Tuncay Sonel’in girişimleri ile Tunceli Devlet Hastanesinide Gülistan Doku’nun hastane verilerinin silindiği dönemde başhekim olan Dr. Çağdaş Özdemir, Bursa’da gözaltına alındı.
Elle Fanning, ilk buluşmadaki en net alarm işaretini açıkladı.
🔹 “Benim çok spesifik bir testim var.”
🔹 “Bir erkek ilk buluşmada telefonunu masaya koyuyor ve şarjı yüzde 10’un altındaysa, benim için konu kapanıyor.”
🔹 “Çünkü bu bana direkt bir karakter meselesi gibi geliyor.”
🔹 “Hayatını planlayamayan biri gibi görünüyor.”
🔹 “Şarjı yüzde 4 olan bir adamla nasıl gelecek kurayım?”
🔹 “Bana göre böyle biri her şeyi unutabilir, insanı yarı yolda bırakabilir.”
🔹 “Benim için bu, sadakatsizlikten bile daha büyük bir alarm.”
Doktoru hastaya, öğretmeni öğrenci ve veliye şikayet ettirdiniz. Eğitimliyi ezdiniz. Doktor dövebiliyoruzcular türettiniz. Şiddete zemin hazırladınız, gün geçtikçe arttı. Korumadınız, cezalandırmadıniz. Ne bekliyordunuz?
🔻Gülistan Doku’nun yıllar sonra beliren katili: Bir Vali'nin oğlu.
🔻Ege’de palalı bir zorba: Arkasında bir Savcı babanın gölgesi.
🔻Dün okula saldıran saldırgan: Arkasında bir Emniyet Müdürü zırhı.
🔻Bu failler, sanıldığı gibi toplumun dışına itilmiş marjinal profilleri değiller. Aksine, sistemin tam kalbinde beslenen, güç zehirlenmesinin yansıması olarak karşımızdalar.
🔻Adaleti sağlamakla görevli olanların, adaletten muaf tuttuğu bir "imtiyazlılar nesli" yetişti. Yasalar halk için birer prangaya dönüşürken; onlar için babadan miras, kurşun geçirmez birer zırh oldu.
🔻Bu, sadece bir asayiş sorunu değil; liyakatin yerini kan bağına, hukukun yerini ise "kimin oğlu" olduğuna bıraktığı bir sistemin iflası.
🔻 Tepedeki egemen gücün sarhoşluğu, bir alt basamakta halkın canına kasteden bu şımarık izdüşümleri yaratıyor.
Evladına değer verip doğru düzgün bir isim bile koymamış. Daha okul öncesinden bile proje çocuk yetiştiriyor. Bunun gibi sırf ebeveyn olma egosunu tatmin etmek için ebeveyn olan anne-babalıktan uzak şımarık tipler yüzünden çocuklar böyle oluyor
Bir veli, çocuğuna ‘ileride yeteneklerinize göre mesleğinizi seçersiniz’ diyen öğretmeni okul müdürüne şikayet etti:
“Biz karı koca doktoruz. Çocuğumuz da doktor olacak.
Kariyerini buna göre şekillendiriyoruz.”
Gülistan doku olayı bizlere şunu net olarak gösterdi. Uzun zamandır bir çok İlde oluşan bürokratik oligark sınıfı/ örgütlü bir suç çetesine ve bu suç çetesini devlet üzerinden aklayan koca bir kötülük mekanizmasına dönüşmüş durumdadır
Türkiye tarihinde hiç bu kadar polis, asker, bekçi, güvenlik gücünün istihdam edildiği bir zaman olmadı. Ama hiçbir dönem de bu kadar güvensiz olmadı.
Niye, çünkü mesele halkın değil seçkinlerin güvenliği.
🔴 Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku ve Avukat Ali Çimen’den, yeni açıklamalar:
📌“Gülistan’ı valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel öldürdü. Bilgiyi Altaş ailesinden aldık. Plan hazırdı, suç ABD’de olan Umut Altaş’a yıkılacaktı.”
📌"Gözaltında olan Gökhan isimli bir polis bize ulaştı. Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı."
📌“Delil karartma için para, Tuncay Sonel’in koruma amiri tarafından gönderildi. Banka kayıtları ve HTS var.”
📌 “Hastane ve kamera kayıtları değiştirildi, sim kart siber çetelerle Ankara’daki polise teslim edildi.”
📌“Tuncay Sonel hâlâ İçişleri Bakanlığı müfettişi. Derhal görevden alınıp gözaltına alınmalı.”
📌 “Can güvenliğimiz yok. Yetkililer acil harekete geçsin, dosya kritik aşamada.”
Sizin haberiniz yoktur:
Ortaokulda disiplin, disipline vermek, disiplin kurulu, sınıfta kalmak yok.
Kaldırdılar hepsini.
Çocukların korktuğu bir merci, öğretmenin destek alacağı bir işleyiş YOK!
Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı.
Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı dördüncü telefon ikinci de televizyon diye pişkin pişkin güldü.
6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi.
Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı banyoyu ben temizledim.
Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti.
Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" karşılığını alıyorsun.
Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde.
Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış.
Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor?
Yeni bir akım ortaya çıkardılar: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik"
Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de...
Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir.
Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir.
Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk vermektir.
Çocuklarımızı özgürleştiriyoruz sanırken, aslında onları ölçüsüzlüğe teslim ediyoruz.
Topluma, hayata, başkasının varlığına karşı duyarsız bireyler yetiştiriyoruz.
Ama unutmayın, çocuklar her zaman öğrenir. Ya sorumluluğu ya sorumsuzluğu...
Ve çoğu zaman derslerini öğretmenlerinden değil, ebeveynlerinden alırlar.
O yüzden mesele çocuk değil. Mesele aynaya bakmayı reddeden yetişkinlik.
Şeyma Çekici
#çocuk #eğitim #aile #anne #baba