ÇOCUKLARA KREDİ KARTI TUZAĞI!
Bu paylaşımı rica ediyorum Anne ve Babalara ulaştıralım. Çocuklarımızın karşılaştığı tehlikelerin farkında olmalıyız. RT yapmasak da Beğeni yapmadan geçmeyelim❤️
Çocuklarımız mobil oyunlara tabiri caizse deliler gibi harcıyor. Üstelik harcadıkları bu paralardan anne ve babaların genellikle haberi dahi yok. Çünkü ailelerinin onayı olmadan kredi kartı alabiliyorlar!
Nasıl YaHu :)
Evet, bugün bir çocuk istediği zaman kredi kartı sahibi olabiliyor. Nasıl mı?
Bu konuyu açık açık yazmak zorundayım ki, anne ve babalar olarak önlem alabilelim. Üstü kapalı anlatılacak bir durum değil. Zaten çocukların çoğu bunu biliyor :(
Bilmeyen bir çocuk da, oynadığı oyuna para yatırmaya karar verdiğinde arkadaşlarından kolaylıkla öğrenebiliyor. Hiç öyle derin derin araştırmasına gerek kalmıyor, sistem ve tezgah hazır!
Bendeniz çocuklarla yaptığım Kardeşlik Buluşmaları'nda bu konuyu özellikle açarım ve "Oyunlara para yatıranlar daha doğrusu kaptıranlar bana göre ezik ve enayidir. Çünkü anne ve babanızın bin bir türlü zahmetle kazandığı parayı gidip oyun içi satın alımlara harcamak Eddaammmlara yakışmaz." derim.
Tabi bunu söyleyince alkışlar falan,
En çok alkışlayan da anne babalar :)
Buluşmalarda kimler oyunlara para yatırıyor delikanlı gibi söylesin dediğimde ortalama çocukların dörtte biri el kaldırıyor. El kaldıranlara şimdiye kadar kaç para yatırdın dediğimde de ortalama 100 lira civarı miktarlar söyleniyor.
Peki bu parayı nasıl yatırıyorsunuz diye sorduğumda kalkan parmaklar inip sağa sola bakmaya başlıyorlar. Hani şu meşhur safa yatma halleri :)
Ben size nasıl yatırdıklarını söyleyeyim;
Çok az bir kısmı anne veya babasının kredi kartını kullanıyor tabi izinli olarak ama asıl ezici çoğunluk bu işi gizli saklı yapanlar.
Bu kredi kartlarını temin ettikleri dört ana market zinciri var;
BİM, ŞOK, A101, MİGROS :)
Buralarda satılan kartların isimleri şöyle;
İninal, Fups, Paycell, Papara Lite, Tosla, Moneypay
5 ve 10 Lira verip kasiyerden bu kartı alıyorlar ve bir kredi kartının yapabileceği her şeyi yapabiliyorlar.
Zaten yasa dışı online bahis konularına sonra gireceğim!
Kartı aldıktan sonra içine parayı yine kasiyerler yüklüyor. Çocuk harçlıklarını kasiyere veriyor ve kasiyer de karta parayı yüklüyor. Sonrası tufan!
Şimdi bu kartların marketlerde satılmasına bir sözüm yok. Yaşı tutanlar gidip ihtiyaçlarını karşılayabilir. Buradaki sıkıntı, yaşına uygun olmamasına rağmen çocuklara satılması. Yaşı küçüklere verilmemesi lazım ama nerede!
Kasiyerler bilmiyor mu çocuklara satışının yasak olduğunu, elbette biliyor. Fakat denetim mekanizması işlemeyince herkes kazandığı paraya bakıyor.
Bazı çocuklar, kasiyerlerin bu işten para bile kazandığını anlatıyor. 20 lira yüklerim ama 5 lirasını keserim yoksa yüklemem zaten yaşın da tutmuyor diyerek yolunu bulan kasiyerler de varmış.
Kredi kartını eline alan bir çocuğun dijitalde yapabileceklerinin sınırı yok. Kumar da oynar, satın alım da yapar, bahislere de girer. Her şeyi yapabilir. Kimse de yaşını başını sormaz. Kredi kartıyla sıkıntılı işlere giren çocukların başlarına gelenlerle ilgili bizzat çocuklardan dinlemiş olduğum neler var da girmeyeyim o kadar anlayın siz artık!
Ülkemizde oyunlara yatırılan parayla ilgili size tek bir örnek vereyim de işin nasıl çılgınlık seviyesine çıktığını anlayın.
2022 Mayıs Ayı’nda Türkiye’de PUBG oyunu sadece bir ayda 13,2 Milyon Dolar para kazandı. Bu PUBG oyunu ücretsiz değil miydi yahu 😊 Evet ücretsiz ama tüm kazancı market satışından geliyor. Yani oynayan kişiler oyunda satın alım yapıyorlar. Peki neler mi alıyorlar? Kostüm, silah, eşya vs
Dünya’da mobil oyunlara yatırılan para 2022’de 6,8 milyar dolara ulaştı. İşte bunların çoğu çocuk ve gençler ☹️
Oyunlar neden ücretsiz anladık mı şimdi 😊
Her şeyin para kazanma üzerine kurulu olduğu bir sistemde çözüm kendimiziz abi, başkalarının bunları çözeceğini düşünmeyin. Kendimize ve evlatlarımıza sahip çıkacağız, onları bol bol bilinçlendirip eğiteceğiz.
Ben Türk'üm, Türk esir olmaz!
Ben Türk'üm, Türk devletsiz olmaz!
Ben Türk'üm, Türk bayraksız olmaz!
Ben Türk'üm, Türk ezansız olmaz!
Ben Türk'üm, Türk hürriyetsiz olmaz!
| Muhsin YAZICIOĞLU
Önceki gün sizlerle paylaştığım LG^BT videosunu TikTok’taki hesabımda da paylaşmıştım. TikTok’ta beni çoğunlukla çocuklar ve gençler takip ediyor. Yorumlarını çok merak ediyordum. Okuduğumda resmen yıkıldım…
Görsele bakıp sizlerinde okumasını istiyorum. İşte normalleştirme böyle oluyor. Sürekli göstere göstere “abi zaten normal” dedirtiyorlar. Normalleşen şeyin de uygulanması kolaylaşıyor. Daha bu yaştan bunlara normal diyen çocuklar sizce büyüdüğünde nasıl bir toplum inşa edecek?
Bir çocuk, bir video ile elbette bunu normalleştirmiyor fakat her normalleşme bir video ile başlıyor. Sonrasında izlediği her bir video zihnine ekilen bu iğrenç tohumu besliyor ve filizlendiriyor. Böylelikle yıllar sonra istenilen kıvama getiriliyor.
Yanlış hatırlamıyorsam 2003 yılında ülkemizde ilk onnur(suzluk) yürüyüşü yapıldığında 40 kişi katılmıştı. 2013’teki son onnur yürüyüşü ise 100 bin kişiyle yapıldı. 10 senede 40 kişi, nasıl 100 bin kişi oldu? İşte bu normalleştirme çalışmalarıyla.
Bu konuya asla tavizimiz yok asla saygı da duymuyoruz. Tıbbi argümanların arkasına saklanmalarını da asla kabul etmiyoruz. Hepsi bir yalan.
Bir çocuğu sokakta başıboş ve tek başına bırakmak ne kadar tehlikeliyse, dijitalde kendi haline bırakmak bin kat daha tehlikeli. İşte bu yüzden çocuklarımıza dijitalde eşlik etmeli ve karşılaştığı şeyler üzerine muhabbet edip bilinçlendirmeliyiz. Anne babalar olarak dijitale asla kayıtsız kalamayız.
Namazını kıl, kötülükten sakın. Allah ile insan arasındaki irtibatı yokuşa sürmenin anlamı yok, bu kadarı bile bin senede alınamayacak yolu tek nefeste aldırır. Bırakın denizleri peygamberler yarsın, senin mucizen yakın olmaktır.
Kurban Bayramımız ümmete, milletimize hayırlara vesile olsun. Allah, bizleri ailemizle birlikte gelecek Ramazan ve Kurban Bayramlarına da kavuştursun. Yolunda sabit kılsın
Bir toplumda mâkul insanların sayısı azalıyor veya sözlerine itibar edilmiyorsa, belaların da ardı kesilmez. Kurtuluşu dini, siyasi veya ideolojik zeminde arayanlar, asıl noktayı kaçırıyorlar. Kâinat boşluk kabul etmez; mâkuliyetin olmadığı yerde, her zaman bağnazlık zuhur eder.
Gerçekle alakası olmayan 300 spartalıyı değil bize ait olan ve 70bin kişilik orduyu yenen 800 akıncıyı bilmeliyiz…
Yahya Kemal boşuna demedi,
“Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik” diye.
@etimoloji Aslında herkes, bir bakıma aynı şeyi arar; Râbb'ini arar. Ve fakat O'nu farklı isimlerde, suretlerde veya hislerde bulmaya çalışır. İnsan, aradığı şeyi Râbb'i olduğu için insandır.
Türkiye'nin yurtdışındaki en büyük askeri üssü Somali'de.
Peki neden Somali?
Nasılsa yakında birileri
"Ne işimiz var Somali'de?" diyecek.
Biz şimdiden yazalım, herkes bilsin ki kimse algı oyunlarına gelmesin.
RT/Fav yaparsanız sevinirim.
Başlıyoruz⬇️