İrfan Can Kahveci, Hatayspor karşısında Fenerbahçe adına farkı ikiye indiren golü atarak Galatasaray’ın Uruguaylı kalecisi Fernando Muslera’nın bu sezon Süper Lig’deki gol sayısını yakalamayı başardı.
'MAYISLAR BİZİMDİR!'
Yunus Akgün: "Beşiktaş’ı tebrik ediyorum. Türkiye'nin en büyük kulübünü yendikleri için bu kadar sevinmeleri normal. 25 oldu galiba puan farkı. Taraftarımız hiç moralini bozmasın, Allah’ın izniyle Mayıslar bizimdir."
Ya arkadaşlar şu videodaki olayın aslı astarı nedir, hekim reçeteyi neden yazmamış(yazmayabilir) veya hasta neden sinirlenmiş bilmiyorum. Herkes bir yorum yapmış, kimi hekimi haklı bulmuş kimi hastayı ama bir kişi de sormamış ki “bu reçete sistemi neden böyle?”.
Madem raporlu ilaçlar belli bir süre boyunca sürekli kullanılması gereken ilaçlar ve bu yüzden rapor çıkıyor, ve madem bir ilaç raporluysa aile hekimi mutlaka yazmalı gibi bir algı var(olmamalı), neden reçete istiyorsunuz ki bu ilaçlara?
Bakın nakilden sonra verilen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar inanılmaz önemlidir, kesinlikle aksatılmadan kullanılması gerekir. Zaten nakil ekibi de hastayı özellikle nakilden sonraki kısa dönemde çok sık takip eder ve bazen bu ilaçların dozu veya ilaçların kendileri değişebilir. İlaçların dozu ayarlanıp da uzun süre kullanılacak dozun bulunduğu düşünüldüğünde bu rapor çıkarılabilir. E tamam da madem uzman ilacı yazdı, raporu çıkardı, siz bu sorumluluğu neden dönüp aile hekimine veriyorsunuz ki tekrar? Bir ilacı reçete eden kişi, o reçeteden sorumludur. Bu sorumluluğu alabilmek için de ilacı iyi bilmeniz gerekir. Aile hekimi rapor çıkarılabilen her ilaca tek tek hakim olup, bu sorumluluğu neden almak zorunda olsun ki?
Bir yandan yoğunluğu azaltmaya çalışıyoruz, bir yandan da uzmanın çıkardığı ve kesinlikle reçete edilmesini uygun bulduğumuz ilaçların reçetesi için hastaları aile hekimine gönderiyoruz. Bunu yaparsanız aile hekimi bazen ilacı da yazamaz/yazmak için sorumluluk alamaz, hastalar da böyle mağdur olur. Burada haklı haksız yok. Burada mağdurlar var: hekimler ve hastalar. Mağdur eden de sistem. Herkesin her böyle bir olay yaşandı��ında önce sisteme bakması ve eleştirisini ona yapması lazım. Yoksa bitmez bu mağdurluklar.
Bakın bu inanılmaz yanlış bir şey, hatta suç bile sayılabilir.
Sol ana koroner damar (LMCA) tıkanıklığında çalışmalar uzun dönemde bypass ameliyatının hala stent takılmasına göre kalp krizi ve tekrarlayan işlemleri azalttığını gösteriyor ve hatta ilk 5 yılda fark olmasa da daha uzun sürelerde tüm nedenli ölümleri bile azalttığını gösteriyor.
Bu yüzden düşük riskli hastalarda, cerrahlarımızın da olduğu bir takımla beraber, anatomiyi tıkanıklıkları vs ayrıntılı inceleyip, bu bilgileri hastalarımıza dikkatle veriyor ve önerilerde bulunuyoruz. Hastalar da son kararlarını buna göre veriyorlar.
Siz hastaya eskiden sadece ameliyatla yapıyorduk, şimdi artık stentle de yapıyoruz derseniz ama bunu yaptığınızda hastanın 5 yıl içinde kalp krizi geçirme riskinin daha yüksek olduğunu ve daha uzun dönemde ölme riskinin bile daha fazla olabileceğini söylemezseniz bu artık hekimlik olmaktan çıkar.
İşin en korkunç tarafı ve beni hastalara bu konuda bilgi vermedikleri konusunda neredeyse %100 emin yapan şey de ne biliyor musunuz? Yalnızca 1 senede 100 tane işlem yapmış olmaları. Bakın 335 milyon nüfusu olan koca ABD'de, 2017 yılında tüm ülkede toplam 589 kişiye yapılmış bu işlem. Burada sadece 1 kişi (veya klinik) bir yılda 100 işlem yapmış 😱
Devlete bağlı kurumlardaki hekimler sistem yüzünden artık çalışamayacak duruma getirilmiş, özellerle ilgili de bu kadar denetimsizlik varken ve bu işlemlerin uygunlukları da denetlenmiyorken ne yazık ki sorumluluk artık hastaya kalıyor. Lütfen özel hastanelerde verilen önerilerle ilgili ikinci bir fikre başvurun, bunlar kelimenin tam anlamıyla hayati kararlar!