Haziranda da enflasyon değişmedi: %32,1
Mayıs 2025-Haziran 2026 (14 ay) ortalaması: %32,5
Enerji fiyatlarındaki gerileme ile bu müthiş katılık bir miktar gevşer mi?
Muhtemelen az biraz.
Ama yılı %30'un az altında (%28, %29?) kapatsak bile seçim yaklaşıyor.
Seçimden önce %25'e düştü, düştü.
Sonrası?
"Saldım çayıra Mevlam kayıra"
İspanya bunu başardı, rantı kısmen de olsa budadı.
Bizim bu işe kalkışabilmemiz için önce vatandaştan gizlenen o sözleşmelerin içeriğini görebileceğimiz bir siyasi, iradi iklim değişikliğine ihtiyaç var.
Şunu söylemek lazım: vatandaşın kendi vergisiyle yapılan karayollarına, köprülere bir de geçiş ücreti ödemesi olacak şey değil.
Yap-işlet-devret modeliyle yapılan yolların, tesislerde ise kullanım bedelinin makul seviyeye çekilmesi, bu modelin rant yaratma mekanizması olmaktan çıkartılması gerekiyor. Aksi halde böyle fahiş ödemeler sürer gider.
@AliArifAkturk Makam aracının trafikte geçiş önceliği yok, kurallara uymama muafiyeti de.
Kaldı ki çakar takan trafiğe çıkıyor, kimin makam kimin mafya kimin maganda olduğu belli değil.
Resmi araçlara kiralık bile olsa siyah plaka zorunlu olmalı. Hiç değilse çakar suistimali önlenir.
Şunu artık anlamak lazım: Mevcut iktidar Türkiye’nin sorunlarını ''çözemiyor'' değil, ÇÖZMÜYOR.
İşte iktidarın, bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için BİLEREK ve İSTEYEREK yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- Kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- Gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- Tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan GSM operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- Cumhurbaşkanlığına bağlı VIP uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- Temu, Uber, PayPal, Apple Pay, Google Pay, Booking, Roblox, Airbnb, Wattpad, Starlink, Discord, Samsung Pay, Threads, Amazon Global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- İlköğretim öğrencilerine bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- Verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, rezil haldeki KYK yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- Vatandaşların yanı başımızdaki Avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına resmi adımlar atmak.
- Öğrencilere verilen günlük 133 TL gibi saçmalık derecesindeki devlet bursunu insani seviyelere çekmek.
- Çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- Kadın cinayetlerini ''münferit olay'' diye geçiştirmemek ve İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemek.
- Kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- Kamu kurumlarında çalışıyor gibi gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 MİLYAR TL ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan Diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- Gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- Devlet okullarına yeterli TUVALET KAĞIDI ve SABUN temin etmek.
- Her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- Özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar ve denetimler getirmek.
- Her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''KADER PLANI'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''Her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- Kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda gerçekten tasarruf sağlamak.
- İmar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- CB kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- Halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri Hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- Anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- Yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- Muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- Tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- Kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- Daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- Koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- Kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- Yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- Kendi cenahında yetişen gençleri TÜGVA etkinliklerinde ağırlayıp “TEKNOFEST gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- Bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- Bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi İSTİFA edebilmek.
Petrol fiyatlarının 120 dolardan 78-79 dolar bandına gerilemesi küresel piyasalarda iyimserlik yarattı. Peki bu düşüş gerçek bir rahatlama mı, yoksa göz boyama mı? M. Coşkun Cangöz (@mccangoz) yazıyor.
https://t.co/Sq3dz13m7E
🛢 Petrol 80 doların altına indi, borsalar moralli, Fed faizi sabit tuttu.
Ama petrolün ucuzlaması makro tabloyu mucizevi şekilde değiştirmiyor.
Küresel borç yüksek, enflasyon yapışkan ve “büyük oyuncular” masadayken risk gerçekten bitti mi?
Yeni yazı: “Petrol Düştü, Risk Bitti mi?”👇
🚨 Petrol düştü!
Peki artık önümüz açıldı mı? Faiz indirimi kapıda mı?
Jeopolitik rahatlama fiyatları aşağı çekse de Fed’in şahin duruşu, küresel borç yükü ve Dünya Bankası uyarıları hâlâ masada.
Türkiye için erken faiz indirimi riskli görünüyor.
Detaylı değerlendirme için 👇
https://t.co/1Z783SX3JU
🚨 Petrol düştü!
Peki artık önümüz açıldı mı? Faiz indirimi kapıda mı?
Jeopolitik rahatlama fiyatları aşağı çekse de Fed’in şahin duruşu, küresel borç yükü ve Dünya Bankası uyarıları hâlâ masada.
Türkiye için erken faiz indirimi riskli görünüyor.
Detaylı değerlendirme için 👇
https://t.co/1Z783SX3JU
🚨 FED faizi sabit tuttu, ama piyasalar neden rahat değil?
Altın neden düşmüyor? Dolar yıl sonunda ne yapacak? ABD-İran anlaşması petrolü nasıl etkiledi?
@ceyliincagatay ile Sözcü TV’de bu sabah FED, altın, dolar ve petrol piyasalarını konuştuk.
“Merkez bankaları altın alımını fiyattan bağımsız sürdürüyor. Gelişmiş ülkelerin yüksek borç stokları güvenli liman arayışını artırıyor.”
Detaylar için 👇
🚨 FED faizi sabit tuttu, peki piyasalardaki asıl yön neresi? Altın neden düşmüyor? Dolar yıl sonunda ne olacak?
Ekonomist Coşkun Cangöz, piyasalardaki son gelişmeleri Sözcü Televizyonu’nda detaylı bir şekilde analiz etti. ABD-İran anlaşmasının petrole etkisi ve FED'in "uzun süre yüksek faiz" sinyali piyasaları yeniden şekillendiriyor.
"Geçtiğimiz yıllarda Amerikan Doları'ndan altına doğru bir yöneliş gördük merkez bankalarında ve bunun fiyattan bağımsız olduğunu gördük... Gelişmiş ülkelerin çok yüksek borç stokları endişe kaynağı oluyor. Bu bağlamda altın güvenli liman ve Merkez Bankaları da ciddi anlamda altına dönmüş oldular."
@ceyliincagatay@mccangoz
Fed FOMC: Çok şahin nokta grafiği!
18 yetkiliden dokuzu bu yıl en az bir artırım (ve bu dokuz kişiden altısı *birden fazla artırım* demiş).
Bu yıl sadece bir kişi indirim seçmiş ve bir katılımcı (başkan Warsh!) dot plot'a katılmamış.
Bildiri eskiye oranla çok daha kısa!
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 Araştırması” sonuçlarına göre Gaziantep’ten 29 firma listeye girmeyi başardı.
Hayatta emin olduğum üç gerçek var: bir, gerçek özgüvenliler, kibir ve insanları aşağılama eğilimi göstermezler. İki, gerçek zenginler, servetlerini sergilemezler. Üç, gerçekten mutlu ilişkileri olanlar, bunu kanıtlama ihtiyacı hissetmezler. Aşırı sunum, yokluğun dışa vurumudur.
📊 Mayıs 2026 bütçe verileri açıklandı.
İlk 3 ay geçen yıla göre güçlü giden bütçe dengesinde, nisan ayında başlayan gevşeme mayısta belirgin şekilde hızlandı.
Gelin nedenlerine şöyle bir bakalım:
• 2025 Mayısında fazla veren bütçe, 2026’da açığa döndü.
• Faiz dışı denge ise 346 milyar TL fazla iken 169 milyar TL açık verdi.
• Ocak-Mayıs bütçe açığı geçen yıla göre %62 arttı.
Giderlerde personel, ihracat destekleri (DFİF), sermaye transferleri ve KİT’lere borç verme kalemleri güçlü artış gösteriyor. Faiz giderleri de hızlanıyor; yıllık ödeneğin neredeyse yarısı ilk 5 ayda kullanıldı.
Gelir tarafında ise vergi ödemelerinin hazirana kayması ve petrol/doğalgaz ÖTV tahsilatındaki zayıflama öne çıkıyor.
Kısa vadede haziranda gelir tarafının telafi etmesi beklenir. Buna paralel olarak bütçe gelirlerindeki kaymayı dikkate alarak mayıs ayında önemli ölçüde kısılmış olan sermaye giderlerinin de hazirandan itibaren artması şaşırtıcı olmaz.
Siz ne düşünüyorsunuz; bütçe açığındaki bu ivme kalıcı mı yoksa haziranda dengelenir mi?
Dünyaca ünlü gastronomi platformu TasteAtlas'ın açıkladığı dünyanın en iyi çorbaları listesinde Gaziantep’in yöresel lezzeti Beyran ikinci sırada yer aldı.
Her şeyin bir sınırı var. Para politikasının da…
Yüksek faizlere rağmen enflasyonun düşmemesi, para politikasının artık yapabileceği çok şey kalmadığını gösteriyor. @OzatayFatih hocanın da vurguladığı gibi, güven sorunu çözülmeden yüksek faiz tek başına yetmiyor.
Maliye politikası ise bütçe açığı ve borç yükü arasında sıkışmış durumda.
Gecikmiş de olsa, maliye politikasını daha aktif kullanmak ve yapısal reformları hızlandırmak zorundayız.
Eylül 2021’de enflasyonu bir yılda yaklaşık 70 puan sıçratan para politikasına dönülmeyeceğinin garantisi var mı?
Yargı sisteminin böyle çalıştığı bir ülke bırakın gelir düzeyini sıçratmayı, ekonomik istikrarı sağlayabilir mi?
Soruların yanıtları açık.
Bu durumda liraya olan güveni kalıcı olarak sağlayamazsınız.
Dövize yönelişi ancak çok yüksek faiz (kredi faizleri şu anda yüzde 65) ve döviz müdahaleleri ile engelleyebilirsiniz.
https://t.co/kYLipDGThh
🧵 Mahkeme kararları sadece siyaseti değil, Hazine’yi ve ekonomiyi de doğrudan etkiliyor.
Adliyede başlayan risk eninde sonunda yurttaşın cebine, borçlanmaya ve faizlere yansıyor.
Yeni Medium yazım 👇
https://t.co/YFfxTvxDCk
@haber_marj
Ali amcanın hikâyesi tek bir emeklinin dramı değil, sistemin özeti.
Emekli maaşları enflasyon karşısında erirken, hayat pahalılığı en çok yaşlıları vuruyor. Gelir eşitsizliği derinleşirken sosyal devlet mekanizmaları yetersiz kalıyor.
Emekli maaşları onurlu bir yaşam hakkına uygun seviyeye getirilmeli. Sosyal yardımlar ise geçici değil, hak temelli olmalı.
Asıl soru şu: Bu tabloyu değiştirecek yapısal reformlar için neyi bekliyoruz?
@haber_marj
Ali amcanın hikâyesi tek bir emeklinin dramı değil, sistemin özeti.
Emekli maaşları enflasyon karşısında erirken, hayat pahalılığı en çok yaşlıları vuruyor. Gelir eşitsizliği derinleşirken sosyal devlet mekanizmaları yetersiz kalıyor.
Emekli maaşları onurlu bir yaşam hakkına uygun seviyeye getirilmeli. Sosyal yardımlar ise geçici değil, hak temelli olmalı.
Asıl soru şu: Bu tabloyu değiştirecek yapısal reformlar için neyi bekliyoruz?
Ankara'da Yaşam Mücadelesi Veren Ali Amca: "Aldığım Emekli Maaşı Ev Kirasına ve Faturalara Gidiyor, Geriye Bir Şey Kalmıyor"
Ankara sokaklarında iki büklüm haliyle elindeki alışveriş arabasını iterek plastik şişe toplayan 78 yaşındaki Ali Amca, İlerleyen yaşına ve fiziki zorluklara rağmen ekmek parası için sokak sokak gezmek ve
evde bekleyen engelli oğluna bakmak zorunda olduğunu söyledi.
Kendisine kimsenin bakmadığını ifade eden yaşlı adam, "Bir emekli maaşım var ama hepsi ev kirasına, elektriğe, suya gidiyor. Elde avuçta bir şey kalmıyor. Mecburum bu yaşta çöpten plastik toplamaya, başka çarem yok" sözleriyle geçim sıkıntısını gözler önüne serdi.
🧵 “Adliye kararları Hazine riski yaratır mı?”
Konu teknik gibi görünse de hepimizin cebine dokunduğu için önemli.
Hâlâ okumadıysanız Pazar akşamı okuması için link aşağıda 👇
https://t.co/YFfxTvxDCk
🧵 Mahkeme kararları sadece siyaseti değil, Hazine’yi ve ekonomiyi de doğrudan etkiliyor.
Adliyede başlayan risk eninde sonunda yurttaşın cebine, borçlanmaya ve faizlere yansıyor.
Yeni Medium yazım 👇
https://t.co/YFfxTvxDCk