Sık sık boşalmak, yani o malum eylemi abartmak, vücudunuzda prolaktin hormonunun sürekli yüksek seyretmesine neden olur.
Normalde bu hormon eylem sonrasında sizi rahatlatıp dinlenmeye hazırlamak için salgılanır, ancak ipin ucunu kaçırdığınızda bütün sisteminizi yavaşlatan sürekli bir frene dönüşür.
Prolaktin ve dopamin vücutta adeta bir tahterevalli gibidir; biri çıkarken diğeri mutlaka inmek zorundadır. Prolaktin seviyeleriniz tavan yaptığında, sabahları sizi yataktan fırlatan, hayata karşı motive eden ve o içsel ateşi yakan dopamin depolarınız resmen çakılır.
Bu hormonal çöküş sadece ruh halinizi değil, doğrudan fizyolojinizi de vurur. Dopamin düştüğünde merkezi sinir sisteminiz kendini kısıtlar, antrenmanlarda o patlayıcı gücü bulamazsınız ve hatta vücudunuzun doku onarım süreci bile ciddi şekilde yavaşlamaya başlar.
Fiziksel olarak gücünüzü toplayamadığınızda zihniniz de o keskin odağını kaybeder. Harekete geçiren dopaminin eksikliğinde beyin aksiyon almak yerine durduğu yerde patinaj çekmeye, yani o meşhur aşırı düşünme (overthinking) bataklığına sürüklenmeye başlar.
Hem fiziksel olarak tükenmiş hissetmek hem de zihinsel olarak sürekli bir şeyleri kuruntu yapmak, etrafa yaydığınız o dominant enerjiyi tamamen bitirir
Aksiyon alamayan, fiziksel gücü düşük ve kafasının içindeki sesleri susturamayan birinin girdiği her ortamda sosyal statüsünün dibe vurması maalesef kaçınılmazdır.
@metropolmedya_ Kabul ettirmek için değil kardeş. Sevdiğimiz ve mutlu olduğumuz için yapıyoruz. Şunu da bil spor yapanlar zeka olarak da baya önde. Sen kendini kandır dur