sene falan görüşmemişiz ve birbirimizi özlemişiz de bir şey olmuş gibi.
• Oradan el ele çıktık biz.
• Sabaha kadar ağladık, konuştuk, birbirimize anlattık, hikayelerimizi anlattık, işte ilişkilerimizi anlattık.
• Ben o gece dedim ki, 'evlenip çocuk yapalım mı?'
• O da tamam dedi. Altı ay sonra evlendik.
Hayran kitlesinin en az yarısı çocuklar olan kız gruplarını artık çıplak denecek derecede giydirmek(?) neden? +18 konser yaparlar, şuh hareketler sergilerler, özel geceleri çağrıştıran parçalar kullanırlar, gidişat öyle böyle rahatsız etmiyor.
Öfke genellikle ikincil bir duygudur; altında üzüntü, hayal kırıklığı, kırgınlık, korku ve çaresizlik gibi başka duygular yatar.
Öfke çoğu kere bu can yakıcı, hassas ve zor duyguların üzerine giyilen bir zırhtır.
@KaliteliPop Bu versiyonu da güzel olmuş ama bence asıl versiyonu efsane. Bayraşa'nın kötü bir işi yok bana göre, dinlediğin an anlıyorsun onun yaptığın��. Bazen tutmuyor işte, her şarkıyı hit yapamıyor hiçbir sanatçı.
@konusmerve_ Birkaç dakikalığına şahit olduğunuz durum için birinin anneliğine laf etmek ne kadar bilinçli yaptı sizi? Sanırım anne değilsiniz.Her anne öyle yorulur, tükenir ki bazen yanlış sözler de söyler.Ama merak etmeyin sizin eleştirdiğinizden çok daha fazla da yargılar,mahveder kendini.
Gıda satılan hiçbir yere hayvan giremez, uluslararası bir standart maddesidir bu. İnsana saygısı olmayan kişilerin hayvanseverlik üzerinden millete medeniyet öğretmeye kalkması öyle ütopik ve itici ki.
Valla o eleştirdiğiniz yapay zeka bile sizden güzel şarkı yapardı dünya kupası için😂 Savaşa mı gidiyoruz, kutsal davamız mı var, bu nedir yaa? İnsanlar eğlenmek, mutlu olmak istiyor, ilham gelirse bu işe bir el atacağım🤨
Herkesi burçlarına göre yorumlayanlarla anlaşamıyorum ben direkt. Birbirine benzeyen tek bir ikiz yoktur dünyada, insanı doğduğu aya, güne, saate göre yargılamak hangi aklın ürünü ya?
Bu vesileyle çocuklara “annem, ablam, teyzem” demekte de bir sıkıntı yok. Buna inverted kinship addressing deniyor.
Yani ilişkiyi biyolojik gerçeklik üzerinden değil, duygusal yakınlık ve bağ üzerinden isimlendirme. Kültürün dili eğip bükerek yakınlık kurma, sevgi ve güvenlik sinyalleme hali.
Türkçede çok yaygın:
—— Düz kinship addressing (akrabalık diliyle hitap etme):
“Ne vereyim abime, ablama?” diyen garsonun abisi ablası değiliz. Ama burada “bendensin, güven bana” diyen bir sosyal sinyal var. İki yabancı arasındaki mesafeyi kısaltma çabası.
Buna karşılık müşteri de bazen “eyvallah şefim, patron, sağ ol abicim” gibi ifadelerle cevap verir. Bu da ilişkiyi eşitleme sinyalidir: “Ben senden üstün değilim.” Ama herkes yine de sınırını bilir.
—— Inverted kinship addressing (tersine çevrilmiş akrabalık dili):
Çocuğuna “hoş geldin, aç mısın annem” diyen anne ise sevgiyi büyüterek verir. Bu bir dil oyunu ve aynı zamanda güçlü bir şefkat ritüelidir.
Rol tersine çevrilir ve amaç yatıştırmak, bağ kurmak, güven vermektir. Anne aslında şunu söyler: “Ben senin annenim, ve sana bu kelimeyi söyleyerek hatırlatıyorum ki burası güvenli, ihtiyaçların karşılanacak.”
Kimsenin aklı bunlarla karışmaz, bu yozlaşma da değil, dilin insan zihni, duygu ve düşünce derinliğini, sinir sisteminin hallerini ifade edebilmesi için sanat gibi kullanılması, nefis bir zenginlik.
@MusicKosesi Kalbi öyle büyük, öyle güzel ki. Ne parlamak oldu derdi, ne büyük paralar kazanmak. Herkesin birbirini yediği bu sektörde sakince şahane işler yaptı, kimsenin kafasına basmadan, elini emeğini ezmeden zirveye çıktı. Seçkin bir kitlenin hayranlık duyduğu biri olmak yeterli✨️🤍
2 ay duramam dediğim yerde 2.5 yılı bitirdim. Önceden ait hissetmeyi ve benimsemeyi matah bir şey sanırdım, aksine iş asla bağ unsuru değilmiş. Duyguları işe karıştırmadan, sadece mantıkla ve asgari düzeyde önem atfederek çalışmak gerekiyormuş. Profesyonellik dümdüz olmakmış.
Eğer işiniz size heyecan vermiyorsa, kendinizi zorla motive etmeye çalışmak yerine o işi olduğu gibi, yani sadece bir "geçim kaynağı" olarak görmek en sağlıklı yol.
Kendi hayatımızın kontrolünü elimize almak için, motivasyon sektörünün dayattığı o "başarı" illüzyonundan sıyrılmalıyız. Sistemden soğumak, aslında zihninin ve ruhunun özgürleşmeye başladığının kanıtıdır.
Mayalama sıcaklığını "el yakmayacak seviye" diye tanımlayan biri, bilimsel araştırmalarla ve son teknolojiyle yapılan yoğurtları yararsız ilân ediyor, çıkmış millete akıl veriyor. Bu zihniyet bilimin hiçbir nimetinden faydalanmayı hak etmiyor zaten, size çiğ s��t müstehak :)
Evde yoğurt yapmaya üşenmeyin, cidden çok kolay ve herkesinde başarabileceği bir şey. Mutlaka mahallenizde düzgün bir çiğ süt satan yer vardır, ben tarım krediden alıyorum. Alın gelin, kaynatın ve sonra soğumaya bırakın. El yakmayacak seviyeye geldiğinde (ne sıcak ne soğuk) 1 yemek kaşığı mayanızı karıştırın. Üzerini battaniye ile sarın (kıl toz vs girmemesi için önce tel süzgeç onun üstünede gözenekli ince örtü örtüyorum) 5-6 saat sonra açıyorum ve kapağını kapatmadan buzdolabına koyuyorum. 12 saat sonra tüketime hazır. resmen şifa olan bir besini hazır marketten alıp bu şifadan olmayın.
@kadermicografya@_tarafsizmuzik Hayıırr, Türkiye'nin en yüksek dinlenme sayısına sahip şarkısı "Cevapsız çınlama" başta olmak üzere birçok hit şarkının söz yazarı olan sevgili @gokhanabi kendisi☺️🌟 Bu işi ticaret için değil, ruhu ve yeteneğiyle yapan ender bir kişilik❣️
"Bunu bana değil, psikoloğuna haber vermelisin" derdim, çünkü rüyalar bilinç dışının kişiyle iletişim kurma şeklidir, gördüğümüz kişiyi hiç ilgilendirmez :)