‘kalamıyorum. bir yerlerde, bir şehirde, bir kişide, bir dizede, bir şiirde kalamıyorum. hep en inandığım yerde beliriyor yüzüme o yara. kalamıyorum bu yüzden. en çok da kendimde.’
"sen beni bilirsin herkes beni bilir ben herkes beni bilsin istemiyorum artık. Gözünüze soktuğum bu kederi, ne zaman çıkardım pay edip sakladığım küçük kutulardan kavanozlardan.."
"Her şeyi her şeyi unuttum tarihler hedefler amaçlar verdiğim sözler, nereye ne zaman nasıl gidecektim unuttum ne yapacaktım ne oldu ne bitti hepsi, hepsi. Yetmedi mi?.. "
"Görmeden taptım onlara. Ama iman etmedim. Beklentiden iğneleri soktum soktum durdum gözlerime. İmansız tapınmak neymiş bildim. Şimdi hangi savunma beni bana verebilir ki?.."
“O eski devirlerde ateşli muharebelerde kullanıldığı söylenir. Doğrudur kullanıldı. Savaşlarda ve savunmalarda kullanıldı benliğim. Kendim komutan, kendim er, kendim olmuşum muharebe. Vurdum,vuruldum, emri de verdim.."