Cumhuriyet Halk Partisi Gaziantep Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu Üyesi ve CHP TBMM Grup Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Hasan Öztürkmen’e (@hasanozturkmen) mazeret mağduru öğretmenler konusundaki destekleri için teşekkür ediyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı devlet okullarında çalışan kadrolu öğretmenlerin her yaz döneminde yer değiştirme hakları oluyor.
Önce il içinde ve iller arasında yer değiştirmek isteyen öğretmenler tayin tercihlerinde bulunup açıklanan sonuçlarla yeni okullarında görev yapmaya başladılar.
Fakat Milli Eğitim’in sağlık, aile birliği ve can güvenliği mazeretleri olan öğretmenlere açtığı atanacak okul listesi o kadar az ki öğretmenlerin çoğu açıkta kaldı.
Mazeret hakkı olan binlerce öğretmen iki tercihte de istediği illere atanamadı.
Ekonomik kriz ile birlikte birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan öğretmenlerimiz şimdi de aile birlikleri ile sınanıyorlar.
Öğretmenlerimiz eşinden, çocuğundan ayrı düşüyor.
Ev kirası ekstra masraf oluyor.
"Aile" diyerek vatandaşın yaşam tarzına müdahale edeceğinize, kurulu aileleri koruyun.
#AyrılığaSONverMEB
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı devlet okullarında çalışan kadrolu öğretmenlerin her yaz döneminde yer değiştirme hakları oluyor.
Önce il içinde ve iller arasında yer değiştirmek isteyen öğretmenler tayin tercihlerinde bulunup açıklanan sonuçlarla yeni okullarında görev yapmaya başladılar.
Fakat Milli Eğitim’in sağlık, aile birliği ve can güvenliği mazeretleri olan öğretmenlere açtığı atanacak okul listesi o kadar az ki öğretmenlerin çoğu açıkta kaldı.
Mazeret hakkı olan binlerce öğretmen iki tercihte de istediği illere atanamadı.
Ekonomik kriz ile birlikte birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan öğretmenlerimiz şimdi de aile birlikleri ile sınanıyorlar.
Öğretmenlerimiz eşinden, çocuğundan ayrı düşüyor.
Ev kirası ekstra masraf oluyor.
"Aile" diyerek vatandaşın yaşam tarzına müdahale edeceğinize, kurulu aileleri koruyun.
#AyrılığaSONverMEB
Mazeret var, tayin yok.
Yasal hak var, ulaşabilen yok.
Aile birliği ve sağlık gibi mazeretlerle tayin hakkı tanınıyor; ancak öğretmenlere bu hakkı kullanabilecekleri alan açılmıyor.
Bazı meslek gruplarına tanınan il emri hakkı, tüm öğretmenler için uygulanmalıdır. Eşi esnaf, avukat ya da özel sektör çalışanı diye hiçbir aile parçalanmamalı. Bu bir ayrıcalık değil, adil bir yönetimin gereğidir.
İl emri uygulanmayacaksa, öğretmenlerin mazeret tayin hakkını fiilen kullanabilmesini sağlayacak başka bir çözüm derhal hayata geçirilmelidir. Norm kadro gerekçesiyle aile birliği ve sağlık mazeretleri yok sayılamaz.
#AilelerSınıftaKaldı
#İlEmri
Sayın Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin;
@Yusuf__Tekin
Öğretmeni ailesinden, çocuğundan ayrı yaşamaya mahkûm edemezsiniz!
Aile birliği bir lütuf değil, Anayasa’nın koruması altındaki temel bir haktır.
Yıllardır uygulanan il emrini bu yıl uygulamamak, binlerce öğretmeni ve ailesini cezalandırmaktır.
“Anayasa’yı bir kere delmekle bir şey olmaz” anlayışının bedelini öğretmenlere, eşlerine ve çocuklarına ödetmeyin.
İl emrini derhal verin, öğretmenleri ailelerine kavuşturun!
@kilicdarogluk@herkesicinCHP
#İlEmri
Yeni Parti Ankara Milletvekili, Yeni Parti Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Sayın Dr. Aylin Yaman’a (@aylinyaman_) mazeret mağduru öğretmenler konusundaki destekleri için teşekkür ediyoruz.
"Aile ve Nüfus On Yılı", 2026-2035 yılını kapsayan, devlet destekli ve uzun vadeli bir stratejik nüfus ve aile politikası dönemi olarak belirlendi. Sosyal politikalardan şehir planlamasına, iş hayatından teknolojiye kadar her alanda kararlar alınırken ailenin merkeze konmasını hedefleyen bu politikaya rağmen, iktidar, her geçen gün, aile birliğini zedeleyen yeni uygulamalara imza atıyor.
Bu uygulamalardan biri de, eş durumu ve diğer mazeretlere bağlı öğretmen tayinlerinde, “il/ilçe emri” uygulamasının bu yıl yapılmayacağının açıklanmasıdır.
MEB, yaz döneminde aile birliği mazeretine bağlı başvuruları alarak öğretmenlerde haklı bir beklenti yaratmasına rağmen, il emri uygulamasını yapmayacağını açıklaması, plansızlığın bir göstergesi olduğu kadar, “aile ve nüfus on yılı” stratejik yaklaşımına da aykırıdır.
Üstelik, bu sorun yalnızca eş durumu yaşayanları değil; sağlık ve engellilik mazereti bulunan bazı öğretmenleri de etkilemektedir.
#İlEmri ‘nin bu yıl verilmeyeceğini söylemek, oyun sırasında kural değiştirmektir, bizzat aile birliğini zedeleyen bir yaklaşımdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@tcailesosyal@MahinurOzdemir
"Aile ve Nüfus On Yılı", 2026-2035 yılını kapsayan, devlet destekli ve uzun vadeli bir stratejik nüfus ve aile politikası dönemi olarak belirlendi. Sosyal politikalardan şehir planlamasına, iş hayatından teknolojiye kadar her alanda kararlar alınırken ailenin merkeze konmasını hedefleyen bu politikaya rağmen, iktidar, her geçen gün, aile birliğini zedeleyen yeni uygulamalara imza atıyor.
Bu uygulamalardan biri de, eş durumu ve diğer mazeretlere bağlı öğretmen tayinlerinde, “il/ilçe emri” uygulamasının bu yıl yapılmayacağının açıklanmasıdır.
MEB, yaz döneminde aile birliği mazeretine bağlı başvuruları alarak öğretmenlerde haklı bir beklenti yaratmasına rağmen, il emri uygulamasını yapmayacağını açıklaması, plansızlığın bir göstergesi olduğu kadar, “aile ve nüfus on yılı” stratejik yaklaşımına da aykırıdır.
Üstelik, bu sorun yalnızca eş durumu yaşayanları değil; sağlık ve engellilik mazereti bulunan bazı öğretmenleri de etkilemektedir.
#İlEmri ‘nin bu yıl verilmeyeceğini söylemek, oyun sırasında kural değiştirmektir, bizzat aile birliğini zedeleyen bir yaklaşımdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@tcailesosyal@MahinurOzdemir
Yeni Parti Ankara Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Sayın Umut Akdoğan’a (@AKDOGANumut) mazeret mağduru öğretmenler konusundaki destekleri için teşekkür ediyoruz.
Aile birliği mazeret değil, hayatın kendisidir.
Ağustos ayında mazerete bağlı (eş durumundan) tayin talebi karşılanamayan öğretmen sayısının yaklaşık 6 bin olduğu açıklandı. MEB ikinci kez atama yaptı ancak hâlâ eşinden ve çocuğundan ayrı kalan öğretmenler var.
Yıllarca ülkenin dört bir yanında görev yapan bir öğretmene, “Sen Afyon’da, eşin Van’da yaşamaya devam et” denemez.
Geçmiş yıllarda MEB’in uyguladığı il/ilçe emri, aile birliği sağlanamayan öğretmenlerin önündeki çözüm yollarından biriydi.
Anayasa’nın 41. maddesi de devlete ailenin huzur ve refahını koruma görevi veriyor.
Millî Eğitim Bakanlığı, mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan nedeniyle ailesine kavuşamayan öğretmenlerin durumunu açıklamalı; il/ilçe emri talebi dahil olmak üzere aile birliğini sağlayacak çözümü ve takvimi kamuoyuyla paylaşmalıdır.
Öğretmen sınıfta, aklı yüzlerce kilometre ötedeki eşinde ve çocuğunda kalmamalı.
Anayasa’nın 41. maddesi gerçekten de devlete “ailenin huzur ve refahı” için gerekli tedbirleri alma görevi yüklüyor. Ayrıca MEB’in Eylül 2026 kılavuzunda, bazı kamu çalışanı eşler bakımından atama gerçekleşmezse 18 Eylül sonrasında Bakanlığın belirleyeceği bir ilde aile birliğinin sağlanmasına yönelik çalışma yapılacağı belirtiliyor; fakat bu düzenleme doğrudan eşin bulunduğu ile “il emri” garantisi vermiyor. Bu ayrım, paylaşımın hukuken ve teknik olarak sağlam olması açısından önemli.
Aile birliği mazeret değil, hayatın kendisidir.
Ağustos ayında mazerete bağlı (eş durumundan) tayin talebi karşılanamayan öğretmen sayısının yaklaşık 6 bin olduğu açıklandı. MEB ikinci kez atama yaptı ancak hâlâ eşinden ve çocuğundan ayrı kalan öğretmenler var.
Yıllarca ülkenin dört bir yanında görev yapan bir öğretmene, “Sen Afyon’da, eşin Van’da yaşamaya devam et” denemez.
Geçmiş yıllarda MEB’in uyguladığı il/ilçe emri, aile birliği sağlanamayan öğretmenlerin önündeki çözüm yollarından biriydi.
Anayasa’nın 41. maddesi de devlete ailenin huzur ve refahını koruma görevi veriyor.
Millî Eğitim Bakanlığı, mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan nedeniyle ailesine kavuşamayan öğretmenlerin durumunu açıklamalı; il/ilçe emri talebi dahil olmak üzere aile birliğini sağlayacak çözümü ve takvimi kamuoyuyla paylaşmalıdır.
Öğretmen sınıfta, aklı yüzlerce kilometre ötedeki eşinde ve çocuğunda kalmamalı.
Anayasa’nın 41. maddesi gerçekten de devlete “ailenin huzur ve refahı” için gerekli tedbirleri alma görevi yüklüyor. Ayrıca MEB’in Eylül 2026 kılavuzunda, bazı kamu çalışanı eşler bakımından atama gerçekleşmezse 18 Eylül sonrasında Bakanlığın belirleyeceği bir ilde aile birliğinin sağlanmasına yönelik çalışma yapılacağı belirtiliyor; fakat bu düzenleme doğrudan eşin bulunduğu ile “il emri” garantisi vermiyor. Bu ayrım, paylaşımın hukuken ve teknik olarak sağlam olması açısından önemli.
Öğretmenlerimiz, memleketin dört bir yanında bizim evlatlarımızı yetiştiriyor; çocuklarımızı geleceğe hazırlıyor.
Peki biz onların evlatlarına, onların ailelerine karşı vazifemizi yapıyor muyuz?
Aile birliği mazeretiyle tayin isteyen öğretmenlerimizi kontenjan yetersizliği sebebiyle eşinden, çocuğundan ayrı bırakmak devlete yakışmaz.
Öğretmeninden fedakârlık bekleyen devlet, öğretmeninin ailesini de gözetmek zorundadır.
Daha önce defalarca uygulanan il emri yeniden hayata geçirilmeli; aile birliği nedeniyle tayin hakkını kullanamayan öğretmenlerimizin mağduriyeti giderilmelidir.
Aileyi korumak sözle olmaz.
Öğretmenimizin yuvasını bir araya getirecek iradeyi göstermek hem Millî Eğitim Bakanlığımızın hem de devletimizin vazifesidir.
Öğretmenlerimiz, memleketin dört bir yanında bizim evlatlarımızı yetiştiriyor; çocuklarımızı geleceğe hazırlıyor.
Peki biz onların evlatlarına, onların ailelerine karşı vazifemizi yapıyor muyuz?
Aile birliği mazeretiyle tayin isteyen öğretmenlerimizi kontenjan yetersizliği sebebiyle eşinden, çocuğundan ayrı bırakmak devlete yakışmaz.
Öğretmeninden fedakârlık bekleyen devlet, öğretmeninin ailesini de gözetmek zorundadır.
Daha önce defalarca uygulanan il emri yeniden hayata geçirilmeli; aile birliği nedeniyle tayin hakkını kullanamayan öğretmenlerimizin mağduriyeti giderilmelidir.
Aileyi korumak sözle olmaz.
Öğretmenimizin yuvasını bir araya getirecek iradeyi göstermek hem Millî Eğitim Bakanlığımızın hem de devletimizin vazifesidir.
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitim Politikaları Başkanı Sayın Prof. Dr. Fatih Yalçın’a (@fatihyalciintr) mazeret mağduru öğretmenler konusundaki destekleri için teşekkür ediyoruz.
Mazeret var, tayin yok.
Yasal hak var, ulaşabilen yok.
Aile birliği ve sağlık gibi mazeretlerle tayin hakkı tanınıyor; ancak öğretmenlere bu hakkı kullanabilecekleri alan açılmıyor.
Bazı meslek gruplarına tanınan il emri hakkı, tüm öğretmenler için uygulanmalıdır. Eşi esnaf, avukat ya da özel sektör çalışanı diye hiçbir aile parçalanmamalı. Bu bir ayrıcalık değil, adil bir yönetimin gereğidir.
İl emri uygulanmayacaksa, öğretmenlerin mazeret tayin hakkını fiilen kullanabilmesini sağlayacak başka bir çözüm derhal hayata geçirilmelidir. Norm kadro gerekçesiyle aile birliği ve sağlık mazeretleri yok sayılamaz.
#AilelerSınıftaKaldı
#İlEmri
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitim Sen’in kurucu genel başkanı Sayın Yıldırım Kaya’ya (@yildirimkaya40) mazeret mağduru öğretmenler konusundaki destekleri için teşekkür ediyoruz.
Sayın Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin;
@Yusuf__Tekin
Öğretmeni ailesinden, çocuğundan ayrı yaşamaya mahkûm edemezsiniz!
Aile birliği bir lütuf değil, Anayasa’nın koruması altındaki temel bir haktır.
Yıllardır uygulanan il emrini bu yıl uygulamamak, binlerce öğretmeni ve ailesini cezalandırmaktır.
“Anayasa’yı bir kere delmekle bir şey olmaz” anlayışının bedelini öğretmenlere, eşlerine ve çocuklarına ödetmeyin.
İl emrini derhal verin, öğretmenleri ailelerine kavuşturun!
@kilicdarogluk@herkesicinCHP
#İlEmri
>> Öğretmenlerin eş durumu
“Eşlerin ayrılmadan…
Destekliyorum… Olmalı … “
MHP Genel Başkan Yardımcısı @yasaryldrmMHP sizden gelen soruları yanıtladı.
Mazeret Mağduru Öğretmenler Platformu’na hoş geldiniz. Amacımız, mazereti ne olursa olsun mazeretinin giderilmesini bekleyen öğretmenlerin sesi olmak. Burada sohbet odaları, destek tweetleri, dayanışma ve birlikte görünür kılma var. Yalnız değiliz, birlikte güçlüyüz.