Olur da bir gün kadın cinayetine kurban gidersem İstanbul Sözleşmesi'ni fesheden ve utanmadan buna destek veren herkes benim cinayetimden sorumludur! Hiçbirinize hakkımı helal etmiyorum! Katledilen bütün kadınların vebali üzerinize olsun! #istanbulsozlesmesiyasatir
Ay herkes de başımıza bir sosyolog kesildi cidden sıktınız artık he birbiriyle kıyasladığı argümanlar ile o kadar alakasız ve cinsiyetçi ki tamamdır sosyolog abla tamamdır toplum yapısını en iyi bilen kız tamamdır ukalalar sizi
Kafelerde gördüğü sosyal çürümeyi anlatan kadın.
"Fark ettiniz mi bilmiyorum ama...
Bir mekana kahve içmeye giriyorsun, sağına bakıyorsun ve küfürlü konuşarak havalı olduğunu sanan serseri erkekler, soluna bakıyorsun hanımefendilik ile alakası olmayıp şuursuzca kahkaha atan kadınlar var.
Sosyal çürüme hiç bu kadar net olmamıştı."
Onca kadın cinayeti, kiz cinayeti, cocuk istismari olan bir ülkede nasıl hala asıl sorunun feminizm olduğunu düşünüyorsunuz ya amk bu ulkede cok ciddi erkek sorunu var.
Türkiye’de nafaka konuşuluyor, dünyada kürtaj konuşuluyor, afganistan iran kadınların izini bile siliyor. Tüm dünyanın kadınlarla alıp veremediği bir nefretleri var yani
dün gece gittiğim mekanda bir kadın arkadaşım bana gelip "ozan güven burada, napalım?" diye sordu.
ben önce mehmet aslantuğ ve bir kadın arkadaşıyla oturduğu masasına yeltendim ama tuvalete gitti. masasına geri dönüp mehmet aslantuğ'a fail ozan güven'i ve hatta onun arkadaşı olan kendisini de güvenli alanlarımızda istemediğimizi, oradaki şiddet mağduru kadınları varlığının tetiklediğini ve toplumsal olarak cezalandırmak istediğimizi söyledim.
fakat bunun üzerine mehmet aslantuğ "yaw abartmayın, çocuklar, tadımızı kaçırmayın" gibi son derece geçiştirmeye yönelik sözler sarf etti.
kendilerinin bu çabasının nafile olduğunu, zaten apaçık bir faille aynı masayı paylaşmanın kendisinin sözünü tamamen değersiz kıldığını, eğer arkadaşını alıp gitmezse mekandan kovulacaklarını söyledim.
bunun üzerine "siz burda yetkili birisi misiniz?" dedi :) dedim ki sokaklarda gayet yetkiliyiz kadınlar olarak, mekanın da sahibiyiz.
yanlarından ayrıldım. fail güven geldi ve onunla konuşmaya başladı. fakat tabi ki yerinden hareket etmedi.
yeniden yanlarında gidip bu kez ozan güven ve yanındaki kadına mekanı terk etmemeleri halinde protesto edileceklerini söyledim. kendisi son derece özgüvenli bir halde önce rest çekti, sonra da "fotoşop hepsi" falan diye tuhaf şeyler geveledi :)
kendisine aynı zamanda avukat olduğumu, dosyaya da gayet hakim olduğumu ve bir yargı dosyası olmasa dahi inandığımız/ gördüğümüz şeyin deniz bulutsuz'un hali ve beyanı olduğunu belirttim.
çıkmaları için son kez uyardım.
en ufak bir hareketlilik olmayınca da mekandakilere seslenerek aramızda bir şiddet faili olduğunu ve onu burada barındıramayacağımızı söyledim.
mekanda protesto alkışları ve sloganları yükselmeye başladı. bu sırada mekan işletmesiyle de dışarı çıkarmaları yönünde konuştuk. çıkmayı reddettiğini, kapı kontrolünde bir şekilde gözden kaçtığını ve ona servis yapmayacaklarını iletti.
yaklaşık 1 saatin sonunda kendileri sloganlarla dışarı çıkmak zorunda kaldı fakat bu süreçte arkadaşı mehmet aslantuğ sık sık yanımıza gelerek "itidal" çağrısında bulundu ve "hukuken cezasını ödüyor" gibi şeyler söylemeye devam etti.
kendisinin örgütlendiği siyasi partiden ve oluşturmaya çalıştığı politik kimlikten söz ederek nasıl büyük bir yanlış içerisinde olduğunu anlatmaya devam ettik. buna rağmen arkadaşını alıp gidemedi.
aşağıda birtakım görüntüler mevcut, dahası da olursa gelir. herkesin de ellerine sağlık.