Kimse yanlış hesap yapmamalı, siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir.
Irak Kürt Bölgesi’ndeki kardeşlerimizin yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, bu oyuna gelmeyeceklerine yürekten inanıyoruz.
Geçmişte pek çok küresel krizden ve bölgesel gerilimden yara alarak değil, güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz.
Başta ekonomi yönetimimiz bu anlamda ciddi bir deneyime sahiptir.
Türkiye, emin ve ehil kadroların riyasetinde hamdolsun güvendedir.
Savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır; şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekâlâ mümkündür.
Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz.
Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin.
Hükûmetimizin Türkiye’yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın.
Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır.
Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık Türkiye’nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir.
Bizim hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok.
Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kasteden ve dahi macera arayan olursa hodri meydan demekten çekinmeyiz.
Türkiye Cumhuriyeti her alanda güçlüdür, muktedirdir; her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kudrete sahiptir.
Ortada durumu içler acısı halde olan tek bir kişi ve yapı vardır, o da ana muhalefet partisi ile onun genel başkanı ve yoldaşlarıdır.
Millî Mücadele’yi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerler ezandır, Kur’an’dır, şehadettir, bayraktır, hürriyettir, ilayıkelimetullah davasıdır.
Sırf birilerinin işine gelmiyor diye ruh kökümüzü inkâr etmeyeceğiz.
Tüm hayatını karşıtlık üzerine bina etmiş bir avuç müzmin dışında benim milletim gayretlerimizi görüyor, ne için mücadele ettiğimizi çok iyi biliyor.
Biz de milletimize hayal kırıklığı yaşatmamak için büyük bir fedakârlıkla, çok büyük bir azimle çalışıyoruz.
Ortada CHP içi bir meydan muharebesi var. Fakat bakıyorsunuz, CHP Genel Başkanı bizi suçluyor, kendi bataklığına bizi de çekmeye çalışıyor.
Biz bu kavganın, kaosun, CHP’nin iç krizinin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız.
Kabullenmeye yanaşmasa da Türkiye bir hukuk devletidir.
CHP’li mütegallibe dâhil hukuk önünde hiç kimse imtiyazlı değildir.
Dahası, aylardır bize yamamak için her yolu denediği yargı süreçlerinin tüm aktörleri de Cumhuriyet Halk Partililerdir.
Daha önce birkaç kez söyledim, bugün tekrar ediyorum:
Mahkemeye başvuranlar CHP’li…
Şikâyet edilenler CHP’li…
“Para ile oyumu değiştirdim” diyenler CHP���li…
“Rüşvet aldım-rüşvet verdim” diyenler CHP’li…
Mağdurlar, müştekiler, müdahiller, itirafçılar, davalı ve davacılar, velhasıl tarafların tamamı CHP’li…
CHP’nin eski ve yeni kadroları arasında giderek çirkinleşen kavgaya partimizin ve hükûmetimizin çekilmesine fırsat vermeyeceğiz.
Tehditlere ve sokak çağrılarına elbette pabuç bırakmayacağız.
Ana muhalefetin kabalık ve kabadayılıklarına rağmen siyasi nezaketimizi sonuna kadar koruyacağız.
Demokrasi tarihimizin kara bir lekesi olan 12 Eylül Askerî Darbesi’nin üzerinden 45 yıl geçti… Yüz binlerce insanımızın mağdur edildiği, binlerce vatandaşımızın işkence gördüğü, idamla yargılandığı, acı çektiği o meşum günleri asla unutmayacağız.
Darbelerle, muhtıralarla, sokak olaylarıyla Türkiye’nin istikbaline kurulan tuzakları hafızalarımızda hep diri tutarken bir daha benzer tablolarla karşılaşmamak için de gereken her türlü tedbiri almaya devam edeceğiz.
Bir daha ülkemizin gelişmesinin ve kalkınmasının demokrasi dışı yöntemlerle kesintiye uğramasına asla izin vermeyeceğiz.
🔴 İspanya Başbakanı Pedro Sanchez:
İspanya'nın nükleer bombaları, uçak gemileri veya büyük petrol rezervleri yok. İsrail saldırısını tek başımıza durduramayız. Ancak bu, mücadeleyi bırakacağımız anlamına gelmiyor. Çünkü tek başımıza kazanamasak bile uğruna savaşmaya değer davalar var.
İsrail’in bugün Katar’daki Hamas müzakere heyetine yönelik saldırısı, gözü dönmüş Netanyahu hükûmetinin çatışma ve istikrarsızlığı derinleştirme amacında olduğunu bir kez daha açıkça ortaya koymuştur.
Uluslararası hukukun ve Katar’ın egemenliğinin açık ihlali olan bu saldırı, kardeş ülke Katar’ın da güvenliğini ve huzurunu hedef almıştır. Bu saldırıyı lanetliyorum.
Türkiye, tüm imkânlarıyla Filistinli kardeşlerinin ve müttefiki, stratejik ortağı ve dostu Katar Devleti’nin yanındadır. Terörizmi bir devlet politikası haline getirenler hedeflerine asla ulaşamayacaktır.
İsrail’in, kendisiyle birlikte tüm bölgeyi felakete sürüklemeyi amaçlayan haydutlukları karşısında dirayetli ve kararlı duruşumuzu koruyacak; ne pahasına olursa olsun barışı, uluslararası hukuku ve Filistin halkının özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz.