Asgari ücretle nöbet tuttan adam sabaha karşı evine geldi, uyumadan sizi izledi.
Üniversite sınavına girecek çocuk 2 saat erken uyandı, sizi izledi.
Milyonlar erkenden kalktı, sizi izledi, size dua etti.
“Tweet atıyorlar, korkuyoruz” diye naz yaptığınız, trip attığınız milyonlar, sizin 1 golünüz için saç baş yoldu.
Gönlünüz eğlensin diye ananız, babanız, halanız, teyzeniz, yakın arkadaşınız kampa getirildi, yemekler yenildi.
Keyfiniz iyi olsun diye TFF başkanı dahil herkes millete racon kesti, sizi savundu.
Altın jenerasyon, en iyi kadro diye şişirilen balonlar. Sizin topunuz, 2002 Dünya Kupası’na tarih yazanların kramponlarının ayakkabı bağcığı olamaz!
Milyon dolarlık reziller.
Evine ekmek götürmek için 15 saat çalışan emekçinin, 3 kuruş zam için hak arayan emeklinin, ucuz peynir için market market gezen vatandaşın hakkı, parası, pulu, vergisi sizlere zehir zıkkım olsun!
Ülkemizin yetiştirdiği kıymetli tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’ye göç eden bir aileden gelen İlber Ortaylı, eğitim ve kültür çerçevesinde Galatasaray ile derin ve sarsılmaz bağlara sahiptir.
Galatasaray Üniversitesi’nin kuruluş yıllarından bu yana akademik kadroda tarih alanında lisans ve yüksek lisans seviyesinde dersler veren Ortaylı, üniversitenin tarih ve sosyal bilimler alanındaki akademik programlarının oluşumuna katkıda bulundu. Akademi dünyasındaki konumu sebebiyle Galatasaray Üniversitesi’nin uluslararası akademik görünürlüğüne katkı sağladı.
Merhuma Allah’tan rahmet, ülkemize, Ortaylı ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
Galatasaray Spor Kulübü
Trabzonlu bir vatandaş Bahçeli'ye tepki gösterdi:
“‘Apo umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönecek’ diyen var ya.
Bak, Akın kardeşimiz dönmeyecek. Binlerce yiğit yuvasına dönmeyecek.
Bunların analarının, babalarının ne suçu vardı?
Tabi biz anlamayız, devlet aklı.”
Tek bir askere dahi ihtiyacı varken 2.000 kişilik bir gücü kutsal emanetlerin İstanbul’a ulaştırılması için görevlendiren Fahreddin Paşa’nın ne büyük bir adam olduğu daha iyi anlaşılmıştır.
Vay be… 90’ların sonunda Delta Force’un oyunu vardı. Call Of Duty gibi oyunların atasıydı. Ekran kartı ve ram yettiğince oynardık. Sonra 2000’lerin başında Türk Özel Kuvvetleri (Bordo Bereliler) uluslararası savaş tatbikatlarında Delta Force’u tokatlamaya başladılar. “Delta Force neymiş? Oyun yapacaklarsa Bordo Berelilere yapsınlar” diyorduk. Demez olaydık. Oyunun kralını yaptılar. O ekipten bazı isimler, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında tutuklandılar.
Papa II. Urbanus, 27 Kasım 1095'de Clermont Konsili sırasında din adamlarından ve halktan oluşan büyük bir kalabalığa hitap etti. Ortaçağ'ın en etkili konuşmalarından birini yaparak, Avrupa'daki bütün Hristiyanları, Kutsal Toprakları geri almak için Müslümanlar'a karşı savaşa çağırdı. “Deus vult!” yani “Tanrı bunu istiyor!” haykırışıyla bitirdiği konuşması 200 yıl sürecek Haçlı Seferleri'ni başlattı. Haçlı Seferleri sonucunda yüzbinlerce Müslüman, Hristiyan ve Yahudi katledildi. Haçlılar'ın Ortadoğu'da kurduğu devletler, Türkler'in birkaç asır süren mücadelesi sonucunda yokedildiler.
Papa 14. Leo bir tesadüf eseri olsa gerek Haçlı seferlerini başlatan konuşmanın 930. yıldönümünde 27 Kasım'da ülkemize geldi
Siz Türk olduğunuzu unutuyorsunuz ama onlar unutmuyor
Partizan basketbol takımı yaptıkları koreografide Kosova savaşında Sultan Murad’ın güya boğazlanmasını canlandırıyor
Siz Merih Demiral a bozkurt yaptığı için ırkçı deyin ,Alperen Şengün’e Türk kültürünü tanıttığı için bok atın
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 42. yılı kutlu olsun!
Başta KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyoruz 🇹🇷
ÖZEL HABER I Gıda Mühendisleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Efe, 3 ve 6 yaşındaki iki çocuk ve annenin vefat ettiği, babanın ise entübe edildiği zehirlenme olayına ilişkin değerlendirmede bulundu, kritik uyarılar yaptı.
https://t.co/RpEEf51k6u
Yasemin Minguzzi’nin hal ve hareketlerini normal bulmayıp eleştirenlere bir çift sözüm var.
Pırıl pırıl çocuğunuz kendi halinde alışveriş yaparken bir avuç piç tarafından yok yere defalarca kez bıçaklanarak öldürüldüğünde, bir de yetmiyormuş gibi cansız bedeni tekmelendiğinde, o zaman bize sağduyulu annenin nasıl olunur gösterirsiniz.