İBB davasındaki ifadesi kadar Fatoş Pınar Türker'in öz geçmişi de şaşırttı. Nevşehirli bir doktorun kızı olan Fatoş Pınar Türker'in dedesi Nevşehir’deki üniversite arazisinin bağışçısı. İsviçre’de eğitim gören Fatoş Pınar Türker, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi mezunu. Türkiye'nin en tanınmış şirketlerinde çalışan Fatoş Pınar Türker şu görevlerde bulundu:
-Yapı Kredi’de, Koç Grubu’nda üst düzey yöneticilik yaptı.
-Petrol Ofisi’nde İcra Kurulu Üyesi oldu.
-HSBC’de Grup Başkanlığı görevini yürüttü.
-İstanbul Kültür Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı.
-Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde ders veriyor.
BÖYLE BİR KARİYERLE İBB'YE NEDEN GEÇTİ?
15 aydır tutuklu olan Fatoş Pınar Türker, özel sektördeki bu başarılı kariyeri bırakıp 2021 yılında kamuya geçti ve İBB Medya AŞ Genel Müdürü oldu. Fatoş Pınar Türker, 'neden kamuya geçtiğini' İBB davasında şöyle anlattı:
-“Kadın-erkek eşitliğine değil, fırsat eşitliğine inanıyorum. Kurumsal ve çok uluslu şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptım. Dolayısıyla böyle bir özgeçmiş ve kariyerle Medya A.Ş.'de, bile isteye, şahsi işlerin altına imza atmam ya da bir örgüt hiyerarşisinde yer almam mümkün değildir
-“Bir nedeni başarma arzusuydu. Diğeri ise artık kendimi tekrar ettiğimi düşünmemdi. Bu ülkenin devlet okullarında okudum, iyi eğitim aldım. Aldığını geri vermek gerektiği öğretilerek büyütüldüm….”
-Bütün mal varlığımı da iş hayatına başladığım 1998 yılından, Medya A.Ş.'de başladığım 2021 yılına kadar çalıştığım işlerden elde ettim. Medya A.Ş.'de çalışmaya başladıktan sonra hayatımda, yaşamımda, mal varlığımda en ufak bir artış ya da değişiklik olmadı.
Bu hanımefendiye tutuklama ve ifade sürecinde yaşatılanlar, insan olana dinlerken bile çok ağır gelir .. Bir yandan da şaşırmadım desem yeridir, bu süreçler 69, 70, 71 ve 72 yıllarında Ankara ve İstanbul emniyetlerinde ve DAL'da çokça vuku bulmuştur ..
Son sözleri şudur Pınar hanımın:
-“Kendime dair hiçbir beklentim kalmadı. Çok yorgunum. Ama lütfen beni anne olarak da görün. Yargılayın ama anne Pınar’ı ne olur tahliye edin.”
ODTÜ
2025 yılında MHRS den 388 milyon randevu alınmış.
Yani günde 1,7 milyon MHRS randevusu.
Bunu “başarı” diye sunmak, sağlık sisteminin ne kadar tıkandığının itirafıdır.
Bu rakamlar güçlü bir sağlık sistemini değil,
aynı hastanın defalarca randevu almak zorunda kaldığı,
ilk randevuda derdini anlatamayan,
5 dakikada muayene edilen,
tanı koyulamayıp tekrar tekrar sisteme dönen bir düzeni gösteriyor...
Değerli meslektaşlarım,
119 MİLYON liranız var mı? Benim yok. Eşimle, 35 yıllık meslek hayatımızda edindiğimiz her şeyi satsak da yok.
O zaman tonsillektomi (bedemcik ameliyatı) yapmak için iki kere düşünün.
Dün bir meslektaşımızın, tonsillektomi sonrası kanama ve takip eden hipoksik beyin nedeniyle 119 MİLYON TL tazminat ödemesine hükmedildi.
Zarar gören çocuk ve ailesi için çok üzgünüm. Yaşadıkları dünyanın bütün parasıyla bile azaltılamayacak kadar acı.
Ancak tonsillektominin en iyi bilinen komplikasyonu için hükmedilen tazminat, bir hekimin hayat boyu kazanabileceği paranın kat kat üstünde olamaz.
Şimdi hekimler ne yapsın? Ameliyat yapmayı mı bırakalım? Mesleği mi?
Türk KBB BBC Derneği ve Türk Tabipleri Birliğini bu kararı değerlendirmeye davet ediyorum. Hem hekimler, hem de hastalar için.
@ttborgtr
İstanbul’da Marmara Denizinde, Kumburgaz fayı üzerinde çok deprem oluyor. Değişik büyüklükte. Bunlar Marmara’da beklediğimiz büyük deprem değil. Bunlar bu fayın biriktirdiği stresi artırıyor. Yani kırılmaya zorluyor. Burada asıl deprem daha büyük ve 7’nin üzerinde olacak
Deprem deprem olduğu zaman konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Depremin olmadığı zaman konuşup önlem almak lazım. Bunu başta hükümet, sonra belediye ve halk el ele vererek kenti depreme hazırlaması lazım. Kentsel dönüşüm, bina yapmak kenti depreme hazırlamak değildir. Deprem dirençli kent apayrı şeydir. Artık gerekeni halk yapmalıdır. Yapacağı şey gözetim ve denetimdir.
@KKTC_Ulastirma Kıbrıs'daki en büyük sorunlardan biri trafik yoğunluğu..Girne -Lefkoşa arası uzun kuyruklar 2024 yılinda teknoloji çağında bu ülkeye yakışır bir durum değil, insani bir durum değil.Yazık trafikte kaybettiğimiz zamana harcadığımız benzine yazık
@KKTC_Ulastirma Kıbrıs'daki en büyük sorunlardan biri trafik yoğunluğu..Girne -Lefkoşa arası uzun kuyruklar 2024 yılinda teknoloji çağında bu ülkeye yakışır bir durum değil, insani bir durum değil.Yazık trafikte kaybettiğimiz zamana harcadığımız benzine yazık
Sahilde müzik dinlemek isteyen ler takın kulaklığınızı dinleyin..kimse sizin dinlediğıniz müziği dinlemek zorunda deĝil üstelik kitap okumak icin beachlerde takılmayıp sakin yerlere gidenler hiç değil. #birazgörgübirazsaygılütfen
Pandemi doneminde binlerce hasta baktım. Gözümün önünde hayatlar soldu. Meslektaşlarımız hayatını kaybetti. Aşıdan sonra bıçak gibi kesildi doktor ölümleri. Aşıların işe yaradığını (özellikle gençlerde ve gebelerde) gözümle gördüm. Yetmedi, acaba dedim, teyit etmek için binli sayılarda hasta ile çalışma yaptım, yayınladım. Hala burada kahvehane dayısı kadar bile bilgisi olmayan troller gelip ahkam kesmeye çalışıyor. Bu milletin cahil cesaretini ve densizligini asla hafife almayin, benden söylemesi...
@sgokbakar Eğitim bitti zaten...Test çözme odaklı sürekli adı değişen sınavlara yönelik adam yetistiriyoruz yıllardır maalesef..Şık görmeden soru cevaplayamaz halde yeni nesil..