Türkiye’nin Geleceği Birleşik Mücadele ve Çıkış Yolları söyleşimizi yoğun bir katılımla gerçekleştirdik. BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın’a ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz.
Bordo Ailesine Hoş Geldin, Boubacar Toure! 🤝
Deneyimli pivot Boubacar Toure ile yeni sezon için anlaşma sağlanmıştır.
Welcome to the Bordo Family, Boubacar Toure! 🤝
An agreement has been reached for the new season with experienced pivot Boubacar Toure.
BURASI ABD VE NATO CUMHURİYETİ DEĞİLDİR
NATO Zirvesi öncesinde Ankara, fiilen OHAL koşullarına sokularak büyük bir abluka altına alınıyor!
13 günlük yasaklarla barışçıl protesto hakkı ve demokratik özgürlükler askıya alınıyor.
Gözaltılar ve tutuklamalarla bütün kent ve ülke terörize edilmeye çalışılıyor!
Hak arayan öğretmenler, NATO’yu protesto eden yurtsever öğrenciler acımasızca saldırılara maruz kalıyor!
Haydut Trump ve katil NATO’nun kanlı planları için milyarlarca dolar harcanıyor; havaalanları ve yollar yapılıyor, geçiş güzergâhlarındaki evler boyanıyor!
Ankara’yı ve Türkiye’yi Trump’a ve NATO’ya teslim etmek için hazırlık yapıyorlar!
Bu, sembolik bir devir değildir. İktidarda kalabilmek için ülkemizin geleceğini haydutlara teslim ediyorlar!
İzin vermeyeceğiz!
ABD’YE VE NATO’YA KARŞI DURMAK
MONARŞİYE KARŞI DURMAKTIR
ABD’den aldıkları güçle, sınırsız zorbalık ve operasyonlarla fiilen seçimsiz ve muhalefetsiz bir gerici monarşik rejim ülkeye dayatılıyor!
Türkiye’nin ABD’nin Orta Doğu’daki ileri karakolu ve askeri üssü olması için yeni NATO üsleri kurma kararları alıyorlar.
Toplumsal desteğini kaybetmiş, çürümüş iktidar ayakta kalabilmek için tam bir teslimiyet ve acziyet içindedir!
Ama buna teslim olmayan ve olmayacak milyonların olduğunu biliyoruz!
CIA operasyonlarıyla kurdurulmuş, BOP eş başkanlığı süreçleriyle şekillendirilmiş bu gerici rejimin ülkemizi yeni felaketlere sürüklemesine hep birlikte karşı duracağız!
ABD’ye ve NATO’ya karşı durmak, monarşi dayatmasına karşı durmaktır!
Bu mücadele; demokratik, bağımsız ve özgür bir ülke için mücadele eden hepimizindir!
SARAYSIZ, SALTANATSIZ
BAĞIMSIZ BİR ÜLKE KURACAĞIZ
7-8 Temmuz 2026, 6. Filo önünde secdeye duranların teslimiyet tarihinin yeni bir eşiğidir!
Anti-emperyalist bir kurtuluş savaşıyla kurulmuş Cumhuriyet’in kuşatılmasında yeni bir adımdır!
Bu kara güne teslim olmayacağız!
Bu ülkenin bağımsızlık onurunu savunacağız!
Başta Ankara olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki demokrat, ilerici ve yurtsever milyonlar bunu gösterecektir!
Ülkemizin emperyalistlerin ayaklarının altına serilemeyeceğini göreceksiniz!
6.Filo’yu denize dökenlerin yarattığı anti-emperyalist, yurtsever bilinçle bu halkın ayağa kalktığını göreceksiniz!
Sevgili arkadaşımız, SOL Parti Enerji Çalışmaları Sözcüsü, Avrupa Sol Partisi (ASP) Yönetim Kurulu üyesi Oğuz Türkyılmaz’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.
“Unutmayacağız! Devrim Bir Gün Mutlaka”
68 isyanında “Bağımsız Türkiye” için Dev Genç ile yürüdü. 70 lerde faşizme karşı direnişte yumruklu yıldızlı umutların yaratıcılarından oldu. Demokrat Gazetesinin emekçilerindendi. 12 Eylül faşizmine karşı cezaevlerinde direnenlerdendi.
İnançsızlığın ve teslimiyetin kol gezdiği zamanlarda arkadaşlarıyla yeniden başlamayı seçenlerdendi. ÖDP’den Sol Parti’ye son nefesine kadar devrimci mücadelemizin en çalışkan, en emektar, en disiplinli, en inatçı,en sevilen insanlarından birisi oldu.
Türkiye halkların��n devrimci yolunun kesintisiz yürüyüşçüsü sevgili Oğuz Türkyılmaz seni asla unutmayacağız.
Senin söylediğin gibi “Unutmuyoruz, unutmayacağız! Devrim bir gün mutlaka!”
Rize Pazar’da balıkçılar ve yöre halkı; ekmeğini, denizini ve yaşam alanlarını tehdit eden kafes balıkçılığı projelerine karşı bir araya geldi.
Ekmeğimizden, denizimizden ve yaşam alanlarımızdan vazgeçmiyoruz. 🌊 ✊🏻
Akbelen’i, zeytinlikleri ve yaşamı savunduğu için tutuklanan Esra Işık 41 gündür tutsak.
Şirketlerin değil halkın, talanın değil yaşamın yanındayız. Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır!
#EsraTahliyeEdilsin
Provokasyonlara Karşı Demokratik Tam Bağımsız Türkiye Mücadelesinde Birleşelim!
▫️ Vietnam Kasabı Komer’in arabasını ateşe veren 68 ruhu şenliğin ilk gününde “Denizlerin yolunda yürüyoruz!” diyen gençlerin binlerle gerçekleştirdiği yürüyüştedir.
Bahar Şenliği,ODTÜ'nün isyanını, mücadeleci ruhunu ve birlikteliğini simgeleyen güçlü bir gelenektir. Devrim Yürüyüşü de hep bir ağızdan geleceksizliğe, gericiliğe, emperyalizme ve AKP'ye karşı sesimizi yükselttiğimiz; panayır alanlarıyla ve konserleriyle hep birlikte eğlendiğimiz ve hayatı paylaştığımız bir gelenektir.
68'den bu yana, memleketin her karış toprağının satılmasına ve ABD'ye bağımlı kılınmasına karşı verilen mücadele iş birlikçi gerici iktidarlara karşı özgürlüğü ve bağımsızlığı haykıran mücadeledir. Şenlik ve Devrim Yürüyüşü geleneği tam da bu mücadelenin ve etrafındaki birlikteliğin temsilidir. ODTÜ'deki bir arada yaşam pratiğinin; özgür, laik ve eşitlikçi düşünce ortamının geleneğidir.
▫️ ODTÜ tarihi ülkemizin bağımsızlık mücadelesinin tarihidir!
ODTÜ'de Yaratılan provokasyon ve saldırı “ABD'yi bölgemizden tek adamı ülkemizden göndereceğiz!” diyenlere dönük bir saldırıya dönüşmüştür. Yaşanan provokasyon, medya ve iktidar aparatları eliyle öğrencilerin yıllardır biriktirdiği emekle örgütlenen ODTÜ'nün en önemli kültürü Bahar Şenliği'ne yönelik saldırıya dönüşmüştür. ODTÜ'de bayrağa yönelik bir saldırı olmamıştır, devrimcilerin Türk bayrağına saldırdığı bir yalandan ibarettir. Devrim Yürüyüşü boyunca ve provokasyon sonrasında birçok kişi tarafından taşınan Türk bayrakları da bunun kanıtıdır.
Türk bayrağı, AKP uzantısı bir avuç provakatör tarafından kendi kirli emellerini gizlemek için bir araç olarak kullanılmıştır. Amaçları; ABD emperyalizmine ve NATO'ya karşı bağımsızlık mücadelesinde, ülkemizin AKP karanlığından kurtulma iradesinde birleşen gençliğin ortak mücadelesini parçalamaktır. İktidardan aldıkları bu görevle donatılmış bir avuç provokatör tarih boyunca ABD ve NATO'dan görev üstlenmiş, bugün de Saray hizmetine sokulmuştur. Bu operasyon iktidarın muhalefeti bölme-parçalama girişiminin bir sonucudur. Amaç, AKP karşısında muhalefet cephesiningüçsüz düşürmektir. Buna karşı farklılıklarımızla bir arada ve dayanışma içinde mücadele etmeye ve AKP uzantılarının provokasyonlarını boşa çıkarmak için var gücümüzle birleşmeye devam edeceğiz.
▫️ Bu geleneği bozmaya and içmiş saray rejimi, tüm üniversitelerde olduğu gibi ODTÜ��de de biz öğrencilerin dayanışmasını ve mücadelesini sindirmeye çalışıyor. Bunu hem okulumuzu bir kavga ortamına çevirip kampüsün ve şenliğin güvenli ortamını bozarak hem de iktidarı boyunca yaptığı gibi gençliğe taleplerini unutturarak yapmak istiyor.
Gençlerin milli duygularını iktidarın siyasi ajandası için suistimal eden grup; Türk bayrağını kendi kirli siyasetlerine kılıf yapıyor. Bir grup tarafından sahnenin yuhalanması gibi sürekli tahrik ve provakasyon sonucunda yaşanan olay, aynı zamanda ODTÜ'nün Devrim Yürüyüşü'ne ve şenliğe karşı yapılmış bir müdahaledir. Üstelik bu olay sanata ve sanatçıya saygısızlıktır. İktidar, birlik ve beraberliğin; tek adama karşı mücadelenin yerine bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor.
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!
Biz bunların toplumsal muhalefeti parçalama amacıyla yapıldığını biliyoruz. Sarayın polisinin öğrencileri sert bir muameleyle ve ev baskınlarıyla gözaltına almasının öncesinde bu provokatif grupların sosyal medyadan “Bu gece gözaltı haberlerini bekleyin.” Diyerek önceden sinyalini vermesi, tüm bunların muhalefeti bölme amacı güden iktidar eliyle körüklendiğini gözler önüne sermektedir.
▫️ AKP-MHP rejimine karşı tüm hak arama ve yaşam mücadelelerinde olduğu gibi provokasyonlara ve baskılara rağmen birliğimizi koruyalım, demokratik ve tam bağımsız Türkiye için birleşmeye olan çağrıyı hep beraber yükseltelim!
▫️ ABD'nin ve güdümündeki tek adam rejiminin değerlerimizi kötüye kullanarak bize bu mücadeleyi ve taleplerimizi unutturmaya çalışmasına izin vermemek hepimizin sorumluluğudur. Şimdi de 19 Mart’ta gösterdiğimiz dayanışmayla ülkemizin ABD güdümünde sürüklendiği karanlığa hep beraber dur demek için; gençliğin demokrasi ve bağımsızlık mücadelesinde birleşelim!
Ankara’da aralık ayında arkadaşımızın evine girerek cinsel saldırı suçunda bulunan polis Hüseyin Kılıç hakkında 7 yıl 6 ay ceza verildi ve tutuklu yargılanan fail tahliye edildi!
Tüm rezaletlerinizle def olup gideceksiniz!
Kadınların faili saray rejimi!
*TBMM BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ'A AÇIK ÇAĞRI*
Sn Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz günlerde “Can Atalay Olayı üzerine artık konuşmak istemediğini” açıkladı.
Gerçekten de artık üzerine yapılacak bir konuşma kalmamıştır.
Yapılması gereken TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un bir imzası ile Meclis listesine yazılmamdır.
TBMM Başkanlığına, Mart ve Nisan aylarında iki ayrı dilekçe ile başvurdum. İkisine de bir yanıt alamadım.
Soruyorum: Sn. Numan Kurtulmuş'un bağlılık yemini ettiği Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın halen yürürlükte olduğunu hatırlaması için daha kaç mahkeme kararı yazılması gerekiyor?
AYM kararlarının uygulanmaması konusunda Danıştay, yakın tarihli bir kararında;
*'AYM kararlarının gereğini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin, devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olacağını'* vurgulamıştır.
Bir milletvekilinin Anayasa’nın hükümlerine ve AYM’nin kararlarına karşın hapiste tutulması TBMM için varoluş nedeniyle apaçık bir çelişkidir. TBMM, 106. Yılında yurttaşın oyuyla seçilmiş bir vekilin “fiilen” rehin tutulmasına göz yumamaz.
*Mart ve Nisan 2026’daki dilekçelerimde belirttiğim üzere TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’u bir kez daha görevini yapmaya davet ediyorum.*
Bir kez daha sesleniyorum:
Sn. Kurtulmuş; Anayasa ve AYM Kararları gereği, Seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay’ı bir imza ile Meclis Kütüğüne kayıt işlemini gerçekleştirmeniz, bağlılık yemini ettiğiniz Anayasa uyarınca göreviniz ve sorumluluğunuzdur.
Cinsel saldırı failini ceza almasına rağmen serbest bırakanlar, İstanbul Söleşmesi'nden bir gecede çıkanlardır.
Kadınların, çocukların, öğretmenlerin canına kast eden bu rejimden hep birlikte mücadelemizle kurtulacağız.
#FailPolisTutuklansın
Valinin Oğlu
Fransız Lisesinde okuyor,
Lüks tatiller yapıyor,
Gençlik merkezinde özel odası bulunuyor,
Uyuşturucu vs herşey var,
Silahlı geziyor,
Kızlara tecavüz ediyor,
Gülistanın kafasına sıkarak öldürüyor,
Gülistanın Kız arkadaşı barajda ölü bulunuyor.
Ve bu yaratıktan Devletin haberi olmuyor.
Haberi olmaması mümkün değil
Babası Hükumet tarafından atanmış bir Vali,
6 yıldır çözülemiyor,
Birden paket açılıveriliyor..
***
Ülkemiz gerçekten Yetim ve Kimsesiz halde,
Çok kötü Üvey Baba yada üvey Annenin eline düşmüş,
Artık hersey onun insafına kalmış durumda..
Ve tabii yine hiç bir İstifa yok,
O Katil Babayı o makama kim tayin etti,
Kim en yüksek,
Bürokratik Devlet Memuru görevine layık gördü.
Ah benim Cennet Vatanım,
Bir iki Kişinin elinde yok olup gidişin içimi parçalıyor..
Müslüman ve Milliyetçiler bu arada..
Ama Çocuklarını,
İmam Hatip Lisesine değil,
Türk Okul Liselerine değil..!
Ecnebi Fransız Amerikan İngiliz
Hristiyan Okullarına gönderirler..
Neden, Dindar nesil yetişsin diye.(!)
Yersen.. Yersin Yersin...
Bu kadar Gerizekalı bir Toplum tamda böyle idare edilir..
Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'ye,
Sapkamı çıkarıyor önlerinde eğiliyorum..
Bir İngilizin yapamadığı yaptınız,
Bir Yunanın yapamadığını yaptınız.
Bunları yaparken de kendinizi,
Gerizekâlı topluma bir güzel alkışlattınız.
Bravo..
Tebrik ederim sizleri..
Fatih Yazar
BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK BİR ÜLKE BİRLİKTE MÜMKÜN
BİRLİKTE 1 MAYIS’TA KADIKÖY’DEYİZ
Şimdi memleketin geldiği bu yol ayrımında bu gidişatı tersine çevirmek için bir kez daha yola düşmenin tam zamanı.
Çünkü artık sadece birlikte olursak değiştirmemiz mümkün!
Miadı çoktan dolmuş bu rejime karşı itirazlarımızı, isyanımızı, öfkemizi, seslerimizi birleştirebilirsek bu bir avuç azınlık iktidarından daha güçlü, daha kalabalık olduğumuzu gösterebiliriz.
Sokaklarda, okullarda, fabrikalardan yükselen itirazımızı şimdi 1 May��s’ta ülkenin dört bir yanında meydanlarda, İstanbul’da Kadıköy Meydanında birleştirelim.
Laik, Bağımsız, Demokratik, bir ülke için birleşe birleşe Kadıköy’de buluşalım ⭐
📍 Söğütlüçeşme Metrobüs
⏰ 10.00
Hakları ve emekleri için günlerdir yapmış oldukları yürüyüşün ardından Ankara’ya ulaşan Doruk Maden İşçilerinin yanındayız.
Gözaltılara ve baskılara rağmen eylemlerini sürdüren maden işçileri yalnız değildir.
MYK üyemiz Sercan Dede “Yarattıkları düzende emekçiler kan ağlarken, patronların yüzü gülüyor, razı olmayacağız!”