Ankara’da Mansur Yavaş’ın 101 dosyadan ifade bile vermeden nasıl AKlandığını, Ankara yargısının çoğumuza bir daha gün yüzü göstermeyecek suçlamaları nasıl kapattığını tek tek anlattım.
CHP’lilerde zerre miskal akıl olsa “Ankara’da ne oluyor” diye sorar!
https://t.co/mbfqtWb7uv
28 ŞUBAT MAĞDURLARININ CEVABINI BULAMADIKLARI VE SİYASİ İRADENİN CEVAPLAMASINI İSTEDİĞİ SORULARI VAR.
Soru 1 :
NEYİ BEKLİYORSUNUZ?
Bu asil millet 28 Şubat zalimlerine karşı iradesini ortaya koyarak sizlere tek başına iktidar olma fırsatı sundu.
23 yıldır iktidardasınız.
Peki Mağdur Hakları Komisyonu'nu (MHK) kurmak ve hakları iade etmek için 23 yıldır NEYİ BEKLEDİĞİNİZİ 28 Şubat Mağdurları merak ediyor.
SÖZ SİZDE .
CEVABINIZI BEKLİYORUZ.
#28SubatHakTelafi
@tekinoget1907 Hazzetmediğim birisidir ama malzeme verince de konuşuyor işte. Emekli maaşı zammı öncesi yapılan enflasyon rakamı açıklamalarına işaret ediyor.
https://t.co/x9Qcsz34sk
Künyede ismi -grafiker- geçiyor diye Cebrail Okcu’yu ters kelepçe ile gözaltına alıp içeri tıkıyorsanız, BASAN VE DAĞITANI niye almıyorsunuz?!
“Teknik eleman”Cebrail’in “Whatsup”ına baktınız mı @AliYerlikaya? Özellikle “gruplara?”
“TEKZİP” AÇIKLAMAMIZ!
Medyanın İBDA aleyhinde olması şaşırılacak bir konu değil; ancak bir de bütün yalan ve iftiralarına karşı, yalnızca duymak isteyenler için söylenecek gerçekler var.
Saraçhane protestoları sırasında bir grup eylemci, Şehzadebaşı Camii’nde alkol içti, mezar taşı kırdı ve Camii duvarına işedi. Büyük Doğu Akıncıları olarak ise biz “sığ siyasi çekişmelerin dışındayız” diyerek, yapılan edepsizlik ve saygısızlığa karşı camiye sahip çıktık. Yalnız Camii için geldiğimizi belirttigimiz röportajları kaydeden ama nedense bunu yayınlamayan bazı sol basın mensupları, gece boyu Şehzadebaşı Camii’nde nöbet tutan (Polis kameraları şahittir) gönüldaşlarımız hakkında düpedüz bir yalan ve kupkuru bir iftirayla, “İBDA-C Kız Yurdu’na saldırmaya çalıştı” diye vermiştir. Ne bir kayıt, ne bir tutanak!
Hepsini tek tek yazmaya ne hacet. Daha bunun gibi nice yalan, iftira ve karalama...
Hiç birinde ne delil, ne kayıt var!
Yalnız ağızlarına yalanın yuva yaptığı, müslümanlara "gerici" damgasından başka bir gözle bakamayan bir takım sözde medya kuruluşlarının iftira dolu haberleri.
Dünyada ve ahirette bu karalamaların, iftiraların davacısı olacağız.
İş bu tekzibimiz batı hevesli güruhun dışındaki duyabilecek kulaklaradır.
Bilgilendirme ve Akın Yolunda Destek Çağrısı!
(Beğen – Paylaş – Yorum Yap – Dua Et)
Son dönemde gerçekleştirdiğimiz akınlardan rahatsız olan İslâm ve Müslüman düşmanı çevreler harekete geçti.
Sesimizi kısmak adına türlü iftira, kara propaganda ve dijital saldırılarla sayfamız hedef alınmaya, Akın Yolumuza çamur atılmaya başlandı.
Bu yol sadece bizim değil, bütün müminlerin yolu olan; iman ve izzet yoludur.
Biz, bu iman ve izzet yolunun yolcusu olma liyakatine talip; bütün payeleri Allah Resûlü’ne layık bir ümmet olmakta gören bir grup Akın Yolcusuyuz.
Siz kıymetli dava kardeşlerimizden istirhamımızdır:
Mücadelemizin daha güçlü, sesimizin daha gür çıkması için sayfamızı takip edin, paylaşın, yorum yapın ve dualarınızda bizleri unutmayın!
@barandergisix 23 senelik hükümet, 32 senelik belediye hakimiyetleri olmasa, çok güzel tespitler aslında.
Bir dönem hükümetten çekilip, ardından halk baskısıyla tekrar gelmeyi göze alsalar, ne çok şey değişirdi. Aralarındaki çürükler de defolup giderdi.
🔴Erdoğan, “LGBT gibi sapkınlıklardan sanal bahis tuzaklarına, cinsiyetsizleştirme politikalarından kültür emperyalizmine kadar her geçen gün yeni bir cephede mücadele veriyoruz… Menfur fikirlerin, çirkin emellerin, bozuk değerlerin bu topraklarda yayılmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.
⚠️Gerçek mücadele için Kemalist kalıntılardan arınma şart
Bu topraklarda yayılmaması gereken en köklü “bozuk değer” Kemalist paradigma. Bürokrasi, üniversiteler ve medya organlarında kök salmış laik-pozitivist zihniyet; dinî-ahlâkî referansları kriminalize ederken Batıcı kültürel kodları “evrensel norm” olarak dayatıyor. Kemalist tortu sökülmeden LGBT propagandasından cinsiyetsiz kimlik ajandasına kadar hiçbir küresel proje tam anlamıyla frenlenemez.
https://t.co/PwoRLeNRRo
O arkadaş pek de taze, genç biri ki iddialı bio’sundan belli.
2019’da Arel’den mezun olmuş bir Trabzonlu olarak kimin nesi kimin fesi ki çok hızlıca şirkette üst seviye idarecisi olmuş?!
https://t.co/4vXYN4ZkLG
Her fırsatta İslama hakaret eden Leman Dergisini senelerdir Turkuvaz Medya dağıtıyormuş. Artık rezalet ayyuka çıkınca Leman denilen foseptik çukurunu dağıtmama kararı almışlar.
Bir de utanmadan söylüyorlar. Gerçi utanmaları olsa Esra Erol ve Müge Anlı'ya o programları yaptırmazlar. Diziler zaten rezil halde.
3 günlük dünya sonuçta. İsteyen hesap yapmaya devam etsin. Asıl hesap diğer tarafta.
Şeyh Said bu telgrafta geçen İslami değerleri korumaya çalıştığı için, kendi telgrafında geçen İslami değerleri kaldırmak isteyenler tarafından hain ilan edilerek idam edildi.
Hasan bey (@hasandogan), yönetim kurulunda olduğunuz 15 Temmuz Derneği’nin danışma kurulu üyesi olan Nedim Şener, @RTErdogan’ın bu mesajına ne der acaba?!
Bilginiz var mı?
[imzada yeralan isim de değiştirilmiş, “KAMAL ATATÜRK” olmuştur.]
Bugün güncel tartışmalara ışık tutması için Türkiye’nin nasıl kurulduğunu, hangi temeller üzerine inşa edildiğini, Türkiye Büyük Millet Meclisinin nasıl açıldığını bilmeyenlere 1920 tarihli bu telgrafı özetleyerek ve sadeleştirerek bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum.
Bu ülkeyi kuran esas irade budur.
Türkiye işte bu telgrafta vücut bulan hassasiyetleri korumak, yaşatmak, yüceltmek, her türlü saldırı karşısında bu değerleri muhafaza ve müdafaa etmek, nihayetinde de istikbale güçlü bir şekilde taşımak için kurulmuştur.
İslam’la müşerref olduğumuz günden beri kurulan devletlerimizin üzerinde yükseldiği değerler manzumesi işte bunlardır.
Elhamdülillah Müslüman’ız, Muhammed ümmetindeniz.
Bin yıldır ilay-ı kelimetullahın sancaktarlığını yapan Türk milletindeniz.
Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria'daki Nablus kentinin güneyinde geniş bir arazideki Filistinlilere ait zeytin ağaçlarını ateşe verdi
AA Muhabiri Faruk Hanedar detayları aktardı https://t.co/zbk4O613P4
Çok yakın dostu bakan eskisi Fikri Işık CB Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyeliğine atanınca, böyle bir atama da beklenebilir durum olsa gerek.
Eski GKB düşünsün artık.
Bakan’dan kelepir kiralık bina!
Bu binayı gördünüz mü?
Neresiymiş anlatayım…
***
Binayı anlatmadan geçen hafta cuma namazında verilen cuma hutbesini hatırlatmak istiyorum. Çok etkiliydi.
Hepimiz şaşırdık.
Ne diyordu?
“Kamu hakkı Allah’ın bizlere emanetidir, bu emanete sahip çıkmak Müslüman olmanın gereğidir.”
E malum, Leman’ın karikatürü sonrasında ayağa kalkan Müslümanların kamu malını haydi haydi koruması gerekir.
Peki nasıl devam ediyordu bu hutbe?
“Kamu malı, bir milletin ortak menfaat alanıdır. Hiç kimse bu mallar üzerinde şahsi ve keyfi bir tasarrufta bulunamaz. Kamu malı, doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin, bütün muhtaçların hakkıdır. Kuran-ı Kerim’de hazine, kamu, belediye, vakıf ve dernek mallarına el uzatmak, insanı dünyada zillete, ahirette büyük bir azaba sürükleyen büyük bir günahtır.”
Hutbe, Allah’ın sözüyle şöyle devam etti:
“Kim, kamu malına ihanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı, boynuna aslı olarak gelir.”
Allah insanlara söylenmesi gereken her şeyi söylemiş.
Peki bizim iktidarımız Allah’ın kelamını ne kadar dinliyor?
Bakalım…
***
Evet, binaya gelelim.
Bu gördüğünüz binanın tamamı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanlığına ait.
Arazi maliye hazinesi..
Yani yüzde yüz kamunun malı.
Burası Ankara’nın Pursaklar ilçesinde, Özal Bulvarı üzerinde çok değerli bir alan.
Gördüğünüz uzun bina (C Blok) ve büyük bahçesi daha önce misafirhane olarak kullanıyordu.
13 katlı.
Her katta her biri yaklaşık 120 metrekareden 4 daire bulunuyor. Yani binada yaklaşık 52 daire var.
Yapının toplam kapalı alanı ise 5 bin 300 metrekare. 200 kişinin rahatça konaklayabildiği bir yer. Siz bir de bunun bahçesini düşünün!
***
Misafirhane olarak kullanılan bu yer artık maalesef kamunun hizmetinde değil.
Ekonomik sıkıntılardan ve tasarruf tedbirlerinden olsa gerek (!) kiraya verilmiş.
Kiraya verildiği tarih 1 Ağustos 2024.
Kirayı veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Başkent Milli Emlak Dairesi Başkanlığı.
Bu alanı kiralayan şirket ise Altın Çatı Bakım Rehabilitasyon Eğitim Medikal Reklam Otomotiv ve Tic. Ltd. Şti.
***
Evet, bu kamu binası özel bir şirkete verildi ve şirket de orayı yaşlı bakım evi yaptı.
Binlerce yaşlımız devletimizden bakım evine gitmek için sıra beklerken ve halihazırdaki devlete bağlı bakım evleri yetersiz gelirken, kamuya ait bir bina özel bir şirkete yaşlı bakım evi yapılması için kiraya verilmiş!
Yani, açık açık bakıma muhtaç yaşlılarımız birileri tarafından özel şirketlere (afedersiniz) peşkeş çekilmiş!
Madem bir bakım evi açılacaktı, bunu devlet yapamaz mıydı? Yaşlılarımızın ihtiyaçları giderilemez miydi?
Yok ama, özel şirket yapsın onu da…
Yaşlılarımızı da özel şirketlere pazarlayalım!
***
Haydi tamam, kabul edelim diyelim.
Sizce bu şirket, bu çok değerli binayı ve bahçesini kaç liraya kiralamış olabilir?
Şöyle diyelim…
Eğer siz Pursaklar’da bu bölgede şirketiniz için değil, aileniz için 3+1 bir daire kiralamak isteseniz aylık en az 30 bin TL’yi gözden çıkarmanız gerekir. Şirket olarak kiralamak isterseniz de en az 40-45 bin TL’yi gözden çıkarmanız gerekir.
Peki burası kaç liraya kiralandı dersiniz?
Sıkı durun!
Yıllık 1 milyon 60 bin TL’ye!
Yani koca 13 katlı 52 daireli binanın aylık kirası 88 bin TL!
Yani daire başına yıllık yaklaşık 20 bin TL’ye!
Yani daire başına aylık yaklaşık bin 600 TL’ye!
Nasıl fiyat ama!
Kira sözleşmesine göre, şirkete adeta peşkeş çekilen yok pahasına kiralanan binanın kira süresi ise 10 yıl!
Ama üzülmeyin, yapılan sözleşmeye göre, her yıl şirket TÜİK’in belirlediği TÜFE’ye göre kira artışı yapacak! (Zam gelince şirket iflas etmese bari!)
***
Evet, dostlar…
Gelelim son noktaya…
Bu değerli binayı yok pahasına 10 yıllığına kiralayan şanslı şirketin sahibi kim mi?
Akın Davut Koyuncu.
Peki kimin çok yakın ve üniversite arkadaşı?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın!
Sorum şudur:
Sayın Vedat Işıkhan, Akın Davut Koyuncu ile başka bir ortaklığınız var mıdır?
Bu kamu binasının Akın Bey’e kiralamasında sizin katkınız ve kazancınız nedir?
Yoksa hiçbiriniz geçen cuma günü cuma namazını eda etmediniz mi?
Ettiyseniz, hutbeyi dinlemediniz mi?
Bu kamu binasında ve bahçesinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı yok mudur?
Kamu hakkına sahip çıkmak Müslüman olmanın gereği değil midir?
***
Bir-iki sorum da Sayın Tayyip Erdoğan’a…
Sizin bundan haberiniz var mı?
Yalan mı konuşuyorum?
Sayın Erdoğan, Müslümanlığın gereği ne ise onu yapmak farz değil midir?
Gerçeği öğrendiğinizde gereğini yapacak mısınız?
Farz zorunludur ya hani!
(Sayın Bakan Işıkhan’a son not:
Sayın Bakan Vedat Işıkhan’a teklifimdir. Eğer malum binanın değeri bu ise, Akın Bey’in verdiği kiranın daha fazlasını verip kiralayabilir miyim? Bana da bu şansı tanıyın! Burası olmaz diyorsanız, benzer fiyata kupon başka bir arazi varsa orası da olur! Ben de otel motel falan yaparım! Bir günlük kazancımla bir aylık binanın kirasını çıkarırım. Biz Köroğlu’nun kör evladı mıyız?)
İlgili yazı:
https://t.co/475KqCUwyZ
Kamuoyuna İlan!
Bizler, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını ve mallarını İstiklal Harbi’nde feda etmiş mücahit şehit ve gazilerin evlatlarıyız. Bu vatanın asli sahipleriyiz. Arap, Türk, Kürt; hepimiz Müslüman Anadolu halkıyız. Bu toprakların gerçek mirasçıları biziz. Milletimizi, vatanımızı ve dinimizi koruma noktasında, aziz dedelerimizin izinden gidiyoruz.
Gazze’de, Doğu Türkistan’da ve diğer İslam beldelerinde din kardeşlerimiz Siyonist İsrail tarafından katledilirken; vatanımıza yönelik işgal tehditleri savrulurken, böyle zorlu bir süreçte Leman isimli bir paçavra, Allah’ın Resûlü’ne hakaret etme cüretini göstermiştir. Vatanına ve dinine sevdalı Anadolu evlatları, bu alçakça saldırıya karşı, dinini ve mukaddesatını canı pahasına savunacağını meydanlarda haykırmıştır.
Müslüman Anadolu halkının bu haklı tepkisine karşı bazı marjinal, işbirlikçi, yerli Siyonist gruplar; müminleri idamla tehdit etmiş, çeşitli sosyal medya mecralarında ise mukaddesatımıza lağım kokulu ağızlarla hakaret edilmiştir.
Bir kez daha ilan ediyoruz:
Biz bu toprakların gerçek sahipleriyiz. Vatan ve din uğruna her türlü fedakârlığı yapmaya hazır, imanlı Anadolu halkıyız!
Hasılı; Biz kurtuluşu İ'layı Kelimetullah davasında gören "ESAS İRADE"yiz!