Şubat 2021’de birçok kurumun ortak katkısı ile gerçekleştirdiğimiz “MÖ III. Binyılda Anadolu Webinarı”, Türk Arkeolojisi adına bir referans kitabına dönüştü. Kitabın girişinde düşüncelerimizi dilimizin döndüğü kadar anlatmaya çalıştık.
Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Özbal, Aktopraklık Arkeoloji Söyleşileri’nin 7. buluşmasında ağırladık.
Söyleşide Prof. Dr. Rana Özbal hocamız, Bursa’nın Neolitikleşme sürecindeki rolünü Barcın Höyük kazılarından elde edilen bulgular üzerinden ele aldı.
Canlı görmek, dokunmak ve kazıya kazıya bu noktaya getirmek... Bu sadece bizim emeğimiz değil sıcaklarla ve sert toprakla mücadele eden işçilerimizin azimi ile arkada büyük bir ekibin başarısı...
🔴 [CANLI YAYIN] Arkeoloji Söyleşileri'nin 184. bölümü başladı.
#184 Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu - İlk İnsandan Orta Çağ Kentine: Özbekista... https://t.co/XwLFtf6dR0 @YouTube aracılığıyla
#ArkeolojiSöyleşileri’nin sezon finali niteliğindeki bu özel bölümünde, Özbekistan’da devam eden Şahruhiye kazılarını, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu ile konuşacağız.
2025–2026 yayın döneminin son bölümünde buluşmak üzere.
Arkeoloji Söyleşileri’nin sezon finalinde rotamızı Türkistan’a çeviriyoruz.
184. bölümde Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu ile birlikte “İlk İnsandan Orta Çağ Kentine: Özbekistan Arkeolojisi ve Şahruhiye” başlığı altında, Özbekistan’ın önemli arkeolojik alanlarından Şahruhiye’ye odaklanacağız.
Söyleşide, tarih boyunca farklı kültürel katmanlara ev sahipliği yapan Şahruhiye’de yürütülen kazı çalışmaları, ortaya çıkarılan buluntular ve kentin Türkistan arkeolojisindeki yeri ele alınacak. Aynı zamanda bölgenin tarihöncesinden Altın Çağ’a uzanan uzun yerleşim geçmişi üzerinden, değişen yaşam biçimleri ve kentleşme süreçleri değerlendirilecek.
Bir sezon boyunca farklı dönemleri, coğrafyaları ve araştırma başlıklarını birlikte konuştuk. Sezon finalinde ise bu yolculuğu, Türkistan’ın dikkat çekici arkeolojik merkezlerinden biri üzerinden tamamlıyoruz.
📅 17 Haziran 2026 Çarşamba
🕘 21.00
📍 Canlı Yayın – YouTube / arkeolojihaber
Sezon boyunca bizlerle olan tüm izleyicilerimize teşekkür ediyor, önümüzdeki söyleşi sezonunda yeniden buluşmayı diliyoruz.
🔴 [CANLI YAYIN] Arkeoloji Söyleşileri'nin 183. bölümü başladı.
#183 Arş. Gör. Dr. Tolga Pelvanoğlu - MÖ İkinci Binyılda Ön Asya'da Bira... https://t.co/da5T05bS0O @YouTube aracılığıyla
Bu akşam #ArkeolojiSöyleşileri'nde Arş. Gör. Dr. Tolga Pelvanoğlu ile tarih boyunca yalnızca bir içecek değil; ekonomik, sosyal ve ritüel yaşamın da önemli bir parçası olan biranın Ön Asya’da MÖ ikinci binyılda kullanımı konuşacağız. Kaçırmayın!
Haziran ayı Arkeoloji Söyleşileri kapsamında bu kez, tarih boyunca yalnızca bir içecek değil; ekonomik, sosyal ve ritüel yaşamın da önemli bir parçası olan birayı konuşacağız.
Arkeoloji Söyleşileri’nin #183. bölümünde, İstanbul Üniversitesi’nden Arş. Gör. Dr. Tolga Pelvanoğlu ile birlikte “MÖ İkinci Binyılda Ön Asya’da Bira ve Kullanımı” konusunu ele alacağız. İdari kayıtlar ve dönemin yazılı kaynakları ışığında, biranın üretim süreçlerini, tüketim alışkanlıklarını ve toplum içindeki yerini değerlendireceğiz.
Bira, Eski Çağ toplumlarında yalnızca günlük beslenmenin bir unsuru değil; aynı zamanda iş gücü ödemelerinden dinsel törenlere, şölenlerden sosyal ilişkilere kadar geniş bir kullanım alanına sahipti. Söyleşimizde, Ön Asya uygarlıklarının bu önemli içeceğe nasıl baktığını ve yazılı kaynakların bize neler anlattığını birlikte keşfedeceğiz.
📅 10 Haziran 2026 Çarşamba
🕘 21.00
📍 Canlı Yayın – YouTube / arkeolojihaber
Tarih, arkeoloji ve Eski Çağ kültürleriyle ilgilenen herkesi canlı yayınımıza bekliyoruz.
📍 Eskişehir'in İnönü ilçesi yakınlarındaki Kanlıtaş Höyüğü'nde ele geçirilen yaklaşık 8000 yıllık başı koparılmış şekildeki 4 figürinin (heykelcik) Neolitik dönem yapı kapatma ritüellerinde kullanıldığı belirlendi.
Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya'nın yer aldığı İç Batı Anadolu'nun en eski yerleşimi Kanlıtaş Höyüğü'ndeki kazılar, 2013-2019 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan başkanlığında sürdürüldü. Kazıların tamamlanmasının ardından buluntuların üzerinde ise çalışmalar devam ediyor. Başları koparılmış şekilde bulunan 4 kadın figürininin yaklaşık 8000 yıl öncesine ait olduğu tespit edildi. Pişmiş topraktan yapılmış figürinlerin Neolitik dönemin son evresinde Orta Anadolu'daki inanç ve ritüel uygulamalarına ışık tuttuğu düşünülüyor.
Prof. Dr. Türkcan, Kanlıtaş Höyüğü'nün, İç Batı Anadolu'da "Porsuk kültürü" olarak adlandırılan kültürel evrenin tarihlendirilmiş en eski yerleşimlerinden biri olduğunu belirtti. Kazılarda çok sayıda dörtgen planlı yapı ve mekanın ortaya çıkarıldığını vurgulayan Türkcan, bu yapıların dolgu katmanlarındaki taban seviyelerde pişmiş topraktan yapılmış kadın figürinlerine rastladıklarını ifade etti. Türkcan, figürinlerin farklı boyutlarda olduğunu belirterek en büyük ve özel örneğin 12-13 santimetre, diğerlerinin ise genellikle 5-6 santimetre olduğunu kaydetti. Anadolu'da Neolitik dönemde figürin kullanımının yaygın olduğunu bildiren Türkcan, Kanlıtaş Höyüğü'nde bulunan örneklerin bazı özellikleriyle öne çıktığını söyledi. Prof. Dr. Türkcan, bazı figürinlerin baş kısımlarının bilinçli olarak kırılmış olabileceğine işaret ederek "Bilinçli kapatıldığı anlaşılan farklı mekanlarda bulunan kadın figürinlerinin de başsız veya başlarının kopmuş olması bunların mekanlar kapatılırken adak amacıyla bırakılmış olabileceğini düşündürüyor" dedi.
Türkcan, yapı kapatma ritüelleri ve figürin bırakma uygulamalarının Neolitik dönemdeki Çatalhöyük'te de görüldüğünü dile getirdi. Kaynak: AA (08.06.2026)
⚱️⛏️ Aktopraklık Arkeoloji Söyleşileri’nin 7. buluşmasında, Neolitik dönemin mutfak kültürüne doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi, her ay alanında uzman bir konuğu ağırlayarak Bursalılarla buluşturuyor.
Bu ayki konuk Prof. Dr. Rana Özbal. Özbal, “İlk Tatlar, İlk Kaplar: Barcın Höyük’te Süt Ürünleri ve Neolitik Mutfak” başlıklı sunumunda, günümüzden binlerce yıl önce yaşayan toplulukların beslenme alışkanlıklarını, süt ürünlerinin tarihini ve ilk seramik kapların mutfaktaki kullanımını arkeolojik veriler ışığında ele alacak.
📅 20 Haziran 2026 Cumartesi
🕑 14.00
📍 Aktopraklık Arkeopark
Neolitik yaşamın mutfak sırlarını keşfetmek isteyen herkesi söyleşimize bekliyoruz. 🏺✨
🔴 [CANLI YAYIN] Arkeoloji Söyleşileri'nin 182. bölümü başladı.
#182 Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kırçıl - Hatti Tanrıçası Tetešḫapi https://t.co/ExmUPrMpen @YouTube aracılığıyla
Bu akşam #ArkeolojiSöyleşileri'nde Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kırçıl ile birlikte, Hatti uygarlığının inanç sistemi içerisinde önemli bir yere sahip olan Tetešhapi’yi yazılı kaynaklar, ritüeller ve arkeolojik veriler ışığında değerlendireceğiz. Tarih/arkeoloji meraklarını bekliyoruz.
Haziran ayının ilk #ArkeolojiSöyleşileri programında, Anadolu’nun yerel inanç dünyasının dikkat çekici figürlerinden biri olan Hatti Tanrıçası Tetešhapi’yi ele alıyoruz.
Arkeoloji Söyleşileri’nin 182. bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kırçıl ile birlikte, Hitit öncesi Anadolu’nun köklü kültürlerinden Hatti uygarlığının inanç sistemi içerisinde önemli bir yere sahip olan Tetešhapi’yi yazılı kaynaklar, ritüeller ve arkeolojik veriler ışığında değerlendireceğiz.
Anadolu’nun çok katmanlı dini ve kültürel geçmişine ışık tutacak bu söyleşide, Hatti panteonunun yapısı, tanrıçaların toplumdaki yeri ve Tetešhapi’nin tarihsel kimliği üzerine güncel araştırmaları konuşacağız.
📅 03 Haziran 2026 Çarşamba
🕘 21.00
📍 Canlı Yayın – YouTube / arkeolojihaber
Haziran ayının ilk #ArkeolojiSöyleşileri programında, Anadolu’nun yerel inanç dünyasının dikkat çekici figürlerinden biri olan Hatti Tanrıçası Tetešhapi’yi ele alıyoruz.
Arkeoloji Söyleşileri’nin 182. bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kırçıl ile birlikte, Hitit öncesi Anadolu’nun köklü kültürlerinden Hatti uygarlığının inanç sistemi içerisinde önemli bir yere sahip olan Tetešhapi’yi yazılı kaynaklar, ritüeller ve arkeolojik veriler ışığında değerlendireceğiz.
Anadolu’nun çok katmanlı dini ve kültürel geçmişine ışık tutacak bu söyleşide, Hatti panteonunun yapısı, tanrıçaların toplumdaki yeri ve Tetešhapi’nin tarihsel kimliği üzerine güncel araştırmaları konuşacağız.
📅 03 Haziran 2026 Çarşamba
🕘 21.00
📍 Canlı Yayın – YouTube / arkeolojihaber
Arkeoloji Söyleşileri Programı’nın 7. sezonunu Haziran ayında gerçekleştireceğimiz üç özel yayınla tamamlıyoruz. Bu ayki programda Hatti-Hitit inanç dünyasından Ön Asya’da bira kültürüne, Orta Asya araştırmalarından Özbekistan arkeolojisine uzanan birbirinden farklı ve ilgi çekici konuları alanında uzman konuklarımızla konuşacağız.
3 Haziran Çarşamba günü Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kırçıl ile “Hatti Tanrıçası Tetešhapi”, 10 Haziran Çarşamba günü Arş. Gör. Dr. Tolga Pelvanoğlu ile “MÖ İkinci Binyılda Ön Asya’da Bira ve Kullanımı” başlıklı söyleşilerde buluşacağız. Sezon finalinde ise 17 Haziran Çarşamba günü Doç. Dr. Tuba Tombuloğlu’nu ağırlayacak ve “İlk İnsandan Orta Çağ Kentine: Özbekistan Arkeolojisi ve Şahruhiye” konusunu ele alacağız.
Tüm yayınlar saat 21.00’de YouTube / arkeolojihaber kanalında canlı olarak gerçekleştirilecektir.
Bir sezon boyunca programımıza konuk olan tüm hocalarımıza ve bizi takip eden izleyicilerimize teşekkür ederiz. Arkeoloji Söyleşileri, 7. sezon finalinin ardından Ekim ayında yeniden sizlerle olacak. Görüşmek üzere!
📍 Zeugma Antik Kenti’ne ait “Çingene Kızı” mozaiğinin kayıp parçalarından biri daha Türkiye’ye getirildi. ABD’de ortaya çıkan mozaik panel, bilimsel incelemeler ve diplomatik girişimlerin ardından ait olduğu topraklara döndü. Böylece daha önce iadesi sağlanan 12 parçanın ardından büyük kompozisyonun bir eksik bölümü daha tamamlanmış oldu.
Zeugma’nın kayıp parçası nasıl bulundu?
Gaziantep’in Gaziantep kentindeki Zeugma Antik Kenti’nde 1998 yılında gerçekleştirilen kurtarma kazılarında dev bir taban mozaiği ortaya çıkarılmıştı. Yaklaşık 9,25 x 13,50 metre ölçülerindeki bu kompozisyon içerisinde yer alan ve kamuoyunda “Çingene Kızı” olarak bilinen Maenad figürü, yıllar içinde Türkiye’nin en tanınan tarihi eserlerinden biri haline geldi. Yeni getirilen panelin izi ise uluslararası bilimsel çalışmalar sayesinde sürüldü. Grenoble Alpes Üniversitesi’nden Dr. Djamila Fellague tarafından yapılan araştırmalarda, eserin büyük kompozisyona ait olabileceği değerlendirildi. Daha sonra panelin çevrim içi bir müzayede platformunda satışa çıkarıldığı bilgisi Türk yetkililere ulaştırıldı.
Bilimsel inceleme Türkiye’nin elini güçlendirdi
Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanları tarafından yapılan incelemelerde panelin tessera renkleri, geometrik bordür yapısı, kompozisyon düzeni ve sökülme izleri bakımından “Çingene Kızı” mozaiğiyle büyük benzerlik taşıdığı tespit edildi. Elde edilen bilimsel veriler, ABD makamlarına sunuldu. Türkiye’nin talebi üzerine Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi devreye girerken, daha önce Bowling Green Üniversitesinden iadesi sağlanan 12 parçanın bulunması da hukuki süreci Türkiye lehine güçlendirdi.
Eser yeniden Zeugma’ya kavuşacak
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından mozaik paneli Chicago Başkonsolosluğu’na teslim edildi ve Turkish Airlines ile Turkish Cargo aracılığıyla Türkiye’ye getirildi. Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne teslim edilen eser, işlemlerin tamamlanmasının ardından Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenecek. Böylece “Çingene Kızı” mozaiğinin eksik parçalarından biri daha yıllar sonra ait olduğu kompozisyona yeniden kavuşmuş olacak. Kaynak: https://t.co/rS1kQyKYWY (25.05.2026)
🔴 [CANLI YAYIN] Arkeoloji Söyleşileri'nin 181. bölümü başladı.
#181 Prof. Dr. Cevdet Merih Erek - Epipaleolitik https://t.co/brJcpPHX3H @YouTube aracılığıyla
Paleolitik temalı söyleşi dizemizin sonuncusunda "Epipaleolitik" toplulukların yaşam pratiklerini, yerleşim düzenlerini ve çevreyle kurdukları ilişkileri güncel araştırmalar çerçevesinde ele alıyoruz. Katılımlarınızı bekliyoruz. Bu akşam saat 21.00'de!
Paleolitik konulu tematik söyleşi serimizin sonuncusunda, insanlık tarihinin önemli geçiş evrelerinden biri olan Epipaleolitik dönemi ele alıyoruz. #ArkeolojiSöyleşileri’nin 181. bölümünde Prof. Dr. Cevdet Merih Erek, avcı-toplayıcı yaşam biçiminden yerleşik yaşama geçiş sürecine uzanan dönüşümü, arkeolojik veriler ışığında değerlendirecek.
Epipaleolitik dönem; iklim değişimleri, hareketlilik biçimleri, beslenme stratejileri ve teknolojik dönüşümler açısından tarihöncesi araştırmaların en dikkat çekici süreçlerinden birini oluşturmaktadır. Bu süreç, Neolitik yaşamın ortaya çıkışına zemin hazırlayan toplumsal ve kültürel dinamiklerin anlaşılması bakımından da büyük önem taşımaktadır.
Söyleşide, Epipaleolitik toplulukların yaşam pratiklerini, yerleşim düzenlerini ve çevreyle kurdukları ilişkileri güncel araştırmalar çerçevesinde ele alacağız.
20 Mayıs 2026 Çarşamba günü saat 21.00’de gerçekleşecek canlı yayına tüm ilgilileri davet ediyoruz.
Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak; şehrimizin kültürel mirasını koruyan, yaşatan ve gelecek kuşaklara aktaran müzelerimizle geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kuruyoruz.
Bursa Müzelerinde geçmiş sadece sergilenmiyor; yeniden keşfediliyor. ✨
Her eser, her mekân ve her hikâye; Bursa’nın yaşayan hafızasını geleceğe taşıyor.
#BursaBüyükşehirBelediyesi #BursaMüze #Bursa #KültürelMiras #YaşayanMiras #Müze #DiscoverBursa