"İnsan kendi gözüyle bile O izin vermeden göremez kendi diliyle bile O dilemeden tek bir harf söyleyemez. Kendine ait sandığı akıl irade güç ve nefes her an O’nun tarafından yoktan var edilmektedir."
https://t.co/Sm61DRTDpV
Ey mâvi semâ! İnsâf et de öyle söyle!
Bu ikisinden hangisi, dahâ hoşdur şöyle:
Işık saçan güneşinin, çıkışımı şarkdan,
Cihân dolaşan ayımın, doğuşu mu Şâmdan?
"Eğer ubudiyyet adabında küçük gördükleri şeyleri devamlı surette yapmağa alışırlarsa bu küçükler büyür, sonunda büyük şeyleri de küçük görerek gönüllerini elden çıkarırlar ve helak olurlar."
⚠️Sensitive Content ⚠️
🚨 BREAKING: Palestinian child sustained a severe leg injury after an Israeli strike targeted them while they were collecting water for their family in Gaza. His brother was killed in the same attack.
@daktilock Üç tane şarlatan insanı güldüreceğiz diye yalan söyleyen hiç bir değeri kültürü insanlığı olmayan tanrıları izm olmuş çok bildiklerini sanan cahiller
İbn Haldun şöyle der: "Mağlup olan toplumlar, galip olan toplumların
- Kıyafet,
- Yaşayış tarzı,
- İnanç,
- Örf ve âdetlerinde
- Ve bütün diğer hâllerinde taklit etmeye daima meyillidir.
Bunun sebebi şudur: İnsan nefsi, kendisine boyun eğdiği kimsenin üstün ve mükemmel olduğuna inanır. Bu ya gerçekten onu üstün gördüğü içindir ya da mağlubiyetinin tabiî bir üstünlükten değil, galibin kemalinden kaynaklandığını zannettiği içindir.
Bu kanaat yerleşince, galibin bütün davranışlarını benimser ve ona benzemeye çalışır. İşte taklit budur.
Hatta bazen galibin üstünlüğünün güç ve asabiyetten değil, sadece âdet ve yaşayış tarzından kaynaklandığını sanır; bu yüzden de onu bu konularda da taklit eder.
Bu sebeple mağlup olanların; elbiselerinde, bineklerinde, silahlarında, bunları kullanış şekillerinde ve hatta hayatlarının diğer bütün yönlerinde galibe benzemeye çalıştığını görürsün.
Çocukların babalarını sürekli taklit etmeleri de böyledir. Çünkü onlar babalarının mükemmel olduğuna inanırlar.
Her memlekette halkın çoğunluğunun, kendilerine hâkim olan devletin askerî kıyafetini ve yaşayış tarzını benimsemeleri de bundandır. Çünkü galip olan onlardır.
Hatta bir ümmet, komşu bir ümmetin hâkimiyeti altına girerse, onlara benzemesi ve onları taklit etmesi büyük ölçüde yaygınlaşır.
Nitekim bu devirde Endülüs'te Hristiyan komşularıyla yaşanan durum böyledir. Müslümanların birçoğunun onların kıyafetlerini, alametlerini, âdetlerini ve yaşayışlarını, hatta evlerini ve binalarını bile onlara benzetmeye çalıştıklarını görürsün. Basiret sahibi kimse bunda istilânın (İşgal) belirtilerini fark eder.
||el-Mukaddime||
@mahajansi "Eğer onlara soracak olsan, Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk. derler. De ki: Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resul'ü ile mi alay ediyordunuz?"
Osmanlı çınarı, bayrağımızı 7 iklimde gururla dalgalandırmıştır.
Osmanlı’nın yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bu topraklardaki ilk değil, son devletimizdir.
Devlet-i ebet müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir.
Türk milleti var oldukça devletimiz var olmaya devam edecek.