Lütfen
Şu 7.5 dakikayı
mutlaka izleyin
Ekonomik teröristlerin
İstemedikleri iktidarı yıkmak için
Enflasyon canavarını
nasıl beslediklerini
Hayretler içinde izleyeceksiniz
Konuyla alakalı
İşaretler vardı ama
Bu kadar hain ve şerefsiz olacaklarını
kimse tahmin edemezdi
Bizi birbirimizden koparmak için,
Kürtlere "BÖLÜCÜLÜK" yaftası yapıştırmışlar.
Tarih onların NEDEN vatan için şehit düştüklerini, emperyalistlere karşı OMUZ OMUZA savaştıklarını yazmaz?
Av. Ertuğrul Akar
6/ Bundan sonra bu hesapta; tedavi süreçlerimi, motivasyon kaynaklarımı ve yaşama sevincimi paylaşacağım. Eğer bir kişiye bile ışık olabilirsem, bu benim en büyük zaferim olur. Takipte kalın, birlikte daha güçlüyüz. ✨ #Lösemi#İnme#Umut#Survivor
5/ İlik nakli bekleyenlere, inme sonrası ayağa kalkmaya çalışanlara, pes etmek üzere olanlara sesleniyorum: Mucize dışarıda bir yerde değil, sizin vazgeçmediğiniz her saniyede gizli. Ben hala buradayım, hala savaşıyorum ve hala gülümsüyorum.
4/ Sosyal medyaya girmeye karar verdim çünkü biliyorum ki şu an bir hastane odasında ya da evinde "Neden ben?" diye soran birileri var. Ben size "Neden siz?" değil, "Nasıl yapabilirsiniz?" demek için buradayım. Tecrübelerimi, yanlışlarımı ve doğrularımı anlatacağım.
3/ Nakilden 2 yıl sonra, hiç beklemediğim bir anda sol tarafıma inme indi. Kanserle savaşı kazanmışken, şimdi vücudumun yarısına hükmedemiyordum. 9 yıldır bu mücadelenin içindeyim. Fizik tedavi, sabır ve bitmek bilmeyen bir azim...
2/ Her şey lösemi teşhisiyle başladı. O an dünya başınıza yıkılıyor gibi gelse de, içimdeki yaşama tutkusu hiç sönmedi. İlik nakli süreci, hastane odalarındaki o uzun geceler... Ama şifa buldum. "Kurtuldum" dediğim o an, hayatın bana başka bir sınavı vardı
1/ Merhaba, ben [Dayı]. Size bir "yeniden doğuş" hikayesi anlatmak istiyorum. Ama bu hikaye bir kez değil, tam iki kez küllerinden doğan birinin hikayesi. Lösemiyi yendim, ilik nakliyle hayata tutundum; tam her şey bitti derken inme ile tanıştım. İşte 9 yıllık o yolculuk... 👇
Siyasi hayatımızın bütün safhalarında desteğini, duasını, hatta 15 Temmuz gecesi olduğu gibi canlarını bizden esirgemeyen insanlarımızın sırf inancı, sırf dış görünüşü dolayısıyla aşağılanmasına, üç beş kendini bilmezin reyting savaşına meze yapılmasına müsaade edemeyiz.
Son yıllarda filmlerin, dizilerin, televizyon programlarının aile ile birlikte dinî değerlerimizi, dindarları hedef aldığını da müşahede ediyoruz.
Sarıklı, sakallı, başörtülü, çarşaflı, cübbeli vatandaşlarımıza ahlaksızca saldırılmakta, itibar suikastları düzenlenmektedir.
Tıpkı 28 Şubat dönemindeki gibi belli toplum kesimlerimiz âdeta öcü gibi gösterilmekte, tahkir ve tahrik edilmektedir.
Buna sessiz, tepkisiz kalmamız mümkün değildir.
Açık ve net söylüyorum:
Toplumun çimentosu olan mukaddesatımıza yönelik bu tür girişimler millî güvenlik sorunudur ve RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımız, bu konularda hızlı tedbirleri devreye almalıdır.
2024 Türkiye’sinde 28 Şubat’ı hortlatmaya çalışanlara göz yummayız, böyle bir atmosferin oluşmasına da asla fırsat vermeyiz.