MEMUR-SEN AVANTAJ İLE HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRIN
Memur-Sen ve Emekli Memur-Sen üyeleri için özel olarak geliştirilen Memur-Sen Avantaj uygulamasıyla, günlük yaşamınızı daha avantajlı hale getirecek fırsatlara hızla ulaşabilirsiniz.
📲 Memur-Sen'li olmanın kazandırdığı bu özel ayrıcalıklardan faydalanmak için Memur-Sen Avantaj uygulamasını indirin, avantajlı fiyatların keyfini çıkarın.
🔗 https://t.co/hKUfnlIXZ8
PTT Kargo'da Yeni Dönem.
Sistem entegrasyonu ile PTT Kargo MemurSenAvantaj Dünyasında ki yerini yeniden aldı.
Sadece üyelerimize özel avantajlı fiyat tarifesiyle kargonuzu teslim etmeden önce referans numarası oluşturup,teslim sonrası MemurSenAvantaj Uygulaması üzerinden kargonuzu takip edebilirsiniz.
Uygulama hesabınıza kredi kartı tanımlamayanların bunu mutlaka yapmaları gerekir. Ürün tesliminden önce oluşturacağınız referans numarası ile birlikte ürün tesliminde MemurSenAvantaj üzerinden ödeme yapacağım demeniz yeterlidir.
Ödeyeceğiniz tutar uygulamaya tanımlı kartınızdan alınacaktır.
Hesabınızda biriken para puanlar ile de ödemenizi yapabilirsiniz.
Güçlü işbirliği için PTT Kargo Ailesine teşekkür ediyoruz.
Uygulama için tanıtım videosunu mutlaka izleyiniz.
Ayrıca detaylı yönlendirme ve bilgi için Kimlik-Karekod-Kargo sektöründen PTT Kargoyu seçerek inceleme yapabilir,
0 312 9111955 MemurSenAvantaj Çağrı Merkezimiz ile iletişime geçebilirsiniz.
Digital çağın en avantajlı uygulaması.
#MemurSenAvantaj
#AvantajMemurSen
“Özür dilerim, kabahat benim” deyip, telaşla görevden aldığınız daire başkanını iade edecek misiniz?
Rektör olarak önce suçu Vali’ye attınız.
Valiliğin böyle bir müracaat karşısında salon tahsis etmediğini ve reddettiğini öğrenince, “Ne yapacağız şimdi?” dediniz.
Valiliğin reddettiği bir konuda üniversite olarak salon tahsis etmiş duruma düşünce, bu görüntülerin nasıl sızmış olduğu telaşıyla bu kez suçlu arayıp daire başkanını görevden aldınız.
Bugün kamuoyuna da yansıyan görüntüler, Bilgi İşlem departmanı ile ilgili bir olay olmadığını çok net gösteriyor.
Günah keçisi olarak daire başkanını niye seçtiniz ve suçsuz yere üyemiz olan personelinizi örseleyip, mağdur edip itibarsızlaştırdınız?
Masum olan daire başkanını g��revine iade edecek ve özür dileyecek misiniz?
“Suçlu benim, üniversite de ‘SABOTAJ’ı ben yaptım” diyerek erdemli davranacak mısınız?
Kaldı ki; kapalı devre bir güvenlik toplantısı mı ki ev sahipliği yaptığınız etkinlik, “Dışarı nasıl sızmış” telaşı yaşıyor sunuz?
YÖK’ün konuya ilişkin inceleme/soruşturma başlattığı konuşuluyor.
Üzeri örtülecek, geçiştirilecek bir sorumsuzluktan öte, üniversitede yaşananlar…
Munzur Üniversitesi üç yıldır peş peşe yaşadığı skandallar dizisini hak etmiyor.
Bu skandaldan bağımsız söyleyecek o kadar çok şey var ki…
Üniversiteye yazık oluyor.
@tcbestepe | @YuksekogretimK
İYİ TATİLLER
Yıl boyunca emek veren, öğrenen, üreten ve hayallerine ulaşmak için gayret gösteren öğrencilerimiz için dinlenme zamanı.
2025-2026 eğitim-öğretim yılı boyunca geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ve gençlerimizi yetiştirmek için büyük bir gayret gösteren tüm eğitim çalışanlarımıza teşekkür ediyoruz.
Memur-Sen olarak; eğitimin her kademesinde emek veren çalışanlarımızın yanında olmaya, haklarını ve kazanımlarını korumak için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Kıymetli öğretmenlerimizin, değerli eğitim çalışanlarımızın, sevgili öğrencilerimizin ve velilerimizin sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir tatil dönemi geçirmelerini diliyoruz.
#İyiTatiller
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Görüştük
Bayındırlık, İnşaat ve Köy Hizmet Kolu, Basın, Yayın ve İletişim Hizmet Kolu ile Ulaştırma Hizmet Koluna ilişkin sahadan yansıyan sorunları Bakan Akdulkadir Uraloğlu ile görüştük.
Genel Başkan Soner Can Tufanoğlu,
Ömer Budak ve Dr.Kenan Çalışkan ile birlikte gerçekleştirdiğimiz ziyarette gösterdikleri ilgi ve samimiyetleri için Bakan Sn.Uraloğlu’na teşekkür ediyorum.
@a_uraloglu | @sonertufanoglu@_omerbudak_ | @Kenan__Caliskan
Toplantının sonunda kabul edilen ortak bildiride; Türkiye-AB ilişkilerinde sosyal diyaloğun güçlendirilmesi, taraflar arasındaki güvenin yeniden tesis edilmesi, üyelik perspektifinin desteklenmesi, müzakere sürecinin canlandırılması ve dijital dönüşümün insan, emek ve adalet merkezli bir anlayışla yönetilmesi gerektiği vurgulandı.
Memur-Sen, 43. Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) Toplantısı’na Katıldı
Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) Toplantısı, Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıya Genel Başkanımız Ali Yalçın ve Genel Başkan Yardımcımız ve ILC Genel Sekreteri Hamza Öksüz ile beraberindeki heyet katılım sağladı.
Türkiye-AB ilişkileri kapsamında düzenlenen toplantıda; sosyal diyalog, dijital ve yeşil dönüşüm, yapay zekâ, KOBİ’lerin dayanıklılığı, göç, sosyal politika ve çalışma hayatına ilişkin güncel başlıklar ele alındı. Toplantı sonunda ortak bildiri oy birliğiyle kabul edildi.
Memur-Sen olarak, Türkiye-AB ilişkilerinin yalnızca teknik ve ekonomik boyutlarıyla değil; sosyal adalet, çalışma hayatında standartların yükseltilmesi, sendikal hakların geliştirilmesi ve sosyal diyaloğun güçlendirilmesi ekseninde ilerlemesi gerektiğini vurguladık. Bu kapsamda, 19. Fasıl (Sosyal Politika ve İstihdam) ile 24. Fasılın (Adalet, Özgürlük ve Güvenlik) açılmasının önemine dikkat çektik.
@_aliyalcin_@RHisarciklioglu@hamzaoksuzz
https://t.co/rsbGrpZecF
DOĞRU, GÜVENLİ VE SAĞLIKLI EĞİTİM İÇİN TATİL DÖNEMİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİDİR
2025-2026 eğitim-öğretim yılı sona ererken eğitimin yükünü omuzlayan tüm eğitim çalışanlarımıza emek ve gayretleri için teşekkür ediyoruz.
Okulda şiddet başta olmak üzere eğitim sisteminin aksayan yönlerini kapsamlı şekilde değerlendirdik.
Yeni eğitim-öğretim yılına daha güçlü ve güvenli bir başlangıç yapılabilmesi için tatil dönemi iyi değerlendirilmeli; öğrencilerimizin geleceğini önceleyen, eğitim çalışanlarının beklentilerine cevap veren kalıcı çözümler vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir.
�� https://t.co/AbkJFeFV0s
Bir eğitim öğretim yılını daha emek, sabır ve fedakarlıkla tamamladık.
Bugün öğrencilerimiz karnelerini alırken; geleceğimizi inşa yolculuğunda ter döken her öğretmen ve eğitim çalışanımızın emeği de büyük bir takdiri hak ediyor.
Karnelerini alan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor, sağlık, huzur ve mutluluk içinde bir tatil geçirmelerini diliyoruz.
Evlatlarımızı bilgiyle, değerle ve umutla geleceğe hazırlayan öğretmenlerimize ve onlara yardımcı olan tüm eğitim çalışanlarımıza teşekkür ediyoruz.
Yeni eğitim öğretim yılında aynı inanç ve heyecanla okul ve sınıflarda öğrencilerimizle buluşmayı diliyoruz.
Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği; ekonomik göstergelerin ötesinde, sosyal adalet, emek ve insan onuru temelinde şekillenmelidir.
43. Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) Toplantısı'na, Genel Başkan Yardımcımız ve ILC Genel Sekreteri Hamza Öksüz ile birlikte katıldık.
Toplantıda; sosyal diyalogdan dijital ve yeşil dönüşüme, yapay zekâdan göçe, sosyal politikalardan çalışma hayatına kadar pek çok başlığı kapsamlı şekilde değerlendirdik. Görüşmelerin sonunda hazırlanan ortak bildiri oy birliğiyle kabul edildi.
Memur-Sen olarak bir kez daha ifade ettik ki; Türkiye-AB ilişkileri yalnızca ticaretin, yatırımların ya da teknik müzakerelerin konusu değildir. Bu süreç; emeğin korunmasını, sendikal hakların güçlendirilmesini, sosyal adaletin tesisini ve çalışma hayatında uluslararası standartların yükseltilmesini esas alan güçlü bir sosyal diyalog zemini üzerinde ilerlemelidir.
Bu çerçevede, 19. Fasıl (Sosyal Politika ve İstihdam) ile 24. Fasıl (Adalet, Özgürlük ve Güvenlik) başlıklarının açılmasının, müzakere sürecine ivme kazandıracağına ve karşılıklı güvenin yeniden inşasına katkı sağlayacağına dikkat çektik.
İnsan onurunu merkeze almayan hiçbir dönüşümün sürdürülebilir olmayacağını; dijitalleşmenin, yapay zekânın ve yeşil dönüşümün ancak insanı, emeği ve adaleti önceleyen politikalarla anlam kazanacağını vurguladık.
Memur-Sen olarak, uluslararası platformlarda emeğin hakkını, sosyal diyaloğun gücünü ve adalet eksenli bir çalışma hayatını savunmaya; ülkemizin, çalışanlarımızın ve sendikal kazanımların sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
@RHisarciklioglu@hamzaoksuzz
https://t.co/DEiN1GRmbt
Hem pişkinlik, hem aymazlık!
Munzur Üniversitesi’nde milli ve manevi değerlerimizi hedef alan, ateizm propagandası yapan, Cumhurbaşkanımıza ve siyasi parti yöneticilerine hakaretamiz ifadeler içeren bir oyuna kapılarını sonuna kadar açan Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, hangi yüzle kamuoyuna açıklama yapmaktadır?
Üniversitenin açıklamasında, “Oyunun sergilenmesi sürecinde kurumumuza intikal eden herhangi bir olumsuz durum olmamıştır.” deniliyor.
Milli ve manevi değerlere alenen saldırılması, inançların aşağılanması, ateizm propagandasının yapılması, Sayın Cumhurbaşkanımız ve siyasi parti liderleriyle dalga geçilmesi size göre olumsuz bir durum değil midir?
Rektör Yardımcınızın da salonda bulunduğu bu gösteri boyunca yaşananlara kahkahalar ve alkışlarla eşlik etmesi ve sonrasında hiçbir sorun yokmuş gibi açıklama yapmanız, başta rektör olmak üzere üniversite yönetiminin konuya bakışını açıkça ortaya koymuyor mu?
Asıl cevap vermeleri gereken sorular da şunlardır:
Munzur Üniversitesi bu etkinliğe neden ev sahipliği yaptı?
Karaman Valiliği’nin uygun görmediği bir programa üniversitenin kapılarını sonuna kadar açanlar, genç zihinlere neyi aşılamaya çalışmaktadır?
Üniversiteler; milli ve manevi değerlere sabotaj düzenlenen, siyasi hakaretlerin sahnelendiği, ideolojik propagandaların yapıldığı mekânlar mı?
Kamuoyunun vicdanını yaralayan bu tablo karşısında yapılan açıklama, hatayı kabul etmek yerine millete adeta “Burada yanlış olan hiçbir şey yok” demekten başka bir anlam taşımamaktadır.
SON NOT: Üniversitede istihdam ettikleri TİP’leri saymazsak asıl pişkinlik de aymazlıkta tam olarak budur.
@tcbestepe@erolozvar@_cevdetyilmaz
İnsanlık tarihinde derin izler bırakan önemli hadiselerin ve büyük acıların hatırlandığı Aşure Günü, aynı zamanda hissiyatta ortaklaşma ve gönülleri birbirine yakınlaştırma günüdür.
Aşure Günü’nün milletimizin birlik ve kardeşliğini pekiştirmeye vesile olmasını temenni ediyoruz.
Bu müstesna gün vesilesiyle, cennet gençlerinin efendisi, şehadet mektebinin öğretmeni Hz. Hüseyin Efendimizi ve yol arkadaşlarını tazimle yâd ediyoruz.
2023 yılı atamalarında göreve geç başlatılan öğretmenlerimiz mağdur edilmemeli; yaz tatili döneminde mazerete dayalı yer değişikliği hakkı verilmelidir
Bakanlık, talebimizi ve öğretmenlerimizin haklı beklentilerini karşılayarak yaz tatili iller arası mazerete dayalı yer değişikliğinde hizmet süresinin hesaplanmasında 31 Aralık 2026 tarihini esas almıştır. Öğretmenlerimizin taleplerinin karşılık bulması takdiri hak ediyor. Ama tüm personeli gözeten adımların eksik kalmaması, özellikle mağduriyetleri gidermesi arzu edilen ve beklediğimiz Bakanlık politikasıdır.
2023 yılında atanan sözleşmeli öğretmenlerimizin, kendilerinden kaynaklanmayan idarî süreçler nedeniyle göreve geç başlatılmaları, onları 2026 yılı yaz tatili döneminde mazerete bağlı yer değiştirme hakkından yararlanamama durumuna getirmiştir.
Öğretmenlerimiz, idari tasarruflar nedeniyle mağdur edilmemelidir. 2023 yılında ataması yapılan ama fiilen göreve başlaması sonraki tarihlere sarkan her öğretmenizime 2026 yılı yaz tatili döneminde mazerete dayalı yer değişikliği hakkı tanınmalıdır. Eğitim-Bir-Sen olarak mazerete bağlı yer değişikliği hakkı verilinceye kadar konunun takipçisi olacağız.
#2023EylülAtamasıAilebirliği
DOĞRU, GÜVENLİ VE SAĞLIKLI EĞİTİM İÇİN TATİL DÖNEMİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİDİR
2025-2026 eğitim-öğretim yılı sona ererken eğitimin yükünü omuzlayan tüm eğitim çalışanlarımıza emek ve gayretleri için teşekkür ediyoruz.
Okulda şiddet başta olmak üzere eğitim sisteminin aksayan yönlerini kapsamlı şekilde değerlendirdik.
Yeni eğitim-öğretim yılına daha güçlü, huzurlu ve güvenli bir başlangıç yapılabilmesi için tatil dönemi iyi değerlendirilmeli; öğrencilerimizin geleceğini önceleyen, eğitim çalışanlarının beklentilerine cevap veren kalıcı çözümler vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir.
👉 Haberimizi okumak için tıklayınız: https://t.co/0EiRU7LoJ2
2023 YILINDA GÖREVE GEÇ BAŞLATILAN ÖĞRETMENLERE DE YER DEĞİŞİKLİĞİ HAKKI TANINMALIDIR
Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusunda, hizmet süresinin hesaplanmasında 31 Aralık 2026 tarihinin esas alınması, Sendikamızın talebini ve öğretmenlerin beklentilerini kısmen karşılayan bir düzenleme olmuştur.
Çünkü hizmet süresinin hesabında 31 Aralık 2026 tarihinin esas alınmasının dahi, 2023 yılında ataması yapılan sözleşmeli öğretmenlerin sorununa çözüm olmadığı görülmektedir.
2023 yılında sözleşmeli olarak atanan öğretmenler, kendi istek ve iradeleri dışında, idari sebeplerle Eylül ayında göreve başlatılmıştı. Bu nedenle bu öğretmenlerin üç yıllık hizmet süresini tamamlayarak kadroya geçişleri, bu yılın Eylül ayını bulacaktır. Bu durumda sözleşmeli öğretmenler, 2026 yılı yaz tatili döneminde mazerete bağlı yer değiştirme hakkından yararlanamamaktadır.
Sözleşmeli öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Bakanlık yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde, 2023 yılı Eylül ayında göreve başlayan öğretmenlere de 2026 yılı yaz tatili dönemi içinde mazerete bağlı yer değişikliği hakkı tanınmasına yönelik düzenleme yapılması talebimizi iletmiştik. Bu yılın şubat ayında Milli Eğitim Bakanlığına gönderdiğimiz yazıda da öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesini ve düzenleme yapılmasını talep etmiştik.
Bakanlık tarafından yayımlanan 2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusunda, 2023 yılında ataması yapılmasına rağmen göreve geç başlatılan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği hakkı tanınmadığı; bu öğretmenleri kapsayacak herhangi bir hükme veya düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
2023 yılı Mart ayında ataması yapılmasına rağmen idari sebeplerle göreve başlamaları Eylül ayına sarkan çok sayıda öğretmen, idari tasarruf nedeniyle mağdur edilmemelidir.
2023 yılında ataması yapılan ama göreve başlaması sonraki tarihlerde olan her öğretmene 2026 yılı yaz tatili döneminde mazerete dayalı yer değişikliği hakkı tanınmalıdır.
Mülakat mağduru öğretmen adayları ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası yöneticileri Sendikamızı ziyaret etti.
Mülakat mağduru olanların mağduriyetleri giderilmeli, özel sektör öğretmenleri için ise taban maaş uygulaması hayata geçirilmelidir.
🔎https://t.co/a6vBZ82z2C
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎İSTANBUL EDUNİON FORUM▪︎▪︎▪︎
Sendikamız, dünyanın birçok ülkesinden eğitim sendikaları ile sürdürdüğü işbirliğini, “İstanbul EdUnion Forum 2026” başlığı ile yeniden düzenleyerek çok önemli bir foruma ev sahipliği yaptı.
Farklı konuların işleneceği ve iki yılda bir İstanbul’da düzenlenecek forumun bu seneki konusu “Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler” oldu.
Dünyanın farklı ülkelerinden gelen sendika temsilcileri, akademisyenler, eğitim uzmanları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla panel ve çalıştaylar düzenlendi, önemli konular işlendi.
Artık tüm sendikaların gözü “İstanbul EdUnion Forum 2028’de olacak.
[https://t.co/mp3AaJibUg]
▪︎▪︎▪︎MEZUNİYET TÖRENLERİ▪︎▪︎▪︎
Henüz sosyal medya icat edilmemişti. Öğretmenler, öğretmen; veliler de veliydi. Fenomen öğretmen yoktu, örnek öğretmen vardı. Okullarda yılsonu etkinlikleri, bir yıl boyunca derslerde öğrencilerle üretilenlerin sergilendiği, sahnelendiği etkinliklerden oluşurdu.
Resim sergileri, folklor gösterileri, yazarı edebiyat veya Türkçe öğretmeni olan okul piyesleri, geziler… Şimdi kimsenin aklına bile gelmiyor ama her biri kocaman eğitim değeri olan samimiyet ve biz kokan uğraşlardı.
Emek verenler sahneye gururla ve mahcubiyet içinde çıkardı. Çünkü zaten yapılması gerekeni yapıyorlardı.
Her fırsatta yazdım yine yazacağım, önce şu ucube kıyafetten kurtulmalıyız. Üniversitelerde rektörlerden hocalara, milli eğitimde ise anaokulu öğrencilerinden tüm kademelere kadar mezuniyet törenlerinde giydiği o papaz kıyafetinden. Bir kişi de çıkıp protesto etmiyor ya en çok da ona yanıyorum.
▪︎▪︎▪︎MÜLAKAT MAĞDURİYETİNE ÇÖZÜM; GECİKMEDEN▪︎▪︎▪︎
Çok konuştuk, yazdık, anlattık. Artık şöyle oldu, böyle oldu diyerek zaman kaybetme lüksümüz yok. Umutla beklediler, anlattılar, dolaştılar, talep ettiler. Sınav puanına göre atanacak durumdayken mülakat sonrası elenen 1611 öğretmenden, mahkeme kararı vs. ile hala atanamayanlar, eylemlerden, açlık grevlerinden bir an önce alınarak okullarda, görevlerinin başında olmaları sağlanmalıdır.
Yine özel sektör öğretmenlerinin talebi olan ve 1965 yılından 2014 yılına kadar uygulanan 50 yıl boyunca, Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile sağlanan bir hak “Taban ��cret” uygulaması yeniden hayata geçirilmelidir.
Geçen hafta düzenlediğimiz İstanbul EdUnion Forum 2026 sonuç bildirgesine yansıyan önemli bir başlık da “güvenceli çalışma” hakkının savunulmasıydı. İstanbul’da biz bu konuları tartışırken Ankara’da ise öğretmenlerin eylemleri Türkiye gündemine yansımıştı.
▪︎▪︎▪︎GELİŞİM RAPORLARI▪︎▪︎▪︎
Müfredatın önüne geçen, bu hali ile sağlıklı bilgi girişi yapılmadığı açık, yapay zekanın şekillendirdiği bu çalışmadan uzun vadede neyin amaçlandığı öğretmenlere iyice anlatılmalıdır.
Öğrencinin ve velinin anlamadığı yaklaşık on sayfalık metin, hatıra olarak saklanan karnenin gördüğü işlevi görmüyor.
Akademisyenlerimiz buradan almak istedikleri veriyi almak için başka bir yöntem geliştirmelidir. Emek, zaman ve kağıt israfı ise olayın başka boyutu.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
İstanbul EdUnion Forum’dan Filistin’e güçlü destek
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın Filistin’e yönelik “Yalnız Değilsiniz” mesajına ve Gazze’de yaşanan soykırıma ilişkin değerlendirmelerine EdUnion Forum 2026’ya katılan 55 ülkeden 132 sendika lideri yoğun alkış ve sloganlarla destek verdi.
DÜNYA MÜLTECİLER GÜNÜ’NDE ÇAĞRIMIZ:
KAYIP NESİLLER DEĞİL, ONURLU BİR GELECEK İSTİYORUZ
▸ İstanbul’da 16-17 Haziran’da düzenlediğimiz İstanbul EdUnion Forum 2026’da, küresel belirsizlikler çağında eğitim ve emeğin geleceğini 55 ülkeden gelen sendika liderleriyle birlikte ele aldık.
▸ Uluslararası kuruluşların işlevsizleştiği, küresel adaleti sağlaması gereken mekanizmaların egemenlerin oyuncağı haline geldiği bir dönemde, emeğin örgütlü gücü olarak küresel bir güvence ve vicdan mekanizması olma sorumluluğuyla hareket ederek Forum kapsamındaki tüm panellerde, çalıştaylarda ve toplantılarda meseleyi gündeme taşıdık.
▸ İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük göç ve mülteci krizine sahne olan dünyada; savaşlar, işgaller, iç çatışmalar ve zorunlu göçler milyonlarca insanı yerinden ederken, bu trajedinin en ağır yükünü çocuklar taşıyor.
▸ Gazze başta olmak üzere, sınırlarda, mülteci kamplarında ya da sığındıkları ülkelerdeki şehirlerin varoşlarında eğitim haklarından mahrum bırakılan milyonlarca çocuk, insanlığın geleceğinden koparılan bir halkadır
▸ Dünya Mülteciler Günü’nde çağrımız; bugünün artık takvimlerde yer almasına gerek kalmayacağı adil, güvenli ve insanca bir dünya düzeninin kurulmasıdır.
▸İstanbul EdUnion Forum 2026 Sonuç Bildirgesi’ndeki ortak irademizi yineliyoruz. Eğitim, kriz dönemlerinde ertelenebilecek bir hizmet değil; korunması gereken temel bir insan hakkıdır. Savaş mağduru, göçmen ve mülteci çocukların nitelikli ve kapsayıcı eğitime erişimi güvence altına alınmalı; kriz bölgelerinde eğitimin sürekliliği için kalıcı mekanizmalar kurulmalı; küresel dayanışma ve uluslararası iş birliği güçlendirilmelidir.