Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
@AtsalOmer42977@neyyymis Çocuk Hematoloji servisine kanser olmayan çocuğunu yatırmadığım için kafama kitap fırlatan babaya kovuşturmaya gerek yok dedi savcı bey
📌 Gerçekten pes diyorum, vallahi yeter diyorum!
O kadar çok hastane yaptık, o kadar ileri teknoloji ameliyathaneler, yoğun bakım servisleri yaptık ama doktor kaprisini aşamadık, aşamıyoruz!
📌 Beyin kanaması geçiren, inme riski olan hastalar ve onların yaşadıkları konusunda ne kadar dertli olduğumu birkaç defa yazdım. Son örnek bugün Göztepe Süleyman Yalçın Şehir Hastanesinden geldi. Nörolojik girişimi yapacak profesör hazır, hasta hazır. Beyin kanaması geçirmiş, beyninde anevrizma var, işlem planlanmış. Hastane var, her şey var.
📌 Ama işlem sonrası hastanın yatması gereken birim olan anestezi sonrası yoğun bakım ünitesinin sorumlusu, İnme Merkezi’nin başındaki hocaya ‘Ben senin hastanı almam’ diyor!
‘Nasıl yani? Yerin mi yok?’
‘Hayır var.’
‘Başka birimden hasta gelse alır mısın?’
‘Evet alırım…Ama seninkini almam.’
Arkadaşım siz şaka mısınız? Neden kendi egonuz, kibriniz, kıskançlığınız yüzünden insan hayatıyla rulet oynuyorsunuz?
📌 Bu işlemi yapabilen, hem de kibirlenmeden alçakgönüllülükle yapan, hem de devlet hastanesinde yapan çok az sayıda nöroloji doktorumuz var; fakat ne yazık, onlar da meslektaşlarının mobbingine, kıskançlığına kurban oluyor. Bu doktorların çıkarılan engellerle bezdirilmesine mi yanayım, o sırada çaresizce bekleyen hastaların kaderine mi!
📌 Bakın şimdi, öyle korkunç bir durum, öyle şımarıkça bir tutum ki… Bu beyefendilerin egoları yüzünden işlem yapılamayan hastaların öyle sayılı günleri falan da yok, sayılı dakikaları, hatta saniyeleri var. Pıhtı attı, beyin tıkandı mı…sonrası ya ölüm ya felç. Ölen ölüyor zaten kimsenin umurunda değil, eKs oldu diyorlar, geçip gidiyorlar. Ama yaşayanların aylar süren nörolojik bakımlar, fizik tedavi süreçleri… Hadi onlara ve ailelerine yaptığınız zulmü de umursamıyorsunuz diyelim ya devlete, biz vergi verenlere maliyeti? Hasta engelli kaldı diyelim, engelli maaşı, SGK’ya maliyeti? Yahu nadir görülen bir hastalık da değil ki bu… Ülkede kalp krizi bir, pıhtı atması iki… Nasıl bu kadar kötü olabiliyorsunuz, aklım almıyor!
📌 İstanbul’un göbeğinde, Bağdat Caddesi’nin dibindeki bir şehir hastanesinde bu yaşanabiliyor ya deli oluyorum deli. Ve bu hastanenin başhekimi de ‘hayır kardeşim, o birimden geleni alırım bu birimden geleni alamam’ diyemezsin demiyor! Onu demedi, peki ‘Yahu bizim müthiş bir inme merkezimiz var, başında bütün Marmara bölgesinden koşa koşa kapısına insan akan bir hocamız var. Buranın kendi yoğun bakımı olmalı, hemen yardımcı olalım,’ neden demiyor?
📌 Gerçekten bilmiyorum. Sanki bu hastalar devlet hastanelerinde bakılmasın, müşteri muamelesi görecekleri özel hastanelerine gitmek zorunda kalsın diye özel bir çaba harcanıyor!
📌 Gerçekten ama gerçekten anlamıyorum, tersine göç yapıp yurt dışından buraya gelmiş, herkesin yapamadığı işlemleri Türkiye’de devlet hastanesinde yapan bir doktor, havalimanından pasaportla bilet paylaşıp “Türkiye bir nöroloji profesörü kaybetti” demediği için mi yapılıyor tüm bunlar?!
Ayıp! Günah! Yazık!