Koşulları değiştiren bir şey varsa, o da kişisel disiplindir. Çalış, şikayet etme, daima öğren, büyüklenme, ne yaparsan yap takdiri insanlardan değil evella Rabbinden bekle. Hepsi bu kadar.
Yavuz Sultan Selîm’in son anlarını, nedîmi Hasan Can şöyle anlatır:
“Yavuz Sultan Selim Han'ın sırtında şîrpençe adı verilen bir çıban çıkmıştı. Çıban, kısa zamanda büyüdü, bir delik hâline geldi. Öyle ki, yaranın içinden ciğerini görüyorduk. Kendisi çok muzdaripti. Âdeta yaralı bir arslan gibiydi. Acziyeti bir türlü kabullenemiyor, cengâver askerlerine taktik ve tâlimat vermeye devam ediyordu. Yanına yaklaştım. Bana kendi hâlini kasdederek:
- Bu zaman ne zamandır, Hasan Can? diye sordu. Ben de, artık fânî yolculuğun sonuna, bâkî hayâtın başına ulaşmış olduğunu sezdiğim için hüzünle:
"Pâdişâhım, artık Allahü teala ile beraber olma zamanınız herhâlde geldi!" dedim.
Koca sultan döndü, yüzüme hayretle baktı:
- "Sen bizi şimdiye kadar kiminle beraber zannederdin?! Cenâb-ı Hakk’a teveccühümde bir kusur mu müşâhede eyledin?" dedi ve bana son olarak Sûre-i Yâsîn’i okumamı emretti.
«Selâm» âyetine geldiğim zaman da rûhunu Rabbine teslîm etti.” Hayatlarında Allahü teala ile olanlar, son nefeslerinde de bu nîmete mazhar olurlar.
#tarihtebugün Yavuz Sultan Selim Hân’ın vefâtı (1520)
Erzincan’da vefa, kardeşlik ve eğitimin aynı cümlede buluşması; insanın içini ısıtan bir hakikat…
Bu inceliğiyle bize vesile olan Öğretmenimiz Kübra Aydın’a bütün hissiyatımla teşekkür ediyorum.
Hayat dediğimiz; dertle devayı, hastalıkla şifayı, hüzünle sevinci birlikte taşıyor.
Yeter ki biz birbirimizin yükünü hafifletelim, birbirimizin yüreğine dokunalım.
Dualarımızda şifa, gönlümüzde muhabbet, yolumuzda umut var…
Rabb memnuniyetsizlikten memnun olmaz. Hayatta şikayet kadar rızkı daraltan, nasibi kesen, derdi tasayı büyüten başka bir şey daha yok. Varsa aklın, kendine bunu yapma.
Dünyanın bütün sıkıntıları başına gelse, bütün insanlar düşman kesilse ; Allah’ı anınca hiç sıkıntın kalmaz. çünkü Rabb'in dilerse, hepsini bir anda yok eder. her üzüntünde hemen "Allah" de !
Gönenli Mehmet Efendi hazretleri
Olmadığın kişi olamıyorsun. Yani fıtrat öyle bir kimya ki, Rabbin seni nasıl halk ettiyse o çerçeveden asla çıkamıyorsun. Bin tane karar alsan da Allah'ın seni sen yapan hâlinden ayrılamıyorsun. Kendini yontabilirsin biraz, ama cevherin değişmiyor.
Şu dünyada içinde hiç kin kalmasın.
Kabahatli kişiyi görünce;
“Estağfurullah” de tesbihini çek.
“Ya Rabbi hem onu hem beni affeyle”
de.#CUMA
Gönenli Mehmet Efendi Hazretleri ..
Yaşadığımız ciddi imtihanlar dost zannettiğimiz nice insanı hayatımızdan silip götürür. O gereksiz kalabalığın yerini zor zamanların derinleştirdiği sınanmış bağlar ve giderek daha seçici hale gelen ilişkiler doldurur. İnsan, er veya geç, kalabalığa ihtiyacı olmadığını öğrenir.