Günlüğümü bahçeye gömdüğümde, yeni bir sayfa açılacağını sanmıştım. Yanılmışım.Şimdi anlıyorum; unutmak, bir şeyi derinlere gömüp bir daha dönüp bakmamak değilmiş. Unutmak, eski defterleri karıştırırken, eskiden içimizi kavuran şeyin artık bizde kıvılcım bile uyandırmamasıymış.
Ve her büyük savaşın sonunda
Ölümlere karşı türkülerle durmuşuz
Hangi inancın sesidir bu
Hangi körlüğün koyun kurbanlığı
Ki uğrunda can verdiğimiz topraklarda
Canı alınan kurbanlara dönmüşüz
Ama bunun bir yıkım olduğunu düşünürse acımız katbekat artacak ve bize çok daha fazla acı verecektir. Yani acı da yanılsamadan ibaret ve bu acının çoğunu algılayışımızla kendimiz oluşturuyoruz.
Beynimiz en iyi illüzyonist. Ne kadar acı verici olaylar yaşarsak yaşayalım beyin bunu nasıl algılarsa o kadar acı çekeriz. Eğer bunun öğrenilmesi gereken bir ders olduğunu düşünürse acımızı hafif yaşarız.
Acı bizi güçlendirmez. Acı sadece içimizdeki gücü açığa çıkarır o güç içimizde her zaman bulunur ama üstü örtülüdür. Acı sırasında ise o güce ihtiyacımız olur ve o an açığa çıkan gücü acının oluşturduğunu düşünürüz. Oysa biz hep güçlüydük ve acı onun ortaya çıkması için bir araç
“bir işe gir asgari ücretle sabah sekiz akşam altı. çıktıktan sonra halin ve vaktin kalırsa dünyayı kurtarmaya devam edersin yine.”
• kış uykusu -2014 | nuri bilge ceylan